08-03-2008, 00:09
|
#1 |
| -YASAKLI-
Üyelik tarihi: 11 2007
Mesajlar: 3.187
| Biz Kahraman Değiliz, Korkuyoruz...
Bir gün evde (ya da herhangi bir yerde) oturmuşsunuz (ya da yatıyorsunuz, ayaktasınız), güneş yok, havada garip bir sıkıntı var ve içiniz sıkılıyor diye tiyatro salonu yapmaya kalkışmazsınız herhalde. Can sıkıntısı değilse ne? Yine bir gün bir yerdesiniz... havalar hiç de can sıkıcı gibi değil... güneş var... hatta diyelim ki Moda burnundasınız... Aklınıza birden elma düştü ve para kazanmanın yolunu keşfettiniz... "Moda'da tiyatro açarım ve çok zengin olurum". Herhalde değildir, değil mi? Para kazanma hırsı değilse ne?
Bir ülkedesiniz, onun vatandaşısınız. Tiyatro diye de bir sanat var, ikibin yıldan fazladır. Ama vatandaşı olduğunuz ülkede yokmuş, sanki hiç olmamış gibi davranılıyor. Varolan tiyatrolar kapanıyor. Ve sizin canınız acıyor; güneş altında, yağmurda, açık ya da kapalı her durumda. Girişmez misiniz hemen tiyatro yapmaya? Tiyatro salonu için para harcadık. Yoktan bir şeyi "var" ettik. Kim? Biz, bireyler. Yapılabilirmiş, yaptık. Biz bireyler yapabiliyorsak, kamu kurum ve kuruluşları, özel firmalar sıkıntıya girmeden yapabilirler. Yapmalılar. Neden yapmıyorlar? Depremden, yangından, su baskınından korktuğumuz kadar kültürsüzleşmeden korkmuyor muyuz ne? Korkmamız gerekir. Ürkmemiz hatta.
Biz kahraman değiliz, korkuyoruz.
Haluk Bilginer.... |
| |