Toplam 3 sonuçtan 1 ile 3 arasındakiler gösteriliyor.

Konu: Henri Rousseau

  1. #1
    felidae - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Eki-2006
    Mesajlar
    1.144
    Konular
    93

    Henri Rousseau


    Henri Rousseau




    Henri Rousseau, (d. 21 Mayıs1844 – ö. 2 Eylül1910). Fransızressam.
    1860’da liseyi bitirene kadar doğduğu şehirde kaldı. 1863’de avukat olarak çalışırken, hırsızlıkla suçlandı ve bir skandala dönüşmeden askere yazıldı. Hayatında hiç çarpışma görmemişti ve Fransa’nın dışına hiç çıkmamıştı fakat onun yanındaki askerlerin Meksika’da yaşadığı maceralar, onun efsane yaratmasında ilham kaynağı olmuştu.



    1868’de babasının ölmesi üzerine ordudan ayrıldı. Takip eden yılda, Paris belediyesinin gişe hizmetinde ikinci sınıf katip olarak çalışmaya başladı.



    Her ne kadar gümrük memuru olarak çalıştığı bilinse de, hiçbir zaman terfi etmedi. 1884’de çalışmalarını ulusal müzede sergileme iznini elde etti. 1885’de Salon des Champs-Elysées’ye iki resmini gönderdi. 1886’dan ölümüne kadar Salon des Indépendants’da her yıl resimleri sergilendi.



    1893’de gişe memurluğundan emekli oldu. Artık kendini tamamen ressamlığa adamıştı.



    Aynı yıl, Henri Rousseau, ona cesaret verecek ve edebiyat çevresiyle tanıştıracak olan Alfred Jerry ile tanıştı.



    1899’da beş perdelik La Vengeance d’une Orpheline Russe’u yazdı. “Clémence” adında bir vals yazdı ve 1904’de yayınladı. 1906’da Robert Delaunay’la arkadaş oldu. 1908’de Picasso, Rousseau şerefine ziyafet düzenledi. 1909’da resimleri Ambroise Vollard ve Joseph Brummer gibi satıcılar tarafından aranılır hale geldi.






  2. #2
    NizaL - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Kas-2012
    Mesajlar
    938
    Konular
    356
    Henri Rousseau (1844 – 1910)

    Henri Rousseau, naif veya primitif tarzda bir Fransız post empresyonist olarak tanımlanır. Güzel Sanatlar Akademisi’nden mezun olmaması pek çok ressam ve eleştirmen tarafından aleyhine kullanılmış ve resimleri naif ve amatör bulunmuştur. Güzel sanatlar eğitimi babasının maddi durumu nedeniyle gerçekleşmez. Bir avukatın yanında katiplik yaptığı dönemde az miktarda para ve birkaç pul için dolandırıcılığa karıştığından bir aylığına hapse gönderilir. Ardından orduya katılarak 7 yıl görev yapar.

    Babasının ölümüyle birlikte ailesine destek olmak üzere geri döner. Franko-Prusya Savaşı sırasında yeniden askere çağrılır, ancak dul kalan annesinden sorumlu olduğu için cephede çatışmaya gönderilmez. Ancak geri döndüğünde arkadaşlarına, Çavuş Rousseau olarak başından geçtiğine dair uydurduğu zafer hikayelerini anlatmaktan geri kalmaz. Müzisyen arkadaşı Louis Sauvaget ile birlikte bir banka dolandırıcılığına daha karışır. Hakkında açılan dava sırasında çocuksu resimleri naiflik ve saflığını ispatlamak üzere delil olarak sunar, serbest bırakılır.

    1870’lerde gümrük memurluğuna başlar ve gümrükçü anlamına gelen ünlü takma ismi Le Douanier kendisine o zaman verilir. Emekliliğine kadar bu görevde kalır. 40lı yaşlarına rastlayan bu yıllarda ciddi olarak resim yapmaya başlar ve 1893’te 49 yaşındayken sadece resimle ilgilenmek üzere emekliye ayrılır. Yarı zamanlı işlerle ve sokaklarda keman çalarak geçinmeye çalışır. Kısa bir süre için Le Petit Journal’da çalışarak kapak tasarımı yapar.

    Oryantalizmden etkilenen Uyuyan Çingene adlı eserindeki mizansen, gerçeklikten öte bir fantaziyi veya bir düşü resmeder. Burada aksettirdiği güncel bir durum değil, daha çok düşlenen bir gerçekliktir. 1899 yılında yazdığı ama yayımlanmayan Rus Yetiminin İntikamı adlı kısa oyun bu tablonun yazılı şekli olarak algılanabilir.

    “Nasıl da kavurucu bir sıcak. Senegal’de veya benzeri egzotik ülkelerden birindeymiş gibi hissediyorum, sanki etraf rengarenk ağaçlarla, sınırsız ormanlarla kaplı, ormanda yaşayan korkunç yamyamlar ve vahşi canavarlarla dolu.”

    Rousseau, tablosunu Belediye Başkanı’na satmayı düşünür ve şunları yazar: “Hemşeriniz olmaktan şeref duyarak ve alaylı bir ressam olarak size, doğduğum kentin yeni çalışmalarımdan bir tanesini almanız temennisiyle yazıyorum. Size Uyuyan Çingene adlı eserimi öneriyorum. Mandolin eşliğinde şarkı söyleyen gezici çingene yorgun düşmüştür ve derin bir uykudadır, yanıbaşında içinde içme suyu olan testi vardır. Aniden bir aslan çıkagelir, kızı koklar, fakat kıza dokunmaz. Her şey ay ışığında yüzmektedir ve şiirsel bir ortam vardır. Olay kuru bir çöl ortasında cereyan etmektedir. Çingenenin üzerinde doğulu kıyafeti vardır.” Ama mektubuna yanıt alamaz.

    Yılan Oynatıcısı adlı eserine sanatçı Robert Delaunay’in annesi, Berthe Delaunay finansal destek verir. Çok seyahat eden Berthe Delaunay’ın Antilles gezisi bu resme ilham kaynağı olur. Tablo ilk olarak 1907 tarihinde Salon d’Automne’da sergilenir. Pek ilgi görmez, ancak avangard ressamların dikkatini çeker. Bu resmi ilginç kılan konusunun mitolojik figürlerle dolu ve ilkel olması, aynı zamanda da modern bir üsluba sahip olmasıdır. Deneysel bir çalışmadır. Resimdeki kadın figür flüt çalarken sadece yılanların değil, kuşların da ilgisini çekmektedir. Neredeyse iki boyutlu bir his veren egzotik orman tabloya daha da sürreal bir tarz katmaktadır. Rousseau’nun ölümünden sonra, Yılan Oynatıcısı özellikle sanatçılar arasında bir hayli ün kazanmıştır.

    Rousseau’nun resimleri, konu ve üslup bakımından klasik tarzla kıyaslanınca alışılmadıktır. Bu durum sadece Yılan Oynatıcısı değil, Rüya ve Havva adlı resimlerinde de özellikle dikkat çekmektedir. Bu resimlerde mitoloji ve/veya aklın ilkel hali üzerine duran bir zamansızlık duygusu hakimdir. Resimler bir açıdan da masumiyete dönüşü yansıtmaktadırlar ve günlük hayatın sınırlamalarının ötesinde bir konumdadırlar.

    Rousseau emekli olduktan sonra, öncelikle geniş ormanlar veya çeşitli manzaralar arasında figürlerin bulunduğu resimler yapmaya başlar. Bu tarz resimlerine hem portre hem de manzarayı dahil etmeyi amaçladığı için portre-manzara adını verir. Resmettiği bitkiler çoğunlukla gerçek hayatta olmayan cinste ve sanatsal ihtiyaçlarına dayanan türdedir. Ama çiçekler Rousseau’nun sanatında çok önemlidir. Resimlerinde çiçekleri sembolik olarak kullandığı düşünülmektedir.

    Léger, Beckmann ve sürrealistler gibi birçok sanatçı onun üslubundan etkilenmiştir. Ekspresyonistler renk kullanımından etkilenmiş, sürrealistler onu büyülü gerçekliğin öncüsü olarak kabul etmiştir. Rousseau, birçok insan için ilham kaynağı olsa da yenilikçi olarak kabul edilmemiş ve ayrıcalıklı olarak tanınmamıştır. Yine de resimlerinde renk, boyut, konuya alışılmamış yaklaşımı ve üslubu birçok sanatçıyı etkilemiş, şüphesiz sanatta yeni hareketlerin doğmasında önemli rol oynamıştır. Kişiliğindeki ve resimlerindeki tezatlar seyirciye oldukça çekici gelen bir gizem yaratmaktadır. Rousseau dünyanın, zihnin çeşitli gizemlerinden büyülenmiş ve resimlerinde bunu çarpıcı bir şekilde yansıtmıştır.

    1910 yılının Ağustos ayında bacağından yaralanır. Yalan mı doğru mu konuştuğu çok zaman anlaşılamayan Rousseau bahçe­de bir hayvanın kendisini ısırdığını söyler. Yara kangrene dönüşür ve 2 Eylül 1910’da gözlerini dünyaya ka­patır.







    leblebitozu

  3. #3
    adEda - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Ağu-2015
    Mesajlar
    6.450
    Konular
    55
    Başlığın varlığı sevindirdi.

    The Sleeping Gypsy; bunu çok severim özellikle nedense.
    Alıntı NizaL Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster


Benzer Konular

  1. Yalnız Gezenin Düşleri ; Jean Jaques Rousseau..
    Konuyu Açan: birunsatan, Forum: Not Defteri.
    Cevap: 1
    Son Mesaj : 09-Şub-2008, 11:12