2 Sayfadan 1. 12 SonSon
Toplam 13 sonuçtan 1 ile 10 arasındakiler gösteriliyor.

Konu: Harpsichord

  1. #1
    cloud_above_myhead cloud_above_myhead isimli Üye şimdilik offline konumundadır
    -YASAKLI-

    Harpsichord


    harpsichord klavye gibi çalınan bir müzik enstrumanıdır. Bir tuşuna basıldığında, tele vurma şeklinde ses üretir. Daha dar bir bakış açısıyla, 'harpsichord' telleri klavyesine dikey doğrultuda olan geniş kanatlı enstruman sınıfındandır. Daha geniş kapsamlı olarak klavye ailesinin 17.yy a ait olanıdır.(virginals, muselar ve spinet)
    Çoklukla rönesans ve barok müziğinde kullanılmıştır. 18. yy da piyanonun yükselişi ile zamanla ortadan kalkmıştır. Fakat 20.yy da yeniden dirilmiş, eski müziklerin tarihsel niceliğini göstermede, komposizyonlarda ve popüler kültürde kullanılmıştır.

    Harpsichord muhtemelen ortaçağda icat edilmiştir. 1500 lerde yapımcıları İtalyada gergin olmayan telden hafif ağırlıklı enstrumanlar yapıyorlardı. Farklı bir yaklaşımı flemenklerce Ruckers ailesi tarafından yapılmıştır. Harpsichordlar ağır yapılı olup daha güçlü ve ayırt edilir tonlar üsretmede kullanılmıştır. Müziği aktarmada ilk çift klavyeli enstrumandır.






  2. #2
    fotonkedi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Tem-2008
    Bulunduğu yer
    harikalar diyarı
    Mesajlar
    4.187
    Konular
    133
    sesinden,görüntüsünden ve döneminden etkilendiğim harpsichord ...



    http://video.mail.ru/mail/galla-x-/1542/249.html



    teşekkürler cloud...

  3. #3
    Demian - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Haz-2008
    Bulunduğu yer
    Adana
    Mesajlar
    536
    Konular
    23
    Türkçe de ki adı ise ''Klavsen''dir.

  4. #4
    fotonkedi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Tem-2008
    Bulunduğu yer
    harikalar diyarı
    Mesajlar
    4.187
    Konular
    133
    daha çok şey ekleyeceğini ummuştum border...: /

  5. #5
    Demian - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Haz-2008
    Bulunduğu yer
    Adana
    Mesajlar
    536
    Konular
    23
    O halde al sana J.S. Bach'ın 4 Klavsen için yazılmış konçertosu: BWV 1065 Nr1

    http://www.yasaktube.net/6joYkUgmjJw...65-Part-1.html#

    Ha bir de ben Klavsenin piyano gibi çekiçlerin tellere vurması prensebiyle ses verdiğiğini sanırdım; fakat durum tam tersiymiş teller bir tür mızrapla geri çekilmek suretiyle o olağanüstü harika tınıyı veriyormuş.
    Ayrıca eklediğin video da harika; bunun için ayrıca teşekkürler!

  6. #6
    fotonkedi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Tem-2008
    Bulunduğu yer
    harikalar diyarı
    Mesajlar
    4.187
    Konular
    133
    sağol da videonun yanında görünmüyor herhalde ilk koyduğum link senin yolladığın konçertonun bach resimlisi
    he bir de bilgi olarak eklersen ilerde sevinirim...

  7. #7
    Demian - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Haz-2008
    Bulunduğu yer
    Adana
    Mesajlar
    536
    Konular
    23
    Bilgi olarak zaten eklememiştim. Sadece 4 Klavsen ve 4 keman tarafından seslendirilen eserin video linkini vermiştim; o da linke tıklayınca direkt açılıyor zaten.
    Aşağıya eklediğim bilgi umarım yeterince aydınlatıcı olur; Buyrun:

    Daha yüksek ses ihtiyacı, spinetlerin, kanat şekilli daha geniş yapılara evrimleşmeleri sonucunu doğurdu. Birbirine benzeyen virjinal ve spinet, gelişerek, İngilizce’de harpsichord, Fransızca’da clavecin, Almanca ve İtalyanca’da cembalo ya da clavicembalo diye adlandırılan çalgıya dönüşmüştür.

    Klavsenin sahip olduğu geniş ses tahtası, tellerin daha uzun olmalarına olanak tanımıştı. Bu şekilde elde edilen yüksek volümün yanı sıra, çalgı üreticilerinin üstünde denemeler yapabilecekleri bir ortama da ka-vuşulmuştu. Uzun teller, volümü arttırıyorlardı, ancak, sesin daha metalik çıkmasına da yol açıyorlardı; bu da, ilk dönemlerde, biraz kulak tırmalıyordu. Orkestrayla çalınırken gözardı edilse de bu metalik ses rengi, solo çalarken dinleyenleri tatmin etmekten uzaktı. Bu sorunu çözmek için üreticiler, farklı düzeneklerin kullanıldığı çalgılar ürettiler; bunlara, elle komuta edilen düğmeler (stoplar) ve sayıları yirmi beşi bulan pedallar taktılar.

    15. yy.da klavsen, deneysel gelişimini tamamlamış ve genel kullanıma sunulmuştu. 1440 yılında Burgundian Sarayı astronomu Henri Arnault de Zwolte, geniş bir clavicymbalum (klavsen) diyagramı çizmişti. Arnault, şekli açıklarken, telleri, kuş tüyünden yapılan mızrapların çektiğini yazmıştı. 1500’lü yıllarda ikinci tel seti ve 1579’da da, bir üst oktavdan tınlayan üçüncü tel seti eklenmişti. 17. yy.da, dönemin en gözde çalgısı olan lavta ile rekabet edebilecek durumdaydı. Takip eden yıllarda, Avrupa’nın en popüler çalgısı oldu ve besteleme tekniklerini derinden etkiledi. Fransa’da Chambonniéres ve Louis Couperin gibi bu çalgıya odaklanmış besteciler, kendilerini takip eden Jean-Philippe Rameau ve François Couperin ile birlikte, ünlü Fransız Klavsen Okulu’nu oluşturdular. Çalgı, Almanya’da Bach ailesini ve İspanya’da da, İtalyan besteci Scarlatti’yi derinden etkiledi.

    Klavsenin gelişmesi ve popülerlik kazanmasında önemli kilometre taşlarından birisi, Antwerp’li Ruckers ailesiydi. Ailenin ilk usta klavsen üreticisi olan Hans Ruckers, 1579 yılında üretime başladı ve firma, yaklaşık yüz yıl varlığını sürdürdü. Ruckers ailesi, o güne kadar nadiren kullanılan mekanik ses değiştirici düzenekleri ve elle kullanılan stopları, neredeyse standart hale getirmişti. Sonraki üreticiler, klasik Ruckers modellerini örnek alarak üretimlerini geliştirdiler.




    Klavsenin sesi temiz ve parlaktı; çalındığında, sanki bir grup gitar çalınıyormuş gibi bir hava yaratıyordu. Çalan kimsenin parmağının tuşa basış kuvveti, sesin volümünü etkileyememekteydi. Tuşa güçlü ya da ha-fif basılması, mızrabın, teli çekme hareketinde değişiklik yaratmasına yol açmıyordu. Tuşa çok hafif basıldığında, mızrabın, çekme hareketini yapamaması riski vardı. Net bir sese ve yüksek volüme rağmen klavsende, ses miktarını ayarlama konusunda esneklik yoktu.

    Özellikle solo çalarken, klavsenin dinamik farklılıklar yaratabilme kapasitesine ihtiyaç duyuluyordu. Bu nedenle, iki, üç ve hatta dört set halinde, birbirinin üstüne dizilmiş tellere sahip klavsenler üretilmişti. Bu sonradan eklenen tel setlerini kontrol etmek için her bir tuşa, fazladan kaldıraçlar eklenmişti. Ekstra teller, orijinal tel uzunluğunun iki katına ya da yarısına sahiptiler; bu şekilde ana sesin bir oktav üstünden ya da altından tınlamaları mümkün oluyordu. Çalgının ön yüzünde bulunan düğme benzeri stoplar, hangi kaldıraç setinin kullanılacağını kontrol ediyorlardı. Stopları farklı şekillerde kullanarak, farklı tel setleri aktive ediliyor, bu da, çalarken, belirli sınırlar içerisinde renkli dinamik etkilere ulaşılmasını sağlıyordu. Büyük ölçekli bir çalgıda stoplar, bir tuşun, üst ya da alt oktavlarda, hatta bazen, daha aralıklı oktavlarda, iki ünison sesi çıkartmasına yarıyorlardı. Tüm bu çeşitlilik, çift klavyeyi zorunlu hale getiriyordu.

    Stopları çekmek ya da itmek, çalarken zaman kaybına ve istenmeyen bir fiziksel efora neden oluyordu ki, bu yüzden, eserin yapısal olarak birbirinden ayrılabilen kısımları dışında (füg bölümleri, rondo kupleleri vb) bunları kullanmak mümkün olamıyordu. Ton kalitesindeki ya da volümündeki değişiklikler, “teraslanarak”, keskin biçimlerde yapılıyor,ani çıkıntılı, eğik ya da inişli – çıkışlı yapılamıyordu. En gözde dinamik efekt, birbirini tekrar eden aynı iki kısa cümlede, birincinin kuvvetli, ikincinin hafif çalınmasıydı.





    1700’lü yılların sonuna gelindiğinde klavsen, pianoforte karşısında popülerliğini yitirmeye başladı; bunun en önemli nedeni, klavsene sürekli uygulanan teknik gelişmelere rağmen, çalgının, piyano ya da klavikordun sunduğu “ifadeli çalma” özelliğinden yoksun olmasıdır.

  8. #8
    Demian - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Haz-2008
    Bulunduğu yer
    Adana
    Mesajlar
    536
    Konular
    23






    Bu resim ekranınıza sığabilmesi için küçültülmüştür. Bu alana tıklayarak büyük resimi görebilirsiniz. Orjinal resimin boyutları 2592x1944 ve büyüklüğü 964KB.



    Bu resim ekranınıza sığabilmesi için küçültülmüştür. Bu alana tıklayarak büyük resimi görebilirsiniz. Orjinal resimin boyutları 768x576 ve büyüklüğü 98KB.



    Bu resim ekranınıza sığabilmesi için küçültülmüştür. Bu alana tıklayarak büyük resimi görebilirsiniz. Orjinal resimin boyutları 504x445 ve büyüklüğü 27KB.

  9. #9

    Üyelik tarihi
    Eyl-2009
    Bulunduğu yer
    Antalya
    Mesajlar
    551
    Konular
    0
    hoş bi alet

    saol paylaştığın için

  10. #10
    fotonkedi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Tem-2008
    Bulunduğu yer
    harikalar diyarı
    Mesajlar
    4.187
    Konular
    133
    bord;
    sanırım demekistediğimi anlatamadım
    benim verdiğim 2 link var. biri videolu ,diğeri videonun üstünde yer alan linkten açılan. senin verdiğin linktekinin aynısı... sanırım şimdi daha anlaşılır oldu


2 Sayfadan 1. 12 SonSon