JUKEBOX | CHAT | GNOXIS MESSENGER



Geri git   Gnoxis.com > Kültür - Sanat > Sinema > Yönetmenler

Cevapla
 
Seçenekler Arama
Alt 27-11-2008, 12:55   #1
 
serenadaschizophrana - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 11 2007
Mesajlar: 4.038
Karma gücü: 173 serenadaschizophrana has a reputation beyond reputeserenadaschizophrana has a reputation beyond reputeserenadaschizophrana has a reputation beyond reputeserenadaschizophrana has a reputation beyond reputeserenadaschizophrana has a reputation beyond reputeserenadaschizophrana has a reputation beyond reputeserenadaschizophrana has a reputation beyond reputeserenadaschizophrana has a reputation beyond reputeserenadaschizophrana has a reputation beyond reputeserenadaschizophrana has a reputation beyond reputeserenadaschizophrana has a reputation beyond repute
Mezopotamya’dan çıkan üç yönetmen





Hüseyin Karabey, Kazım Öz ve Özcan Alper. ‘Gitmek’, ‘Fırtına’ ve ‘Sonbahar’ın yönetmenleri. Mezopotamya Kültür Merkezi’nde yetişen üç yönetmen de genç kuşağın önemli yönetmenleri arasında yer alıyor.



--------------------
Yeni kuşağın üç önemli yönetmeni, Hüseyin Karabey, Kazım Öz ve Özcan Alper aynı yapının içinde Mezopotamya Kültür Merkezi (MKM) bünyesinde yetiştiler. Hüseyin Karabey ve Özcan Alper yollarına kendi kurdukları yapım şirketleri ile devam ederken, Kazım Öz, Mezopotamya Sinema Kolektifi bünyesinde filmlerini çekmeye devam ediyor.
Hüseyin Karabey
İktisat okuduktan sonra sinema yapmaya karar veren Hüseyin Karabey, Mezopotamya Kültür Merkezi’nde sinema bölümünü kurdu ve bir süre burada çalışmalarını sürdürdü. Karabey, 1999 yılında gözaltına alınan ve kaybedilen insanları anlattığı ‘Boran’ı çekti. 2001 yılında, cezaevlerindeki tecrit sisteminin sorunlarını canlı tanıkların anlatımı ve belge görüntülerle anlattığı ‘Sessiz Ölüm’ adlı belgeseliyle uluslararası birçok festivalden ödülle döndü.



Karabey’in son filmi ‘Gitmek: My Marlon and Brando’nun konusu ise gerçek bir aşk öyküsüne dayanıyor. Filmde başrolleri paylaşanlarsa gerçek yaşamdaki kendi rollerini oynuyorlar: İstanbul’da bir film setinde tanıştıktan sonra memleketine dönüp savaşın patlamasıyla Irak’ta kalan Hama Ali ve İstanbul’dan ona ulaşmaya çalışan, filmin ortak senaristlerinden Ayça.

Kazım Öz
1992’den 1996’ya kadar Teatra Jiyana Nû’da oyunculuk ve rejide çalışan Öz, 1996 yılından beri, kurucularından olduğu Yapım13’de çalışıyor.

İlk kısa filmi Ax (Toprak) ile ulusal ve uluslararası alanda tanınan Öz’ün ilk uzun metraj filmi ‘Fotograf’ 2002 yılında gösterime girdi ve bu filmle birçok ödül aldı.

Öz, 74 dakikalık uzun belgesel film çalışması ‘Dûr’(Uzak) ile Nürnberg Türkiye Almanya Film Festivali ve Ankara Film Festivali’nde ‘En İyi Belgesel’ ödüllerini aldı. IDFA Jan Vrijman Fonu desteği ile yapımı gerçekleşen ‘Dûr’, ARTE-Fransa tarafından da satın alındı.




Öz’ün son filmi ‘Fırtına’ bu ay gösterime girdi. Filmde üniversite gençliğinin 1990’lardaki siyasallaşmasını Cemal, Rojda ve Orhan üzerinden anlatıyor. Cemal, üniversite sınavını kazanarak, küçük taşra kasabasından İstanbul’a gelir. Büyük şehrin kalabalığı içindeki yalnızlığı, sistem karşıtı devrimci bir grup ile tanışmasıyla sonra erer. Grubun öncülerinden Helin ile yaşadığı çatışma, kimliğini keşfetmesi için de bir başlangıç olur. Benzer bir süreci yaşayan Rojda ve Orhan da zamanla değişip grubun aktif birer üyesi olurlar. Henüz on sekiz - on dokuz yaşlarında olan bu gençler, koca bir dünyayı değiştirmenin hayalleri ile yaşamaya başlarlar.

Özcan Alper
Sinema kariyerini kısa film ve belgesellerle, yönetmen asistanlığıyla sürdüren Özcan Alper’in ilk uzun metraj filmi ‘Sonbahar’ ilk kez Adana Altın Koza Film Festivali’nde izleyicilerin karşısına çıktı. ‘En İyi Film’ dahil birçok ödülün sahibi olarak festivale damgasını vuran Alper, Antalya Film Festivali’nde aldığı NETPAC ödülünden sonra filminde F tipi cezaevlerinde yaşananları anlattığını belirterek, “Ne yazık ki sokakta, dışarıda bizim kadar şanslı olmayan bir genç, karakolda ve cezaevinde dövülerek öldürüldü. Bu ödülü bizim kadar şanslı olmayan Engin Ceber’in annesine ithaf etmek istiyorum” dedi.




‘Sobahar’da Alper, geçirdiği ağır hastalık yüzünden cezaevinden serbest bırakılan ve köyüne dönen Yusuf’un hikayesini anlatıyor. Sadece yaşlıların kaldığı köyde Yusuf ve arkadaşı Mikhail’in konuşmaları hep yaşanmamış gençlikleri ve zamanla ilişkileri üzerinedir. Yusuf yıllarca hapishanede kalmanın verdiği alışkanlıkla insanlarla kolay ilişki kuramaz. Bir gece karşısına ilçedeki meyhanede konsomatris olarak çalışan Gürcü kızı Elka çıkar...

Mezopotamya Kültür Merkezi
Düşünsel ve sinematografik dil arayışları olan, özgürlükçü bir sinema anlayışı ile hareket etmeyi hedefleyen ve 1995 yılında, öğrenci bir topluluk olan MKM-Sinema Birimi; sinema eğitim atölyeleri, belgesel ve kısa film çalışmaları ile birlikte MKM’nin dışına taşıp, Mezopotamya Sinema Kolektifi’ne dönüştü.

2000’li yıllarda Yapım13 Film Prodüksiyon isimli bir şirket de kuran topluluk profesyonel çalışma düzeyine de ulaştı. ‘Güneşe Yolculuk’ filminde çalışan topluluk yönetmenliğini Kazım Öz’ün yaptığı ‘Ax’ isimli kısa film ile ilk ciddi üretimini gerçekleştirdi.

Yirmiden fazla kısa, belgesel ve uzun metraj sinema filmine imza atan, Diyarbakır ve İstanbul başta olmak üzere birçok şehirde, çeşitli kurumlarla ortak eğitim atölyeleri açan Kolektif, Batman Yılmaz Güney Salonu, Viranşehir Sinema Salonu ve bölgede gerçekleştirilen kültür sanat festivallerinin çoğunun film programlarını da gerçekleştirmekte.


ntv/msnbc
__________________
Bana benden kalan bir ad;
Ancak ötesi hep o...

Konu serenadaschizophrana tarafından (27-11-2008 Saat 12:56 ) değiştirilmiştir.. Sebep: Ardarda Atılan Mesajlar Birleştirildi
serenadaschizophrana isimli Üye şuanda  online konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Sponsored links

Sponsor Bağlantılar
Alt 06-12-2008, 17:06   #2
 
Termevsimi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 12 2008
Mesajlar: 170
Karma gücü: 2 Termevsimi yakında ünlü olacak gibiTermevsimi yakında ünlü olacak gibi




çok güzel bir paylaşım teşekkürler fırtına filmini çok merak ediyorum zaten
__________________
Cesaret, bilinmeyen için bilineni riske etmektir; tanıdık olmayan için tanıdık olanı, konforsuzluk için konforlu olanı, bilinmeyen bir varış noktası için herkesin bildiği göç yollarını terk etmek demektir.
Termevsimi isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Sponsored links

Cevapla

Seçenekler Arama

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Kapalı


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 22:20 .


Gnoxis.com ©2000 - 2009
Powered by vBulletin Version 3.7.4
Ad Management by RedTyger

***NoRa iS WaTcHinG YoU***



*** Gnoxis.com ***

LinkBacks Enabled by vBSEO 3.1.0

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102