Toplam 2 sonuçtan 1 ile 2 arasındakiler gösteriliyor.

Konu: George Orwell (1984) | Aldous Huxley (Cesur Yeni Dünya) | Karşılaştırma

  1. #1

    Üyelik tarihi
    Mar-2012
    Bulunduğu yer
    Tek istediği bu oluyor bazen insanın. Bir şeylerden uzaklaşıp, yalnız kalmak.
    Mesajlar
    157
    Konular
    74

    Post George Orwell (1984) | Aldous Huxley (Cesur Yeni Dünya) | Karşılaştırma


    En bilinen iki dispotyanın karşılaştırılması: George Orwell (1984) | Aldous Huxley (Cesur Yeni Dünya) | Karşılaştırma


    [link]http://uyumayaihtiyacimizvar.blogspot.com.tr/2015/08/george-orwell-1984-aldous-huxley-cesur_7.html[/link]


    -Orwell, kitapların ileride kimilerince yasaklanabileceğinden korkuyordu.


    -Huxley ise, kitapların yasaklanmasının anlamsızlaşacağını, çünkü ileride kimsenin kitap okumakla ilgilenmeyeceğinden korkuyordu.

    1984_by_alcook-d4z39dh.jpgindir.jpg





  2. #2
    NizaL - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Kas-2012
    Mesajlar
    938
    Konular
    356
    Canlılar arasında kendini yok etmeye (entropi) en yatkın varlıklar olarak yeryüzü kabuğu üzerinde yaşamımızı sürdürüyoruz. Belki yarın, belki yarından da yakın bir sürede kendi sonumuzu yine kendimiz getireceğiz. Distopyalar, geleceğe ilişkin kötümser kurgulardır ama ne mutlu bize ki insanlık olarak bu kurguları gerçekleştirme yolunda emin adımlarla ilerliyoruz!

    Neil Postman tarafından kaleme alınan “Televizyon: Öldüren Eğlence” kitabında distopyalardan ikisi karşılaştırılmış. George Orwell tarafından yazılan “1984” ile Aldous Huxley tarafından yazılan “Cesur Yeni Dünya”nın karşılaştırılmasının sonucu oldukça “manidar”. Özetle yazılanlara göz atarsak;


    Orwell kitapların ileride kimilerince yasaklanabileceğinden korkuyordu; Huxley ise, kitapları yasaklamanın anlamsızlaşacağından, çünkü ileride kimsenin kitap okumakla ilgilenmeyeceğinden…

    Orwell kimilerinin bizi bilgiden mahrum edebileceğinden korkuyordu; Huxley ise, bize çok fazla şey sunulacağından ve bunun sonucunda da hareketsizliğe ve bencilliğe itileceğimizden…

    Orwell gerçeklerin bizden titizlikle gizleneceğinden korkuyordu. Huxley, bilginin devasa bir anlamsızlıklar denizi içerisinde kaybolacağından…

    Orwell tutsak bir kültüre evrileceğimizden korkuyordu; Huxley ise saçma sapan şeylerle uğraşmayı rutin edinmiş, ehemmiyetsiz bir kültüre evrileceğimizden…

    Huxley’nin “Cesur Yeni Dünya” eserinin gözden geçirilmiş baskısında da belirttiği gibi, zorbalığa ve diktatörlüğe karşı çıkan sivil özgürlük hareketi temsilcilerinin hesaba katmayı unuttukları bir şey vardı: İnsanoğlunun sınırsız dalgınlığı ve eğlenceye düşkünlüğü.

    “1984”te, insanlar acıdan ve cezadan kaçınma; “Cesur Yeni Dünya”da ise keyfe ve hazza yönelme dürtüleri sayesinde kontrol ediliyorlardı.

    Kısaca, Orwell nefret ettiğimiz şeylerin bizi mahvedeceğinden korkuyordu; Huxley ise sevdiğimiz şeylerin bizi yıkıma götüreceğinden…

    Öyle görünüyor ki, Orwell ve Huxley’nin kabus senaryolarından Huxley’nin senaryosu artık gerçeğe dönüşmüş durumda. Uyuşmuş ve bezgin bir şekilde koltuklarımızda otururken, dünyanın değişimi karşısında burç yorumlarımızı okuyup, magazin haberlerini izleyerek günlük yaşamımıza devam ediyoruz. Çok sıkılırsak da dini programları açıp “cennette erkeklerin tenasül organının durumu” konusunda “âlimlerin” tartışmalarına kulak kabartıyoruz!

    Mehmet Yakın