Toplam 6 sonuçtan 1 ile 6 arasındakiler gösteriliyor.

Konu: Hermeneutik nedir?

  1. #1
    Anafiel girl - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Ağu-2015
    Bulunduğu yer
    --
    Mesajlar
    6.760
    Konular
    31

    Hermeneutik nedir?


    Yorum bilimidir ve yorumlanmakta olan şeyin hem içeriğine, hem biçimine ilgi duymayı kapsar. Yorum bilgisi teriminin doğuşu, kutsal metinleri yorumlama pratiklerine dayanır. Temel ilkesi, bir saptamanın anlamını ancak, kendisinin bir parçasını oluşturduğu tüm bir söylemle ya da dünya görüşüyle ilişkili olarak kavrayabileceğimiz düşüncesidir: Örneğin, monetarist iktisadın açıklamalarını ancak, ilintili olduğu ve onun dışındaki tüm çağdaş kültürel fenomenler bağlamında kavrayabiliriz.

    Parçaları anlamak için bütüne, bütünü anlamak için parçalara başvurmak zorundayız (yorumbilgisel döngü denilen şey). Bu da kendimizi metnin yazarının yerine koymamızı ve üretilen şeyin anlamına onun bağlamı çerçevesinde bakmayı gerektirecektir. İncil'deki yorumlar doğru anlama ulaşmayı hedeflediği halde, birçok filozof hakikate yaklaşmanın mümkün olduğuna inanmakla birlikte aslında böyle bir kendiliğin olmadığı artık genel kabul gören bir şeydir. Sözgelimi Alman yorumbilgisi fılozofu Hans-Georg Gadamer, ortak bir geleneğin bunu mümkün kıldığı görüşündedir (Truth mıd Method, 1960).

    Yorumla ilgili sistematik araştırmaların büyük ölçüde sosyal bilim felsefesinin alanına girdiği, bunların sosyolojik araştırmalar üzerinde etkisinin bir değişkenlik içerdiği şimdiye kadar açığa çıkmış olması gerekir. Yorumlayıcı sosyolojinin belki de en önemli katkısı, kültürel göreciliğin olanakları dikkate alındığında, başka kültürleri anlama problemi konusundadır.

    Winch'in konumunu benimsersek, bir kültürü kendi zemininde, kendi kurallarıyla ve bizim kültürümüzün çerçevesini dayatmadan anlamamız gerekmektedir. Winch "Understanding a Primitive a Society" başlıklı klasik bir makalesinde, Azandelerin büyücülük inançları hakkındaki hakikat ya da diğer şeyler konusunda bir yargıda bulunamayacağımızı ileri sürmüştür. Azande toplumunda büyücüler ve büyücülük, bizim toplumumuzda ise bilim ve bilimciler vardır. İkisi sadece farklı alanları oluşturur ve aşkın bir standarda göre biri diğerinden üstün sayılamaz: Bize göre bilim daha iyidir, Azandelere göre büyücülük. Burada tüm yapabileceğimiz, sadece anlamaktır. Her toplum yeni üyelerinin doğuşu, cinsel ilişkiler ve ölümü düzenlemenin ve bunlarla meşgul olmanın bir yolunu bulmak zorunda olduğuna göre, anlamak da ancak ortak bir insani durumu paylaşmamız halinde mümkün olabilir.

    İnsanların kendi toplumsal dünya anlayışlarından bağımsız bir toplumsal yapının varlığını öngören yaklaşımlara göre, anlamın niteliği sorunu çok daha önemsiz bir sorundur.


    Alıntı





  2. #2
    proxy - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Tem-2014
    Bulunduğu yer
    izmir
    Mesajlar
    207
    Konular
    25
    "Parçaları anlamak için bütüne, bütünü anlamak için parçalara başvurmak zorundayız."
    Şu cümleyi okuduktan sonra aklıma şu soru geliyor.Parçalar ve bütün bitmek bilmeyen bir döngü oluştursaydı yani parçalara başvurup bütünü görseniz ve o gördüğünüz bütününde başka bir parça olduğunu anlasanız ne olurdu ?
    Veya farklı açıdan başka bir soru sorsam.
    Tüm cevapları bilseydik oyunu oynamanın bir anlamı kalırmıydı ?
    Bu da benim yorumum olsun

  3. #3
    Anafiel girl - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Ağu-2015
    Bulunduğu yer
    --
    Mesajlar
    6.760
    Konular
    31
    Alıntı proxy Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    "Parçaları anlamak için bütüne, bütünü anlamak için parçalara başvurmak zorundayız."
    Şu cümleyi okuduktan sonra aklıma şu soru geliyor.Parçalar ve bütün bitmek bilmeyen bir döngü oluştursaydı yani parçalara başvurup bütünü görseniz ve o gördüğünüz bütününde başka bir parça olduğunu anlasanız ne olurdu ?
    Veya farklı açıdan başka bir soru sorsam.
    Tüm cevapları bilseydik oyunu oynamanın bir anlamı kalırmıydı ?
    Bu da benim yorumum olsun
    İzmir'in güzel insanları..
    Her zaman ilginc ve sıradısı olmayı basarıyorsunuz

    Cevabını bilmemiz gereken şeylerin altımda muhakkat sorularımızın.cevapları vardır.
    Oyunun herseyini bilmek sıkıcı olur elbette ama hic bir seyinide bilmeden davranırsak... -GAME OVER-

    Aslında söylemek istediğim gerçeklerden kaçamıyoruz
    Konuya nasıl geldik oda mechul

  4. #4

    Üyelik tarihi
    Ara-2012
    Mesajlar
    4.143
    Konular
    422
    Şu felsefeyi Fizikle birleştirdiğimizde yine aynı kapıya çıkıyoruz sanırım. Fizik biliminde bütünden parçalara inerken karşımıza bu soru çıkar. Maddenin en son yapıtaşı nedir? Parçacık Fiziği bu düşünceyle doğmuştur. Madde atomlardan, atomlar proton, nötron, elektronlardan, protonlar kuarklardan vs. vs. meydana gelir. Ve bunların birleşmesi sonucu oluşan bir bütün sözkonusu. Elma, armut, demir, insan... Parçaya inildikçe, parça başka bir parçayı doğuruyor. Şimdi Higgs Bozonu denilen (Cern'de keşfedilen) ve maddenin en son yapıtaşı olarak adlandırılan parça neyden oluşuyor? Dahası bu parça gözlemlenemiyor, sadece parçalandığında ortaya çıkan diğer parçalar onun varlığına işaret ediyor... Düşünceler, hayaller, madde... Tüm bunlar bir kılcal damar yumağı gibidir. Her kılcal damar tek bir noktaya varıyor. Kaynağa... Kaynağı arayan kılcal varlıklarız yalnızca...

    Alıntı proxy Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    "Parçaları anlamak için bütüne, bütünü anlamak için parçalara başvurmak zorundayız."
    Şu cümleyi okuduktan sonra aklıma şu soru geliyor.Parçalar ve bütün bitmek bilmeyen bir döngü oluştursaydı yani parçalara başvurup bütünü görseniz ve o gördüğünüz bütününde başka bir parça olduğunu anlasanız ne olurdu ?
    Veya farklı açıdan başka bir soru sorsam.
    Tüm cevapları bilseydik oyunu oynamanın bir anlamı kalırmıydı ?
    Bu da benim yorumum olsun

  5. #5
    sidar - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Oca-2012
    Bulunduğu yer
    Büyükada.
    Mesajlar
    3.513
    Konular
    338
    Yorum biliminde kavrayan ve kavranan iki birim vardır , ve bu ikisi bir bütündür . Filoloji , eristik diyalektik , psikoloji ; felsefi eserler üzerinde genel olarak kullanılan bilimler bunlardır , ve yorum biliminin herhangi bir sınırı pek çizilemez , . Yorum aynı zamanda yeni soruları veyahut evrensel olarak kabul edilen soruları yeni bir biçimde yeni bir düzlemde yeni bir boyutta ortaya çıkaran bir sanat ve zihinsel tasarıdır ....

    Günümüze kadar gelen eserlerin hepsi bir önceki eserlerin yorumudur . Dolayısıyla daha çok felsefe ve hermetik bilimler için geçerlidir bu . Adı da oradan gelir hermeneutik ...

  6. #6

    Üyelik tarihi
    Kas-2016
    Mesajlar
    75
    Konular
    1
    Hermeneutik nedir sorusunu cevaplamadan önce hermeneutik kavramının ne anlama geldiği, neyi ifade ettiği gibi konuların üzerinde durulması, bu sorunun cevabını aramada ilk adım olacaktır. Bu konuda çağımızın hermeneutik felsefesinin önemli temsilcilerinden Gadamer‘in açıklamalarına göz atmak yerinde olur: “Hermeneutik, hermeneuien sanatı, yani bildirme, haber verme, çeviri yapma, açıklama ve açımlama sanatıdır.” der Gadamer.


Bu Konu İçin Etiketler