30-12-2007, 13:03
|
#1 |
Üyelik tarihi: 11 2006 Nerden: Gnoxis
Mesajlar: 1.446
| Ömre Ömür Katan Filmler
__________________ Çam da Bizim Kozalak ta... |
| |
30-12-2007, 13:05
|
#2 |
Üyelik tarihi: 11 2007
Mesajlar: 3.570
|
mükemmel paylaşım. sinema konusunda ilgili ve bilgili olduğun çok belli. ben de gün içinde bu başlığa takviyeler yapacağım.
sinema aşkına...
__________________ Maskelerinizi kuşanıp yalanlarınızı çoğaltın Hepiniz mezarısınız kendinizin... |
| |
30-12-2007, 13:08
|
#3 |
Üyelik tarihi: 11 2006 Nerden: Gnoxis
Mesajlar: 1.446
|
Silent Running Yön: Douglas Trumbull/ 1972 Victory Yön:John Huston/ 1981 
__________________ Çam da Bizim Kozalak ta... |
| |
30-12-2007, 13:12
|
#4 |
Üyelik tarihi: 12 2007
Mesajlar: 537
|
beni en çok sewinçlendiren korkunç bi film serisidir...  adı bile yarmaya yetiyo adamı 
__________________ ben bi insanım(?) |
| |
30-12-2007, 21:27
|
#5 |
Üyelik tarihi: 03 2007 Nerden: izmir
Mesajlar: 4.393
|
hani dunyayı kurtaran adam  nerde o  pelus oyuncak sevgisi asılamıstı bana o film 
__________________ **BooGee** ...Tepemde Cellat Zaman... ...:::A Divinis:::.... ** TJOBD ** |
| |
30-12-2007, 21:54
|
#6 |
Üyelik tarihi: 11 2007
Mesajlar: 3.570
|
bir kaç ekleme de benden Life İs Beautifull ( 1998 ) "Yıllar sonra, karısı ve genç oğluyla birlikte bir toplama kampına hapsedildiklerinde Guido, ailesini kurtarmak için kendilerini çevreleyen dehşeti reddeder; neşeli bir şekilde ve özenle, sahtekarlık ağını örmeye başlar." 
__________________ Maskelerinizi kuşanıp yalanlarınızı çoğaltın Hepiniz mezarısınız kendinizin... |
| |
30-12-2007, 21:55
|
#7 | | -YASAKLI-
Üyelik tarihi: 11 2007
Mesajlar: 3.177
|
blade runner favori filmim benim.... |
| |
30-12-2007, 22:03
|
#8 |
Üyelik tarihi: 11 2007
Mesajlar: 3.570
|
One Flew Over The Cuckoo's Nest (1975 ) Randle P. McMurphy tutuklu olduğu cezaevinde çalışmaktan kurtulmak için deli taklidi yapan bir mahkumdur. Tavırları cezaevi otoritesinin gözüne batmaya başlayınca bir süre sonra teşhis için akıl hastanesine gönderilir ve orada kalmasına karar verilir.
Randle hastanede de kurumun kurallarına uymaması ve arkadaşları ile olan ilişkileri ile dikkatleri üzerine çeker. Kısa süre içinde soğuk tavırlı, suratsız, otoriter bir görevli olan hemşire Ratched Randle'ı yakın takibe alır ve her hareketini izlemeye başlar.
Rathced ve Randle gibi birbirlerine son derece zıt iki karakterin arasındaki gerilim Randle'ın yakın arkadaşları için planladığı çeşitli faaliyetlerle onların iyileşmesine yardımcı olmaya başlamasıyla daha da artacaktır...
__________________ Maskelerinizi kuşanıp yalanlarınızı çoğaltın Hepiniz mezarısınız kendinizin... |
| |
31-12-2007, 01:36
|
#9 | | -YASAKLI-
Üyelik tarihi: 11 2007
Mesajlar: 3.177
|
SARHOŞ ATLAR ZAMANI İran, Irak, Türkiye sınırında yaşan Kürt bir ailenin dramı anlatılır. Anne ve babasının ölümünden sonra Ayoup, engelli kardeşi Madi'nin tedavisi için katır sırtında İran'a yük taşımaya başlar. Bu sırada ablası kardeşi Madi ile ilgilenmektedir. Çetin kış şartlarında İran - Irak sınırında çeşitli işler yapar. Birgün soğuktan donmamaları için yük taşımacılığında kullanılan atlara viski içirdiklerini görür. Fakat yük taşıyan insanlar soğuktan çalışamamaktadırlar. Ardından Ayoup daha fazla para kazanabilmek adına kardeşi Emine ile birlikte kaçakçılığa başlarlar. Savaşın enkazları, halkın yoksulluğu sahne sahne gözler önüne serilir. Savaşın izlerinde, yaşanan gerçek bir hikayedir. Filmde atlara gösterilen özen, insanlara gösterilmez.
Madi'nin tedavisi için para kazanamayan Ayoup'un ablası, kendinden yaşça büyük bir Iraklı ile Madi'nin tedavisi karşılığında evlenmeyi kabul eder. İran sınırından Irak sınırına at üstünde Madi ile birlikte gider. Fakat Irak'ta Ayoup'un eline bir katır tutuşturularak Madi ile birlikte İran'a gönderilir. Kablumbağalar da Uçar.. Türkiye-Irak sınırında, Amerikan işgali altındaki bir bölgede mülteci çocuklar kaderlerini beklemektedir. 13 yaşındaki Soran, diğer çocukların başındadır. Soran, gruptaki Agrin'le ilgilenmeye başlar, ancak kardeşi Henkov tarafından rahatsız edilir. Henkov, sol kolunu bir mayın yüzünden kaybetmiştir. benden ufak bi katkı, benim için oldukça önemli ve güzel filmlerdir. |
| |
31-12-2007, 01:51
|
#10 |
Üyelik tarihi: 11 2007
Mesajlar: 3.570
|
Cook güzel iki film yazmıssın benim de bu listeye eklemek istedigim bir film var ; Dersu Uzala . Filmi izleyen varsa ve yorumlarsa sevinirim.
__________________ Maskelerinizi kuşanıp yalanlarınızı çoğaltın Hepiniz mezarısınız kendinizin... |
| |
31-12-2007, 04:17
|
#11 |
Üyelik tarihi: 11 2007
Mesajlar: 324
| ömrüm sabit ama ona katkısı oldğunu düşündüğüm yabancı filmler
|
| |
01-01-2008, 02:40
|
#12 |
Üyelik tarihi: 11 2007
Mesajlar: 3.570
|
daha öce de baettiğim Akira Kurosawa'nın 1975 yapımı destansı filmi Dersu Uzala (1975 ) 20. yüzyılın başlarında, bir Rus askeri haritacı ekibi, Rus Uzak Doğu'sunda Mançurya ormanlarında araştırma yaparken, atalarının yaşamından pek farklı olmayan bir hayat süren yaşlı bir avcıyla tanışır. Dersu Uzala adındaki bu bilge adamdan çok şey öğrenir.
piyasada neredeyse karaborsa olan bir film Dersu Uzala.ve izlediğimiz ilmlerden çok farklı. fonda sadece vahşi doğa var , film uzun , diyalogla seyrek. ama sizde iz bırakan bir flm.
-------------------- The Sea İnside (2004) Ramon Sampedro'nun yaşamı, 30 yıldır bir yatakta geçmektedir. Gençliğinde geçirdiği bir kazadan sonra hayatla tek ilişkisi deniz manzaralı penceresidir.
Hayatına iki kadın girer: avukat Julia ve köylü kızı Rosa. Bu iki kadından biri, boynundan aşağısı felçli adama hayatın anlamını tattırır ve onun kurtuluşunu sağlar.
kesinlikle kayıtsız kalınamayacak bir film. Ramon' un penceresinden çıkıp yeşil ovaları dağları aşıp denize ulaştığı sahneler çok etkileyici.zlenmesi gerekenlerden.
__________________ Maskelerinizi kuşanıp yalanlarınızı çoğaltın Hepiniz mezarısınız kendinizin...
Konu serenadaschizophrana tarafından (01-01-2008 Saat 02:40 ) değiştirilmiştir..
Sebep: Ardarda Atılan Mesajlar Birleştirildi
|
| |
01-01-2008, 02:41
|
#13 |
Üyelik tarihi: 02 2007 Nerden: antalya
Mesajlar: 620
|
Jeux d'enfants
V For Vendetta
Fight Club
Trainspotting
Kutup Çizgisi Aşıkları
Leon
Grease
Serendipity
Phone booth
Ocean serisi
300 Spartans
Momento
Mindhunters |
| |
01-01-2008, 02:50
|
#14 |
Üyelik tarihi: 11 2007
Mesajlar: 3.570
|
The Time Of Gypsies ( 1998
Emir Kusturucia' ya yeniden sinemaya dönme ve uluslararası alanda tanınma fırsatını veren bu masalsı film aynı zamanda çingene dilinde çekilen ilk fikm olma özelliğini de taşıyor. Ederlezi filmin bir çok sahnesinde çalan hüzünlü müzik. Benim unutmam mümkün değil. Sizle de paylaşmak istedim. Perhan Romanya'da büyükannesiyle yaşayan yeniyetme bir çingenedir. Çingenelerin doğayla bütün ve kendilerine has atmosferinde, Perhan da biraz kendi iç dünyasında biraz da kızarkadaşının aşk ateşinin içinde yaşamaktadır. Genç çingene, duygu yoğunluğu yaşadığında nesneleri uzaktan hareket ettirebilmektedir de.
Mafyatik işler peşindeki Ahmed, ondan yararlanmak için Perhan'ı kendisiyle birlikte şehre gelmeye ve yaşadığı yeri terketmeye ikna eder. Perhan bu yeni hayata tek bir şey için katlanır: yeterince para biriktirmek ve sevdiklerine geri dönüp evlenebilmek. Bir yandan da bacağından ameliyat olmak için onlardan ayrılan kızkardeşini bulmayı ummaktadır. Ederlezi same amala oro kelena
oro kelena dive kerena
sa o roma, o daje
sa o roma, babo, babo
sa o roma, o daje
ej, ederlezi
ederlezi
sa o roma, o daje
sa o roma ama rodive
ama rodive, ederlezi
same amala oro kelena
oro kelena dive kerena
sa o roma, o daje
sa o roma, babo, babo
sa o roma, o daje
ej, ederlezi
sa o roma, o daje
ej... ah...
same amala oro kelena
oro kelena dive kerena
sa o roma, babo, babo
sa o roma, o daje
sa o roma, babo, babo
ej, ederlezi
sa o roma, daje
__________________ Maskelerinizi kuşanıp yalanlarınızı çoğaltın Hepiniz mezarısınız kendinizin... |
| |
01-01-2008, 05:18
|
#15 |
Üyelik tarihi: 12 2007
Mesajlar: 70
Karma gücü: 3  |
Aranızda filmi izleyenleriniz vardır belki. Filmde annesi Jeremy'e hamileyken bi yıldırım çarpması sonucu ölür fakat Jeremy mucizevi bi şekilde hayatta kalır. Ama diğer insanlardan farklı bir görüntüsü olduğu için babası tarafından dışlanır. Jeremy'e de büyükannesi ve büyükbabası bakar. Onlar da ölünce Jeremy'nin çok zeki olduğunu (o kadar zekidir ki IQ testi sonucu bu elemanı hiç bir sınıfa sokamazlar ve gelmiş geçmiş en zeki insan olduğunu söylerler) gören Jessica tarafından okula yollanır. Burada da etrafındakilerin ona karşı olan önyargılı tutumlarına maruz kalır... Filmin sonu çok etkileyicidir. İzlemenizi şiddetle tavsiye ederim.
Film tek başına, gotik tasarımlı kalesinde yaşamakta olan çılgın bir bilim adamının uzun çalışmaları sonucu ortaya çıkardığı yarı insan yarı makina olan Edward'ın hikayesini anlatıyor. Yaratıcısı olan yaşlı bilim adamı ölünce yalnız kalan Edward, bir gün Avon ürünlerini satmak için şatoya gelen kadının(!) onu kendi evine götürmesi ve insanlara pek alışık olmayan Edward'ın bu ortama uyum sağlamaya çalışmasıyla başından geçenlerin anlatıldığı bu filmi de şiddetle izlemenizi tavsiye ederim. İzlemeyeni döverim. Dare mo Shiranai (Nobody Knows)
Anneleri işi dolayısıyla eve geç gelen, bazen de günlerce gelmeyen 4 kardeşin başından geçenleri anlatıyor. Biraz uzun bi filmdir ama sonu çok etkileyicidir. Ichi Ritoru no Namida (One Litre of Tears)
Bu filmde de beynindeki bi rahatsızlıktan dolayı gün geçtikçe yürüme, konuşma, yazma gibi becerilerini kaybeden bi genç kızın hayata tutunma çabası ve ailesinin, özellikle annesinin kızına olan desteği sergileniyor. Tenshi (Angel)
Bu filme de Amelie'nin Japonca versiyonu diyebiliriz. Burada da yeryüzüne inen bi meleğin bi kaç insanın hayatını düzene sokması anlatılıyor.
Ben daha çok Asya sinemasını tercih ederim.  |
| |
01-01-2008, 11:53
|
#16 |
Üyelik tarihi: 11 2007
Mesajlar: 3.570
|
Dancer İn The Dark (1999 )
"Yaşamak görmekse eğer , ben nefesimi tutuyorum"
Selma
Selma Jezkova 10 yaşındaki oğlu Gene ile birer Çek göçmeni olarak bir karavanda yaşamaktadırlar. Bir fabrikada çalışmakta olan Selma kalıtsal bir hastalık nedeniyle görme yetisini yavaş yavaş kaybetmektedir. En büyük amacı gerekli parayı biriktirip oğlunu ameliyat ettirerek aynı akibete uğramasına engel olmaktır. Bu arada akşamları arkadaşı Kathy ile "The Sound of Music" müzikalinin amatör bir sahnelemesi için prova yapmaktadırlar. Fakat Kathy'nin beklenmedik bir ihbarı nedeniyle kendisini bir anda yargı önünde bulur. Bu, sonu idama kadar uzanabilecek trajik bir yoldur.. kelimeler ile anlatamayacağım bir film. hayatımda çok önemli bir yere sahip. Trier'e hayran olma sebebi. ama asıl hayranlık Björk'e.
içleri yakan final sahnesi | |