Gogol Bordello,New York'a doğru gerçekleşen göçmen akımının hikayesini anlatmak için uçan,esprili ve sürreal kostümlerinin kullanıldığı bir tarz arcılığıyla punk,çingene müziği ve brechtiyen kabaresinin elementlerini birleştirmiştir
Grubun kurucusu ve solisti Eugene Hütz'ün müzik zevki,ülkesi Ukrayna'da Birtday Party ve Einstürzande Neubauten'in kasetlerini dinleyerek şekillendi.Hütz,1986'da Çernobil felaketinin ardından batı Ukrayna'ya tahliye edildikleri dönem,çingene müziğinin dışa dönük etkileyici niteliğiyle büyülendi.1933 yılında Amerika'ya gelmeden önce,Polonya,Macaristan,Avusturya ve İtalya'da tam bir göçebe hayatı sürdü.New York'a vardıktan sonra gitarist Vlad Solofar ve akordiyon sanatçısı Sasha Kazatchkoff ile grup kurdu.Davulda Amerika'lı Eliot fergusen,grubun güçlü bir rock sound'u kazanmasını sağladı.Sonrasında Bordello'nun ilginç sahne şovlarının mimarı,eski tiyatro yönetmeni Moskova'lı kemancı Sergei Riabtsev gruba dahil oldu
Grubun erken dönem gösterileri,Rus düğünlerinde yaptıkları çingene müziğini kapsıyordu.Fakat müzikleri daha sonrasında,kendilerine New York'un merkez piyasasında oldukça fazla takipçi bulacakları Hiper-Kinetik bir patlamaya doğru evrildi.1999 yılında 'when the tricher comes a pokin'adında ilk 45'liklerini yayınladılar.Ardından da Nick cave and the bad seeds'in davulcusu Jim Sclavunos'un yapımcılığındaki ilk albümleri Voi-la Intruder piyasaya sürüldü.Bu sırada Sakhalin adlı bir Rus adasından akordiyon sanatçısı Yuri Lemeshev,Solofor ve Kazatchicoff 'un yerine gruba alındı İsrail'li iki müzisyen;gitarist Oren Kaplan saksafoncu Ori Kaplan'da aynı dönem gruba eklendi.Hütz,şehir merkezi sahnelerindeki aktifliği sayesinde grubun ününün artmasını sağladı.
Gogol Bordello 2002 baharında, bir Avrupa turnesine katıldı ve "Whitney Biennial'inde"performanslarını sergiledi.Bu performanslarıyla grup yepyeni bir dinleyici kitlesiyle buluştu.
Start Wearing Purple
Eline sağlık bana fazla neşeli geliolar ama bazen dinliom
__________________ Kimi vardır rüzgarın ağaç dalında çıkardığı sesle irkilir,Kimi de vardır ki dünya yıkılsa farketmez neler olduğunu etrafında...Sen ağaç dalındaki rüzgar olursun eleştirirken,ben veya bi başkası patlayan bomba olur ayaklarının dibinde!!Sen benim doğruları dile getirmemdeki üslubumu çirkin bulursun bi başkası sırf sert cevaplarım var diye benim üslubumu beyenmeyen senin üslubunu çirkin bulur ...Şimdi ister tebrik et beni...İstersen kır kalemimi!!!