| işte gerçek bir kaçırılma hikayesi
Betty ve Barney Hill Kaçırılma Öyküsü:
16 Eylül 1961'de, yani Boas'ın yaşadıklarından yaklaşık 4 sene sonra, bu sefer Amerikalı bir karı koca kaçırıldılar. Kanada'dan tatilden dönmekte olan bu çift, memleketleri New Hampshire'a gitmekteydiler. Bu esnada adeta onları takip eden bir ışığı gökyüzünde fark ettiler. Cisim yaklaşınca bunun bir tür uçan nesne olduğu görüldü. Barney Hill kısa bir süre için aramayı durdurup derhal bagajdaki silahını aldı ve hızlıca yola devam etti. Barney bu esnada uçan cismin pencerelerinden kendisine bakan insanımsı canlıları gördü. Karı koca arabayla hızlıca oradan uzaklaştılar ancak daha sonra adeta bir zaman kaybı yaşadıklarını fark ettiler. Nasıl olduğunu anlayamadan saatler geçmişti ve kendileri de arabalarıyla en son hatırladıkları yerde değillerdi.
İlerleyen aylarda Betty kendini hep tedirgin hissetti. UFOlar üzerine bir kaç kitap okuduktan sonra da bu kayıp zamanda neler olduğunu öğrenmek için karı koca 1963'ün sonunda hipnoz olmaya karar verdiler. Hipnoz seansında Hill'ler, başlarından geçenleri tümüyle hatırladılar. Zorla uzay gemisine götürülmüşlerdi. Uzaylılar insanımsı olmasına rağmen iri gözlere ve ufak burunlara sahiptiler. Karı koca uzaylılar tarafından tıbbi incelemeye alınmıştı ve bir tür hipnotize veya paralize sonucu bir türlü bu duruma karşı koyamamışlardı. Barney'ye göre uzaylıların kıyafetleri askeri üniforma gibiydi.
Betty gemideyken bir tür yıldız haritası gördüğünü hatırladı ve daha sonra bunu hafızasında kalan şekliyle çizebildi de. Karı koca ile alakasız bir astronomi meraklısı Marjorie Fish bu haritayı daha sonra inceledi ve bunun Zeti Reticuli'nin haritası olabileceği kanısına vardı. İlerleyen aylarda bu konu ve harita bazı yerlerde basıldı ve herkes fikrini sundu. Bazıları inandı, bazıları inanmadı. Carl Sagan'a göre harita net değildi ve az gayretle herhangi bir yıldız sistemine işaret ettiğinin söylenebileceğini iddia etti.
Şimdi bu olayın en önemli yönlerinden biri belki de hikayenin hipnoz altında çıkmış olmasıdır. Bazılarına göre hipnoz vesilesiyle bir insanın kafasına istenilen düşünceler sokulabilir. Bu nedenle bazıları UFO fanatiklerini hipnoz yöntemiyle bu düşünceleri insanlara aşıladıklarını düşünmekte. Ancak bu durumu yakından inceleyen Budd Hopkins adında bir araştırmacı, hipnozu gerçekleştiren doktorun bunun tam aksine bir karaktere sahip bir insan olduğunu söylemekte. Ona göre doktor seanslardan sonra duyduğu şeylerin "yaşanmış olmasına imkan olmayan şeyler" olduğunu da söylediğini belirtmekte. Yani Hill olayında hipnoz yoluyla sahte düşüncelerin aşılandığı teorisi pek tutmamakta.
Buna rağmen psikiyatri uzmanları doğal olarak bu olayın gerçekleştiğine inanmamakta ve bazı alternatif açıklamalar getirmekteler. Bazılarına göre hipnozdan oniki gün evvel yayınlanan bir televizyon dizisi olan The Outer Limit'in uzaylılar ile ilgili bir bölümünden etkilenmiş olabileceği. Ancak Barney Hill, UFO ve bilim kurguya bir ilgisi olmadığını ve zaten akşamları TV izlemeye genelde vakti olmadığını söyleyerek bunu reddetti. Bazılarına göre gerçek ve hayali düşüncelere hipnoz anında birbirine karışmıştı ve bu nedenle hipnoz altında hatırlananlar gerçek değildi. Hatta bazılarına göre olayın tek nedeni stresti, özellikle de Barney'nin zenci, eşinin de beyaz olması nedeniyle yaşadıkları ve evlilik stresiydi. Ancak karı koca evliliklerinin çok iyi olduğunu ve kimse ile ciddi bir sorun teşkil etmediğini söylediler
--------------------
hadi bolbol yorum bekliyorum
Konu MEPHISTOPHELES tarafından (23-07-2008 Saat 16:21 ) değiştirilmiştir..
Sebep: Ardarda Atılan Mesajlar Birleştirildi
|