bunların o bölgeye turrist çekmek amaçlı,çocuğu olmayan kendilerine bir meşgale arayan iki kafadarın yaptıkları söylenir ve kendileride bu şekillerin büyük yankı uyardığını görünce itiraf larını etmişlerdir.
bu şekilleri önce ağır bir demir çubukla,daha sonralarıda tahta ve iplikle 10 dk.da yaptıklarını izah etmişlerdi.
ama onlar bunun izahını yaparken bir yerde birileri hala ekinlerin üzerine çember çizmekteydi.
araştırmacılar ve medya neye inanacaklarına karar veremediler ve araştırmaları sonucunda ortaya çıkan gizemler herkesi şaşırttı ve ufu gerçeğini ortaya çıkardı.
sizlere bu gizemleri sırasıyla paylaşmak istiyorum.
teşekkür firdevs dikkat et işlerine karıştığın için senide çizmesinler
VE İŞTE ÇEMBERLERİN GİZLEDİĞİ SIRLAR!
“Çatal çubuklarla su arayanlar dairelerde ‘orgon enerjisi’ buldular ve bunu yapan varlıklar ile telepatik iletişim kurulabileceğini savundular”
“Ekin çemberlerinin içine giren kişiler, buradayken ya da buradan çıktıktan sonra farklı hisler duyduklarını bildirmişlerdir. Bu kişiler, çemberlerin içindeyken aşırı baş dönmesi ve mide bulantısı yaşadıklarını söylerler. Hatta bazıları bu deneyimin ayaklarını yerden kestiğini söylemektedir. Yeni yüzyıl insanları, ekin çemberlerinin içindeyken kendilerinde iyileştirici güçler hissettiklerini iddia etmektedirler”
“Ekin çemberleri sadece insanları değil hayvanları da etkilemektedir; yakın çiftliklerdeki büyükbaş hayvanlar çemberlerin ortaya çıkmasından saatler önce hırçınlaşmaya ve sinirli hareketler yapmaya başlamaktadırlar”
“Çemberler, aynı zamanda çevrelerindeki elektronik aletlerin bozulmasına neden olmaktadırlar. Çemberlerin üzerinde uçan uçakların içindeki elektronik donanımlar zaman zaman arızalanmaktadır”
“Çemberler, ortaya çıktıkları alanı tümüyle etkilemektedir; bir çemberin içindeki ve çevresindeki ekinlerin manyetik yapısı ve yaydığı enerji değişmekte, ürünlerin kromozomları ciddi dönüşümlere uğramaktadır”
“Manyetik alan değişimleri dolayısıyla bölgede pusulalar çalışmamaktadır. Çemberlerin ortaya çıktığı gecenin sabahı araba aküleri arızalanmakta, Geiger sayaçları bölgede oldukça yüksek oranlarda radyasyon belirlemekte, voltmetreler yüksek seviyede enerji oluşumu tespit etmektedirler. Bu enerji bölgede çok uzun bir süre boyunca, ekinler toplanıp yeni tohumlar ekildikten sonra bile kalmaktadır”
“Ekin çemberlerinin geçmişi 1670’lere kadar uzanmaktadır, fakat bunların varlığına ilişkin kanıtlar ancak yakın zamanlarda elde edilmeye başlamıştır. Kayıtlara geçen ilk ekin çemberi 1966 yılında, İngiltere’nin Hertfordshire kasabası sakinleri tarafından bulunmuştur”
“1976 yılında, Langenburg’lü bir çiftçi olan Edwin Fuhr, tarlası üzerinde uçan kubbe şeklinde araçlar görmüştür. O gece tarlayı araştıran Fuhr, burada dört ekin çemberinin oluştuğunu farketmiştir. Bu olayı takip eden üç gün boyunca UFO’lar gözlemlenmeye devam etmiş ve çemberlerin sayısı yediye ulaşmıştır”
“Yapılan araştırmalarda çemberlerin içine giren köpekler hastalanmış, turuncu ışıklar yayan cisimler görülmüş, esrarengiz sesler duyulmuştur. Colin Andrews bu çemberlerin birinin içindeyken “statik elektriğin hışırtılı sesini” duyduğunu söylemiştir.”