| Emily Dickinson Şiirleri
Emily Dickinson (1830-1886)
255
Bir anda olur biter -Ölmek
Hiç canın yanmaz diyorlar
Solmaktır aşama aşama
Sonra gözden tamamen yitmek
Kara bir Şerit –günün üzerinde
Şapkanın üzerinde bir tül
Derken günün hoş ışıkları gelir
Yardımcı olur unutmamıza
Yoktur O –gizemli varlık
İçi bizim zekamızla dolu
Çekildi derin bir uykuya
Artık kalmadı yorgunluğu.
(Çev.:Tozan Alkan)
ACI ÇEKMEK/ Emily Dickinson
Acının bir öğesi boşluktur,
Hatırlayamaz
Ne zaman başladığını, veya varmıydı birgün
Olmadığı.
Geleceği yoktur kendisinden başka,
Sonsuz diyarlarında var olan
Geçmişi, aydınlatılmış kavramak için
Acının yeni dönemlerini.
HİÇBİRZAMAN KAYBETMEDİM DAHA FAZLA/ Emily Dickinson
Hiçbirzaman kaybetmedim daha fazla iki kezden,
Ve o da içindeydi mezarın.
İki kez bir dilenci gibi durdum ayakta
Tanrının kapısı huzurunda!
İki kez yere inen melekler,
Dükkanımın parasını geri verdiler.
Soyguncu, bankacı, baba,
Yoksulum bir kez daha!
Çeviren: Vehbi Taşar
Not: Ömrünün büyük bir kısmında despot bir babanın gölgesi altında yaşamış olan Emily Dickinson’un babasının mesleği avukatlık ve politikacılıktı. Belki bankerlikte de bir payı vardı. Çünkü Emily’nin çok zengin olan büyükbabası Amherst Kolejinin kurucularındandır. Boston’un batısında Amherst Koleji halen Amerika’nın İngiliz edebiyatı konusunda en iyi okullarından biridir. Emily’nin kendisi de orada okula gitmiştir. Kaybettiği iki kişi muhtemelen annesi ve babası olsa gerek. Aslında çimen demek olan “sod” sözcüğünü mezar diye çevirdim. Çünkü çimenin içinde diyerek mezarın içinde demek istiyor. “Under the sod” mezarın içinde demektir. Bundan sonraki 4 mısra muhtemelen iki kez intihar etmeye kalkışmasıyla açıklanabilir. Eğer öyleyse, muhtemelen iflas etmekle kendini öldürmek arasında bir ilişki kuruyor bu şiirde. En son iki mısranın ne demek olduğundan çok emin değilim. Fakat sanırım soyguncu, bankacı ve baba diyerek hep kendi babasından bahsediyor ve bu şiiri babasının ölümünden sonra yazdı. Bir kez daha yoksul olmasını başka türlü nasıl açıklayabilirim bilmiyorum.
BÖYLE AYRI DURMALIYIZ/ Emily Dickinson
Böyle ayrı durmalıyız,
Sen orada, ben burada,
Kapı azıcık aralık
Ki okyanuslar var,
Ve dua,
Ve o, soluk gıda,
Ümitsizlik!
KÜÇÜK ŞEYLER/ Emily Dickinson
Öyle küçük bir şeydir ağlamak,
İç çekmek o kadar kısa bir şey;
Ve yine de bu ölçüde değiş tokuşlarla
Ölürüz biz erkekler ve kadınlar!
HUZUR/ Emily Dickinson
Bir çok kereler huzurun geldiğini sandım,
Huzur çok uzaktayken;
Karayı görüşü gibi gemisi batmış adamların
Denizin ortasındayken,
Ve çırpındım daha tembelce, yine de kanıtlamak için,
Ne kadar umutsuz olsamda ben,
Varlığını kaç tane sahilin
Yatan limana gelmeden.
BİRAZ DELİLİK BAHARDA/ Emily Dickinson
-Biraz Delilik Baharda
Sağlıklıdır Krala dahi,
Fakat Tanrı olsa gerek Soytarıyla –
Enine boyuna düşünen bu kocaman sahneyi –
Bütün bu Yeşil Deneyimini –
Sanki kendisininmiş gibi!
Çeviren: Vehbi Taşar
__________________ ZaMaNıN DıŞıNDa,MeKaNıN DıŞıNDa E.A.P |