2 Sayfadan 2. Sayfa BirinciBirinci 12
Toplam 17 sonuçtan 11 ile 17 arasındakiler gösteriliyor.
Like Tree3Likes

Konu: İlk Tanrılar TİTAN'lar

  1. #11
    AurorA - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Tem-2010
    Bulunduğu yer
    İstanbul
    Mesajlar
    3.803
    Konular
    175
    Titanlar ve On İki Büyük Olymposlular


    Yaşlı Tanrılar diye anılan Titanlar, çağlar boyunca evreni ellerinde tutmuşlardı. Son derece güçlü ve iriydiler. Sayıları çoktur ama mitologyada hepsi de önemli değildir. En önemlileri KRONOS'tur (Latince'de SATURNUS). Oğlu Zeus, kendisini tahttan indirinceye kadar öteki Titanları yönetmiştir. Romalılara kalırsa, Jupiter (Zeus) tahta çıkınca Saturnus İtalya'ya kaçıp oraya Altın Çağ'ı getirmiştir. Bu barış ve mutluluk dönemi de, kendi başta kaldığı süre boyunca sürmüştür.

    Adı anılabilecek öteki Titanlar şunlardır; OKEANOS, dünyayı kuşattığı ileri sürülen ırmak; karısı TETHYS; HYPERION, güneşin, ayın, şafağın babası; adı Adalet anlamına gelen THEMIS; omuzlarında dünyayı taşıyan ATLAS ile insanlığın kurtarıcısı PROMETHEUS'un babası İAPETEOS. Zeus'un başa geçmesiyle sürülmeyip, kendilerine daha önemsiz yerler verilen Yaşlı Tanrılar bunlardır işte.

    Titanların yerini alan tanrıların en güçlüleri On İki Büyük Olymposlular'dır. Olympos'da yaşadıkları için bu ad verilir kendilerine. Olympos'un ne olduğu kolay kolay anlatılamaz. Bir tepedir Olympos; bazıları onun Yunanistan'ın en yüksek dağı, Tesalya'daki Olympos olduğunu söylerler. ilk Yunan şiiri İliada'da Zeus öteki tanrılara "çok yamaçlı Olympos'un en yüce tepesinden" seslenir. Bu bölüme göre Olympos'un bir dağ olduğu apaçık ortadadır. Ama biraz ilerde, yine Zeus isterse yeryüzünü de denizleri de Olympos'un tepelerinden birine asabileceğini belirtir. Bu bölüme göre ise Olympos'un bir dağ olmadığı apaçık ortadadır. Gök de değildir Olympos. Homeros, Poseidon'un deniz, Hades'in yeraltı, Zeus'un da gökyüzü tanrısı olduğunu söyler. Yine de hep birlikte Olympos'da otururlar.

    Olympos'a mevsimlerin koruduğu, bulutlardan meydana gelmiş, büyük bir kapıdan geçilerek girilirdi. İçeride tanrılar oturur, uyur, ambrosia yiyip nektar içer, Apollon'un lirini dinlerlerdi. Tanrısal bir aile meydana getiriyordu. On İki Olymposlular;

    1- Zeus (Jupiter) başkan,
    2- Poseidon (Neptunus), Zeus'un erkek kardeşi,
    3- Hades (Pluton), Zeus'un erkek kardeşi,
    4- Hestia (Vesta), Zeus'un kız kardeşi,
    5- Hera (Iuno), Zeus'un karısı,
    6- Ares (Mars), Zeus ile Hera'nın oğlu,
    7- Hephaistos (Vulcanus), Hera'nın oğlu, Zeus'un oğlu olduğu da söylenir

    Zeus'un çocukları;

    8- Athena (Minerva),
    9- Apollon,
    10- Aphrodite (Venus),
    11- Hermes (Mercurus),
    12- Artemis (Diana).

    ZEUS (JUPITER)

    Zeus ile kardeşleri, evreni paylaşmak için kura çektiler. Deniz Poseidon'a, yeraltı Hades'e düştü. Zeus da böylece başkan, Gök'ün Hükümdarı, Yağmur-tanrısı, korkunç şimşeği fırlatan Bulut-toplayıcısı oldu. Gücü, bütün öteki tanrıların güçlerinin toplamından da büyüktü. İliada'da ailesine şöyle der; "Herkesten güçlüyüm ben. Altın bir halat bağlayın gökyüzüne; tanrılar, tanrıçalar, hepiniz ucundan tutun. Zeus'u çekemezsiniz. Ama ben, istersem çekerim. Olympos'un tepelerinden birine bağların halatı, her şeyi, yeri de, denizi de asarım."

    Ama her şeyi bilmezdi Zeus, aynı anda her yerde birden bulunamazdı. Ona karşı koyanlar, onu aldatanlar çıkmıştır. İliada'da Poseidon da, Hera da onu kandırır. Bazen Kader'in kendisinden üstün olduğu söylenir.

    Durmadan aşık olur Zeus, kadınların peşinde koşar; bunu Hera'dan saklamak için de bütün ustalığını kullanır, yalanlar kıvırır. Bu durum şöyle açıklanmıştır: Bazı şehirlerin inandığı, bağlandığı tanrıların yerini Zeus almış, zamanla ilk tanrıyla birleşerek tek varlık olmuştu. İlk tanrının karısı da, ondan sonra Zeus'un karısı olarak bilinmişti artık. Yunanlıların bu sonsuz aşk serüvenlerinden hoşlanmadığı ileri sürülebilir.

    Zeus; aşk, kadın yüzünden ululuğunu kaybetmemiştir. İliada'da Agamemnon şöyle der; "En büyük, en yüce, fırtına bulutlarının tanrısı Zeus, göklerde yaşayan." Troia'da Yunan Ordusuna, "Zeus Baba'nın sözlerinden dönen yabancılara hiç yardım etmediği" söylenir. Zeus hakkında iki karşıt yargı, uzun süre yan yana sürüp gitmiştir.

    Karşı konmaz bir kalkanı vardı Zeus'un. Kuşu kartal, ağacı meşeydi. Tapınağı meşe ağaçlarının arasında, Dodona'daydı. Bakıcılar meşe yapraklarının hışırtılarını yorumlayarak onun dileğini anlamaya çalışırlardı.

    HERA (IUNO)

    Hera, Zeus'un karısı ve kız kardeşiydi; Okeanos ile Tethys tarafından büyütülmüştü. Şairlerin pek ilgisini çekmemiş bir tanrıça olan Hera, ilk şiirlerden birinde şöyle anlatılır;

    Altın tahtlı Hera, ölümsüzler kraliçesi,
    Güzellikte en üstünleri, yüce tanrıça,
    Ulu Olympos'takilerin hepsi sayarlar seni,
    Gökler tanrısı Zeus kadar bağlıdırlar sana.

    Bu yüce tanrıça Zeus'un aşk serüvenlerine adları karışan kadınları cezalandırmakla ün salmıştır. Suçlu olup olmadıklarına, Zeus tarafından kandırılıp kandırılmadıklarına bakmamıştır bile. Yalnız o kadınlara değil, o kadınların çocuklarına da kötülük etmiştir. Bir Troialı, evrende Hera'dan daha güzel bir kadın bulunduğunu söylemeseydi, Troia Savaşı diye bir şey olmayacaktı. Hera'nın kıskançlığı ve kini yüzünden Troia şehri yakılıp yıkılmıştır, denebilir.

    Önemli bir öykü, Altın Post öyküsü bir yana bırakılırsa Hera kahramanları, kahramanlığı desteklememiştir. Yine de her evde saygı gösterilirdi kendisine; bu da evliliğin ve evli kadınların koruyucusu olmasına bağlanabilir. Doğum sırasında kadınlara yardım eden Eileithyia, Hera'nın kızıydı.





  2. #12
    AurorA - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Tem-2010
    Bulunduğu yer
    İstanbul
    Mesajlar
    3.803
    Konular
    175
    POSEIDON (NEPTUNUS)

    Deniz tanrısı olan Poseidon, Zeus'un kardeşiydi; önem bakımından da hemen ondan sonra gelirdi. Ege Denizi'nin iki yanında oturan Yunanlılar balıkçıydılar, bu yüzden deniz tanrısına çok saygı gösterirlerdi. Deniz diplerinde büyük bir sarayı olan, yine de günlerini Olympos'da geçiren Poseidon'un karısı, Titan Okeanos'un torunu Amphitrite'ydi.

    Önemli bir özelliği, edebiyatta tanrılığının yanı sıra işlenmiştir;

    Poseidon efendimiz, bu yüceliği sen verdin bize,
    Güçlü atları, genç atları, derinlikler yasasını sen verdin.

    Fırtınayı başlatmak, durgunluğu getirmek de onun elindeydi:

    Buyurdu, fırtına rüzgarı yükseldi,
    Denizin dalgaları da.

    Rüzgarlar, dalgalar ne kadar yükselirse yükselsin, Poseidon altın arabasına binip de denizin üstünde dolaşmaya başlayınca ortalığa bir durgunluk, bir sessizlik, bir dinginlik yayılırdı.

    "Toprak-titreten" de derlerdi Poseidon'a; Deniz tanrısı, yanında taşıdığı üç uçlu mızrağıyla gönlünün dilediğini sarsar, titretirdi. Atlarla ilgilendiği kadar boğayla da ilgilenirdi, ama boğa, başka tanrılarla da bağları olan bir hayvandır.

    HADES (PLUTON)

    Olymposlular arasında üçüncü kardeş olan Hades, kurada yeraltını çekmiş, ölüleri yönetmeye başlamıştı. Toprakta gizli, değerli madenler yüzünden Pluton Zenginlik tanrısı diye de adlandırılmıştır. Yunanlılar gibi Romalılar da Hades derlerdi ona; bazıları Latincede Zengin anlamına gelen Dis kelimesini onun adı olarak benimsemişlerdir.

    Pek ünlü bir başlığı vardı Hades'in, kim giyse görünmez olurdu. Karanlık ülkesinden kolay kolay ayrılmaz, Olympos'a oldukça seyrek giderdi; zaten kendisini orada iyi karşılamazlar, ağırlamazlardı. Acımayan bir tanrıydı ama doğruluğu, adaleti severdi. Korkunçtu ama kötü bir tanrı değildi.

    Karısı, yeryüzünden kaçırarak Aşağı dünyanın kraliçesi yaptığı Persephone (Proserpina) idi.

    Ölüler tanrısıydı Hades, ama kendisi, Yunanlıların Thanatos dedikleri Ölüm ile karıştırılmamalıdır.


    PALLAS ATHENA (MINERVA)

    Zeus'un kızıydı; annesi yoktu. Bebek olarak değil de büyümüş olarak, zırhlar içinde çıkmıştı Zeus'un kafasından. İlk şiirlerde, bu arada İliada'da acımak nedir bilmeyen, katı yürekli, duygusuz bir savaş tanrıçası diye tanıtılır; aslında ülkeyi saldırılardan koruyan bir tanrıçaydı Athena. Bir başka özelliği Şehir tanrıçası olmasıydı; uygarlığın, el sanatlarının, tarımın koruyucusu, dizginin yaratıcısıydı; atları ilk ehlileştiren oydu.

    Zeus, çocukları içinde en çok Athena'yı severdi; ona güvenir, korkunç kalkanını, yakıcı silahı şimşeği yalnız onun taşımasına izin verirdi.

    Üç erden (bakire) tanrıça arasında en önemlileri olan Athena'ya Erden Parthenos, tapınağına da Parthenon adı takılmıştır. Sonraları yazılan şiirlerde, akıl, mantık ve saflığın birleşiminden meydana gelmiş bir kavram olarak ele alınmıştır.

    Şehri Athenai (Atina), ağacı kendi yarattığı zeytin, kuşu da baykuştu.

    PHOIBOS APOLLON

    Zeus ile Leto (Latona)nın oğlu Apollon, Delos adasında doğmuştu. "Tanrılar içinde en Yunan tanrı" diye bilinirdi. Olymposluları altın liriyle eğlendiren, çok uzaklara ok atabilen, hastaları iyileştiren, iyileştirme sanatını insanlara ilk öğreten gümüş yayın efendisi, Okçu tanrı olarak Yunan şiirlerine geçmiştir.

    Karanlık nedir tanımayan, Işık Tanrısı yalan nedir bilmeyen Doğruluk Tanrısı da derlerdi ona;


    Ey Phoibos, doğruluk tahtından,
    Dünyanın kalbindeki yerinden
    Sesleniyorsun insanlara
    Hiç yalan söylenmiyor, Zeus'un buyruğuyla,
    Doğruluk sözünü karartacak gölge yok
    Ölümsüz bir hakla mühürledi Zeus
    Apollon'un onurunu konuştuğu zaman
    Herkes inansın diye sarsılmaz bir inançla.

    Parnassos'un yamaçlarındaki tapınağı Dephoi'nin mitologyada önemli bir yeri vardır. Bu tapınaktaki kutsal kaynağın adı Kastalia, ırmağın adı da Kephissos'du. Delphoi, dünyanın ortası olarak bilinirdi, yalnız Yunanistan'dan değil, yabancı ülkelerden de ziyaretçiler gelirdi oraya. Doğruyu arayanlar, sorularının cevaplarını orada bulurlardı.

    Değişik adları vardı Apollon'un. Yukarıda sayılanların yanı sıra Kurtlar tanrısı, Fareler tanrısı, Güneş tanrısı da denilirdi ona. Zaten Phoibos "ışıldayan" anlamına gelmektedir. Burada, asıl güneş tanrısının adı Hyperion'un oğlu Helios'tur. Bunu da belirtmekte fayda vardır.

    Apollon'un en önemli özelliği, insanlarla tanrılar arasında bağlar, ilgiler kurmuş olmasıdır. Tanrıların isteklerini insanlara bildiren, onlara tanrılarıyla nasıl iyi geçinebileceklerini söyleyen, aralarını bulan hep Apollon'du.

    Ağacı defneydi. Yaratıkların çoğu onun için kutsaldı, ama yunus ile kargaya ayrı bir sevgi beslerdi.

  3. #13

    Üyelik tarihi
    Şub-2011
    Mesajlar
    70
    Konular
    20
    Titan Theia eski şairlerden bazılarına göre büyünün kaynağıdır, zira dikkat edecek olursak Yunan mitolojisinin en ünlü cadıları Kirke, Medeia, Pasiphae ve en ünlü büyücüleri Aietes vs. onun soyundan gelir. Bunlardan daha önemlisi cadıların, ruh çağıranların, büyünün ve kavşakların Tanrıçası Hekate'de onun soyundandır.

  4. #14
    AurorA - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Tem-2010
    Bulunduğu yer
    İstanbul
    Mesajlar
    3.803
    Konular
    175
    ARTEMIS (DIANA)

    Apollon'un ikiz kız kardeşi, Zeus ile Leto'nun kızlarıdır. Olympos'daki üç erden tanrıçadan biri de oydu:

    Yaratılışa aşkı karıştıran Altın Aphrodite,
    Bükemez, avlayamaz üç yüreği; erden Vesta;
    Savaştan, ustaların sanatından başka bir şey düşünmeyen Athena;
    Ve Artemis, koruları vahşi avları seven dağlarda.

    Kadın olmasına rağmen tanrılar içinde Baş Avcı Artemis'ti. Çok iyi bir avcıydı. Gençleri, yavruları severdi. Yine de Troia'ya gitmek isteyen Yunan donanması, Artemis'e genç bir kız kurban edinceye kadar yola çıkamamıştı. Başka öykülerde de katı yüreklidir Av tanrıçası. Bir kadın, acı çekmeden aniden ölürse, onun gümüş oklarıyla ölmüş demektir.

    Phoibos'un Güneş olduğu belirtilmişti; Artemis de Ay anlamına gelen Phoibe ve Selene (Latince'de Luna) adlarını almıştır. Aslında, Phoibe bir Titan, Selene de Apollon'la ilgisi olmayan bir Ay tanrıçasıydı. Apollon'la karıştırılan Helios'un kız kardeşi olduğu için bazı kişiler onu Artemis sanmıştır.

    Hekate ile de bir tutulur Artemis. Bazı şairlere göre, gökte Selene, yeryüzünde Artemis, yeraltında ve karanlığa büründüğü zamanlar gökyüzünde Hekate'dir.

    Selvi onun için kutsaldı; yabani hayvanların hepsini, özellikle geyiği severdi.

    APHRODITE (VENUS)

    Ölümlülerin de ölümsüzlerin de akıllarını çelen Aşk ve Güzellik tanrıçası; kalplerine girdiği kimselere alayla gülen Kahkaha tanrıçası; karşı konmaz tanrıça...

    İliada'ya bakılırsa, Zeus ile Dione'nin kızlarıdır; ama daha sonra yazılan şiirlerde denizin köpüklerinden doğmuş olduğu anlatılmıştır. (Aphros, Yunanca'da köpük anlamına gelir) Bu doğum, Kythera yakınlarında olmuş, Aphrodite sonradan Kypros (Kıbrıs) kıyılarına sürüklenmiştir. Bu olay sonucunda iki ada da kutsal sayılmış, tanrıçaya da Kypris, Kythereia adları verilmiştir.


    Batı yelinin soluğu taşıdı onu
    Gürüldeyen denizin üstünde,
    Sevimli köpüklerden kaldırıp
    Dalgalarla çevrili Kypros'una.
    Altın çelenkli saatler
    Onu sevinçle karşıladılar
    Ölümsüz giyisilere sarıp
    Tanrılara götürdüler onu
    Menekşelerle taçlanmış Kythereia'yı görünce
    Bir şaşkınlık kapladı bütün tanrıları.

    Romalılar da inanırlardı buna. Güzellik, Aphrodite'yle gelirdi. Rüzgarlar, fırtına bulutları o görününce kaçar, çiçekler toprağı süsler, denizin dalgaları kahkahalar atardı. Onsuz sevinç de mutluluk da olmazdı.

    İliada'ya göre ise Aphrodite, ölümlülerin bile saldırmaktan çekinmediği, yumuşak, zayıf bir yaratıktır. Daha sonraki şiirlerde, erkekler üzerinde yıkıcı bir gücü olan kinci, kötü bir tanrıça olarak gösterilir.

    Ateş tanrısı, çirkin, topal Hephaistos'un karısıydı. Ağaçlardan mersin ağacını, hayvanlardan kumruyu, bazen de serçe ile kuğuyu korurdu.

    HERMES (MERCURUS)

    Babası Zeus, annesi de Atlas'ın kızı Maia'ydı. Ayaklarında kanatlı sandallar, başında kanatlı bir başlık, elinde de kanatlı bir asa (Kerykeion, Latincede Caduceus) bulunurdu. Zeus'un habercisiydi. Onun kadar tez ayaklı bir başka yaratığa mitologyada rastlanmaz.

    En zekisi, en kurnazıydı tanrıların; Hırsızlar Ustasıydı bir adı da, hırsızlığa daha bir günlükken başlamıştı:

    Sabahleyin erkenden doğdu,
    Akşam çökünceye kadar çalmıştı bile
    Apollon'un sürülerini.

    Zeus, sürüleri geri verdirdi. Hermes de kaplumbağa kabuğundan yaptığı bir çalgıyı Apollon'a armağan ederek onun gönlünü kazandı. Ticaret tanrısı, tüccarların koruyucusu olarak anılmasında belki bu küçük olayın da payı vardır.

    Ölülere kılavuzluk eden, onları son evlerine götüren Tanrısal haberci de Hermes'ten başkası değildir. Mitologyada tanrılar içinde en çok onun adına rastlanır.

    ARES (MARS)

    Zeus ile Hera'nın oğulları olan Ares, Savaş tanrısıydı. İliada'da son derece katı yürekli, kinci bir tanrı olarak tanıtılmıştır. Homeros'a göre yalnız kana susamış biri değildir, korkaktır da. Yaralandığı zaman acıyla haykırır, arkasına bile bakmadan kaçar. Savaş alanına tek başına inmez, yanında yardımcıları vardır; Kız kardeşi ERIS (Kavga) ile Eris'in oğlu çekişme... Savaş tanrıçası da üç adamıyla (Yılgı, Titreyiş, Ürküntü) yardım eder ona. Hep birden ilerlemeyegörsünler, ortalığı çığlıklar kaplar, toprağın üstünden sel gibi kanlar akar.

    Yunanlılar Ares'i pek sevmezlerdi; Romalılar Mars'ı daha çok severlerdi. Onlara göre parıltılı zırhlar içinde üstün, soylu bir görünüşü olan ve hiç yenilmeyen bir tanrıydı Mars. Romalılar da Mars'ı gördükleri zaman, Yunanlıların yaptığını yapmazlar, kaçmayıp, Savaş tanrısına doğru, "yüce bir ölüme" koşarlardı.

    Bir savaş sembolü olmaktan ileri gidememiştir. Ares, mitologyada adına pek seyrek rastlanır. Hermes, Hera, Apollon gibi kişiliği yoktur. Kendisine tapan bir şehir bulmak da imkansızdır. Yunanlılar onun ana yurdunun zalim, sert insanlar ülkesi Thrakia olduğunu söylemişlerdir.

    Kuşlardan hangisini seçtiğini kestirmek zor değildir; Akbaba. Köpek de onun hayvanıydı.

  5. #15
    AurorA - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Tem-2010
    Bulunduğu yer
    İstanbul
    Mesajlar
    3.803
    Konular
    175
    HEPHAISTOS (VULCANUS)

    Ateş tanrısı, Zeus ile Hera'nın oğullarıydı. Bazıları Zeus'un Athena'yı yaratmasına karşılık, Hera'nın da tek başına Hephaistos'u doğurmuş olduğunu söylerler. Bütün güzel, kusursuz tanrılar içinde tek çirkini oydu. Topaldı da, İliada'nın bir yerinde doğurduğu yaratığın çirkin olduğunu görerek kızan Hera'nın onu gökten fırlattığı, bir yerinde de Hera'yı savunmak için bu işi Zeus'un yaptığı yazılıdır. İşin tuhafı, iki olayı da Hephaistos anlatır.

    Homeros'a göre Ateş tanrısı Olympos'da büyük saygı görürdü. Bütün ölümsüzlerin zırhlarını, silahlarını hazırlayan ve demircilik yapan oydu. Çalıştığı yerde de altından yaptığı kızlar canlanıp kendisine yardım ederlerdi. Daha sonraki şiirlerde, Hephaistos'un ocağının yanardağlar altında bulunduğu belirtilmiştir.

    İliada'ya bakılırsa, karısı Üç Kharit'lerden biri, Aglaia, Odyseia'ya bakılırsa Aphrodite idi.

    Yerde de, gökte de sevilen iyi yürekli bir tanrıydı. Athena'yla birlikte şehir hayatında önemli bir yeri vardı. ikisi de tarımı, uygarlığı, el sanatlarını korurlar, dokumacıları, demircileri severlerdi.

    HESTIA (VESTA)

    Zeus'un kız kardeşi olan Hestia, Athena ile Artemis gibi erden bir tanrıçaydı. Belirli bir kişiliği yoktur, mitologyadaki öykülerde önemli bir yer tutmaz. Evin, yuvanın koruyucusuydu. Bu yüzden Ocak tanrıçası olarak da bilinirdi. Büyün yemekler ona bir sunuyla başlar, bir sunuyla biterdi;


    Hestia, insanların ve ölümsüzlerin evlerinde
    En yüce yer senindir, sunulan tatlı şarap
    Yemekte sunulan şarap sana dökülmüştür
    Sensiz ölümlüler de şölen veremez, tanrılar da...

    Her şehirde kutsal bir ocak bulunur, bu ocakta yakılan ateş de hiç söndürülmezdi. Yeni bir şehir kurulacağı zaman başka bir şehrin ocağından ateş getirilerek yeni şehirdeki ocak törenle yakılırdı.

    Vestia'nın Roma'daki ateşini altı erden rahibe korumaktaydı.

    Kaynak: Edith Hamilton - Mitologya

  6. #16
    AurorA - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Tem-2010
    Bulunduğu yer
    İstanbul
    Mesajlar
    3.803
    Konular
    175
    Altı erkek, altı dişi olmak üzere toplamda on iki adet titan vardır. Bunların özellikleri Olympos tanrılarının aksine insansı değildir. Titanların isimleri;

    1- OKEANOS - (Erkek) - Okyanus (Dünyayı sarmalayan ırmak), Tethys ile evlidir 3000'i aşkın çocukları vardır. Bunlar nehir ve ırmakları oluştururlar.
    2- KOIOS - (Erkek) - Akıl ve Kuzey Kutbunu simgeler. Phoibe ile evlidir. Asteria ve Leto'nun babasıdır.
    3- KRIOS - (Erkek) - Savaş ve Barışı simgeler. Gaia tarafından ilk yaratılan Pontos'un (Deniz) kızı Eurybie ile evlidir. Astarios, Pallas ve Perses'in babasıdır.
    4- HYPERION - (Erkek) - Güneşi simgeler. Theia ile olan birlikteliğinden Eos (Şafak), Helios (Güneş) ve Selene (Ay) dünyaya gelmiştir.
    5- IAPETOS - (Erkek) - Ölümlülük ve yaşam süresini simgeler. Okeanos'un kızlarından biri olan Asia ile evlidir. Atlas (Titan savaşı sonunda yeryüzünü omuzlarında taşıma cezasına çarptırılan), Prometheus (İnsanlara ateşi verdiği için cezalandırılan), Epimetheus (Pandora'nın kocası) ve Menoitios'un babasıdır.
    6- KRONOS - (Erkek) - Zamanı simgeler. Rheia ile evlidir ve on iki Olymposlular'ın babasıdır. Bilindiği üzere öncelikle babası URANOS'u yenerek iktidarı ele geçirmiş, sonrasında da oğlu Zeus'a yenik düşerek iktidarı bırakıp Mutlular adasına yerleşmek zorunda kalmıştır.
    7- TETHYS - (Dişi) Yeraltı sularını simgeler. Okeanos ile evlenip 3000 çocuk doğurmuş
    8- THEIA - (Dişi) Görüntü ve değerli taşları simgeler.
    9- RHEIA - (Dişi) Cinsel bereket ve dağlık bölgeleri simgeler. Kronos'un karısıdır.
    10- THEMIS - (Dişi) Adalet tanrıçası. Aynı zamanda yağmuru simgeler.
    11- PHOIBE - (Dişi) Karanlık ve gizemi simgeler.
    12- MNEMOSYNE - (Dişi) Hafıza ve hatıraları simgeler.

    Titanlarla tanrılar arasında geçen savaşa Okeanos, Prometheus ve Themis'in katılmadığı söylenir.Alıntıdır.

  7. #17
    Atamertes - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Oca-2012
    Bulunduğu yer
    Datça
    Mesajlar
    427
    Konular
    22
    AurorA olaya noktayı koydu beyler dağalın
    AurorA bunu beğendi.


Sayfa etiketleri:

titan tanrıları

ilk tanrılar

ilk titan

titan mitolojisi

uranus titantitan yılanıage of mythology titanlartitan tanrilari

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140