JUKEBOX | CHAT | GNOXIS MESSENGER



Geri git   Gnoxis.com > Kültür - Sanat > Sinema > Aktör ve Aktristler

Cevapla
 
Seçenekler Arama
Alt 18-04-2008, 18:08   #1
 
boogee - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 03 2007
Nerden: izmir
Mesajlar: 4.393
Karma gücü: 206 boogee has a reputation beyond reputeboogee has a reputation beyond reputeboogee has a reputation beyond reputeboogee has a reputation beyond reputeboogee has a reputation beyond reputeboogee has a reputation beyond reputeboogee has a reputation beyond reputeboogee has a reputation beyond reputeboogee has a reputation beyond reputeboogee has a reputation beyond reputeboogee has a reputation beyond repute
Korku Filmlerinin Unutulmaz Oyuncuları





Lon Chaney


Korku filmlerinde çizdiği ürkütücü tipler sessiz sinemanın klasikleri arasında yer alan ABD’li aktör Lon Chaney (1883-1930; asıl adı Alonso Chaney), “bin yüzlü adam” olarak tanınmıştır.

Hem annesi, hem de babası sağır ve dilsiz olan Lon Chaney, daha çocukluğunda pantomimle tanışmıştı. Kardeşinin gezici gösteri topluluğunda aksesuarcı, yapımcı ve oyuncu olarak çalıştı. Sinemaya küçük rollerle başladı ve ilk kez Hell Morgan’s Girl’de (1917, Hell Morgan’ın Kızı) önemli bir yardımcı rol aldı. İki yıl sonra The Miracle Man’deki (1919, Mucize Adam) rolüyle parladı. Bunu izleyen on yılda sinemanın en iyi karakter oyuncusu olarak ün kazandı ve çoğunu Tod Browning’in yönettiği filmlerde unutulmaz tipler yarattı. Bunlar arasında The Penalty (1920, Ceza) filminde canlandırdığı yer altı dünyasının kötürüm patronu, The Hunchback of Notre Dame’da (1923, Notre Dame’ın Kamburu) kambur Quasimodo, The Phantom of the Opera’da (1925, Operadaki Hayalet) Paris Operası’nın bodrumlarında hayalet gibi dolanan, yüzü asit yanıklı müzikçi ve London After Midnight’ta (1927, Gece Yarısından Sonra Londra) bir polis müfettişiyle bir vampiri canlandırdığı ikili rol sayılabilir.


Tell It to the Marines (1927, Külahıma Anlat), While the City Sleeps (1928, Kent Uykudayken) ve Thunder (1929, Gök Gürültüsü) gibi filmlerdeki yalın oyunuyla da dikkati çeken Lon Chaney, çok çeşitli rolleri canlandırmadaki büyük yeteneğinin yanı sıra, makyaj sanatındaki ustalığıyla da tanınmıştı. Yaşamını konu alan Man of a Thousand Faces (1957, Bin Yüzlü Adam) filminde onu James Cagney canlandırdı.

Asıl adı Creighton Chaney olan oğlu Lon Chaney Jr. da (1907-73) sayısız korku filminde rol almış ve en büyük sanatsal başarısını Of Mice and Men’deki (1939, Fareler ve İnsanlar) Lennie rolüyle elde etmiş bir karakter oyuncusuydu.
__________________
**BooGee**
...Tepemde Cellat Zaman...
...:::A Divinis:::....

** TJOBD **
boogee isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Sponsored links

Sponsor Bağlantılar
Alt 18-04-2008, 18:10   #2
 
serenadaschizophrana - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 11 2007
Mesajlar: 3.570
Karma gücü: 158 serenadaschizophrana has a reputation beyond reputeserenadaschizophrana has a reputation beyond reputeserenadaschizophrana has a reputation beyond reputeserenadaschizophrana has a reputation beyond reputeserenadaschizophrana has a reputation beyond reputeserenadaschizophrana has a reputation beyond reputeserenadaschizophrana has a reputation beyond reputeserenadaschizophrana has a reputation beyond reputeserenadaschizophrana has a reputation beyond reputeserenadaschizophrana has a reputation beyond reputeserenadaschizophrana has a reputation beyond repute


Vincent Price




ABD'li aktör. Korku filmlerinin aranılan oyuncusu.

1.93 m. boyuyla diğer korku filmi aktörü Boris Karloff ile karşılaştırılmaktadır.

Price, St.Louis, Missouir'de doğdu. Yale Üniversitesi'nde sanat tarihi ve güzel sanatlar eğitimi gördü.

1930'lu yılların başlarında tiyatro ile ilgilenen sanatçı, 1935'te profesyonel olarak sahneye çıktı.

1930'lu yıllardan 1990'lı yıllara kadar bir çok filmde rol aldı.

1960'lı yıllarda çok önemli korku filmlerinde başrol oynadı

Johnny Depp'in başrolünü oynadığı Makas Eller filminde mucit rolünde oynadı

1993 yılında akciğer kanseri sebebiyle Los Angeles California'da hayatını kaybetti.

Sanatçı hayatının bir bölümünü anlatan bir otobiyografi kitabı kaleme almıştı.

ülkemizde pek popüler olmamasına rağmen sinema tarihinin gelmiş geçmiş en büyük aktörlerinden biridir


eklemekten gurur duyacağım aktördür kendisi. The Fly , House On Haunted Hill , Last Man On Earth gibi filmlerin ilk çekimlerinde izledik onu. ayrıca Edward Scissorhands'de Makaseller'e hayat veren ustası rolündeydi ve bu son filmi oldu. ( oradaki yere düşme sahnesi gerçektir )



Vincent Price Tribiute

__________________



Maskelerinizi kuşanıp yalanlarınızı çoğaltın
Hepiniz mezarısınız kendinizin...



serenadaschizophrana isimli Üye şuanda  online konumundadır   Alıntı ile Cevapla

Alt 18-04-2008, 18:20   #3
 
boogee - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 03 2007
Nerden: izmir
Mesajlar: 4.393
Karma gücü: 206 boogee has a reputation beyond reputeboogee has a reputation beyond reputeboogee has a reputation beyond reputeboogee has a reputation beyond reputeboogee has a reputation beyond reputeboogee has a reputation beyond reputeboogee has a reputation beyond reputeboogee has a reputation beyond reputeboogee has a reputation beyond reputeboogee has a reputation beyond reputeboogee has a reputation beyond repute


Boris Karloff

İngiliz sinema ve tiyatro oyuncusu Boris Karloff (1887-1969), Frankenstein tiplemesiyle uluslararası düzeyde ün kazandığı 1931’den başlayarak 20 yılı aşkın bir süre korku sinemasının en büyük adı olmuş, sahnede de kötü karakterleri canlandırarak başarısını sürdürmüştür.

Boris Karloff 1909’da Kanada’ya göç etti ve ertesi yıl gezici bir tiyatro topluluğuna katıldı. 1928’den başlayarak, tiyatro oyunculuğunun yanı sıra sessiz filmlerde de küçük roller aldı. 1931’de The Criminal Code (Ceza Kanunu) filmindeki, bir önceki yıl Broadway’de de canlandırdığı mahkum rolüyle adını duyurdu. Hollywood’un ilk önemli canavar filmi olan, James Whale’in yönettiği korku sineması klasiği Frankenstein (1931), Boris Karloff’u bir gecede büyük üne kavuşturdu. Karloff aynı tip rolleri bu filmi izleyen Bride of Frankenstein (1935, Frankenstein’ın Nişanlısı) ve Son of Frankenstein (1939, Frankenstein’ın Oğlu) filmleriyle de sürdürdü.

Kendine özgü konuşmasız, robotvari tarzıyla, sağır-dilsiz katil tipini canlandırdığı The Old Dark House (1932, Eski Karanlık Ev) ve sinemanın en ürpertici sahnelerinden birinde dirilerek yaşamını başka bir bedende sürdüren sevgilisini geri isteyen mumyayı canlandırdığı The Mummy (1932, Ölmeyen Mumya) gibi filmler de aynı çizginin devamıydı. The Mask of Fu Manchu’da (1932, Fu Manchu’nun Maskesi) kötü Fu Manchu’yu ve 1938-39’da da Mr. Wong dizisinde Çinli dedektifi oynadı.

Boris Karloff, 1941’de tiyatroya döndü ve Broadway’de Arsenic and Old Lace’de (Ahududu / Arsenik Kurbanları) sahneye çıktı. Daha sonra Peter Pan (1950) oyununda Kaptan Kanca’yı canlandırdı. Ayrıca radyo ve televizyon programlarına da çıktı.


Boris Karloff Diyor Ki;

''Daha dokuz yaşında Cinderella'da 'şeytan kral' rolüne çıktım ve bu, benim uzun ve mutlu canavarlık hayatımın başlangıcı oldu!''

''Ben şanslıydım. Bir oyuncuya bir imaj vermek için bir servet harcanıyor. Ben bir gecede, bir filmle kendi imajımı yarattım. Ve çok da ucuza çıktı. Bana kalsa, duygusal filmlerde oynardım: Örneğin çok iyi bir Küçük Lord Fauntleroy olacağıma hep inandım. Ama bunu görmek için kim para verirdi?''

(Frankenstein'ın çekimlerine hakkında) ''Hiç kımıldamadan yatmam gerekiyordu. Üstümde bir sürü teknisyen kaynıyor, habire çakan şimşekleri vermek için dev makasları birbirine çarpıyorlardı. Ben bir kaza olmaması için dua ediyordum.''
--------------------
Bela Lugosi


Macar asıllı oyuncu Bela Lugosi (1882-1956; asıl adı Béla Blasko), Tod Browning’in yönettiği korku sineması klasiği Dracula’daki (1931) vampir Kont Drakula tiplemesiyle ünlenmiştir.

Budapeşte’deki Sahne Sanatları Akademisi’nde öğrenim gördü. Sahneye ilk kez 1904’te Romeo ile Juliet oyununda çıktı. Bunu çeşitli klasik oyunlardaki rolleri izledi. 1921’de ABD’ye göç ederek bir Macar tiyatro topluluğu kurdu. Yapımcılığını, yönetmenliğini ve başoyunculuğunu üstlendiği bu topluluk 1927’de New York kentinde ve turnede Dracula’nın bir tiyatro uyarlamasını sahneledi. 1924’ten sonra ayrıca beyazperdede küçük roller almaya başlayan Bela Lugosi, Dracula filmiyle dünya çapında ünlendi. Bu film Hollywood vampir filmlerinin ilk örneğini oluşturdu ve Bela Lugosi’ye sürekli aynı tip rollerin verilmesine yol açtı.

Uyuşturucu bağımlılığının arttığı dönemde Bela Lugosi, giderek yoksulluğa ve yalnızlığa sürüklendi. 1955’te Norwalk’taki (California) eyalet hastanesine kendi isteğiyle uyuşturucu bağımlısı olarak yattı. Aynı yıl içinde taburcu edildi. Öldüğünde, isteğine uyularak Dracula filminde kullandığı uzun kara pelerini üzerine giydirilip gömüldü.
__________________
**BooGee**
...Tepemde Cellat Zaman...
...:::A Divinis:::....

** TJOBD **

Konu boogee tarafından (18-04-2008 Saat 18:20 ) değiştirilmiştir.. Sebep: Ardarda Atılan Mesajlar Birleştirildi
boogee isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Sponsored links

Alt 18-04-2008, 18:37   #4
 
serenadaschizophrana - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 11 2007
Mesajlar: 3.570
Karma gücü: 158 serenadaschizophrana has a reputation beyond reputeserenadaschizophrana has a reputation beyond reputeserenadaschizophrana has a reputation beyond reputeserenadaschizophrana has a reputation beyond reputeserenadaschizophrana has a reputation beyond reputeserenadaschizophrana has a reputation beyond reputeserenadaschizophrana has a reputation beyond reputeserenadaschizophrana has a reputation beyond reputeserenadaschizophrana has a reputation beyond reputeserenadaschizophrana has a reputation beyond reputeserenadaschizophrana has a reputation beyond repute




Klaus Kinski





Bembeyaz cildi, kalin dudaklari ve insanin kanini donduran bakislari ile hatirlayacaginiz unlu aktor pek cok kaliteli Avrupa yapimi filmde rol almistir. Bunlardan ilk akla gelenler; A Time to Love and a Time to Die (1958), The Counterfeit Traitor (1962), Doctor
Zhivago (1965), For a Few Dollars More (1966), Grand Slam (1968). Sanatci asil uluslararasi ununu Alman
yonetmen Werner Herzog ile yaptigi: Aguirre: The Wrath of God (1972), Woyzeck (1978), Nosferatu the Vampyre
(1979), ve Fitzcarraldo (1982) gibi filmlere borcludur. Kizi Nastassja Nakszynski 2. Evliliginden olan kizidir.
__________________



Maskelerinizi kuşanıp yalanlarınızı çoğaltın
Hepiniz mezarısınız kendinizin...



serenadaschizophrana isimli Üye şuanda  online konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Sponsored links

Sponsor Bağlantılar
Cevapla

Seçenekler Arama

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Kapalı


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 02:45 .


Gnoxis.com ©2000 - 2008
Powered by vBulletin Version 3.7.2
Ad Management by RedTyger

***NoRa iS WaTcHinG YoU***



*** Gnoxis.com ***

LinkBacks Enabled by vBSEO 3.1.0

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102