Anketimiz: Sizce Hayvanlar Bizim Dediklerimizi Anlıyor mu?

Katılımcı sayısı
1180. Sizin bu Ankette oy kullanma yetkiniz bulunmuyor
  • Evet

    727 61,61%
  • Hayır

    96 8,14%
  • Hayvanına göre değişir

    322 27,29%
  • Aşağıda açıklayacağım neden

    35 2,97%
34 Sayfadan 34. İlkİlk ... 323334
Toplam 339 sonuçtan 331 ile 339 arasındakiler gösteriliyor.

Konu: Hayvanlarla Konuşmak!

  1. #331
    sare - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nis-2015
    Bulunduğu yer
    Kendi kabuğunda
    Mesajlar
    1.964
    Konular
    78
    Hayvanlarla konuşmak ikiye ayrılır.
    1. Normal düz konuşma
    2. Enerji ile konuşma

    Bi hayvanı karşına alıp insanmış gibi konuşmak yerine ona enenerji ile bağlanıp konuşmayı deneyin o zaman sizin sorularınıza inanın cevap verecektir.

    Örneğin ; önce hayvanı seçin sonra ona sevgi ve temiz bir kalp ile yaklaşın bunu ona hissettirmek için ise onunla aranızda bi kanal açın ve bu kanal ile bağlı olduğunuzu düşünüp ardından sesli veya sessiz bir şekilde evet ise sağa git ya da kafanı çevir hayır ise tam tersi veya miyavla havla vs. Diyin evet hayır soruları sorarak başlasın daha sonra zamanla o hayvan ile aranızda öyle bi iletişim olacaktı oturup ayrılık hikayenizi anlatacaksınız ve o size telepatik olarak cevap verecek.

    Bol şans





  2. #332

    Üyelik tarihi
    Haz-2018
    Mesajlar
    12
    Konular
    0
    Dediklerimizi değilde hissettiklerimizi anlıyor bana kalırsa. Üzüntü, endişe vs. bir hayvana zarar vermeyeceğini beden dilinde anlatırsan sana saldırmaz mesela. Veya kendini büyük göstererek korkutursan kaçar.

  3. #333

    Üyelik tarihi
    May-2018
    Mesajlar
    98
    Konular
    0
    Alıntı Lethal Perfection Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Hayvan sevgisi bana oldukça korkutucu geliyor. Daha çok bastırılmış bazı içgüdüsel dürtülerin hayvanlar üzerinden kanal bulmasıymış gibi geliyor bana, Annelik dürtüsü gibi. O yüzden kadınların hayvanlara karşı yaklaşımı daha farklı. Onları hayatlarında adeta bir insanın yerine koyarak onlar üzerinden kendilerini tatmin etmeye çalışıyorlar. Malum oksitosin dediğimiz hormon kadınlar üzerinde epey etkili. Hep bu yüzden hayvanlara müthiş bir ilgi gösteren kadınlardan uzak durmuşumdur, aşırı sahiplenici tavırlarından dolayı bunalmamak ve en sonunda onları kırmamak için.

    Sorunun cevabını bilmiyorum. Sadece bütün canlılarda kalıtsal özellikleri nesilden nesle geçtiği insanları anlayabileceklerini düşünüyorum. Örneğin insanlarla pek bir bağlantısı olmayan bir soydan gelen aslan ile iletişim kurmak belki imkansıza yakın olabilir ama sürekli ev kedisi olarak yetiştirilmiş bir soydan gelen tatlı mı tatlı bir kedi insanları anlama yeteneğine kavuşmuş olabilir. Mesela insanların yüz ifadesini okuyor ve onu sevenlere ona göre yaklaşıyor olabilir. Buna psişik anlamlar yüklemek biraz anlamsız. Sonuçta günümüzde köpekler trafik kurallarına uygun hareket ediyor ve arabanın altında ezilen köpek cesetlerini o kadar çok görmüyoruz, elli yıl öncesine kıyasla.
    Kadınlar kısmına katılıyorum. Benim şöyle bir fikrim var, 3+ kişiyle beraber birkaç köpek sevdiğimizde köpekler tarafından takip edilen mutlaka ben olurum, ki hayvanların üstüne düşen biri değilim. Bir insana nasıl ilgi gösteriyorsam hayvana da o şekil, çok ekstra bir şefkat yok, eşit; ancak bu daha değerli. Hayvanlar, gösterdiğim sevginin kendimi tatminden uzak olup evrensel bir nitelik taşıdığını hissediyordur; ya da aura temelli bir mânası yoksa eğer, hareketleri tanıyorlar. Yanımdakiler yemek verip beslese bile, kaç kişi olursak olalım bu böyle. Çocukları da severim ama kişi bazında bir yaklaşımım var. Biraz sohbet eder, öper, ilgilenirim; akabinde "Hadi işine bebeğim" der gibi serbest bırakırım. Ayrıca kesinlikle sormadan hiçbir şey yapmam, "Fotoğrafını çekebilir miyim?", "Seni öpebilir miyim?" gibi. Bu çocuklar da aynı şekilde saatlerce oynadıkları o çok cana yakın yetişkinleri değil kendi işine bakan beni tercih ederler, kendileriyle hiç durmadan ilgilenmek için fazla bireyci ve zamanıma düşkün olsam dahi.

  4. #334

    Üyelik tarihi
    May-2018
    Mesajlar
    98
    Konular
    0
    Alıntı Waneta Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Kadınlar kısmına katılıyorum. Benim şöyle bir fikrim var, 3+ kişiyle beraber birkaç köpek sevdiğimizde köpekler tarafından takip edilen mutlaka ben olurum, ki hayvanların üstüne düşen biri değilim. Bir insana nasıl ilgi gösteriyorsam hayvana da o şekil, çok ekstra bir şefkat yok, eşit; ancak bu daha değerli. Hayvanlar, gösterdiğim sevginin kendimi tatminden uzak olup evrensel bir nitelik taşıdığını hissediyordur; ya da aura temelli bir mânası yoksa eğer, hareketleri tanıyorlar. Yanımdakiler yemek verip beslese bile, kaç kişi olursak olalım bu böyle. Çocukları da severim ama kişi bazında bir yaklaşımım var. Biraz sohbet eder, öper, ilgilenirim; akabinde "Hadi işine bebeğim" der gibi serbest bırakırım. Ayrıca kesinlikle sormadan hiçbir şey yapmam, "Fotoğrafını çekebilir miyim?", "Seni öpebilir miyim?" gibi. Bu çocuklar da aynı şekilde saatlerce oynadıkları o çok cana yakın yetişkinleri değil kendi işine bakan beni tercih ederler, kendileriyle hiç durmadan ilgilenmek için fazla bireyci ve zamanıma düşkün olsam dahi.
    Biraz daha düşündüm, ben sanırım aurayı yok sayamayacağım bu konuda. İrade gücü de açıklayıcı olabilir.

    "Majikal güç elde etmek için irade gücünü kuvvetlendirmek gerekir. İrade ve arzu/istek karıştırılmasın, çünkü aynı şey değillerdir. Fazla irade kullanılamaz, dolayısıyla iki şeye birden iradenizi kullanmayınız ve bir şeyi irade ederken başka şey istemeyiniz.

    Örneğin:

    Belki de birisini yolda geçerken ona karşı bir çekiş veya cazibe hissedip tekrar görme isteğini duymuşunuzdur; sonra da dönüp baktığınızda onun da size dönüp baktığını fark etmişinizdir.

    Her ne kadar talimsiz olsa da irade gücü bunu gerçekleştirmiş olabilir. Ama siz irade konusunda talimli olarak tekrar yola çıkarsanız ve geçen birinin dönmesini iradenizle sağlamaya çalışırsanız başarısız olursunuz. Çünkü merakınızı tatmin etme arzusu irade gücünüzü zayıflatmıştır."

  5. #335

    Üyelik tarihi
    Ağu-2015
    Mesajlar
    1
    Konular
    0
    Şöyle yanıtlayabilirim sanırım. Hayır, hayvanlar söylediklerimizi anlamıyorlar. Ancak kast ettiğimizi anlıyorlar. Bunu söylediğimiz kelimenin anlamından değil, sesimizin tonundan ve karşıya yolladığımız enerji frekansından anlayabiliyorlar. Deneyebilirsin. Bir hayvana sevecen bir sesle "oğlum-kızım, canım" tarzı kelimeler söylediğinde sevinir, ve bunu çeşitli davranışlarla belli eder. Hadi kelimeleri değiştirelim ve aynı ses tonunda kötü sözler söyleyelim. Yine aynı tepkiyi verecektir.
    Hmm, bazı kelimelerin sürekli tekrarlanması sonucunda sesleri tanıma yetenekleri de var. Mesela canım kelimesinden gidelim yine. Canım dedikten sonra sürekli sevilen bir köpek yine canım dendiğinde sevileceğini düşünecektir. Buna klasik koşullanma yoluyla öğrenme deniyor. Normalde başı okşandığında sevinç göstergesi gösteren bir hayvan, "canım" kelimesinden sonra sevinç hareketleri sergiliyor.
    Ancak sanırım sorun dışarıda gördüğümüz herhangi bir hayvanla iletişime geçmemiz üzerineydi. Onda da ilk söylediğim gibi, ses tonun ve frekansınla anlaşıyorsun. Birbirleriyle anlaşmaları da bu şekilde. İyi bir dinleyicinin çalınan piyanodaki notaların acı mı , hüzün mü yoksa mutluluk mu barındırdığını anlaması gibi.

  6. #336

    Üyelik tarihi
    Ara-2012
    Mesajlar
    4.045
    Konular
    414
    Sözlü olarak böyle çocuk sever gibi sevince, bu ses tonuna olumlu tepki veriyorlar. Yani söylenen kelimenin ses frekansı her canlıda; 'kelimenin içeriği ne olursa olsun' farklı hislere sebep oluyor. İnsan 'canım' kelimesini çok farklı şekilde söyleyebilir. Tonlama, incelik, kalınlık, ses yüksekliği farklı tepkilere sebep oluyor. Bir kediye 'manyak, ruh hastası' diye hitap etseniz bile, söyleme şeklinize göre size; 'canım, cicim' dediğinizde verdiği tepkiyi verecektir.

  7. #337
    Rapit - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nis-2008
    Bulunduğu yer
    Anın içinde
    Mesajlar
    814
    Konular
    24
    10 yıldır dönüyor bu konu =)

    Muhabbet kuşuma sesleniyorum geliyor, kafese gir diyorum giriyor, parmağımla işaret ettiğim yere baksa beni anladığını düşüneceğim ama yok, bakmıyor. Ama kuşlarımın beni hissettiğini farkettim, paşamıza aldığımız yeni dişi kuşumuz pamuk ilk başta çok heyecanlıydı ama sonra benim duygu durumumun hayvanı rahatlatıp strese soktuğunu farkettim, sonra alıştırmak çok daha kolay oldu, ele gelmemesi gerekiyor ve korkması gerekirken sanki parmağıma çıkmaktan başka şansı olmadığını hissettiğini hissettim gibi bir şey oldu hayvan parmağıma çıktı derken sonra alıştı.

  8. #338
    Kont - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Eyl-2017
    Mesajlar
    71
    Konular
    5
    Daha önce açıklaması yapıldı mı bilmiyorum. Evet, çoğu hayvan söylediklerimizi (bire bir olmasa da, çünkü daha çok düşünce bazında bir iletişim gerçekleşiyor) anlıyor. En azından iletmek istediğimiz mesajı biliyorlar. Üst katlardaki bedeniniz o hayvanın, hatta hayvan olmak zorunda değil bitkinin, mineralin vs. üst katlarda bulunan bedeniyle iletişime geçiyor ve hayvanların boyut ve kat algıları sıradan bir insanınkine göre çok daha gelişmiş olduğundan sizin farkında olmadan kurduğunuz iletişimi onlar algılayıp cevap dahi veriyor. Bu türden bir iletişim her zaman standart konuşma şeklinde olmak zorunda değil bir vizyon, bir imge, bir his şeklinde olabilir.

  9. #339
    Kedim var,icimden telapstik yolla gozlerimi kapattigimda her sey diyebiliyorum acikcasi canim sikildikca konusuyorum severken kucagimdaysa baska yere bakiniyorsa aninde telepatik olarak komut veriyorum. Veyahut hayvanlarin algilari ve gorebildikleri farkinda oldugu seyler bizlerden kat ustun oldugu icin bir konuda ona danisiyorum. Ornegin,bugun guzel gececekse eger gozlerimin icinine bak diyorum,4 5 sn icerisunde bakiyor zaten ve o gunun gervekten mutlu ve guzel gectigini goruyorum. Tavsiyem,trlaptik olarak cidden icinizden konusun hissedin bunu cani gonlunuzden. Hayvan deyip gecmeyin,inanin anliyorlar ve sizden gercekleri oalcaklari da bilip qcikliyorlar


34 Sayfadan 34. İlkİlk ... 323334

Benzer Konular

  1. Hangi Dili Konuşmak İsterdiniz?
    Konuyu Açan: west, Forum: Anketler.
    Cevap: 219
    Son Mesaj : 18-Tem-2018, 13:23
  2. Artık Türkçe Konuşmak, Yazmak İstemiyorum!..
    Konuyu Açan: raskolnikov, Forum: Gündem.
    Cevap: 64
    Son Mesaj : 02-May-2009, 09:34
  3. Konuşmak , Görmek Değildir ; Maurice Blanchot
    Konuyu Açan: schizophrana, Forum: Not Defteri.
    Cevap: 1
    Son Mesaj : 16-Şub-2009, 22:32

Bu Konu İçin Etiketler