Toplam 7 sonuçtan 1 ile 7 arasındakiler gösteriliyor.

Konu: Grips Tiyatrosu..

  1. #1
    Grips Tiyatrosu.. pithc - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Ara-2006
    Bulunduğu yer
    klan savaşlarında...:)
    Mesajlar
    3.469
    Konular
    238

    Grips Tiyatrosu..


    NJA TUCKERMANN ALMANYA’DAKİ GERÇEKÇİ ÇOCUK TİYATROSUNU, ÖZELLİKLE DE GRİPS TİYATROSU’NU ANLATIYOR:

    Çevirmen: Kadir Çevik
    20 Kasım 2003 / Alman Kültür Merkezi, Ankara

    “Almanya’da çocuk tiyatrosu fenomenleri Türkiye örneğine benziyor: Diş macunu firmasının sponsorluğunda, diş fırçalamanın yararlarını işleyen çocuk oyunları yapılması gibi. Öğretmenler ve tiyatrocular arasında gerilim orada da var: Öğretmenler tiyatroya öğrenci götürmektense, toplulukların ayaklarına gelmesini istiyorlar. Ve Türkiye’de “Çanta Tiyatrosu? diye tanımlanan tek kişilik gezici tiyatro benzerleri Almanya’da da var.

    Türkiye örneğinden farklı olarak, tiyatro temsillerinin -çocuk oyunları da dahil olmak üzere- çok önem kazandığı belli bir dönem var: Noel’e doğru geri sayımın yapıldığı yılın son dört haftası. Öyle ki bazı tiyatrolar sadece bu dönem için çalışıp tüm enerjilerini buna yönlendiriyorlar. Çünkü bir çok tiyatro için bu dönem, finanssal girdi açısından en önemli fırsat zamanı. Bunun sebebi, Noel’de tiyatroya gitmenin kutlama ve anmanın bir parçası olması.

    Fakat ’68 kuşağı direnişleri bunları değiştirdi. O günlerin genç öğrencileri aileleriyle hesaplaştılar ve kendilerine söylenmeyen, suskunlukla geçiştirilen gerçekleri ısrarla sormaya başladılar. Örneğin Nazi dönemini yaşayan aileler, çocuklarından o günlerde nasıl tavır aldıklarını açıklamaktan kaçınamaz oldular. Ders kitaplarında o döneme ilişkin yeterli bilgi yoktu ve gençler bu boşluğu sorular sorarak-yanıtlar alarak kapatmaya çalıştılar. Ve bu başkaldırı gitgide bütün topluma yayıldı . Kurallar kırılmaya başlandı.

    Okullar kız ve erkek okulları olarak ayrıyken, 1969’da birleştirildiler. Ve 1970’te çocuk yazınında büyük bir adım atıldı. Bir kitap yayımlandı. Adı, “Hayır Kitabı?. Bu, bir öykü derlemesiydi ve öykülerin hepsi çocukların “hayır? demesi üzerine kuruluydu. Genel eğitim anlayışı “uslu olun? iletisini dayatarak çocukları baskı altında tutarken, bu kitapla çocuklar, akıllarına yatmayan şeylere “hayır? diyebileceklerini öğrendiler. İlk defa olarak hayat gerçekleri ortaya kondu ve bu, çocuklara farklı bir perspektif kazandırdı. Üç-dört yıl içinde her şey değişti.

    Ardından Grips Tiyatrosu geldi. Başlangıçta yetişkinler için politik kabare yapıyordu. Çünkü sanatçılar önce kendilerini değiştirmenin yolunu arıyorlardı. Grips Tiyatrosu’nun ilk çocuk oyunu Stokkerlok und Millipilli oldu.Bu oyunda hemen her adımda karşımıza çıkan ve durmadan nelerin yasak olduğunu bildiren tabelaların söylediğinin tam tersini yapan Millipilli adlı küçük bir kız vardı. Bir de çocukları bir yerden bir yere taşıyan fakat yasak koyanlarca treni parçalanan Stokkerlok adlı bir makinist vardı. İkisi de yasaklara karşı koyuyor; ardından bir araya gelerek parçalanan treni yeniden yapıyorlardı. Devlet büyükleri “nasıl olsa yapamazlar? diye rahatça izin vermişlerdi bu işbirliğine ama çocuklar trenin bütün parçalarını bir araya getirmeyi başarmışlardı. Oyun, hükmeden figürün öfkesiyle ve çocukların istediği finalle sonlanıyordu.
    Zaman içinde Grips Tiyatrosu ikiye bölündü. Bir grup “Grips? olarak devam ederken, diğeri “Rote Grütze? (Kırmızı Dağ Çileği) adını aldı. İlginç olan, bu iki ismin de Alman dilinde aynı zamanda “beyin?e, “akıl?a karşılık geliyor olması. Farkları; Grips’in toplumsal problemleri sahneye taşımak istemesi; Rote Grütze’nin ise içsel problemlerin dışavurumuna öncelik vermesiydi.

    Rote Grütze, cinsellik, taciz edilme gibi “bu konuda konuşmaz insan? denen ne varsa sahneye taşıdı. Hep bomboş bir sahnede oynadılar. Bir oyunları “doğum? üzerineydi. Sahnenin ortasında devasa bir kadın figürü vardı. Çıplaktı. Bu kuklaya tırmanan ve içine giren çocuklar, içi kapkaranlık, korkutucu olan kukladan baş üstü girebilecekleri bir geçitten geçerek çıkabiliyorlardı. Bu dar geçit bir kaydırağa bağlanıyordu ve çocuklar kuklanın içinden kayarak çıktıklarında adeta doğmuş oluyorlardı.

    Aynı dönemde Grips grubunun yaptığı oyun ise “Die Mugnogkinder? (Mugnog Çocukları) adlı, yine uydurma isimli bir oyundu. Oyunda iki çocuk ve Mugnog adını verdikleri küçük tahta bir sandık vardı. Çocuklar yasaklı olan şeyleri yaptıklarında sorumluluğu sandığa, Mugnog’a yüklüyor, kendilerini sandıkla savunuyorlardı. Yasaklanan her şeye böyle karşı koydular. Bunun üzerine yetişkinler Mugnog’ a karşı kampanya başlattılar. Polisler, generaller geldi sahneye. General silahıyla sandığı parçaladığında, çocuklar şöyle dediler: “Siz aptal mısınız? O, sadece bir sandık!. Asıl Mugnog o!? Bu kez bir soba borusunu gösteriyorlardı.

    Grips Tiyatrosu’nun otoriteye karşı bu tavrı, onu devletle karşı karşıya getirdi. Fakat etki bir kez başlamıştı. Pek çok ebeveyn çocuklarını devlet yuvalarından alıp kendi inisiyatifleri ile kurdukları özel yuvalara yerleştiriyor, çocuklarının özgürlükçü fikirlerle büyümesini sağlamaya çalışıyorlardı.

    Grips Tiyatrosu zaman içinde absürd olan’ı kaybetti, gittikçe gerçekçi olan’a kaydı ve katılaştı. Bu, tiyatronun zorlanmasıydı aynı zamanda. Örneğin sahnede bir tas çorba içildiğini gören çocuk seyirciler, oyunun sonunda gidip tasa baktıklarında dibinde çorba değil su görünce “neden? diyorlardı.

    Rote Grütze topluluğu da zaman içinde çözüldü ama 2002’de yeniden kuruldu.

    Her iki topluluğun yayınevleri, aynı. Rote Grütze’nin metinleri daha çok oynanırken, Almanya dışında en çok yayınlanan oyunlar Grips’inkiler. Çünkü Grips metinleri iyi kurulu oyunlar. Ve karakterden çok tiplemelere yer veriliyor.

    Her iki topluluk da çocuklara çok yakın.
    Her ikisi de çocuklara ümit veriyor.

    Şimdilerde bir de Theater Strahl (Işık Tiyatrosu) var. Adı geçen bu üç topluluk kendi aralarında oyuncu değiş-tokuşu yapabiliyor. “

    Grips Tiyatrosu çocuk oyunlarını nasıl bölümlüyor?
    Bölümleme, 5 yaş ve üstü, 13 yaş üstü, 16 yaş ve üstü gibi. Bölümlemede alt sınır var ama üst sınır yok.

    Oyunculuk nasıl?
    Çocuk rollerini kendileri oynuyorlar. Fakat çocukları klişe biçimde taklit etmiyorlar. Örneğin 45 yaşındaki bir oyuncu 7 yaşındaki çocuk rolüne çıkmıştı, benim oyunum “Asra?da. Esas önemli olan, temel eylemin, çatışmaların hayata geçirilmesi. Çocuğun çocuk oyuncu tarafından oynanıp oynanmaması o kadar önemli değil. Çünkü tiyatronun konvansiyonu çocuklar için de geçerli. Ve bana göre, çocuklara seslenebilmek için sanki bir çocuğu anıştırıyormuş gibi?ses değiştirmek? korkunç bir şey. Buna Gripsçiler -alay ederek- “kindelt? diyor. “Çocukça?, “çocukmuş gibi yapma? anlamında.

    Ve Grips oyunlarında oyun kişisi olarak hayvanlar yer almıyor.

    Burada, Dietrich Leimann’ın otuz yıldan beri söylediği bir şeye gönderme yapmak istiyorum: “Çocuklar nerede duruyorsa, orada durmamız lazım.? Bugün politikacıların da kendilerin göre değiştirerek çok kullandığı bu sözün orijinali bu. “

    Prova dönemi?
    Grips, her zaman ele aldığı konuların uzmanına gidiyor. Okul pedagoglarından, mültecilere yardım yapan kuruluşlara kadar. Genel provalarda bir okul sınıfı mutlaka bulunuyor. Oyun, bu çocuklardan gelen tepkiler doğrultusunda genel provada sınanıyor. Prova süresi 2 ay. Çalışmalar yoğun ve detaylı.

    Grips oyunlarında müzik, dans, efekt kullanılıyor mu?
    Oyunlar genellikle müzikli. Grubun kendine ait bir müzik grubu var. Her oyuna ayrı müzik yapılıyor. Dans, efekt, yadırgatma,... hepsi var. Ve sahne sonlarında “black out? yapıyorlar. Çocuklar bu arada alkışlıyorlar genellikle.

    Benim oyunum sahnelenirken (“Asra?) buna karşı çıkmak istedim. Ama sonra onlara hak verdim. Konu, beş yüz çocuğu zapt etmek meselesi! Çocuklar öyle pek uslu değil zaten. Yemeğinin yarısını yiyip, kalanını sahneye fırlatan çocuklar var. “

    Eleştirmenler Grips Tiyatrosu’nu nasıl değerlendiriyor?
    Bazı eleştirmenler Grips oyunlarından öyle etkileniyorlar ki, seyrederken ağlıyorlar. Eve gidip eleştiri yazılarını kaleme almaya oturduklarında, sanki ağlamış olduklarına sinirlenip, oyun hakkında olumsuz yorumlarda bulunuyorlar.

    Sizin Grips Tiyatrosu ile işbirliğiniz nasıl başladı?
    Topluluk olarak tıkandıkları bir noktada, ilk kez dışardan oyun yazarı aradılar. Çünkü Grips’in şöyle bir âdeti var: Kararlar hep birlikte alınıyor. Yazarlar, yönetmenler, oyuncular, müzisyenler, ışıkçılar, dekorcular, kostümcüler,...hepsi söz ve oy sahibi. Otuz yıllık bir tiyatroda zaman içinde fraksiyonlar, klikler oluşmuştu ve bir dönem geldi ki Grips kendi içinde bir şey yapamayacağını gördü. O zaman dışardan insanlara başvurdular. Aradıkları yazarlardan biri de bendim.
    Hangi oyuncularla, nasıl bir tema üzerine çalışacağımı bilerek başladım. Oyuncuların ikisi Bosnalıydı. Almancaları çok iyi değildi. Önce, oyunculardan kendi öykülerini dinledim. Mültecilerin yaşamına onlarla birlikte baktım, birlikte mülteci kampına gittik örneğin. En sonunda ben de kendi öykümü yazdım. Bu, Bosnalı küçük bir
    kızın, adını Asra koyduğum bir kızın öyküsüydü.

    Çocuklar arasındaki arkadaşlık, oyunun iç evrenini oluşturuyordu. Mültecilerin mekanına gizlice giren Alman çocuklar, önce Bosnalı çocuklarla, sonra aileleriyle tanışıyorlardı. Oyunun dış evrenini ise benim politik tavrım oluşturuyordu; mültecilerin durumuna ilişkin olarak.

    Alman çocuklar için böyle bir oyun, ilk kez tanık oldukları, yeni bir şeydi. Oyunun temsil edilmeye başlamasından bir hafta sonra çocuklar, “çocuklar savaşa dahil olmak zorunda mı?? diye sormaya başlamışlardı.

    Oyunu iki dilde yazdım: Almanca ve Boşnakça. Örneğin diyaloglarda anne almanca, baba Boşnakça konuşuyordu. Böylece Alman seyirciler de Bosnalı seyirciler de hiçbir şeyi kaçırmadan her şeyi anlayabiliyorlardı.

    Almanya’da çocuk tiyatrosunda son durum nedir?
    “Duvar yıkılmadan önce, Doğu Alman masalları vardı. Anlatılan bir çok şeyi ancak satır aralarında anlamak mümkündü. Ve bir çok oyun Doğu Almanya’da yasaktı. Duvarın yıkılmasından sonra aileler çocuklarını yuvalara vermeye başladılar, çalışma zorunluluklarından ötürü. Bu yuvalarda çocuklara hep masal anlatıldığı için çocuk sanatında masal fenomeni bu dalgayla yeniden canlandı.

    Ve son Berlin Tiyatro Festivali’nde çocuklar için hemen hemen hiçbir şey olmadığını gördük. 16 yaş ve üzeri için gençlik oyunları çokçaydı ama çocuk tiyatrosu yeterince yer almadı festivalde. Bu, tiyatro yapan insanların yeni tercihlerinin sonucu olarak böyle oldu. Onlar “artık sanat yapmak istiyoruz? diyorlar. Bu nedenle çocuk tiyatroları çok azaldı. Gençlik ve yetişkin oyunları ise çok fazla. İnsanlar, resimli kitaplar alıp, bunları oyunlaştırmaya çalışıyorlar artık. Oyun metni çok az çünkü.

    Oysa 1970’li yıllar çok farklıydı. Çocuğa ilişkin her problem üzerine kaynak vardı. Örneğin, çocuğun yumurtaya alerjisi varsa, “yumurtaya alerji konusu?na ilişkin bir kitap muhakkak vardı. “


    alıntıdır...





  2. #2

    Üyelik tarihi
    Ara-2007
    Mesajlar
    38
    Konular
    0
    Amaniiin!Tam benlikAma Simdi okucak ve yorumlayacak kadar vaktim yok,kacmam lazım.Yarın sendeyim Pithc!Sana ve herkese; İİ bayramlar,ii geceler!!!

  3. #3
    Grips Tiyatrosu.. pithc - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Ara-2006
    Bulunduğu yer
    klan savaşlarında...:)
    Mesajlar
    3.469
    Konular
    238
    Konu pithc tarafından (14-Oca-2008 Saat 00:20 ) değiştirilmiştir. Sebep: yok ki!!!

  4. #4
    birunsatan birunsatan isimli Üye şimdilik offline konumundadır
    -YASAKLI-
    gece okuyucam, değerlendircem, başını ağrıtıcam ama şimdi netten çıkmam lazım... gece bittin sen pithc abiiiiii....
    --------------------
    aslında okurken aklıma, küba ve vietnam'da devrimcilerin yaptığı gerilla tiyatrosu aklıma geldi. İlk doğuş zamanalrında tamamen doğaçlama ve halk katılımı ile oynan oyunlar daha sonraları sahnelere taşınınca ya da diğer bir deyimle, kurumsallaşmaya başlayınca çözülüp dağılmıştı. grips tiyatrosununda akibeti biraz ona benzemiş, çocuk tiyatrosu olarak doğan ama temeline çocukalrı alıp bir muhalefet tiyatrosu olarak gelişen bir tiyatro gitgide kurumsallaşarak en sonunda dağılma dönemine girmiş. Aslında, güzel olan şu, klasik tiyatro anlayışının dışındaki bütün akımlar her şekilde daha iyi ve halka daha yakın oluyorlar. Salon tiyatrosuna geçtikleri vakit ise çözülmeye başlıyorlar...
    Konu birunsatan tarafından (14-Oca-2008 Saat 02:28 ) değiştirilmiştir. Sebep: Ardarda Atılan Mesajlar Birleştirildi

  5. #5
    Grips Tiyatrosu.. pithc - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Ara-2006
    Bulunduğu yer
    klan savaşlarında...:)
    Mesajlar
    3.469
    Konular
    238
    evet birun nedense tiyatro akımları kurumsallasmadan önce gercekten tiyatro yapılıyormus sonra sahneye gecince belli bi sure sonra dagılıyor ve dogaclama oynanan oyunlar tekst haline getiriliyor bu ne kadar iyi ne kadar kötü bilemiyorum...

    grips tiyatrosunu ayıran tek sey biri cocuk amaclı digeri ise halk için yapılması......bana göre gunumuzde tek dogaclama tiyatrosu tiyatro sporu kaldı onunda içerigi gulmek...tsk birun...

  6. #6
    birunsatan birunsatan isimli Üye şimdilik offline konumundadır
    -YASAKLI-
    ilginç olan bi nokta da, tiyatro dporu olarak adlandıran akımın, politik tiyatronun 60'lı yıllarda ortaya çıkan doğaçlam tarzından etkilendiğidir. Çünkü, gerek grips tiyatrosu, gerekse de politik tiyatrolar, doğaçlamayı bir tarz olarak tiyatro dinyasına kabul ettirebilmişlerdir...

  7. #7
    Grips Tiyatrosu.. pithc - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Ara-2006
    Bulunduğu yer
    klan savaşlarında...:)
    Mesajlar
    3.469
    Konular
    238
    Grips Tiyatrosu:

    Berlin’de yalnızca kendi ürünlerini oynayan, örnek nitelikte çocuk ve gençlik tiyatrosu. Oyunları 21 dilde oynanmış, bir çok profesyonel tiyatroca 300’den çok ele alınmış olan ve yurt içi ve yurt dışı turneler de yapan Grips Theater, önce 1966’da gerçekçi ve bağımsız bir çocuk tiyatrosu olarak, çocukların gündelik toplumsal yaşam sorunlarına yönelik olaylara çocukların gözünden bakan oyunlarıyla öne çıkmış; 1971’de ise, Reichskabarett’nin dağılmasıyla 1972’de varlığını kazanmıştır. Berlin Senatosu’ndan ödenekli olan Grips Theater, kolektiv bir tiyatro çalışmasıyla etkinliklerini yürütmekte; bütün toplulukça yapılan tartışmalar sonunda oyun yazmaya geçilmekte, oyun yazarı oyunun işleniş sürecinde yer alarak oyunu toplulukla birlikte geliştirip biçimlendirmektedir. Grips Theater’ın genellikle 200’den çok temsil yapan oyunları şöyle örneklendirilebilir: Klasik “iyi” çocuk kişisine dayanmadan okul aksaklıklarını ele alan ve sonunda pedagogların okullarda eğitim sistemi üstüne rapor yazmalarına yol açan Doof Bleibt Doof (1973, Budalalık budalalık olarak kalır); evde televizyonun bozulması sonunda çocuklarıyla ilgilenmek zorunda kalan bir aileyi veren Ruhe İm Karton (1973, Karton içinde Huzur); yabancı düşmanlığının nasıl topluma yerleştirildiğini ve dayanışma yoluyla nasıl tersine çevrilebildiğini gösteren Ein Fest für Papadakis (1973, Papadakis için Şenlik): sanayi işçilerinin dünyası üstüne bir mesel olan Ruckzuck Maschine (1974, Kartbasma Makinası). 1974’te kendi alan tiyatro yapısına geçen Grips Theater. 1975’ten sonra yalnızca çocuklar için değil, ama gençler için de tiyatro yapmaya başlamıştır: Grips Theater’ın Latin Amerika’daki bir “muz cumhuriyeti” nde oyunlar oynayışını ve çok uluslu bir kuruluş tarafından bastırılmasını veren Banana (1979, Muz), sanayi artıkları yüzünden çevre kirlenmesini bir öğretici oyun içinde kabere-revü tarzında işleyen Wasser im Eimer (1977, Kovadaki Su); gençlerin beklentilerini, özlemlerini, düşlerini ve kendilerini kandırmalarını ele alan Die Schöste Zeit im Leben (1978, Hayatın En İyi Zamanları).


    Kaynak : Tiyatro Ansiklopedisi; Aziz Çalışlar


Benzer Konular

  1. Radyo Tiyatrosu...
    Konuyu Açan: pithc, Forum: Kuram.
    Cevap: 1
    Son Mesaj : 30-Tem-2016, 22:27
  2. Kabare Tiyatrosu...
    Konuyu Açan: pithc, Forum: Kuram.
    Cevap: 4
    Son Mesaj : 25-Mar-2008, 23:17
  3. Shakespeare Tiyatrosu....
    Konuyu Açan: birunsatan, Forum: Kuram.
    Cevap: 3
    Son Mesaj : 01-Şub-2008, 18:51
  4. Geleneksel Türk Tiyatrosu
    Konuyu Açan: Rimmon-ex, Forum: Kuram.
    Cevap: 3
    Son Mesaj : 01-Şub-2008, 15:49
  5. Arama Tiyatrosu
    Konuyu Açan: Rimmon-ex, Forum: Tiyatro ve Sahne Sanatları.
    Cevap: 1
    Son Mesaj : 12-Şub-2007, 21:44