JUKEBOX | CHAT | GNOXIS MESSENGER



Geri git   Gnoxis.com > Kültür - Sanat > Sinema

Cevapla
 
Seçenekler Arama
Alt 18-01-2008, 22:46   #1
 
serenadaschizophrana - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 11 2007
Mesajlar: 3.565
Karma gücü: 158 serenadaschizophrana has a reputation beyond reputeserenadaschizophrana has a reputation beyond reputeserenadaschizophrana has a reputation beyond reputeserenadaschizophrana has a reputation beyond reputeserenadaschizophrana has a reputation beyond reputeserenadaschizophrana has a reputation beyond reputeserenadaschizophrana has a reputation beyond reputeserenadaschizophrana has a reputation beyond reputeserenadaschizophrana has a reputation beyond reputeserenadaschizophrana has a reputation beyond reputeserenadaschizophrana has a reputation beyond repute
Sinema Akımları





Sinema tarihi boyunca yönetmenlerin, eleştirmenlerin ve sinema hakkında kafa patlatmış kimselerin araştırmaları neticesinde ortaya çıkmış akımlardır. Burada her akımı kısa bir özetle anlatıp onu temsil eden yönetmenleri de bir alt başlıkta inceleyerek yazmak istiyorum. sinemasever arkadaşlarımın da desteği olursa yönetmenleri ya da akımları paylaşarak güzel bir çalışma yapabiliriz. aceleye getirmek istemiyorum o yüzden parça parça yazacağım.

1. Disa vurumcu Alman sinemasi
2. Sairane gerçekçilik
3. Yeni gerçekçilk
4. Yeni dalga
5. Özgür Sinema
6. Yeni sinema
7. Deneysel sinema

1- DISAVURUMCU ALMAN SINEMASI:
1900'lü yillarda Fransa, Rusya, Isveç, Norveç, Çekoslavakya ve Polonya ile tek tük Ingiltere ve Amerika'da görülen bu akim gerçek anlamda kendini tüm sanatlardaki gelismesiyle kendini Almanya«da göstermistir. Normal olanin disina tasan, insanin bilinç altindakileri disari tasimasi, yansitmasi olarak söyleyebilecegim bu akim dilimizde"Ifadecilik, anlatimcilik, kendilikçilik, ruhsal yasantinin içerikleriyle, tinsel içerikleri dile getiren çagdas sanat akimi olarak karsilik bulur." (Demiray, 231) Öncelikle resimde görülmüs, daha sonra heykel, mimari, edebiyat, tiyatro ve müzige yansimistir. "Duygusal tepkileri yansitmak amaciyla çizgi ve rengin dogadan bagimsiz kilinarak oldukça özgür bir biçimde kullanimiyla, kalin boya hamuru yogun renk, karsit degerler ve biçim bozma resimde kullanilan Ekspresyonist üsluptur." (Britanica, 7:230) Diger adiyla "Ekspresyonizm" olarak da bilinen disa vurumculugun resimdeki temsilcisi Picasso'dur. Disavurumcu akim en çok Almanya'da talep görmütür. Bunun temelinde de Germen ülkelerinin yasadigi toplumsal bunalimlar ve baski rejimlerinin etkisi vardir. Halk ve aydin kesim bastirilmis, sindirilmis duygu ve düsüncelerini disavurumcu (Ekspresyonist) bir tarzda sanata yansitmislardir. Bir baskaldirinin meyvasidir disavurumculuk.FESTİVALLER YARIŞMALAR
KISA FİLM ÜZERİNE
HD TEKNOLOJİSİ
KAMERALAR
1919-1939 yillari arasinda Almanya«da Alman disavurumcu akiminin etkisi ile Disavurumcu Alman sinemasi ortaya çikmistir. "Disavurumculukta gölgeli bir isiklandirma, gerçeküstü bir dekor, yapay rol yapma ve gerçek olmayan bir dünyada gezinen kameranin asiri üslubu dikkat çeker. Filmlerde kaba ve barbar görüntüler hakimdir. Ölüm ve düsük yasama iliskin nesnelerle beraber, savasin kizistirdigi umutsuzluk ve erime bu dönemin konularidir. Daha iyi bir dünyadüslenir. Bu düsle birlikte"Gerçekçilik"bir kenara birakilmis, soyut ve metafizik olana yönelinmistir.Görselanlatim güçlüdür. Güncel hayat dikkate alinmamis ve "BEN'IN" derinliklerine inilmeye çalisilmistir."
Bu dönemde fantastik dünyaya isik tutan belli basli filmler sunlardir:

PRAG«LI ÖGRENCI (1913)-YÖN:STELLAN RYE
GOLEM (1914) -YÖN: HENRIK GALEEN
HOMUNCULUS (1916) -YÖN:OTTO RIPPERTDOKTOR
KALIGARI'NIN MUAYENEHANESI (1919) - ROBERT WIENA


The Cabinet Of Dr. Caligari


--------------------
2- SAIRANE GERÇEÇILIK:
Sairane Gerçekçilik Fransa«da dogmus ve en çok ilgiyi de bu ülkede toplamis bir akimdir. Akim "SIIRSELLIK" ve "GERÇEKÇILIK"olmak üzere iki dinamik üzerine temellendirilebilir.
"Akimin siirselligi; seçilen mekanlarda ve film karakterlerinin davranislarinda yatmaktadir. Islak caddeler, sisli limanlar ve kir kahveleri mekan olarak seçilmekle beraber, film karakterlerini, asker kaçaklari, umutsuz katiller ve yaptigi evlilikten mutlu olmamis kadinlar olusturmaktadir. Filmlere marazi bir ruh hali hakimdir. Genellikle yasak ya da imkansiz asklar anlatilmaktadir. Akimin "GERÇEKÇILIK" yönünü ise karakterlerin karsilarina çikan yasamin katiligin simgesi olarak görülen POLIS ve GANSTERLER«in varligidir." (Onaran, 1986:138) Akimin ortaya çikmasinda JEAN VIGO, MERCEL L«HERBIER ve JULIEN DUVIVIER gibi yönetmenler etkilidir. Akimi temsil eden belli basli filmler söyledir: HAL VE GIDIS SIFIR (JEAN VIGO), GEÇIP GIDEN ÇATANA (JEAN VIGO)

Hal ve Gidiş Sıfır Hakkında
Yönetmen: Jean Vigo
Senaryo: Jean Vigo
Kurgu: Jean Vigo
Görüntü: Boris Kaufman
Müzik: Maurice Jaubert
Oyuncular: Jean Daste, Louis Lefevre, Gilbert Pruchon, Delphin, Constantin Goldstein Kehler
Yapım: Franco Film, Aubert, Gaumont
Dağıtım: Gaumont, 30 Av. Charles de Gaulle, 92200 Neuilly Sur Seine France, Tel:+33 1 46432000, Fax:+33 1 46432033

Anarşiye bir saygı duruşu niteliğindeki Hal ve Gidiş Sıfır sinema tarihinde çocuklar üzerine yapılmış en önemli filmlerden biridir. Yazar, yönetmen, senaryo yazarı ve kurgucu Jean Vigo'nun filmi Hal ve Gidiş Sıfır, yönetmenin bir yatılı okul öğrencisi olarak yaşadığı kötü deneyimlerinden yola çıkarak çekilmiş ve Truffaut'nun 400 Darbe ve Lindsay Anderson'un If / Eğer adlı aynı konuyu işleyen klasikleşmiş filmlerini büyük ölçüde etkilemiştir.






3- YENI GERÇEKÇILIK:
1945 sonrasi Italya«da dogmus olan bu akimda sinema yeni bir boyut kazanmis, JEAN RENOIR'la birlikte "SIIRSEL REALIZM" tarzini benimseyen filmler yapilmaya baslaniyor. Akima göre "Genel erkek ve kadina yönelmelidir. Gerçek hayat olusumlarinda kapilarin disinda çekimler yapilmali; adeta bir belgeselle ayni tarzda olmalidir." (Biryildiz, 66) Yeni Gerçekçi yönetmenler kamerayi sokaga tasiyarak anti-stüdyo görüsünü olusturdular. HOLLYWOOD isiklandirmasini gözardi ederek yerlesim yerinde dogal isigi kullandilar. Melodramlar bir kenara birakilarak savastan sonra zarar görmüs ülkelerin sokaklarina yöneldiler.Kamera ile en iyi sekilde eldeki anin gerçegini yakalamaya çalisirlarken aktör ve aktristler de "DOGAÇLAMA"yolunu seçtiler. "ÇERÇEVELEME VE KAMERA HAREKETI"1930Ôlara dogru yerini esnek ve serbest kamera hareketlerine birakti. Yerlesimdeki dogal sesleri kayit etmek imkansiz oldugundan dialog, müzik ve sesler sonradan ekleniyordu. Öykü birakilarak hayatin aci tecrübesine yakinlik kural haline geldi. Hikaye örgüsü olmaksizin bir olay oldugu gibi görüntüleniyordu. Fakirlik, issizlik, savas sonrasi ekonomik kaos ve belirsizlik filmlerin baslica ögeleriydi. Filmlerde son yoktu ve gelecek belirsizdi. Italya«nin o günkü tarihsel kosullari nedeniyle insanlarin içine düstükleri trajedi ve bosluk filmlerde yaratilan boslugun getirdigi aci ve belirsizlile yansitilmistir. Bu akimin belli basli yönetmen ve filmleri su sekildedir:LUCHINO VISCONTI (The Postman always rings twice /Postaci kapiyi iki kere çalar.), (Terra Trema /Yer sarsiliyor.), (Rocco ei Suoi Fratelli /Rocco kardesler); ROBERTO ROSSELLINI (Roma açik sehir), (Hemseri), (Germania anna Zero /Almanya sifir yili); VITTORIA DE SICA (Sciuscia /Boyaci ya da Kaldirim Çocuklari), (Ladri Biciclette /Bisiklet Hirsizlari)

Bu akımda beni en çok etkileyen filmler Postacı Kapıyı İki Kere Çalar ve Bisiklet Hırsızları olmuştur.

Bisiklet Hırsızları

Filmde Vittorio De Sica, 2. Dünya Savaşı sonrası yoksul Roma atmosferi içerisinde, var olma mücadelesi veren sıradan bir işçi perspektifinden, umut, utanç ve yitiriliş üçgeni ekseninde insanlık durumunu gözler önüne sermektedir. Bir süredir işsiz olan Antonio Ricci'nin yeni işi için aldığı ve iş için çok gerekli olan bisikleti, bir afişi yapıştırdığı sırada çalınır. Polis hırsızı kendilerinin bulmalarını söyleyince Antonio ve 10 yaşındaki oğlu Roma’yı karış karış dolaşarak bisikleti ararlar.

--------------------
- YENI DALGA:
1950 sonrasinin Fransa«sinda ortaya çikmis bir sinema akimidir. Fransiz Yeni Dalga akimi 2. Dünya savasi sonrasi varolan Fransiz film yapim kurumuna karsi tepki olarak dogmustur. "Ilk olarak kisilerin filmleri, ayni bir romancinin kitap yazmasi veya bestecinin bir müzik parçasini yaratmasi gibi yorumlamalari gerektigine inanmislardir." Ikinci olarak klasik HOLLYWOOD film yapimindan farkli olarak yeni bir sinema dilinin bulunmasi gerektigine inanmislardirSavas sonrasi sarsintilari aza indirgemek için hükümet destekli filmlerin yapimi CNC«nin (Contre National Cinematographie) 1946 Ekiminde kurulmasi, yabanci ortak yapimli filmlerin yapimi (Savas bitti, Çilgin Pierrot, VeTanri Kadini yaratti.) Fransiz sinemasini yeniden canlandirdi. Bu gelismelerin etkisi ile 1960«larin baslarinda Fransiz Yeni Dalga film endüstrisinin kalbi ve ruhu haline geldi. Bu akimin yönetmenleri esinlenmelerini olaganüstü ber Paris kurumu olan SINEMATEK FRANSA Ôda bulduklari sinema tarihinden aldilar. Yeni Dalga yönetmenleri HOLLYWOOD«un yüzeyselliginden kaçmislardir. Roberto Rossellini«yi örnek alarak Paris«in sokaklarina çikmislardir. Sokaklarda dogal isiklar kullanmislardir. "Yeni dalga yönetmenleri sonsuz kurgulama olanaklari, kamera çalismasi, ses ve mizansenle oynamayi sevmislerdir. Ayni zamanda sevilen filmlerden alintilar yapilmistir. Yeni Dalga klasik HOLLYWOOD öykülemesinden farkli bir stilde hikayeler yaratir. Öyküleyici sahneler birbirini anlamli bir biçimde izlemez. Seyirci hiçbirzaman ne olacagini bilemez. Komik bir sahnebir cinayetle tamamlanabilir. Kurgulama can alicidir. Yeni Dalga flmleri çok az net kapanisa ererler, sadece biterler. Tipik yeni dalge öykülemesinde kisi ile toplum arasinda çok az iliski oldugu gibi karakterler hiçbir aile ya da politika bagi olmayan ögrencilerdir."(Biryildiz, 90-91) Bu akimi temsil eden belli basli yönetmenler sunlardir: ALAIN RESNAIS (Nuit et Marienbad/Geçen yil Marienbad); FRANÇOIS TRUFFAUT (400 darbe) JEAN LOC GODARD

5- ÖZGÜR SINEMA:
1956«da LINDSAY ANDERSON, KAREL REISZ ve TONY RICHARDSON TARAFINDAN yönlendirilen, Anderson ve Reisz«ineditörü olduklari SEQUENCE dergisindedüsüncelerini yayimladiklari Ingiliz belge hareketidir. Politik atmosfere de yansiyan bu akim yeni solun baslamasiyla ticari Ingiliz sinemasini da etkilemistir. Çalisan sinifin problemleri ve sosyal içerikli konulariyla Ingiliz Sinema Enstütüsü (BFIY) tarafindan destek gören bu akimin yönetmenleri ilk yapitlari olarak belgesellerle basari kazanmistir. Ardindan konulu filmlere geçilmistir.


6- YENI SINEMA :
Yeni Sinema akimi 1960«larda Brezilya«da yayilmaya basladi. Amaci yabanci etkilerden uzak olarak kendi film kültürlerini olusturmakti. NELSON PEREIRA DOS SANTOS, GLAUBER ROCHA VE RUY GUERRA gibi yönetmenlerin bayrak tasiyiciligini yaptigi "Yeni Sinema" akimi kendi ülkelerindeki ve dünyadaki sinema izleyicilerine, toplumsal adaletsizligin egemen oldugu bir ülkenin gerçeklerini, bazen bir belgeselin gerçekligiyle bazen de Brezilya kültürünün izlerini tasiyan simgeleri kullanarak gözler önüne sermektedir. Yeni Sinema elemanlari yaptiklari filmlerde, anlatimdaki özgürlükleri ve yapimdaki bagimsizliklari açisindan örnek gösterebilecek bir akimdir. 1967 sonrasida dünyadaki gelismeler siyasal, sosyal ve ekonomik alandaki bunalimlar Yeni Sinemacilara büyük bir darbe vurdu. Toplmsal içerikli konulardan uzaklasilarak renkli karnaval ve eglence havalarina ilisik konular yer aldi yeni filmlerde. Açligin, tutkunun ve siddetin sinemasi olan Yeni Sinema böylelikle yeni bir boyut kazandi ve gerçek amacindan uzaklasti. Bu akimin temsilcileri söyledir:
GLAUBER ROCHA (TERRA EM TRANSE /Kendinden geçmis ülke)
ANTONIA DES MORTES (Borrauanto /Firtina)
RUY GUERRA (Os café jestes /Arzu plaji)


7- DENEYSEL SINEMA :
Sinema ve Televizyon Terimleri Sözlügü Deneysel Film için "Sinemada alisilmisin disinda yenilikler deneyen film çesiti " tanimini veriyor.Kantz ise Deneysel Sinemayi açiklarken özgün ve gelenekselden ayri çalismalar yapan kisileri kapsar demektedir.
Sabri Kaliç ise Deneysel Sinema adli yapitinda her yenilik getirmis film Deneysel filmdir diye açiklar. Deneysel Sinema hakkinda tanimlar birebir yapilani açiklamaya yeterli olmadigi gibi; bu çalismalari da adlandirirken bir karisiklik söz konusudur. Kaliç Deneysel Sinemayi adlandirmak için; underground (yeralti) sinema, Avant Ggarde (öncü) Sinema, Independent (Bagimsiz)Sinema ve Expeirimental (Deneysel) Sinema gibi terimler kullanilmaktadir. Deneysel filmleri tanimlamanin en iyi yolu onlarin "Tanim kabul etmez "olduklari gerçegini görmektedir. Deneysel film çekimlerinden dünya sinemasindan örnekler verecek olursak su filmleri sayabiliriz :
TONY CONRAD (Flicker / Kirpisma, 1966),ANDY WARHOL (Sleep / Uyku, 1963),LOUIS DELLUC (Fievre),LOUIS BUNUEL (Un chien andolou /Endülüs köpegi),VIKING EGGELING (Diagrol symphanien /Çapraz Senfoni)
__________________



Maskelerinizi kuşanıp yalanlarınızı çoğaltın
Hepiniz mezarısınız kendinizin...




Konu serenadaschizophrana tarafından (05-10-2008 Saat 19:44 ) değiştirilmiştir.. Sebep: Ardarda Atılan Mesajlar Birleştirildi
serenadaschizophrana isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Sponsored links

Sponsor Bağlantılar
Alt 18-01-2008, 22:51   #2
 
Sepia - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 03 2007
Nerden: Ankara
Mesajlar: 1.184
Karma gücü: 36 Sepia has a reputation beyond reputeSepia has a reputation beyond reputeSepia has a reputation beyond reputeSepia has a reputation beyond reputeSepia has a reputation beyond reputeSepia has a reputation beyond reputeSepia has a reputation beyond reputeSepia has a reputation beyond reputeSepia has a reputation beyond reputeSepia has a reputation beyond reputeSepia has a reputation beyond repute


ayrımcılık yapmıyorum sadece seyrediyorum
teşekkürler lady
__________________

Sepia isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla

Alt 19-01-2008, 00:14   #3
 
serenadaschizophrana - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 11 2007
Mesajlar: 3.565
Karma gücü: 158 serenadaschizophrana has a reputation beyond reputeserenadaschizophrana has a reputation beyond reputeserenadaschizophrana has a reputation beyond reputeserenadaschizophrana has a reputation beyond reputeserenadaschizophrana has a reputation beyond reputeserenadaschizophrana has a reputation beyond reputeserenadaschizophrana has a reputation beyond reputeserenadaschizophrana has a reputation beyond reputeserenadaschizophrana has a reputation beyond reputeserenadaschizophrana has a reputation beyond reputeserenadaschizophrana has a reputation beyond repute




akımlara ait izlediğim filmleri yorumlayacağım demiştim.işte bunlardan biri.

The Cabinet Of Dr. Caligari

uykusuzluk sorunu yaşadığım bir dönemde izlediğim ve o zaman çok hoşuma giden bir filmdi. uyku bozukluğu yaşayan hastasını cinayetlere bulaştıran Dr. Caligari' nin hikayesi.
hasta uyumaya başladığı ilk saatlerden sonra 10dk.süreyle ortaya çıkıyor..hasta uyanmıyor ve sonrasını hatırlamıyor..uyurken dolaşıyor..dokunulduğunda ve seslenildiğinde uyanamıyor.doktorumuz da bundan bir güzel faydalanıyor. buram buram naftalin kolkan bir film.



__________________



Maskelerinizi kuşanıp yalanlarınızı çoğaltın
Hepiniz mezarısınız kendinizin...



serenadaschizophrana isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Sponsored links

Cevapla

Seçenekler Arama

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Kapalı


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 22:02 .


Gnoxis.com ©2000 - 2008
Powered by vBulletin Version 3.7.2
Ad Management by RedTyger

***NoRa iS WaTcHinG YoU***



*** Gnoxis.com ***

LinkBacks Enabled by vBSEO 3.1.0

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102