JUKEBOX | CHAT | GNOXIS MESSENGER



Geri git   Gnoxis.com > Kültür - Sanat > Tiyatro

Cevapla
 
Seçenekler Arama
Alt 18-10-2008, 21:54   #1
 
serenadaschizophrana - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 11 2007
Mesajlar: 4.052
Karma gücü: 174 serenadaschizophrana has a reputation beyond reputeserenadaschizophrana has a reputation beyond reputeserenadaschizophrana has a reputation beyond reputeserenadaschizophrana has a reputation beyond reputeserenadaschizophrana has a reputation beyond reputeserenadaschizophrana has a reputation beyond reputeserenadaschizophrana has a reputation beyond reputeserenadaschizophrana has a reputation beyond reputeserenadaschizophrana has a reputation beyond reputeserenadaschizophrana has a reputation beyond reputeserenadaschizophrana has a reputation beyond repute
Yıldız Kenter Röportajı





11 Ekim'de 80. yaşını kutlayan Yıldız Kenter, bu sezon sahnelenecek ve Alzheimerlı eski bir dansçının ölüme yaklaşmasını anlatan Victoria adlı oyunun yönetmenliğini üstlendi. Kenter, önce oyunda oynamayı da düşünmüş ama sonra başrolü Defne Halman'a emanet etmiş.

"Yine uyandık bu sabah yahu..." diye başlıyor güne... Gerisini onu tanıyabildiğim kadarıyla ben ekliyorum, izniyle... "Acele etmeliyim, tiyatroda provam var. Önce bankaya uğramalıyım.
Dekorcu da bekliyor... Acele etmeliyim, acele etmeliyim...'' 80. yaşında genç kız ruhu ve heyecanına sahip, işini tutkuyla seven, hayatı 'konservatuvar, tiyatro, turne' üçgeninde geçen, hep bir yerlere yetişme telaşından yemeğini hâlâ rahatça yiyemediği için ablası tarafından "Yıldız arkana yaslan, acele etme!'' diye uyarılan, 80 yaşında parlayan bir yıldız, Yıldız Kenter...
11 Ekim'de 80 yaşını kutlayan sanatçı, gözü gibi baktığı ve "Ayakta tutmak çok zor,'' dediği tiyatrosunun, yerin iki kat altındaki çalışma odasında konuşurken, "60 yıldır sahnedeyim.
Seyahat etmek, Madagaskar'a, Çin'e gitmek istiyorum ama herhalde ancak 90 yaşımda zaman bulacağım,'' diyor gülerek...
Yıldız Kenter'le 60. sanat yılında yönetmenliğini üstlendiği ve yıllardır Amerika'da yaşayan Defne Halman'ın bu oyunla yeniden sahnelere döneceği Victoria adlı oyundan hayallerine kadar konuştuk...

- Victoria, uzun zamandır gerçekleştirmeyi düşündüğünüz bir proje miydi?
- Bazı dostlarım benim için oyun ararlar. Bana oyun tavsiye edenlerin birincisi Işık Yenersu'dur. 'Yıldız abla bir şey buldum, bu tam sana göre,' diye getirir. Halbuki kendi oynasa daha güzel oynayacaktır. Genco Erkal da getirir. Victoria'yı Zuhal Olcay önermiş, 'Bunu Yıldız yapar,' diye... Gerçekten çok hoşuma gitti.

- Niye siz oynamıyorsunuz Victoria'yı?
- Daha çok dans ağırlıklı, ben de 80 yaşındayım. Onun için biraz düşündüm... Defne'yi o kadar severim ki... Teksi okuyunca Defne'nin bunu daha iyi gerçekleştireceğini düşündüm. O da çok sevdi. Oyunu Dulcinea Langfelder, Charles Fariala'nın bir öyküsünden esinlenerek gerçekleştirmiş ve dünyanın çeşitli sahnelerinde sergilemiş.

- Doğaçlamaya dayalı bu oyuna siz neler kazandırdınız?
- Kendi toplumunuza göre ufak tefek yorumlar ve değişiklikler getirebilirsiniz. Oyun tekerlekli sandalyeye bağlı, Alzheimerlı eski dansçı, tiyatrocu bir kadını anlatıyor. Özgürlüğü düşlediği zaman, kendini oynarken ve dans ederken yakalayabiliyor. O düşleriyle yaşadığı gerçek arasındaki git-geller oyun... Victoria, zafer demek. Ölüme giderken küçük küçük zaferler kazanıyor ve dans ederek ya da tiyatroda olduğunu sanarak özgürlüğünü bulduğuna inanıyor. Böylece öteki tarafa geçişi özgürce ve mutlu oluyor. Hareketlere de diyaloglara da ilaveler koyuyoruz.

- Alzheimer çağın hastalığı gibi yayılıyor... Bu hastalıkla ilgili araştırmalar yaptınız mı?
- Evet, her ailede bir Alzheimerlı var. Alzheimerlılar üzerine çalışıyoruz, kitaplar okuyoruz. Yengem de Alzheimer'dı, geçenlerde kaybettik. Her şeyi kaybetmeye razı oluyorsun, ama kafanı kaybetmeye razı olamıyorsun. Hasta, onun bilincinde olmadığı için ölümün de ne olduğunu bilemez hale geliyor. 'Benim için tek kurtuluş ölüm,' demiş şair Nigar Hanım, ama bilinçle söylemiş bunu... Oyundaki kadının böyle bir kurtuluşu da yok. Hep bir şeyi hatırlamanın gerilimini yaşıyor ve bundan sıyrıldığı anda hemen dansa geçiyor. Tiyatroda, oyunculukta önemli olan da o andır. Bir anı yakaladığınızda birçok problemi halledebilirsiniz. Victoria da 'Anı yakalayamıyorum,' diyor. Öyle bir bocalama ki, ancak dansı, tiyatroyu düşleyerek her türlü bağımlılığı özgürlüğe dönüştürebiliyor.

- "Keşke ben oynasaydım,'' diyor musunuz provalarda?
- "Keşke,'' demiyorum çünkü ben oynayacaktım ama Defne daha iyi oynayacak. Öğrencilerimin başarısı beni çok mutlu ediyor. Çünkü öğrencilerim artık benim hocalarım gibi oldu. Onlardan o kadar çok şey öğreniyorum ki... Onlarla beraber olmak da benim özgürlüğüm... Hayatımı kaplayan, mutlulukla uzatan bir şey...

- Bu sezon sahnede de görecek miyiz sizi?
- Sahneyi hep düşünüyorum. Ben Anadolu devam ediyor. Bu yıl tiyatromuzu devlet tiyatromuzla paylaşacağız. 15 gün biz, 15 gün onlar oynayacak. Bunun bize bir parça maddi katkısı olacak. Onda da nasıl bir pazarlık... Bazen diyorum ki 'Bu kadar sıkıntıya katlanılır mı? Çalışılır mı? Sat, ye parasını...' Ama bu yaşıma kadar yememişim de bundan sonra ne yiyeceğim. Buranın, tiyatro olarak kalmasını istiyorum.
- 80. yaşınız kutlu olsun... Enerjinizle ve yaratıcılığınızla hep örnek oluyorsunuz...
- 80 yaş artık yaş... Her yaşın kendine göre güzelliği var, sağlığınız yerindeyse. Ben de bir sürü şeyle uğraşıyorum herkes gibi... Ama çaresi yok. Belki de bu kadar uğraştığım için 80 yaşına geldim. Bazı ilaçlar alıyorum, yoga yapıyorum.

- 60 yıldır da sahnedesiniz... Bu bir ömür süresi gibi değil mi?
- 60 yıl... Bütün ömrüm sahnede geçmiş. Sevdiğim, bana heyecan veren bir işi yaptığım için kendimi mutlu saymalıyım, aksi nankörlük olur. Çünkü konservatuvara girmek için çok çektim. Ayağımda hâlâ ağabeyimin 'Gitmeyeceksin,' diye attığı tekmenin izi var. Daha sonra en büyük desteği de o vermişti.

- 'Biraz ara vereyim,' demediniz mi hiç?
- 'Demedim,' dersem yalan olur, ama yapamadım. Madagaskar'ı görmek istiyorum. Prosper Merimee'nin, Bizet'nin Carmen Operası'nın temasını oluşturan Carmen romanında, Marius adlı bir genç vardır. Aklı hep başka deniz ülkelerinde olan Marius... Buradan Madagaskar kafama çakıldı kaldı. Kızım Leyla ve damadım, Madagaskar'a gidince, ben de düşlemeye başladım. Japonya'ya, Çin'e de gitmek istiyorum.

- Ne zaman yapacaksınız bu seyahati?
- 90 yaşıma gelince... Şimdi çok meşgulüm (gülerek).





Kaynak
__________________
Sui Generis
serenadaschizophrana isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Sponsored links

Sponsor Bağlantılar
Alt 18-10-2008, 21:58   #2
 
naughty - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 04 2008
Mesajlar: 616
Karma gücü: 47 naughty has a reputation beyond reputenaughty has a reputation beyond reputenaughty has a reputation beyond reputenaughty has a reputation beyond reputenaughty has a reputation beyond reputenaughty has a reputation beyond reputenaughty has a reputation beyond reputenaughty has a reputation beyond reputenaughty has a reputation beyond reputenaughty has a reputation beyond reputenaughty has a reputation beyond repute


Keyifli bir röportaj olmuş Teşekkürler.
__________________
Her yer Filistin !
naughty isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla

Alt 18-10-2008, 22:59   #3
 
zibailelectra - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 11 2007
Mesajlar: 566
Karma gücü: 38 zibailelectra has a reputation beyond reputezibailelectra has a reputation beyond reputezibailelectra has a reputation beyond reputezibailelectra has a reputation beyond reputezibailelectra has a reputation beyond reputezibailelectra has a reputation beyond reputezibailelectra has a reputation beyond reputezibailelectra has a reputation beyond reputezibailelectra has a reputation beyond reputezibailelectra has a reputation beyond reputezibailelectra has a reputation beyond repute


"60 yıldır sahnedeyim.
Seyahat etmek, Madagaskar'a, Çin'e gitmek istiyorum ama herhalde ancak 90 yaşımda zaman bulacağım"
ne kadar umut dolu bir söz Yıldız Kenter örnek alınabilecek nadir insanlardan biri, Türkçe'yi kullanış biçiminden duruşuna kadar herşeyiyle harika bir sanatçı umarım uzun seneler görebiliriz O'nu...
__________________
sevdadan da geçer belki yolumuz kimbilir
zibailelectra isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Sponsored links

Alt 19-10-2008, 01:49   #4
 
pithc - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 12 2006
Nerden: klan savaşlarında...:)
Mesajlar: 3.507
Karma gücü: 156 pithc has a reputation beyond reputepithc has a reputation beyond reputepithc has a reputation beyond reputepithc has a reputation beyond reputepithc has a reputation beyond reputepithc has a reputation beyond reputepithc has a reputation beyond reputepithc has a reputation beyond reputepithc has a reputation beyond reputepithc has a reputation beyond reputepithc has a reputation beyond repute




serenad cok tesekkurler...Yıldız Kenter bir dönemin iyi oyuncularından ve yetiştirdigi ögrencileri ile türk tiyatrosuna iyi bir gelecek hazırlamaya calısan sanatcılardan biri...
__________________
Arz Longa Vita Brevis
..Tiyatrosuz Kalmayın..

pithc isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Sponsored links

Sponsor Bağlantılar
Cevapla

Seçenekler Arama

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Kapalı


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 05:16 .


Gnoxis.com ©2000 - 2009
Powered by vBulletin Version 3.7.4
Ad Management by RedTyger

***NoRa iS WaTcHinG YoU***



*** Gnoxis.com ***

LinkBacks Enabled by vBSEO 3.1.0

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102