| Öyle birşey de ki bana...
(Bu itirafı ayrıca konu açarak yapmamın nedeni kararsızlığımdan kaynaklanıyo, bu nedenle sizin düşüncelerinizi alarak belkide doğru olanı yapabilirim)
Herşey çarşamba akşamı başladı, tanımadığım biriyle sohbet etmeye başladık, biraz üzgündü, anlattıkça hem bedenindeki hem ruhundaki yaralar daha bi kendini belli etmişti, anlam veremiyodum ama onda beni çeken bişeyler vardı, gitmek istediysemde yapamadım, sonra teknoloji sağolsun yaptı yapacağını. Ertesi gün (yani dün) tekrar konuşmaya başladık, bu kez karşılıklı bişeyleri paylaştık, sonra bi an o an geldi ve çekip gitmek istedi(m)k. Bu monoton hayattan kurtulup öleceksem bile adam gibi, insan gibi ölmek istedim. O an ne inancım, ne hedeflerim ne çevremdekiler, hepsi bi an önemsizleşti, düşünün bi; hayatta en fazla ne yapabilirsiniz? en uç nokta nedir? hedefleriniz ne kadar kayda değer? burası (dünya) için ne verebilirsiniz? Peki ya buradan ne edinebilirsiniz kazancınız ne olur? Şimdi dini inançlarınızı, aileyi, arkadaşları, öfleri adetleri bi köşeye bırakın. Saf benliğinizi yaşamı ele alın ve bi karşılaştırın koşuşturmanızla, fatura ödemek için yaşamakmı yoksa gerçekten yaşamayı tatmakmı doğru olan? |