JUKEBOX | CHAT | GNOXIS MESSENGER



Geri git   Gnoxis.com > Kültür - Sanat > Edebiyat > Yazarlar

Cevapla
 
Seçenekler Arama
Alt 24-10-2006, 22:21   #1
 
vhercle - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 08 2006
Nerden: dünyadan
Mesajlar: 4.108
Karma gücü: 39 vhercle has a reputation beyond reputevhercle has a reputation beyond reputevhercle has a reputation beyond reputevhercle has a reputation beyond reputevhercle has a reputation beyond reputevhercle has a reputation beyond reputevhercle has a reputation beyond reputevhercle has a reputation beyond reputevhercle has a reputation beyond reputevhercle has a reputation beyond reputevhercle has a reputation beyond repute




Hayatı
13 Nisan 1914 günü İstanbul'da doğdu. Babası orkestra şefi Mehmet Veli, annesi Fatma Nigar Hanım'dır. Adnan Veli (mizah yazarı) ve Füruzan Yolyapan isimli iki kardeşi vardır.

Çocukluğu İstanbul'un Cihangir ve Beykoz semtlerinde geçti. İlkokulu Galatasaray Lisesi'nde yatılı olarak okudu. Babasının Cumhurbaşkanlığı Bando Şefi olması üzerine dördüncü sınıfta iken ailesi İstanbul'dan ayrılınca Ankara Gazi Okulu'na geçti ve ertesi sene Ankara Erkek Lisesi'ne başladı.

En yakın arkadaşlarından Oktay Rıfat ile 13 yaşında, Melih Cevdet ile 16 yaşında tanıştı. Bu iki arkadaşıyla birlikte lise yıllarında hazırladığı Sesimiz dergisinde ilk yazılarını yayınladı.

1933 yılında liseyi bitirdikten sonra İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi, Felsefe Bölümü'ne başladı. Ancak 1935 yılında okuldan ayrılarak yüksek öğrenimini yarıda bıraktı.

Şair, 1936’da Ankara’ya döndü. Askere gidene kadar PTT Genel Müdürlüğü Telgraf İşleri Reisliği Milletlerarası Nizamlar Bürosunda memurluk yaptı. Bu arada ilk şiirlerini 1936 yılı Aralık ayında Varlık Dergisi'nde Mehmet Ali Sel adı ile yayınladı. 1941’de lise arkadaşları Oktay Rıfat ve Melih Cevdet Anday ile birlikte Garip adlı şiir kitabını çıkartarak Garip Şiir Akımının öncülerinden oldu. Şiirlerinde yalın bir halk dili kullandı, yergi ve gülmeceden yararlanarak, sıradan yaşantıların şiirinin de yazılabileceğini gösterdi.

İkinci Dünya Savaşı nedeniyle askerlik uzatıldığı için 4 yıl askerlik yaptı. Askerlkten döndükten sonra 2 yıl kadar Ankara’da Milli Eğitim Bakanlığı Tercüme Bürosu’nda çalıştı. Azra Erhat, Oktay Rıfat, Erol Güney ile ortak çeviriler yaptı. Ancak 1947’de bakanlıktaki “antidemokratik hava” nedeniyle Tercüme Bürosu’ndaki görevinden istifa etti.

Mehmet Ali Aybar’ın yayımladığı Hür ve Zincirli Hürriyet gazetelerinde eleştiriler, kültür ve sanat üzerine yazılar yazdı. La Fontaine’in masallarını şiirsel bir dille Türkçeleştirdi. Nasrettin Hoca öykülerini de şiire dönüştürdü.

1 Ocak 1949 tarihinden itibaren on beş günde bir yayımlanan Yaprak dergisini çıkarmaya başladı. 28 sayıyı tamamen kendi çabası ile çıkardı. 15 Haziran 1950'ye kadar yayımlanan bu dergiyi parasal güçlükler nedeniyle yayımlayamaz olunca Ankara'dan ayrılıp, İstanbul'a döndü.

1950 sonbaharında, bir haftalığına geldiği Ankara'da, 10 Kasım 1950 gecesinde, yolda, onarım için kazılmış bir çukura düşerek ayağından yaralandı. İstanbul'a döndükten sonra, bir arkadaşının evindeyken, durumu birdenbire kötüleştiği için kaldırıldığı Cerrahpaşa Hastanesi'nde, 14 Kasım 1950 tarihinde beyin kanamasından öldü. Ölümü, Türkiye'de o güne kadar hiç bir şairin ölümünde görülmemiş bir yankı buldu. Geniş katılımlı bir cenaze ardından Rumelihisarı Mezarlığı'nda toprağa verildi.





ESERLERİ
Şiir kitapları: Garip (Oktay Rıfat ve Melih Cevdet’le beraber, 1941), Garip (yalnız kendi şiirleriyle, genişletilmiş 2. baskı,1945), Vazgeçemediğim (1945), Destan Gibi (1946), Yenisi (1947), Karşı (1949).

Sağlığında bu altı kitaba aldığı şiirleriyle, bu kitaplara girmemiş başka şiirleri, ölümünden sonra tek kitap halinde basıldı: Orhan Veli, Bütün Şiirleri (1951).

Düzyazıları, eleştiri ve hikayeleri: Orhan Veli, Nesir Yazıları (1953, 2. b. Denize Doğru adıyla, 1970) adlı kitapta toplandı. La Fontaine’nin 49 fable’ini nazımla Türkçe’ye çeviren şair (La Fontaine Masalları, 2 kitap, 1943), aynı şekilde Nasrettin Hoca Hikayeleri (1949) adlı kitabında da Hoca’nın 72 fıkrasını nazma çevirdi. Çeviri kitaplarının sayısı 12’dir


İSTANBUL’U DİNLİYORUM

İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı
Önce hafiften bir rüzgar esiyor
Yavaş yavaş sallanıyor
Yapraklar, ağaçlarda;
Uzaklarda, çok uzaklarda,
Sucuların hiç durmayan çıngırakları
İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı

İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı
Kuşlar geçiyor, derken
Yükseklerden, sürü sürü, çığlık çığlık.
Ağlar çekiliyor dalyanlarda
Bir kadının suya değiyor ayakları
İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı

İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı
Serin serin Kapalıçarsı
Cıvıl cıvıl Mahmutpaşa
Güvercin dolu avlular
Çekiç sesleri geliyor doklardan
Güzelim bahar rüzgarında ter kokuları
İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı

İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı
Başımda eski alemlerin sarhoşluğu
Los kayıkhaneleriyle bir yalı
Dinmiş lodosların uğultusu içinde
İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı

İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı
Bir yosma geçiyor kaldırımdan
Küfürler, şarkılar, türküler, laf atmalar.
Bir şey düşüyor elinden yere
Bir gül olmalı
İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı

İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı

Bir kuş çırpınıyor eteklerinde
Alnın sıcak mı, değil mi, biliyorum
Dudakların ıslak mı, değil mi, biliyorum
Beyaz bir ay doğuyor fıstıkların arkasından
Kalbinin vurusundan anlıyorum
İstanbul'u dinliyorum.



ANLATAMIYORUM

Ağlasam sesimi duyar mısınız,
Mısralarımda;
Dokunabilir misiniz,
Gözyaşlarıma, ellerinizle?
Bilmezdim şarkıların bu kadar güzel,
Kelimelerinse kifayetsiz olduğunu
Bu derde düşmeden önce.
Bir yer var, biliyorum;
Her şeyi söylemek mümkün;
Epeyce yaklaşmışım, duyuyorum;
Anlatamıyorum.

Konu Dolunay tarafından (08-05-2007 Saat 18:16 ) değiştirilmiştir..
vhercle isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Sponsored links

Sponsor Bağlantılar
Alt 24-10-2006, 22:29   #2
 
sensizim - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 10 2006
Mesajlar: 1.188
Karma gücü: 10 sensizim dikkatleri üzerinde toplamaya başlamışsensizim dikkatleri üzerinde toplamaya başlamışsensizim dikkatleri üzerinde toplamaya başlamış


Ayrılış



Bakakalırım giden geminin ardından;
Atamam kendimi denize, dünya güzel;
Serde erkeklik var, ağlayamam.

Orhan Veli Kanık

buda orhan velinin ilk şiiriymiş..........

ANNEM'E

Fakir yatağının kıyıcığında,

Bir ölü lambanın kör ışığında,

Sararmış yüzünün kırışığında,

Beliren kederi okudum anne!



Dışarda inliyen rüzgâr kudurmuş,

Ruhumu okşıyan nefesin durmuş...

Bir ümit: Göğsüne uzandı elim;

Heyhat ki o müşfik yürek te durmuş.


paylaşım için saol...



__________________
YANLIZ ACIĞA CIKAN IŞIĞI GÖREBİLİYORSAN,YANLIZ SÖYLENEN SÖZÜ DUYABİLİYORSAN,NE GÖREBİLİYORSUN NEDE DUYABİLİYORSUN .....
sensizim isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla

Alt 07-02-2007, 00:40   #3
 
hebefrenik - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 02 2007
Mesajlar: 56
Karma gücü: 5 hebefrenik henüz daha yolun başında


vesikalı yarim
Alnımdaki bıçak yarası senin yüzünden
tabakam senin yadigarın
iki elin kanda olsa gel diyor telgrafın
Ben seni nasıl unuturum vesikalı yarim

İstanbuldan ayva gelir nar gelir
Döndüm baktım bir edali yar gelir
gelir dersem dar gelir
gün asırı alacaklılar gelir
anam dayanamam bu iş bana zor gelir...

insanın içini sökerek söylettiği şarkının muhteşem sözleri.
mükemmel bir orhan veli eseri...
__________________
kaderine hükmedemiyorsan ayrıntılarını belirlemek için ugras.
john griffth chaney
hebefrenik isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Sponsored links

Alt 07-02-2007, 05:06   #4
 
amnesia - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 12 2006
Nerden: ist
Mesajlar: 9.781
Karma gücü: 178 amnesia has a reputation beyond reputeamnesia has a reputation beyond reputeamnesia has a reputation beyond reputeamnesia has a reputation beyond reputeamnesia has a reputation beyond reputeamnesia has a reputation beyond reputeamnesia has a reputation beyond reputeamnesia has a reputation beyond reputeamnesia has a reputation beyond reputeamnesia has a reputation beyond reputeamnesia has a reputation beyond repute


ağaca bir taş attım
düşmedi taşım düşmedi tasım
agaç taşımı yedi
taşımı isterım taşımı ısterim

ya orhan veli yazdı ya onuun ölümü için baska ünlü bir saır yazdı net hatırlamıyorum ama içinde orhan veli vardı
__________________

ZaMaNıN DıŞıNDa,MeKaNıN DıŞıNDa
E.A.P
amnesia isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla

Sponsor Bağlantılar
Alt 20-04-2007, 22:52   #5
 
nickmickyok - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 01 2007
Mesajlar: 1.178
Karma gücü: 20 nickmickyok has much to be proud ofnickmickyok has much to be proud ofnickmickyok has much to be proud ofnickmickyok has much to be proud ofnickmickyok has much to be proud ofnickmickyok has much to be proud ofnickmickyok has much to be proud ofnickmickyok has much to be proud ofnickmickyok has much to be proud ofnickmickyok has much to be proud of


SERE SERPE

Uzanıp yatıvermiş, sere serpe;

Entarisi sıyrılmış hafiften;

Kolunu kaldırmış, koltuğu görünüyor;

Bir eliyle de göğsünü tutmuş.

İçinde kötülüğü yok, biliyorum;

Yok, benim de yok ama...

Olmaz ki!

Böyle de yatılmaz ki!


İNTİHAR

Kimse duymadan ölmeliyim

Ağzımın kenarında bir parça kan bulunmalı.

Beni tanımayanlar

''Mutlak birini seviyordu'' demeliler.

Tanıyanlarsa, ''Zavallı, demeli,

Çok sefalet çekti...''

Fakat hakikî sebep bunlardan hiçbiri olmamalı.
--------------------


?

Neden liman deyince
Hatırıma direkler gelir
Ve açık deniz deyince yelken?

Mart deyince kedi,
Hak deyince işçi
Ve neden ihtiyar değirmenci
Allaha inanır düşünmeden?

Ve rüzgarlı havalarda
Yağmur eğri yağar?


Başağrısı

I

Yollar ne kadar güzel olsa
Gece ne kadar serin olsa
Beden yorulur
Başağrısı yorulmaz

II

Şimdi evime girsem bile
Biraz sonra çıkabilirim
Madem ki bu esvaplarla ayakkaplar benim
Ve mademki sokaklar kimsenin değil



Bir Şehri Bırakmak

Bu şehirde yağmur altında dolaşılır
Limandaki mavnalara bakıp
Şarkılar mırıldanılır geceleri.
Bu şehrin sokakları çoktur,
Binlerce insan gelir gider sokaklarında..
Her akşam çayımı getiren
Ve bir Beyaz Rus olmasına rağmen
Hoşuma giden garson kadın bu şehirdedir.

Bu şehirdedir
Valsler, foksrotlar altında
Suman'dan, Bramsdan
Parçalar çaldığı zaman dönüp
Bana bakan ihtiyar piyanist.

Doğduğum köye müşteri taşıyan
Şirket vapurları bu şehirdedir.
Hatıralarım bu şehirdedir.
Sevdiklerim,
Ölmüşlerimin mezarları.

Bu şehirdedir işim gücüm,
Ekmek param.
Fakat bütün bunlara mukabil
Yine budur başka bir şehirdeki
Bir kadın yüzünden
Bıraktığım şehir.



Gölgem

Bıktım usandım sürüklemekten onu,
Senelerdir, ayaklarımın ucunda;
Bu dünyada biraz da yaşayalım,
O tek başına,
Ben tek başıma.



Yaşıyor Musun?

Takmaya çalışırken kuyruğunu
Birlikte yaptığımız şeytan uçurtmasının
Görürdüm çırpınırdı ufacık kalbin.
Hatırımdan bile geçmezdi
Sana duyduklarımı söylemek.
Acaba hala yaşıyor musun?



Ölüme Yakın

Akşamüstüne doğru, kış vakti;
Bir hasta odasının penceresinde;
Yalnız bende değil yalnızlık hali;
Deniz de karanlık, gökyüzü de;
Bir acaip, kuşların hali.

Bakma fakirmişim, kimsesizmişim;
-Akşamüstüne doğru, kış vakti-
Benim de sevdalar geçti başımdan.
Şöhretmiş, kadınmış, para hırsıymış;
Zamanla anlıyor insan dünyayı.

Ölürüz diye üzülüyoruz?
Ne ettik, ne gördük şu fani dünyada
Kötülükten gayrı?

Ölünce kirlerimizden temizlenir,
Ölünce biz de iyi adam oluruz;
Şöhretmiş, kadınmış, para hırsıymış,
Hepsini unuturuz.



Kapalı Çarşı

Giyilmemiş çamaşırlar nasıl kokar bilirsin,
Sandık odalarında;
Senin de dükkanın öyle kokar işte.
Ablamı tanımazsın,
Hürriyette gelin olacaktı, yaşasaydı;
Bu teller onun telleri,
Bu duvak onun duvağı işte.
Ya bu çamurdaki kadınlar?
Bu mavi mavi,
Bu yeşil yeşil fistanlı...
Geceleri de ayakta mı dururlar böyle?
Ya bu pembezar gömlek?
Onun da bir hikayesi yok mu?
Kapalı Çarşı diyip geçme;
Kapalı Çarşı,
Kapalı kutu


__________________
Fakirliğimiz kadar mesut ve ya mesut olduğumuz kadar fakirdik...

Konu nickmickyok tarafından (20-04-2007 Saat 22:53 ) değiştirilmiştir.. Sebep: Ardarda Atılan Mesajlar Birleştirildi
nickmickyok isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla

Alt 08-05-2007, 18:25   #6
 
Dolunay - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 11 2006
Nerden: İstanbul
Mesajlar: 2.307
Karma gücü: 19 Dolunay is a splendid one to beholdDolunay is a splendid one to beholdDolunay is a splendid one to beholdDolunay is a splendid one to beholdDolunay is a splendid one to beholdDolunay is a splendid one to beholdDolunay is a splendid one to beholdDolunay is a splendid one to behold


ANNEM'E

Fakir yatağının kıyıcığında,

Bir ölü lambanın kör ışığında,

Sararmış yüzünün kırışığında,

Beliren kederi okudum anne!



Dışarda inliyen rüzgâr kudurmuş,

Ruhumu okşıyan nefesin durmuş...

Bir ümit: Göğsüne uzandı elim;

Heyhat ki o müşfik yürek te durmuş.



(Gençleryolu dergisinin 15 Mayıs 1929)



BİR GÜNÜM DAHA

Bir günüm daha geçti sevdiğimi görmeden

Kederliyim bu günüm bir zehir içti diye

Bir günüm daha onu görmeden geçti diye

Bir günüm daha geçti sevdiğimi görmeden

Neşe yaktım içimde bugünü aştım diye

Göreceğim o güne bir gün yaklaştım diye



(İnkılâp, Sayı 2, s.15, Ankara 1933)

SU VE SUSUZLUK



Elimde bir bardak su… bardak cam, su berrak… dudaklarım yanıyor susuzluktan. Gözlerimi ve dudaklarımı camın parlaklığında görüyorum. Su…



Renksizlik, suda renkten renge giriyor. Su renksiz.. Su berrak, su renkli, su parlak.. Gölgeler, çizgiler düz ve keskin..



Bardakta su.. Bir umman görüyorum bardakta, dudaklarım yandıkça susuzluktan.. Bir ırmak, bir çağlıyan..



Renksizlik içinde renklerin ahengi var.. Su, renkler kadar efsaneli. Su, ondokuzuncu asır şairinin seferi kadar hulyalı.. Su, hakikî sevgilinin kalbi kadar saf, gözlerinin rengi kadar berrak.. Su, rüya kadar tatlı.. rüya kadar.. rüya.. rüya gibi canlanıyor gözümde su.



Çizgiler kayboluyor. Buğu rengi bir hayâl.. Su canlı bir hayal oluyor. Cam bardağın parlaklığında bir şahsiyet görüyorum. Susuzluk, suyun ıslak ve kırmızı dudaklarında kıvranıyor.. Kendi iştiyakımı, hayal olan suyun hislerinde duyuyorum. Susuzluktan yanan çatlak dudaklarıma onun ıslak ve kırmızı dudaklarından bir damla hayat aksın diye.



Hayâlî.. içiyorum..



- Dudaklarımda serinlik, damarlarımda alev.. Sinirlerim yanıyor.. Dudaklarımın ıslaklığını ve yumuşaklığını bütün uzviyetimle doya doya.. Hayali.. içiyorum.
__________________
Bırak! Yanacaksam eğer,
O kibriti ben yakarım;
Hiç değilse kendi yangınımda yanarım.
Ne yangınlarda yandım ben
Korkma buna da dayanırım.
Dolunay isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Sponsored links

Alt 23-01-2008, 20:08   #7
 
semuel - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 01 2008
Mesajlar: 327
Karma gücü: 31 semuel has a reputation beyond reputesemuel has a reputation beyond reputesemuel has a reputation beyond reputesemuel has a reputation beyond reputesemuel has a reputation beyond reputesemuel has a reputation beyond reputesemuel has a reputation beyond reputesemuel has a reputation beyond reputesemuel has a reputation beyond reputesemuel has a reputation beyond reputesemuel has a reputation beyond repute


Kırık taşlara bakıp
Işıklı bir asfalt düşünmek
Acaba yalnız
Şairlere mi mahsus?


YALNIZLIK ŞİİRİ

Bilmezler yalnız yaşamayanlar,
Nasıl korku verir sessizlik insana;
İnsan nasıl konuşur kendisiyle;
Nasıl koşar aynalara,
Bir cana hasret,
Bilmezler.


YAŞAMAK
I

Biliyorum, kolay değil yaşamak,
Gönül verip türkü söylemek yar üstüne;
Yıldız ışığında dolaşıp geceleri,
Gündüzleri gün ışığında ısınmak;
Şöyle bir fırsat bulup yarım gün,
Yan gelebilmek Çamlıca tepesine...
-Bin türlü mavi akar Boğaz'dan-
Her şeyi unutabilmek maviler içinde.

II

Biliyorum, kolay değil yaşamak;
Ama işte
Bir ölünün hala yatağı sıcak,
Birinin saati işliyor kolunda.
Yaşamak kolay değil ya kardeşler,
Ölmek de değil;
Kolay değil bu dünyadan ayrılmak


KARMAKARIŞIK

Bir okla yaralı kalbim,
Boyacının sandığında;
Güvercinim kâğıt helvasında;
Sevgilim kayığın burnunda;
Yarısı balık,
Yarısı insan;
İn miyim?
Cin miyim?
Ben neyim?
semuel isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla

Alt 01-02-2008, 00:03   #8
 
serenadaschizophrana - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 11 2007
Mesajlar: 4.042
Karma gücü: 173 serenadaschizophrana has a reputation beyond reputeserenadaschizophrana has a reputation beyond reputeserenadaschizophrana has a reputation beyond reputeserenadaschizophrana has a reputation beyond reputeserenadaschizophrana has a reputation beyond reputeserenadaschizophrana has a reputation beyond reputeserenadaschizophrana has a reputation beyond reputeserenadaschizophrana has a reputation beyond reputeserenadaschizophrana has a reputation beyond reputeserenadaschizophrana has a reputation beyond reputeserenadaschizophrana has a reputation beyond repute


NE KADAR GÜZEL
Çayın rengi ne kadar güzel,
Sabah sabah,
Açık havada!
Hava ne kadar güzel!
Oğlan çocuk ne kadar güzel!
Çay ne kadar güzel!
--------------------
GÜN OLUR

Gün olur, alır başımı giderim,
Denizden yeni çıkmış ağların kokusunda
Şu ada senin, bu ada benim,
Yelkovan kuşlarının peşi sıra.

Dünyalar vardır, düşünemezsiniz;
Çiçekler gürültüyle açar;
Gürültüyle çıkar duman topraktan.

Hele martılar, hele martılar,
Her bir tüyünde ayrı bir telaş!..

Gün olur, başıma kadar mavi;
Gün olur, başıma kadar güneş;
Gün olur, deli gibi...
__________________
Bana benden kalan bir ad;
Ancak ötesi hep o...

Konu serenadaschizophrana tarafından (01-02-2008 Saat 00:03 ) değiştirilmiştir.. Sebep: Ardarda Atılan Mesajlar Birleştirildi
serenadaschizophrana isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla

Sponsor Bağlantılar
Alt 01-02-2008, 00:04   #9
 
serenadaschizophrana - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 11 2007
Mesajlar: 4.042
Karma gücü: 173 serenadaschizophrana has a reputation beyond reputeserenadaschizophrana has a reputation beyond reputeserenadaschizophrana has a reputation beyond reputeserenadaschizophrana has a reputation beyond reputeserenadaschizophrana has a reputation beyond reputeserenadaschizophrana has a reputation beyond reputeserenadaschizophrana has a reputation beyond reputeserenadaschizophrana has a reputation beyond reputeserenadaschizophrana has a reputation beyond reputeserenadaschizophrana has a reputation beyond reputeserenadaschizophrana has a reputation beyond repute


BİRDENBİRE

Her şey birdenbire oldu.
Birdenbire vurdu gün ışığı yere;
Gökyüzü birdenbire oldu;
Mavi birdenbire.
Her şey birdenbire oldu;
Birdenbire tütmeye başladı duman topraktan;
Filiz birdenbire oldu, tomurcuk birdenbire.
Yemiş birdenbire oldu.

Birdenbire,
Birdenbire;
Her şey birdenbire oldu.
Kız birdenbire, oğlan birdenbire;
Yollar, kırlar, kediler, insanlar...
Aşk birdenbire oldu,
Sevinç birdenbire.
__________________
Bana benden kalan bir ad;
Ancak ötesi hep o...
serenadaschizophrana isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Sponsored links

Alt 01-02-2008, 02:22   #10
 
semuel - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 01 2008
Mesajlar: 327
Karma gücü: 31 semuel has a reputation beyond reputesemuel has a reputation beyond reputesemuel has a reputation beyond reputesemuel has a reputation beyond reputesemuel has a reputation beyond reputesemuel has a reputation beyond reputesemuel has a reputation beyond reputesemuel has a reputation beyond reputesemuel has a reputation beyond reputesemuel has a reputation beyond reputesemuel has a reputation beyond repute


HÜRRİYETE DOĞRU

Gün doğmadan,
Deniz daha bembeyazken çıkacaksın yola.
Kürekleri tutmanın şehveti avuçlarında,
İçinde bir iş görmenin saadeti,
Gideceksin
Gideceksin ırıpların çalkantısında.
Balıklar çıkacak yoluna, karşıcı;
Sevineceksin.
Ağları silkeledikce
Deniz gelecek eline pul pul;
Ruhları sustuğu vakit martıların,
Kayalıklardaki mezarlarında,
Birden
Bir kıyamettir kopacak ufuklarda.
Denizkızları mı dersin, kuşlar mı dersin;
Bayramlar seyranlar mı dersin,
Şenlikler cümbüşler mi?
Gelin alayları, teller, duvaklar,
Donanmalar mı?
Heeey
Ne duruyorsun be, at kendini denize:
Geride bekliyenin varmış, aldırma;
Görmüyor musun, Her yanda hürriyet;
Yelken ol, kürek ol, dümen ol, balık ol, su ol;
Git gidebildiğin yere...
semuel isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla

Alt 01-02-2008, 02:23   #11
 
semuel - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 01 2008
Mesajlar: 327
Karma gücü: 31 semuel has a reputation beyond reputesemuel has a reputation beyond reputesemuel has a reputation beyond reputesemuel has a reputation beyond reputesemuel has a reputation beyond reputesemuel has a reputation beyond reputesemuel has a reputation beyond reputesemuel has a reputation beyond reputesemuel has a reputation beyond reputesemuel has a reputation beyond reputesemuel has a reputation beyond repute


BAHARIN İLK SABAHLARI

Tüyden hafif olurum böyle sabahlar
Karşı damda bir güneş parçası,
İçimde kuş cıvıltıları, şarkılar;
Bağıra çağıra düşerim yollara;
Döner döner durur başım havalarda.

Sanırım ki günler hep güzel gidecek;
Her sabah böyle bahar;
Ne iş güç gelir aklıma, ne yoksulluğum.
Derim ki: 'Sıkıntılar duradursun!'
Şairliğimle yetinir,
Avunurum.




DAYANILIR ŞEY DEĞİL

Bilmem ki nasıl anlatsam;
Nasıl, nasıl, size derdimi!
Bir dert ki yürekler acısı,
Bir dert ki düşman başına.
Gönül yarası desem...
Değil!
Ekmek parası desem...
Değil!
Bir dert ki...

Dayanılır şey değil




DENİZ

Ben deniz kenarındaki odamda,
Pencereye hiç bakmadan
Dışardan gecen kayıkların
Karpuz yüklü olduğunu bilirim.

Deniz, benim eskiden yaptığım gibi,
Aynasını odamın tavanında
Dolaştırıp beni kızdırmaktan
Hoşlanır.

Yosun kokusu
Ve sahile çekilmiş dalyan direkleri
Sahilde yasayan çocuklara
Hiçbir şey hatırlatmaz.
semuel isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla

Alt 01-02-2008, 02:24   #12
 
semuel - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 01 2008
Mesajlar: 327
Karma gücü: 31 semuel has a reputation beyond reputesemuel has a reputation beyond reputesemuel has a reputation beyond reputesemuel has a reputation beyond reputesemuel has a reputation beyond reputesemuel has a reputation beyond reputesemuel has a reputation beyond reputesemuel has a reputation beyond reputesemuel has a reputation beyond reputesemuel has a reputation beyond reputesemuel has a reputation beyond repute


PAZAR AKŞAMLARI

Şimdi kılıksızım, fakat
borçlarımı ödedikten sonra
ihtimal bir kat da yeni esvabım olacak
ve ihtimal sen
yine beni sevmeyeceksin.
bununla beraber pazar akşamları
sizin mahalleden geçerken,
süslenmiş olarak,
zannediyor musun ki ben de sana
şimdiki kadar kıymet vereceğim ?
semuel isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Sponsored links

Sponsor Bağlantılar
Alt 12-09-2008, 11:48   #13
 
Borderliner - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 06 2008
Mesajlar: 420
Karma gücü: 13 Borderliner has much to be proud ofBorderliner has much to be proud ofBorderliner has much to be proud ofBorderliner has much to be proud ofBorderliner has much to be proud ofBorderliner has much to be proud ofBorderliner has much to be proud ofBorderliner has much to be proud ofBorderliner has much to be proud of


DEDİKODU

Kim söylemiş beni
Süheyla'ya vurulmuşum diye?
Kim görmüş, ama kim,
Eleni'yi öptüğümü,
Yüksek kaldırımda, güpe gündüz?
Melahat'i almışım da sonra
Alemdara gitmişim, öyle mi?
Onu sonra anlatırım, fakat
Kimin bacağını sıkmışım tramvayda?
Güya bir de Galataya dadanmışız;
Kafaları çekip çekip
Orada alıyormuşuz soluğu;
Geç bunları, anam babam, geç;
Geç bunları bir kalem;
Bilirim ben yaptığımı.
Ya o, Mualla'yı sandala atıp,
Ruhumda hicranını söyletme hikayesi?

ORHAN VELİ KANIK
Borderliner isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla

Alt 21-09-2008, 01:55   #14
 
serenadaschizophrana - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 11 2007
Mesajlar: 4.042
Karma gücü: 173 serenadaschizophrana has a reputation beyond reputeserenadaschizophrana has a reputation beyond reputeserenadaschizophrana has a reputation beyond reputeserenadaschizophrana has a reputation beyond reputeserenadaschizophrana has a reputation beyond reputeserenadaschizophrana has a reputation beyond reputeserenadaschizophrana has a reputation beyond reputeserenadaschizophrana has a reputation beyond reputeserenadaschizophrana has a reputation beyond reputeserenadaschizophrana has a reputation beyond reputeserenadaschizophrana has a reputation beyond repute







Eskiler Alıyorum

Eskiler alıyorum
Alıp yıldız yapıyorum
Musiki ruhun gıdasıdır
Musikiye bayılıyorum

Şiir yazıyorum
Şiir yazıp eskiler alıyorum
Eskiler verip Musikiler alıyorum

Bir de rakı şişesinde balık olsam


Orhan Veli Kanık
__________________
Bana benden kalan bir ad;
Ancak ötesi hep o...
serenadaschizophrana isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Sponsored links

Cevapla

Seçenekler Arama

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Kapalı


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 04:29 .


Gnoxis.com ©2000 - 2009
Powered by vBulletin Version 3.7.4
Ad Management by RedTyger

***NoRa iS WaTcHinG YoU***



*** Gnoxis.com ***

LinkBacks Enabled by vBSEO 3.1.0

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73