51 Sayfadan 1. 123 ... SonSon
Toplam 507 sonuçtan 1 ile 10 arasındakiler gösteriliyor.

Konu: -Gnoxis Diyarı-

  1. #1
    PiaA - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mar-2016
    Bulunduğu yer
    Kadıköy
    Mesajlar
    3.354
    Konular
    16

    -Gnoxis Diyarı-


    ÖN SÖZ
    Bu çatı altında ortaya çıkacak olan hikaye, Gnoxis sitesinin gerçek kahramanları ve karakterlerinin,fantastik bir konuya uyarlanmasıyla şekillenecektir.Diyardan diyara maceradan maceraya atlayacak olan bu serüvende elbette hayal gücü sınırları zorlanacak, 'lotr' müzikler havada uçuşacaktır. Şimdiden bu serüvene, varlığınızın kattığı heyecan ve bilinmezlik için teşekkür ederim.Tek anlatıcı olarak ben olacağım fakat elbette tavsiye yorumlarınız benim için çok önemli olacaktır.Parçalar halinde devam edecek ve tamamlanması bir hayli sürecek olan bu hikayeye karşı sabrınız ve anlayışınız içinde şimdiden minnettar olduğumu söylemek isterim.
    Hikayenin gelişim sürecene bağlı olarak karakterler çeşitli eylemlerde,savaşlarda vs. yer alacaktır.Tamamen benim kurgum ve mantalitem olacağından lütfen isimler haricinde ki diğer hususları fazla dikkate almayınız.Hikaye içerisinde değişecek olan isimleri ekstra olarak karakterler bölümünde, forumda ki isimlerini yazacağım.Bu durumdan rahatsızlık hisseden olduğunda hemen durumu düzelteceğim.
    Hikaye konu bakımından ortaçağ zamanlarında, büyünün, sihrin ve savaşların oldukça yoğun yaşanacağı bir ortamda geçecektir.
    Tüm bu unsurlar söz konusuyken kendi düzenini ve hükümdarlığını sıfırdan kurmaya çalışacak olan kahramanımızın , ilerlediği yolda başından geçecek olan maceraları hikayede işleyeceğim.

    ---Umarım beğenirsiniz





  2. #2

    Üyelik tarihi
    Şub-2014
    Mesajlar
    1.181
    Konular
    41
    merak ettim.........

  3. #3
    DenizFeneri - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Kas-2015
    Mesajlar
    1.709
    Konular
    18
    Şimdi hepimizi ortaçağın büyülü dünyasına uyarlayacaksın yani?

    İlginç bir proje.

  4. #4
    Proposer - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Kas-2013
    Bulunduğu yer
    İstanbul
    Mesajlar
    111
    Konular
    0
    Kimleri nerelere koyucaksın merak ettim doğrusu

  5. #5
    PiaA - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mar-2016
    Bulunduğu yer
    Kadıköy
    Mesajlar
    3.354
    Konular
    16
    BÖLÜM 1 SIRADANLIĞIN SON GÜNÜ
    Karakterler:
    George Karelias-PiaA
    Boreadlar-Reincarnated
    Cubido-Sidar
    Sirius-Sirius zaten


    Ahşap, derme çatma evin içi , ormandan toplanmış taşlar , çiçekler ve otlarla doluydu.Şömine de kaynayan bakır kabın içine bir kaç tane kahve çekirdeği atılmış, kokusu tüm evi sarmıştı.Zaten bir hayli küçük olan evin bir köşesini oldukça rahatsız görünen bir yer yatağı kaplıyordu.Duvara asılmış bir kaç tane kap çanak , oldukça eskimis ve yıpranmış görünüyorlar...

    Ev sahibi pencereden dışarıya ifadesiz bir suratla uzun bir süredir bakıyordu, ellerini arkasında kavuşturmuş bu adam normalden biraz uzun biraz da sıska görünüyordu.Saçları beline kadar uzanıyor ve dalga dalga tüm sırtını kaplıyordu gür sakalları özensiz saçlarına karışmıştı.Gözlerinde karşısındakinin kalbini yok yere korkuyla dolduracak kadar derin bir bakış yer edinmiş , dudakları ise derisi yeni değişmiş gibi parlak ve dikkat çekiciydi.Gözlerinin biri gökyüzü kadar kurşuni bir gri diğeri ise bal rengiydi.Sıska olmasına rağmen hayli kudretli görünen bu adamın adı George KARELİAS.
    George dışarıda ki sıradan manzarayı izliyordu, cadı olduğu öne sürülen genç bir kadın direğe bağlanmış ve canlı canlı yakılmıştı ve yeni başlayan yağmur geride sadece küller ve kemikler bırakmıştı.Yağmur yanık et kokusunu havadan silene kadar bekledi George ve ağır bir hareketle pencereyi aralayıp kendi yaptığı piposunu yine kendi yaptığı kibritle ateşleyip ciğerlerini dumanla doldurdu.
    dark.jpg

    George tam içeri girip yatağına uzanmaya karar verdiğinde köyün girişinde beliren birini gördü , sis her yanı kapladığından gözlerini iyice kıstı ve at üzerinde köye giren kukuletalı iki büklüm birini gördü.Atın iki yanı heybelerle doluydu, bir tüccar olduğunu düşünerek dışarı çıktı George ve yabancıya doğru yürümeye başladı.
    -Kimsin sen yabancı ?
    (George un sesi oldukça dingin ve bir o kadarda hırçın bir tondaydı , yabancı yağmurdan sırılsıklam olmuş haldeydi ve gözleri hariç yüzü tamamen sarılıydı.George iyice yaklaştığında yabancının etkileyici turkuaz gözlerini gördü.)
    ---Merhaba köylü adam,köyünüzden sadece geçiyorum ve durmaya da hiç niyetim yok ardımdaki kötülüklerden olabildiğince uzaklaşıp evime gitmeyi istiyorum.
    -Sanırım tüccarsınız bir kaç şeye ihtiyacım var ayrıca buralardaki tek kötülük cadılardır ve onlardan korkmanıza gerek yok sizin gibi tüccarlara zarar vermezler.
    ---Ne kadar da safsın evlat, demek tek kötülük cadılar öyle mi ? Eğer benim gördüklerimi görebilseydin cadıları severdin.
    (Yabancı hızla atından atlayıp George a yaklaşırken George elini kılıcına götürmüştü bile.Yabancı iyice yaklaşıp George un gözlerine inanılmaz bir dikkatle bakmaya başladı.George şaşırmıştı çünkü gözlerine bu kadar uzun süre bakabilen hiç olmamıştı.)
    -Ne diye öyle bakıyorsun ihtiyar bela istemiyorum!
    ---Sakin ol evlat , adım Boreadlar.Gözlerinin rengi neden böyle yaralandın mı ?
    -Hayır ihtiyar doğuştan neden soruyorsun ?
    ---Kendi hakkında hiçbir şey bilmiyorsun evlat, cahil ve aptalsın ancak kehanet sanırım senden bahsediyordu.Yıllarca seni arayıp durdum.
    -Ne saçmalıyorsun sen tüccar seni tepelemeden buradan defol!
    (George dayanamayıp kılıcını çekti ve çevik bir hareketle Boreadlar a savurdu , ancak daha ne olduğunu anlamadan kafasında şimşekler çaktı ve kendini çamura bulanmış şekilde yerde buldu.
    ---Bu kadar aceleci olma evlat , nehirlerin bittiği yerde ki şehre gel ve beni bul , sana herşeyi anlatacığım ve gördüğüm kadarıyla çok fazla eğitime ihtiyacın olacak...

    Boreadlar atına bindi ve uzaklaşırken heybesinden bir tutam toz çıkarıp havaya savurdu ve sessizce mırıldandı.Toz havada hareket edip cadının küllerine karıştı ve az önce kül ve yanık odun parçaları olan yerde bembeyaz çiçekler çıkıverdi.
    George topallayarak evine döndü ve küfürler savururken bir yandan da az önce olanlara anlam vermeye çalışıyordu.Çamurlu kıyafetlerini çıkardı ve çıplak vücudunu şöminenin karşısında ısıtmaya başladı.Düşünüyordu...Gerçekten de içinde ki o uzaklara ait olma hissinin bir anlamı var mıydı?Gerçekten dünyaya gelişinin amacı bu iğrenç köyün çok ötesinde miydi ?
    George iki gün boyunca sürekli düşündü kimseyle konuşmadı, odun kesti , yemek yaptı ipiposunu tüttürdü...Ve sonunda Boreadların peşinden gitmeye karar verdi içinde ki dayanılmaz arzuya dayanamıyordu ve Boreadların giderken yaptığı sihir aklından çıkmıyordu.Heybesini ve atını hazırladı yanına tüm ihtiyaçlarını aldı ve evinde dışarıya dönüşü olmayan o adımı attı.Tam atına binecekken tek arkadaşı olan Cubido ona seslendi.
    --- Nereye gidiyorsun lanet herif dostunu bırakıp kaçıyor musun ?
    -Cubido bu çok uzun ve dönüşü olmayan bir yolculuk olabilir seni peşimden sürükleyemem sevgili dostum.
    ---Seni pislik herif ailelerimiz öldüğünde asla birbirimizi yalnız bırakmayacağımıza yemin etmedik mi ? Şimdi bir veda bile etmeden gidiyorsun öyle mi ?
    -Senden kurtuluş yok değil mi ?
    ---Hayır aşşağılık herif bura da bekle bende geliyorum! Bu arada nereye ?
    -Nehirlerin bittiği yere , büyük şehre.
    ---Lanet olsun George ! Hep bunu istemiştim ! Büyük kral Sirius un kadim diyarına gitmek !
    -Çene çalmayı bırak lanet olası geveze ve çabuk ol!

    George a yıllar gibi gelen bir kaç dakikanın ardından Cubido atıyla ve sırtına taktığı seyahat peleriniyle George un yanına geldi ve birlikte atlarını nehir boyu sürmeye başladılar...

    00028175.jpg

    ***Bu gecelik bu kadar ***

  6. #6
    SystemFail - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nis-2011
    Bulunduğu yer
    İzmir
    Mesajlar
    277
    Konular
    6
    haha. eğlenceli görünüyor

  7. #7
    SilverCavalry - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Oca-2014
    Bulunduğu yer
    YEAA
    Mesajlar
    1.037
    Konular
    17
    Yazının son kısmında gülmekten yere düştüm çok güzel olmuş başarılı yalnız isim neden Kareli as? Kare as tabiri geldi aklıma

  8. #8

    Üyelik tarihi
    Eyl-2013
    Mesajlar
    2.518
    Konular
    82
    Valla beni hikayeye katacaksan ben hep kendimi çöllerde gezen gezgin olarak gördüm, ona göre ayar atarsın.

  9. #9
    PiaA - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mar-2016
    Bulunduğu yer
    Kadıköy
    Mesajlar
    3.354
    Konular
    16
    BÖLÜM II 'AKSİLİK
    Karakterler:
    AurorA
    Sirius
    Cubido-Sidar
    Boreadlar-Reincarnated
    George-Pia
    George ve Cubido yola çıkalı iki gece geçmişti fazla mola vermeden ve fazla yemek yemeden heyecanla at sürüp durmuşlardı.Üçüncü gece bir hayli yorgun düşmüşlerdi atlarını bağlayıp nehir kenarında bir ateş yaktılar ve sabaha kadar dinlenmeye karar verdiler .Cubido heybesinden ölü bir tavşan çıkarıp bıçağıyla derisini yüzmeye başlarken George da demir kabında kahve haşlıyor ve pipoları hazırlıyordu.
    Cubido ve George endişeliydi ve bu nedenle fazla konuşmuyorlardı.Endişelenmekte haklıydılar çünkü köyden uzaklaştıkça hatırladıkları her şey silinmeye başlamıştı çevreden.Gökyüzü giderek daha da karanlık hale gelmiş orman ne olduğu anlaşılamayan gölgelerle dolup taşmıştı.
    Cubido tavşanı ateşe yerleştirirken nihayet lafa girdi ;

    ---George , dostum. Bu lanet olası ormanda neymiş böyle ne tür bir karanlık bu , ateş bile aydınlatmıyor etrafı!
    -Farkındayım dostum , ama geri dönemeyiz , gidip o ihtiyarı bulmalıyız ...
    ---Geri dönmekten bahseden de kim ödlek herif , ben o krallığa gitmek istiyorum o lanet ihtiyar umurumda değil , oralarda harika kızların olduğunu duymuştum.Hah! Harika kızlar dostum...
    -Cubido, Tanrı aşkına köyde ki bütün kızları evinde misafir ettin ve hala kızlardan bahsediyorsun öyle mi ? Ne zaman aşık olacaksın sen dostum.
    ---Sakın o kelimeyi kullanma it herif aşık olmak istemiyorum ben şöyle bir bak bana bu kadar harika görünen bir erkek neden aşık olsun ki ?

    George ve Cubido karşılıklı kahkahalar atıp pipolarını keyifle tüttürürken arkalarındaki ağaçlıktan tüyleri diken diken eden bir ıslık sesi eşliğinde hızla bir gölge geçti. Cubido ayağa fırlayıp kılıcını çekti.(Cubido oldukça usta bir savaşçıydı.)

    ---Göster kendini yaratık , göster yoksa seni bulup karnını deşerim !
    -Cubido sakin ol sakın ateşten uzaklaşma nehrin ruhları bizi koruyacaktır.
    George tam sözünü bitirmişti ki gölgelerden , yapış yapış vücudu olan uzun sivri dişli gece kadar karanlık bir canavar Cubido nun üzerine atıldı ve onu hırpalamaya başladı , Cubido ne kadar çevik olsa da bu gözü dönmüş yaratık çok büyük ve hızlıydı aynı zamanda keskin pençelere sahipti ..George da yaratığın üzerine atıldı ancak bir türlü alt edemiyorlardı bu şeytanı..George sonlarının geldiğini düşünüyordu ancak tam o sırada etraf, ormanın içine aydan bir parça düşmüş gibi aydınlandı , George ve Cubido kör olmuşlardı adeta tek duyabildikleri yaratığın acı dolu feryadı ve ardındaki derin sessizlikti ...
    monsters-werewolf_00425633.jpg
    İlk kendine gelip gözlerini açan Cubido olmuştu, gün doğuyordu, etrafına bakındı ve gördüğü şey karşısında adeta büyülenmiş gibiydi ifadesiz bir suratla çocuk gibi öylece bakıyordu...Nehrin ortasında kayaların üzerinde bir kız oturuyordu , üzerindeki savaş zırhı onun üzerinde ipek bir elbise gibi duruyordu ,bulut kadar beyaz saçları örülmüş kalçalarına kadar uzanıyordu ...Cubido gördüğü en güzel yüze cennetteymiş gibi öylece bakıyordu.Sonunda kendine gelip yanında yatan George a baktı.Ve sağlam bir tokat patlattı.

    ---Kalk seni adi herif öldük işte görüyor musun öldük ve cennete geldik senin yüzünden gencecik ölüverdim beğendin mi yaptığını pislik herif !
    (George tokadın etkisiyle aniden kalkıp sersemlemiş halde ne olduğunu anlamaya çalışıyordu .)
    -Saçmalama dostum öldüğümüz falan yok biri bizi kurtarmış olmalı.
    ---Sanırım şuradaki güzel şeyden bahsediyorsun George .
    (George da nehirdeki kızı fark etmiş ve bir hayli etkilenmişti ancak Cubido kadar değil.)
    ---George lanet olsun bize doğru geliyor George ! Ne yapmalıyım !

    Nehirde ki kadın zarif bir yürüyüşle Cubidoya doğru yaklaştı.
    ---- Merhaba, adım Aurora . Siz iki köylü buralarda ne yapıyorsunuz ?

    -Sana soruyor Cubido cevap ver hadi.
    ---Aaa.şeey evet aa ben Cubido ve ne yaptığımızı inanının bilmiyorum hanımefendi..
    -Boreadlar ın yanına nehir ötesi şehre gidiyoruz.Sen söyle bakalım neden bize yardım ettin ve senin burada ne işin var.

    ----Demek Boreadlar ın yanına he ? Ne işiniz var onunla çabuk cevap verin yoksa sizi atıma yem ederim ! (Aurora nın atı devasa bir kuşa benziyordu gövdesi at gibiydi ancak kanatları ve kocaman bir kuş kafasına sahipti.)

    -Beni kendisi çağırdı kehanetten bahsetti ve onu bulmamı istedi.Artık cevap ver sen kimsin söyle yoksa kadın oluşun seni elimden kurtaramaz!

    ---Dostum George ona bağırma lütfen görmüyor musun ne kadar güzel, kötü biri olmadığına eminim hem bizi o yaratıktan tek başına kurtardığına göre senin de kıçına tekmeyi basabilir .

    (Aurora Cubido ya bakıp gülümedi..)

    ----Ben Aurora şehrin baş komutanı ve büyük kral Sirius un kız kardeşiyim.Madem Boreadların dostlarısınız size eşlik edebilirim önümüzde uzun bir yol var acele etseniz iyi olur..
    George ve Cubido aynı anda diz çöküp prensese selam verdiler ve prenses atına binerken onlarda atlarına doğru yürümeye başladılar.

    -Demek dostum Cubido aşık oldu hemde bir prensese..
    ---Tek kelime daha edersen kılıcımı kalbine saplarım kahrolası !


    randis_albion_art_girl_sword_feathers_bird_94348_3840x2400-3840x2160.jpg

  10. #10
    Anafiel girl - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Ağu-2015
    Bulunduğu yer
    --
    Mesajlar
    6.714
    Konular
    31
    Kral sirius ve kız kardesi aurora. en beğendiğim kısım Cok yaratıcı...
    Ayrıca o canavarın bir adı mı olmalıydı


51 Sayfadan 1. 123 ... SonSon

Bu Konu İçin Etiketler