JUKEBOX | CHAT | GNOXIS MESSENGER



Geri git   Gnoxis.com > Kültür - Sanat > Edebiyat > Yazarlar

Cevapla
 
Seçenekler Arama
Alt 21-04-2008, 22:56   #1
 
serenadaschizophrana - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 11 2007
Mesajlar: 3.579
Karma gücü: 158 serenadaschizophrana has a reputation beyond reputeserenadaschizophrana has a reputation beyond reputeserenadaschizophrana has a reputation beyond reputeserenadaschizophrana has a reputation beyond reputeserenadaschizophrana has a reputation beyond reputeserenadaschizophrana has a reputation beyond reputeserenadaschizophrana has a reputation beyond reputeserenadaschizophrana has a reputation beyond reputeserenadaschizophrana has a reputation beyond reputeserenadaschizophrana has a reputation beyond reputeserenadaschizophrana has a reputation beyond repute
Ferit Edgü





24 Şubat 1936’da İstanbul’da doğdu. İstanbul Güzel Sanatlar Akademisi Resim Bölümü’nde eğitim görürken kazandığı bir sınavla Almanya'ya gitti. Oradan Fransa'ya geçti. 1959-1964 arasında Paris’te resim çalışmalarının yanısıra felsefe, sanat tarihi, seramik kurslarına katıldı. Askerliğini yedeksubay öğretmen olarak yaptı. 1 yıl daha Paris’te yaşadı. Türkiye’ye dönüşünde önce metin yazarlığı yaptı. Daha sonra DATA reklamcılık ve Ada yayıncılık şirketlerini kurdu. Yazın hayatına şiirle başladı. İlk şiiri 1952’de Kaynak dergisinde, ilk öyküsü 1954’te Yeni Ufuklar dergisinde yayınlandı. Yazılarında edebiyatın konumu, yazarın özgün koşulları ve nitelikleri üzerine düşünceleriyle dikkat çekti. Plastik sanatlar alanındaki deneme, eleştiri ve tartışmalarıyla ilgi uyandırdı. Romanlarında "niçin" sorusundan çok "nasıl" sorusu üzerinde durdu. Çevresiyle uyum sağlayamayan bireyin sorunlarına eğildi. "O" adlı romanı, Onat Kutlar’ın senaryosuyla Erden Kıral tarafından "Hakkâri’de Bir Mevsim" adıyla filme çekildi. Film, 1983’te 33. Berlin Film Festivali’nde ve 1984’te 2. Akdeniz Kültürleri Film Festivali’nde ödül aldı. Abidin Dino, Yüksel Arslan, Bedri Rahmi, Eren Eyüboğlu, Füreya, Aliye Berger ve Ergin İnan’ın yaşamlarıyla ilgili araştırma kitapları da yayınladı.

ESERLERİ:

ÖYKÜ:
Kaçkınlar (1959)
Bozgun (1962)
Av (1968)
Bir Gemide (1978)
Çığlık (1982)
Eylülün Gölgesinde Bir Yazdı (1988)

ROMAN:
Kimse (1976)
O (1977)

ŞİİR:
Ah Min-el Aşk (1978)

DENEME:
Ders Notları (1978)
Yazmak Eylemi (1980)
Şimdi Saat Kaç (1986)
Binbir Gece (1991)

ÖDÜLLERİ:
1979 Sait FaikHikaye Armağanı, Bir Gemide ile
1979 Türk Dil Kurumu Deneme Ödülü, Ders Notları ile
1988 Sedat Simavi Vakfı Edebiyat Ödülü, Eylülün Gölgesinde Bir Yazdı ile .


2003'den bir yazı

Korkularım Olsaydı


Yaşam korkusu. Ölüm korkusu. Yalnızlık korkusu. Birliktelik korkusu. Yanılma korkusu. Uçma korkusu. Dalma (denize) korkusu. Tanrı korkusu. Şeytan korkusu. Yazmak korkusu. Yazamamak korkusu...
Hayır, bu tür korkularım yok. Hiçbir zaman da olmadı.



Tüm yapıtına korkunun egemen olduğu büyük Kafka’dan farkım bu. O, ölümden çok yaşamdan; yalnızlıktan çok aşktan; sessizlikten çok gürültüden; şeytandan çok Tanrı’dan; anneden çok babadan korkuyordu. Onun tüm korkularını anlayabilirim, baba korkusu hariç. Bir arkadaşı olsaydım, onun adına Herman Kafka’yı ben öldürebilirdim. Ve bunu, korkusuzca; tam tersine erinçle yapardım. Tanrı’ya şükür benim öyle anam-babam olmadı.

Hayır, bunları söyleyerek korkusuz şövalye olduğumu ileri sürecek değilim. Çocukken, gecenin karanlığından korkardım. Ölülerden korkardım. Gecenin sessizliğinde üreyen tıkırtılardan, fısıltılardan, rüzgârın sesinden, fırtınadan, dalgalardan korkardım.
Ama bunlar çocuklukta kaldı.

Bir gün gelir, yaşamı karşınıza alır, onunla söyleşmeye başlarsınız. Bunun yaşı yoktur. Rimbaud gibi yirmi yaşında da olabilir bu, Dostoyevski gibi altmışında da.
Korkmadan, yaşamla yüzleşmek gerekir. Şimdilerde yaptığım bu.

Yaşamım boyunca sayısız hobim oldu; ama ne yazık ki hiç fobim olmadı.
Gördüğünüz gibi, övünerek değil, yerinerek söylüyorum. Çünkü korkularım, fobilerim olsaydı, belki ben de büyük bir yazar olurdum.

Heyhat!


İnsanlık Halleri / Aforizmalar

5/- Doğrula beni.
- Ne anlama geliyor bu?
Söylediklerine katılmamı mı istiyorsun,
yoksa o saçma sapan hayatına şapka çıkarmamı mı?
6/
Herkese hayatını anlatma.
Bazı parçalarını çalan olur.
7/
Yaşam, ne tek yönlüdür, ne çift yönlü.
Yaşam çok, pek çok yönlüdür.
Bu nedenle yolunu şaşırır insanlar.
8/
Hayat kısa.
Öyleyse sen de kısa kes.
11/
- O an göz göze geldik.
- Niçin dudak dudağa değil?
17/
Bir mezar taşından:
Alışamam diyen ben, şu mezara bile alıştım.
30/
Gece karanlık.
Gündüzler daha karanlık.
33/
Gününe kök salmak isteyen sen,
niçin sürekli geleceği sorguluyorsun?
O gelecek, bilmiyor musun ki hiçbir zaman
gelmeyecek.
34/
Resmi duvarımı süslemek için asmam.
Eğer öyle olsaydı bahçemdeki ağaca da
güzel bir kadını asmam gerekirdi.
38/
Yazarak ya da kaçarak
çözüm arama.
Sorunların üstüne git;
onlar senin üzerine gelmeden.
72/
Köpek havlar.
Elin titrer.
Av kaçar.
Üzülme, tümü insanlık hali.
86/
Alçaklar yüksekten atar.
89/
Unutma, ne kadar koşarsan koş, duracaksın.
96/
Elinin altında her zaman üç-dört
takma ad bulunmalı.
N’olur n’olmaz, bakarsın öz adını
unutmuşsun ya da unutturmuşlar…
Susacağına konuşursun - bir başka adla olsa da.
97/
Rahatlamak için konuşma.
Rahatsız etmek için konuş.
98/
Otur oturduğun yerde!
Çocukluğumda o kadar duydum ki bu üç
sözcüğü,
on sekiz yaşıma basar basmaz ilk yaptığım iş
pasaportumu almak oldu.
99/
Kasılma.
Başarıların (varsa eğer)
beyninin ürünü, kaslarının değil.
112/
Ormanda ya da dağlarda dolaşırken
bir kurt ya da bir ayı yolunu kestiğinde
sakın ola ki insanlık bende kalsın deme.
125/
Savaş ve Barış ve Savaş ve Barış ve Savaş ve Barış
ve Savaş ve -
Tolstoy’un romanı değil,
insanoğlunun sonsuz tarihi bu iki sözcüktür işte.
127/
- Ne güzel geldin, dedi kadın.
- Ne yazık ki birazdan çekip gidiyorum, dedi erkek.
130/
- Hiçbir zaman, “Hayır” demem gereken bir şeye, “Evet” demedim.
- Peki, “Evet” demen gereken bir şeye, “Hayır” dediğin oldu mu?
- Ne yazık ki evet.
145/
- Ne diyorduk?
- Hiçbir şey.
- Ah! Demek başladığımız yere döndük.
- Hiçbir şeyden mi başlamıştık.
- Sanırım.
- Öyleyse, yeniden başlayabiliriz.
- Hadi başla.
- Ne diyorduk.
- Hiçbir şey.


alıntıdır.
__________________



Bütün yalnızlıklarınızın ilenci

Korusun çoğulluklarınızı
Cinnet koyun erdemin adını
Maskelerinizi kuşanıp yalanlarınızı çoğaltın
Hepiniz mezarısınız kendinizin...

serenadaschizophrana isimli Üye şuanda  online konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Sponsored links

Sponsor Bağlantılar
Alt 22-04-2008, 20:07   #2
 
semuel - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 01 2008
Mesajlar: 265
Karma gücü: 21 semuel has a brilliant futuresemuel has a brilliant futuresemuel has a brilliant futuresemuel has a brilliant futuresemuel has a brilliant futuresemuel has a brilliant futuresemuel has a brilliant futuresemuel has a brilliant futuresemuel has a brilliant futuresemuel has a brilliant futuresemuel has a brilliant future




GİBİLER

I.
Gündoğumunda-
ki
bir denizkaplumbağası
gibi bak-
ıyorsun aşkım
içimdeki sulara.

II.
Teknem yol alıyor
haritası çizilmemiş
kıyılarda.
Ters akıntılar yokmuş gibi
ilerliyoruz
aşkın ılıman sularında.

III.
Aşk yorgunu
gibi garip konuğum.
Gider gibi oturduğu yerde.

IV.
Çocuklar gibi tasasız
eğlendik o gün
ırmağın kıyısında.
Çok sonra çöktü hüzün.
Karşı kıyıdakileri düşündükten sonra.
Solan bir gül gibi dağıldık batan günle.
Yaz başlangıcındaki
O güz fırtınasında.

V.
Bir çırpıntı
gibidir yüreğim-
de
yazılı adın.
Yüreğimle ansır gibiyim
yalnız yüreğimle
bir süredir yaşamımı.

VI.
Bir türkü gibi-
sin bende.
Ezgisi dudaklarımda
Sözcükleri unutulmuş.

VII.
Sözcükler gibi
Kıyıdaki kum taneleri
Dalgaların kayalardan kopardığı
Zamanın aşındırdığı.

VIII.
Bir gölge
gibi izliyorum
gölgeni
Karanlık ormanlarında düşlerimin-
düşüşlerimin.

IX.
Ardıç kuşlarının gözleri
senin dudakların gibi
gülüyor.

X.
Nicedir yaşamayı
unutmuş
gibi yaşıyorum.

XI.
Yok gibi
uzun kumsalda
Yürüyüşün bıraktığı izler.
(Öylesine biliyorsun yürümeyi.)
Bense
ardında
bıraktığın aşkınla izliyorum seni
yorgun adım.

XII.
Sen öyle varsın ki
Ben yok gibiyim.
semuel isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Sponsored links

Cevapla

Seçenekler Arama

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Kapalı


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 16:04 .


Gnoxis.com ©2000 - 2008
Powered by vBulletin Version 3.7.2
Ad Management by RedTyger

***NoRa iS WaTcHinG YoU***



*** Gnoxis.com ***

LinkBacks Enabled by vBSEO 3.1.0

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102