2 Sayfadan 2. İlkİlk 12
Toplam 20 sonuçtan 11 ile 20 arasındakiler gösteriliyor.

Konu: Hipnoz ve Hipnoz Yöntemleri

  1. #11
    melenie - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Haz-2009
    Bulunduğu yer
    izmir
    Mesajlar
    922
    Konular
    14
    bunun için belli ber eğitim alınması gerekir..aksi takdirde tehlikeli olabilir
    sanırım en az 2 yıllık eğitim programlarıyla hipnoz yapabilecek seyiyeye geliniyor..





  2. #12
    evlenmedendeolur - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Haz-2010
    Bulunduğu yer
    Geridönüşüm kutusu
    Mesajlar
    18
    Konular
    0
    Alıntı philadelphia_f Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    konu hakkında fazlasıyla uzmanlaşmış biri olmadığı sürece tehlikeli olduğunu düşünüyorum
    Haklısın . Tehlikeli olabilir

  3. #13
    aLgoRmoRTiSs - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mar-2010
    Mesajlar
    642
    Konular
    43
    Alıntı cuRsed Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Öle birini bulursun banada yolla :/
    bana daaa
    hatta siz bulun, ben gelirim

  4. #14
    Xero - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Ağu-2008
    Bulunduğu yer
    İzmir
    Mesajlar
    1.486
    Konular
    10
    Birini hipnoz etmek için o kişinin tamamen ve derin bir şekilde gevşemesi gerekir.Kişi rahat bir pozisyonda
    uzanmış olması gerekir.Uzanırken kişi uykuya dalma gibi bir duruma geçmelidir.

    siz sakin kalmalı ve herzaman kontroü elinizde bulundurmanız gerekir

    Denek bedensel gevşeme hakkında konuşulur(telkin).Ayaklardanlardan başlanır,denekten ayaklarını gerip
    bırakması istenir,sonra bilekler,sonra dizler ve böyle deneğin yüzü ve kafasına ilerlenir.
    Denek tamamen gevşeyince,ona geçmişte ki güzel bir olayı hatırlaması istenir ve ona bu olay hakkında sorular sorulur, nerde geçti,ordaki kimdi,nasıl hissediyordu,olayın geçtiği yerde neler vardı gibi.Bu deneğin sezgisel
    yanını ve beyninin sağ tarafını bilinçaltını harekete geçirir.
    Bu işlem bitince deneğe geriye saymaya başlayacığını ve her sayıda onun daha ve daha çok gevşiyeceği söylenir.

    on ; öncesinden daha ve daha gevşiyorsun
    dokuz; gevşemenin içine ve içine doğru düşüyorsun
    sekiz;bedenin tamamen gevşedi ,onu zorlukla hissediyorsun
    yedi;gevşemeyi tamamen başardın ve huzurlusun
    altı;her nefeste daha ve daha gevşiyorsun
    beş;gevşemenin en derin noktasına dpru iniyoruz
    dört;gevşe üç,iki,bir

    Şimdi onu derin bir transa sokmanız gerekiyor.Eğer deneğin ilk hipnozuysa genellikle derin transa girmek için daha fazla seans gerekir. derin transa sokmak için ;
    on;şimdi çok daha fazla gevşiyorsun
    dokuz;daha derine kayıyor ve düşüyorsun
    sekiz;bedenin bütün olarak ve tamamen gevşemiş durumda
    yedi;her nefesde daha ve daha dazla gevşiyorsun
    altı;daha fazla ve fazla derinlere iniyoruz
    beş;dört gevşe üç,iki,bir
    tekrar daha derin bir transa sokmanız gerekiyor, eğer deneğin ilk hipnozuysa genellikle daha fazla seans gerekir, eğer denek arzu edilen duruma gelmediyse yukardaki adımları takip edin.

    şöyle bir şey çevirmiştim JoS'tan

  5. #15
    Rapistic - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Oca-2011
    Bulunduğu yer
    Aydın
    Mesajlar
    5
    Konular
    0
    Teşekkürler. Güzel bir paylaşımdı. Bir kaç kez oto-hipnoz denemiştim fakat normal hipnozun yerini tutmuyor.

  6. #16
    mertbicer mertbicer isimli Üye şimdilik offline konumundadır
    -YASAKLI-
    yapan varmı la aranızda

  7. #17
    hipnoz bir arada beyın dalgaları göndererek bır kısıye bır işi yaptırmak oluyor. anlayacagınız bırazda telepati yönünden.bende arada sırada oluyor aklıma gelıyo kalktıgımda elım cızık olcak dıe uyuyorum kalktıgımda kabus gormus oluyorum (örnek) kabusumda kolumu cızıyolar kalktıgımda kolumda kırmızı cızılmıs bır sıyrık var ve acıtıyor

  8. #18
    kizginkuzgun - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Haz-2012
    Mesajlar
    1.370
    Konular
    244
    Kendi Kendine Telkin
    ( Oto - İpnoz )
    Ergün Candan


    Telkin Bilim
    Başlıktan da anlaşılacağı üzere telkin başlı başına bilimsel bir araştırma konusudur. Telkinden amaç şuuraltına bir takım emirlerin verilmesidir. Şuuraltının özelliğinden dolayı, şuuraltımıza iletilen hemen hemen her emir çok kısa bir sürede fiziğe yansır ve verilen emir şuuraltı tarafından derhal yerine getirilir.

    İnsan doğasının bu mucizevi özelliğini uzun yıllar önce farkeden çeşitli ülkelerdeki birçok araştırmacı, telkin üzerinde önemli çalışmalar gerçekleştirmiştir. Yapılan deneysel çalışmalar, bu alanda önemli başarıları insanlığa kazandırırken, aynı zamanda insan doğasının sırlarına da yeni bir bakış açısını beraberinde getirmiştir.

    Derin bir gevşemenin sonucunda ulaşılabilen ipnotik şuur hali içindeyken şuuraltına iletilen emirler, hem parapsişik alanda kullanılmış, hem de eğitimden tıp alanına kadar çok çeşitli alanlarda insan yaşamına büyük yenilikler getirmiştir. Örneğin Bulgaristan'da Lozanov bu metotla öğrenim süresinin 50 kat kısaltılabileceğini gözler önüne sermiştir. Tıp alanındaki başarılar da, tahminlerin bile sınırlarını aşacak boyutlara ulaşmıştır. Şu anda başta morfinsiz diş çekiminden, çeşitli ağrıları ve psikosomatik kökenli hastalıkları tedavi etmede "Telkin ve İpnoz" yaygın olarak kullanılmaktadır.

    "Telkin ve İpnoz"un kullanım alanları günümüzde iyice gelişmiş ve Psikoloji, Pedegoji gibi bilimsel alanlar başta olmak üzere çok çeşitli alanlara kadar girmiştir. Halen dünyanın birçok ülkesinde resmi makamlarca ve hatta askeri alanlarda da kullanılmaktadır.

    2000'li yılların son günlerinde tüm dünyaca önemi farkedilen "Telkin ve İpnoz" konusu çok eski çağlardan beri inisiyatik, ezoterik, felsefi, dini ve her türlü mistik çalışmalarda da etkin bir şekilde kullanılmaktaydı. Zaten günümüzdeki modern üniversitelerin laboratuvarlarında kullanılan yöntemlerin temel perensipleri, yöntem ve kurallarının çoğu eski gizli bilgilere dayanır. Temel metotlar hiç bir zaman değişmemiştir.


    Telkin ve Şuuraltı İlişkisi
    Her insan telkin alma ve telkin verme yeteneğine sahiptir. Çünkü her insanın "şuuarltı mekanizması" aynı perensipler doğrultusunda çalışır. Telkine en müsait durum şuuraltının ortaya çıktığı derin gevşeme halidir. Bu nedenle ipnoza alınacak kişi derin bir gevşeme haline getirilir.

    İpnoz normal bir uyku değildir. Uyku ile uyanıklık arasındaki bir şuur halidir. İpnotize edilen kişi, normal uykudaki gibi rüya görmez. Zihni ipnotizöre bağlıdır. Konuşabilir... Muhakeme eder... Hisseder... Ve ipnotizörden gelen emirleri kendi istemi dışında yerine getirir...

    Şuuraltına bir takım emirler sadece ipnozdayken yani uyku ile uyanıklık arasındaki gevşemiş bir şuur hali içindeyken yollanmaz. Normal günlük şuurumuzdayken de yollanabilir. Zaten günlük yaşantımızda böyle emirleri bizler farkında olmadan sürekli olarak şuuraltımıza yollarız. Fakat bu emirler direkt şuuraltına gitmediği için % 100 etkide bulunmazlar. Bu emirler önce normal şuurumuza gidip belli bir oranda süzüldükten sonra şuuraltımıza gittikleri için, bu telkinlerin etkileri, ipnoz altındaki telkinlere oranla daha az olur. Ve hatta bazen hiç olmayabilir.

    Uyanık haldeyken dışarıdan gelen tesirlerin şuuraltımıza gitmesini sağlayan en önemli etken, o emrin birçok kez tekrar edilmesidir. Uyanıkken şuuarltına telkin yollamanın başka yolları da vardır. Bunların bir kısmını bazı reklamcılar kullanmışlardır. Bu amaçla yurtdışında yapılan bir Cola reklamını birçoğumuz duymuşusuzdur. Sinemalarda gösterilen bir reklam filminde gözün göremeyeceği kadar kısa bir sürede "Coca Cola İçiniz" telkini görüntülü olarak verilmiştir. Gözün göremeyeceği kadar kısa bir arada geçen bu telkinsel imaj hiç bir seyirci tarafından algılanamamıştır. Ancak filmin 5 dakika arasında, seyircilerin Coca Cola tüketiminde büyük bir artış gösterdikleri tespit edilmiştir. Daha sonra bu tekniğin reklamlarda kullanılması yasaklanmıştır.

    Kısaca toparlayacak olursak, telkin: Şuuarltına bilgi ve istek gönderme metodudur. Ve bu en kolay olarak telkinlerin rahatlıkla şuuraltına gidebileceği uyku ile uyanıklık arasındaki gevşemiş bir şuur hali içerisinde gerçekleştirilir.
    Şuuraltının en önemli bir başka özelliği de hiç bir konuda, hiç bir şekilde muhakeme ve mantık yürütmeden çalışmasıdır. Yani ne gelirse onu alır. İyidir, kötüdür gibi bir ayrım asla göstermez. Bu nedenle ipnoz çalışmaları yapan ipnotizörlere çok büyük bir sorumluluk düşmektedir. Çünkü ipnoza alınan bir kimseye isteğinin dışında birçok şey yaptırılabilir.


    Düşüncenin Gücü ve Telkin
    Telkinin gücü, psişik mahiyetli düşünce enerjisinden kaynaklanır. Telkin yollamak demek, yoğun bir düşünce enerjisi yollamak demektir. Düşünce enerjisinin telekinetik etkileri üzerinde daha sonra ayrıntılarıyla duracağız. Ancak şimdi düşünce enerjisi ile insanlar üzerinde nasıl etkilerde bulunulabileceğini bizzat sizin de deneyerek görebileceğiniz bir kaç pratik uygulamadan bahsetmek istiyoruz:
    Deney 1

    Otobüste, sinemada ya da çalıştığınız ofiste sırtları size dönük durumda bulunan kişilerden birini seçin. O kişinin başının arkasına konsantre olun. Ve o kişinin geriye dönerek size bakmasını yoğun olarak düşünün ve isteğin... Bunu zihninizde canlandırın... En geç 60 - 90 saniye içinde seçtiğiniz kişinin geriye dönerek size bakacağına ya da ensesini kaşıyacağına şahit olacaksınız.
    Adeta küçük bir oyuna benzeyen bu deneyle, insanlar üzerinde düşünce gücü sayesinde telkine dayalı nasıl bir etki meydana getirilebildiği görülebilir.
    Deney 2

    Bu deney için en az 6 - 7 kişiye ihtiyaç vardır. Bir aile toplantısı ya da arkadaşlarınızla beraber olduğunuz bir ortamda bu deneyi gerçekleştirebilirsiniz. Yapacağınız deneye katılanlara bir psi deneyi yapacağınızı söylemeniz mutlaka gerekli değildir. Olayı bir toplantı oyunu olarak da sunabilirsiniz. Ancak deneyin ne şekilde gerçekleştirileceğini önceden herkese anlatın.

    Odada bulunanlardan bir kişiyi kura yolu ile belirledikten sonra dışarıya çıkmasını isteyin. Odada konuşulanları duymamaması için gerekli önlemleri alın. Geride kalanlar dışarıya çıkan kişinin odaya döndüğünde içgüdüsel olarak yapmasını istedikleri bir iş belirlesinler. Örneğin arkadaşınızın odaya geri dönüşünden sonra masaya doğru yürümesi ve masanın üzerindeki vazodan bir çiçek alarak koklaması gibi...

    Seçtiğiniz işi belirledikten sonra, en az 2 - 3 dakika boyunca hepiniz o iş üzerine konsantre olarak, arkadaşınızın isteklerinizi yerine getirmesini içinizden ona telkin yollamaya başlayın. Sadece arkadaşınızı ve yapacağı işi düşünün. Başka bir şeyin düşüncenizin konsantrasyonunu bozmamasına özen gösterin. Belirlenen süre dolduktan ve içinizden biri arkadaşınızı geri çağırdığında da konsantrasyonunuza devam edin. Arkadaşınız odaya girdiğinde de konsantrasyonununuzu sürdürün.

    Konsantrasyonunuzun gücüne ve telkin verme kabiliyetinizin oranına göre arkadaşınız istenen telkinsel emri yerine getirecektir. Çalışmanızın başarıya ulaşmasında en önemli etkenlerden biri de kuşkusuz, seçmiş olduğunuz arkadaşınızın telkin alma hassasiyetidir.

    Bu ve buna benzer deneyler telkinin gücünü basit oyunlarla insanlara göstermektedir. Ancak bizi asıl ilgilendiren bu küçük oyunlar değil, telkin gücünü kullanarak kendi üzerimizde istemediğimiz alışkanlıklarımızı ya da davranış biçimlerimizi bu yöntemle değiştirebilmektir. Fakat bu tür küçük oyunlar telkin alma ve telkin verme yeteneğinizin gelişmesine büyük oranda yardımcı olur.


    Kendi Kendine Telkin Metotları
    Kendi kendine telkin metotlarını kullanarak neler elde edilebilir?

    1- Her türlü psikosomatik hastalıkların tedavisi.

    Mide ülseri, asabi tansiyon, kanser, cinsel soğukluk vs...

    2- Psikolojik rahatsızlıklar.

    Sebepsiz korkular, fobiler, aşırı sinirlilik, stres, depresyon, obsesyon, posesyon, kekemelik, tikler vs...
    3 - Her türlü fiziksel ve psikolojik alışkanlıklar.
    Sigara, Alkol, Uyuşturucu bağımlılığı vs...
    4 - İstenmeyen davranış biçimleri.

    Topluluk karşısında konuşamamak, kendini ifadede zorluk, içe dönüklük, utangaçlık vs...

    5- Şişmanlık veya zayıflık.

    Herhangi bir bilgi ya da fikir, bize onu kabul etmeye müsait bir ruh durumunda olduğumuz zaman daha fazla tesir eder. Örneğin bir hastaya söylenen bir çift olumlu söz, onun sağlığında bazen gözle görülür büyük bir değişikliğe sebep olabilir. Bunun içindir ki, istenen telkinlerin üzerimizde gerçekleşmesi için öncelikle onları kabul edebilen bir zihin içinde bulunmamız gerekir.

    Bu yüzden kendi kendine telkin çalışmalarında ön hazırlık oldukça önemlidir. Öncelikle başarısızlık endişesini ve kendinize güvensizliği üstünüzden mutlak surette atmanız gerekir. Bu çok temel ve birinci şarttır.

    İkinci şart ise, ilk telkinlere başlamadan önce kendinizde değiştirmek istediğiniz noktalar ve varılmak istenen hedefler hakkında ayrıntılı bir plan hazırlayarak bunları bir yere not etmenizdir.

    Şimdi adım adım ilerleyerek kendi kendine telkin metotlarını özet halinde görelim:
    Ön Hazırlık
    Kendinize telkin edeceğiniz isteklerinizden sadece birini belirleyiniz.
    Kendi kendine telkin çalışmanızda bir teybe ihtiyacınız olacak. Daha önce üzerine herhangi bir kayıt yapılmamış boş bir kaset alın. Kasedin başından 15-20 dakika boş bırakın. Sonra isteğinize bağlı telkinsel cümleleri kaydedin.
    Bu telkinsel cümlelerin hazırlanışında dikkat edilmesi gereken önemli ayrıntılar vardır.
    1 - Kuracağınız cümleler uzun, devrik ve anlaşılması zor bir üslup taşımamalıdır.
    2 - Cümleler asla olumsuzluk öğesi taşımamalıdır. Oluşturulacak cümlelerin tamamı olumlu emirler içirmeli ve kesinlikle olacak olmalı keşke olsa gibi tereddüt içermemelidir. Şimdiki zaman kurulacak kelimeler için en uygun kalıptır.

    Örneğin, "kendine güvensizlik" meselesini ele alalım:
    "Kendime güvenmek istiyorum...", "İnşallah bu kendime güvensizlikten kurtulacağım...", "Kendime güvensizliğim geçecek..." gibi cümleler asla kullanılmaması gerekir.

    Doğru cümle kalıpları şöyle olmalıdır:
    "Kendime güveniyorum..." "Çok rahat konuşuyorum...", "Yaşama güveniyorum...", "içimdeki güç her geçen gün biraz daha artıyor..."
    Olması istenen şeyin sanki olmuş gibi tasavvur edilerek cümlelerin kurulması gerekir.
    3- Cümle sayıları tekrarca fazla, ancak adetçe mümkün olduğunca az olmalıdır.
    Telkin çalışmalarında altın kural şudur:

    Telkini kuvvetli yapan onun tekrarıdır.

    Aynı cümleyi en az 5 kez tekrarladıktan sonra yeni bir cümleye geçin. En fazla 8-9 farklı kelimeyi 5'er kez tekrarla­dıktan sonra yeniden ilk baştaki cümlelerinize geri dönün ve bu telkinleri 10 dakika süresince kasedinize kaydedin.

    4- Cümleler kendinden emin ve kesin bir üslupla hafif kısık sesle okunmalıdır. Her bir cümlenin arasında en az 3 saniye süre bırakılmalıdır. Kasedinizi kendiniz doldurabileceğiniz gibi bir başkasına da doldurtabilirsiniz.


    Pratik Uygulama
    Bu çalışmanızda başarı elde edebilmek için size daha önce verilen gevşeme egzersizlerini kusursuz uyguluyor olmanız şarttır.

    Odanıza geçin ve hazırlamış olduğunuz kasedinizi çalıştırın.. Gözlerinizi yarı kapalı tutarak, parmaklarınızı hafifçe bükünüz. Vücudunuzun bütün kaslarını tam bir istirahat ve hareketsizliğe terk ediniz. Pasif bir halin sizi kuşatmasına izin verin. Zihninizi hareketsizlik kelimesine ait imajları canlandırmaya bırakın. Yani hareketsizlikten başka bir şey düşünmeyin. Uyuşuklukla beraber bir hafiflik hissi sizi yavaş yavaş saracaktır.

    Gözlerinizi kapayın... Gevşeme metotlarını uygulayarak, derin gevşeme haline ulaşın... Bunun için 15-20 dakikanız var. Bu süre içinde kasedinizin boş kısmı çalışacak. Tam gevşeme haline ulaştığınızda ise, kasedinizdeki telkinler otomatik olarak sizin şuuraltınıza kaydedilmeye başlayacaktır.
    Kasedinizin telkinleri sona erdiğinde 1-2 dakika daha gevşeme halinde kaldıktan sonra kendinizi yine gevşeme halinden çıkış yöntemlerine uyarak uyandırabilirsiniz.
    Dikkate Alınması Gereken Noktalar
    1 - İlk başlarda uykuya dalabilirsiniz. Bu normaldir. Çalışmalarınızı ilerlettikçe, uykuya dalmadan gevşeme halinde kalmayı başarabilirsiniz.
    2 - Şuuraltı, siz onu neye ikna ederseniz, önce onu yapar. Bu çalışmalarla siz şuuraltınızı programlamakta olduğunuzun bilincinde olun. Arzu edilen sonuca ulaşacaksınız...
    3 - Başarının kaç seanstan sonra geleceği önceden belli değildir. Bazen görünüşte ufak bir değişme elde etmek için bir çok kez seansları tekrar etmek gerektiği halde, bazen çok çabuk önemli değişimler elde edilebilir.
    4 - Genel telkin kurallarına göre pratik ve tekrar, telkinin başarıya ulaşmasını arttırsa da, önceden falan tesir şu kadar zamanda, şu kadar tekrarla istenilen sonucu meydana getirecektir, diye kesin bir şey söyleyebilmek mümkün değildir. Kaldı ki hemen birkaç seanstan sonra netice elde edilmiyor gibi görülse de, şuuraltınıza verdiğiniz telkinlerin sonuçları daha sonra da ortaya çıkabilir. Çünkü kendi kendinize telkin seanslarım yaparken, şuuraltınıza bir dizi halinde, bir nevi reaktif enerji kaynakları bırakıyorsunuz demektir. Bunlar, siz hiç farketmeseniz de içten içe tesirlerine devam ederler. Ve belli bir süre sonra etkileri bir anda ortaya çıkabilir. Bu nedenle hiç bir şey elde edilmiyormuş gibi zannedildiği durumlarda bile telkinlerinizin şuuraltınızda reaktif bir kaynak gibi çalışmakta olduklarını asla unutmayın...
    5 - Seçmiş olduğunuz belli bir konu üzerinde düzenleyeceğiniz seanslarınızın adedi 25'i geçmemelidir. Günde bir kez olmak üzere toplam 25 gün çalıştıktan sonra, o konuyla ilgili telkinsel çalışmalarınızı kesin ve 1 ay bekleyin. Arzu edilen sonuç bu 1 ay süresince de elde edilmemişse aynı konu üzerinde seanslarınıza tekrar başlayabilirsiniz. 25 gün sonra yeniden çalışmanıza 1 ay süresince ara verin. Tüm bu çalışmalarınıza rağmen hala istediğiniz sonuca ulaşamadıysanız o konuyu bırakın. Başka bir konu üzerinde telkin çalışmalarınıza devam edebilirsiniz... Çok daha sonraları hatta belki de dört - beş ay sonra bir anda o ilk isteğiniz, şuuraltınızın derinliklerinden bir yanardağ gibi fışkırarak başarıyı size getirebilir.
    6 - Acil bir durumda kendinizi istediğiniz hale sokabilmek için, gevşeme haline geçmeden de telkinin gücünden yararlanabilirsiniz. Örneğin hiç sevmediğiniz bir ortamda yine hiç sevmediğiniz kişilere karşı bir konuşma yapmak zorunda olduğunuz bir anda ya da sırf arkadaşınızın hatırı için hiç sevmediğiniz bir filme gitmek zorunda olduğunuzda, üst üste içinizden 40 kez "o kişilerin arasında kendimi çok huzurlu hissediyorum" veya "....'filmine gitmeyi çok istiyorum" diye tekrar edin.


    Bu tür aceleye getirilmiş bir telkinin bile çok büyük yararları vardır. Mucizevi bir şekilde bunun yararını göreceksiniz. Halk arasında "Kırk defa söylersen gerçeklişir" sözü boşuna söylenmiş bir söz değildir... Deneyin kararınızı siz verin...

    İpnoz
    Kitabımızda "Duyular Dışı Algılamalarımız"ın geliştirilmesine yönelik; herkesin kendi kendine uygulayabileceği teknikleri ele aldığımız için, ipnoz konusuna burada çok fazla yer vermiyoruz. Çünkü ipnozda bir başka kişiye ihtiyaç vardır. Ancak yine de ileri ipnoz tekniklerini ele almasak da ipnoz deneylerinde bulunmak isteyen okurlarımız için ana başlıklarıyla bazı teknikleri aktarmak istiyorum...İpnoz Nedir?
    Şuuraltına bir takım istek ve emirlerin iletilebilmesi için süjenin yani üstünde çalışma yaptığınız kişinin, derin bir gevşeme haline geçirilmesidir. Az önce ele aldığımız kendi kendine telkin çalışmalarının da temeli.aslında ipnoza dayanır. Nitekim Parapsikoloji'de kendi kendine telkin uygulamasına oto-ipnoz adı verilir.
    Bir zamanlar ipnozu uygulayıp, pek başarılı olamadığı için vazgeçen Sigmund Freud'un "psiko - analiz" metodu 1980'li yılların başından itibaren; başta ABD, Kanada, Avrupa'nın bir çok ülkelerinde özellikle de İngiltere'de yerini geniş bir şekilde "ipno - analiz"e terk etmiştir.

    ( Ruhsal Güçleri Geliştirme Teknikleri - Ergün Candan )

  9. #19
    pembekelebek99 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    May-2013
    Bulunduğu yer
    ankara
    Mesajlar
    5
    Konular
    0
    ya bir şey sora bilirmiyim bende hipnoz ile ilgileniyorum ama böyle hisettirmeden birini hipnoz edebilir miyiz yardımcı olursanız çok sevinirim

  10. #20
    tzinatzan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Ağu-2012
    Mesajlar
    106
    Konular
    5
    son zamanlarda o ya da bu ülkede bomba patlatan terör saldırısı yapan deaşlı teröristlerin nato ya da cia tarafından telkin edildiklerini düşünüyorum. Çünkü hipnozla bir insanı telkin edip herhangi bir misyonu yaptırabilirsiniz. İnanmıyorsanız tlc tv'deKeith barry'nin sihri var.Orada çok güzel işleniyor. Keith zenci bir adamı ayakta hipnotize ediyor.Adam kalkıp çöp kutusunun üzerinde kırmızı bir balon görüyor.Keith onu güdüleyici yapmış. Adam onu görünce bankadan para çekip zarfa koyuyor sonra çöpe atıyor. Keith parayı alıp adama götürüp veriyor.Adam kabul etmiyor kendisinin koyduğunu inkar falan ediyor. Yani herhangi bir misyonu hatta bir terör saldırısını bile telkinle rahatlıkla yaptırabilirsiniz.


2 Sayfadan 2. İlkİlk 12

Benzer Konular

  1. Psikolojide hipnoz
    Konuyu Açan: Dolunay, Forum: İnsan Psikolojisi.
    Cevap: 8
    Son Mesaj : 08-Oca-2010, 20:29
  2. Hipnoz- Alıntıdır
    Konuyu Açan: sweetywitch, Forum: Psişik Yetenekler.
    Cevap: 17
    Son Mesaj : 04-May-2008, 16:25