Üyelik tarihi: 09 2006
Mesajlar: 6.605
|
Afili Yalnızlık
Ölsem, ölsem, ölsem... hemen şimdi
Kaçsam, gitsem, kaçsam... tam da şimdi
Bu kez pek bir afili yalnızlık
Aldatan bir kadın kadar düşman
Ağzı bozuk üstelik... bırakmıyor acıtmadan
Bu kez pek bir afili yalnızlık
Ağlayan bir kadın kadar düşman
Tuzaklar kurmuş üstelik
Bırakmıyor acıtmadan
Bitiyorum her nefeste
Ne halim varsa gördüm
Çok koştum, çok yoruldum
Ve şimdi ben de düştüm...
Sövdüm, sövdüm, sövdüm… ben dünyaya
Acılara, sokaklara, ait olmaya, insanlara
Bu kez pek bir afili yalnızlık
Aldatan bir kadın kadar düşman
Ağzı bozuk üstelik... bırakmıyor acıtmadan
Bu kez pek bir afili yalnızlık
Ağlayan bir kadın kadar düşman
Tuzaklar kurmuş üstelik
Bırakmıyor acıtmadan
Bitiyorum her nefeste
Ne halim varsa gördüm
Çok koştum, çok yoruldum
Ve şimdi ben de düştüm...
Değmezmiş hiç uğraşmaya
Bu kez mecalim yok hiç dayanmaya... dayanmaya...
Bitiyorum her nefeste
Ne halim varsa gördüm
Çok koştum, çok yoruldum
Ve şimdi ben de düştüm...
---------- ---------- ---------- ---------- --------- -------- ---------- --------- ---------- ---------- ---------- ----------
Belki Bir Gün Özlersin
Belki bir gün özlersin ...
Başka adamlarla
Başka şehirlerde yürürken .
Okuduğun ilk roman
Sevdiğin ilk adam
Yasal acılarından
Hatta yalnızlıktan
Belki dolar gözlerin .
Başka adamlara
Başka şehirlerde
Belli etmezsin ...
Belki bir gün özlersin ...
Sil gözünün yalnızlıklarını ...
O an fısılda duvarlara adımı .
Bin bıçak var sırtımda ,
Biniyle de adaşsın
Herbiri hayran sana ...
Belki bir gün özlersin ...
Başka adamlarla
Başka şehirlerde yürürken .
Seçtiğin bu hayat
Geçtiğin son adam
Yasal acılarından
Hatta yalnızlıktan
Sessiz harfler seçersin .
Başka adamlara
Başka şehirlerde
Belli etmezsin ...
Sil gözünün yalnızlıklarını ...
O an fısılda duvarlara adımı .
Bin bıçak var sırtımda ,
Biniyle de adaşsın
Herbiri hayran sana ...
---------- --------- --------- ------- -------- ------- --------- ------- ---------- -------- --------- -------- ----------
Bu Kez Anladım
Bu kez anladım
Kuru dallardan yapma
Bi köprüden geçiyorum
Ben ordaydım
Erbabı yalnızları
Yutan kentler biliyorum
Bu kez anladım
Hüzünlerden bozma
Mutluluklar yaşıyorum
Ben ordaydım
Acemi aşıkları
Boğan sular biliyorum
Ne müttefik belli
Ne sığınakların yeri
Kaybettim bugün kendimi, hükümsüzdür
Sonu yok bunun, boşluklardan boşluk beğendim
Vazgeçtim bugün herşeyden halsiz şu kalbim
Kan revan içinde hep kanamaz denen yerlerim
Hem suçsuz hem güçsüz hem halsiz...
Bu kez anladım
Kartonlardan yapma
Siperlere pusuyorum
Ben ordaydım
Huzurlu zamanları
Yıkan sonlar biliyorum
------------- ----------- --------- ----------- --------- ------------ ----------- ---------- ----------- --------------------
Dayan Yalnızlığım
Karla karışık yağar hüzün
Üstüm başım hep uzun kollu
Benden iyi bilirsin
Anlatmama lüzum var mı ?
Gözlerim senden sonra
Hep parçalı bulutlu
Sen de baksan görürsün
Bakmaya yüzün var mı ?
Mutlu muyduk ki ? Sade nefes aldık
Bıktım artık uzatma, yaslan bana ağla
Kal yanımda böyle sonbahar gelince
Soysuzlar içinde kalma yalnızlığım
Bak yenildik işte
Zamanı gelince kalkarız belki de
Dayan yalnızlığım
Uzun yola gitmeden
İki koltuk ayırttım
Seninkisi cam kenarı
Sormana lüzum var mı ?
Farkı yok ki geçmişten
İlk kez görmüş değilsin
Hiç kuraya girmeden
Hep kısa çöpü çekmişsin
Mutlu muyduk ki ? Sade nefes aldık
Bıktım artık uzatma, yaslan bana ağla
Kal yanımda böyle sonbahar gelince
Soysuzlar içinde kalma yalnızlığım
Bak yenildik işte
Zamanı gelince kalkarız belki de
Dayan yalnızlığım
-----------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
Git
Git gideceksen bekleme
Farklı değilsin sen de
Gideceksen bekleme
“Adam olmaz” dedin senden
“Adam nedir” dedim içimden
Fark etmezdi değişseydim
Güvenseydim ya da salıverseydim
Git gideceksen bekleme
Farklı değilsin sen de
Gideceksen bekleme
Git gideceksen bekleme
Başka bir şey söyleme
Gideceksen bekleme
“Artık olmaz” dedin senle
“Çok eskitti beni bu hikaye”
“Tamam” dedim “tamam kabul”
Laf anlatılmaz ki gerçeğe
Ben üşümem sen geç beni
Sıkı giyin kandırma kendini
Bir şairin şiirinden ibaret
Tüm bildiğin büyük ihtimalle..
-----------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
Hareket Vakti
İs karası gibiyim o temiz ellerinde
Dil yarası gibiyim bu masum sözlerinde
Kal deme hiç, bunu benden isteme
Sus bu gece
Bana aşktan sakın hiç bahsetme
Dur bu gece
Bana dokunma, beni delirtme
Sana boşuna umut vermek istemem
Çağıran bir şeyler var hep
Beni uzak şehirlerde
Bana ait bir şeyler var
O sert gülüşlerde
Sen yine olduğun gibi kal , benim için sakın değişme
Giderim bugun ha yarın hareket vaktigelince
Sen yine olduğun gibi kal , misafirim bu şehirde
Bir el sallarsın yeter hareket vaktigelince
Mum gibiyim
Senin ışıl ışıl gözlerinde
Kum gibiyim
Uçsuz bucaksız o çöllerinde
Kış gibiyim
Yakan yaz güneşinde
Hırsız gibiyim
Kadehteki o ruj izlerinde
Dil gibiyim
Yanağındaki o beninde
Kal deme hiç,
Bunu benden isteme
-----------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
Kalan Sağlar Senin Olsun
Kabul ettim hata bende , gelme üstüme
Öldüm zaten kaç gün önce
Aynı anda susunca , aynı anda konuştuk
Duymazdan geldiysek bile
Kabul ettim hata bende , ben gördüm önce
Öldün zaten kaç gün önce
Tamam yeter herşey istediğin gibi olsun
Tamam ben zaten öldüm , kalan sağlar senin olsun ...
Ne aşk var , ne mutlu sonlar
Dört duvar yalnızlık var
Gücün yetmez kaçmaya
Hapsolursun yalnızlığa
Ne aşk var , ne mutlu sonlar
Buz gibi yalnızlık var
Gücün yetmez ısınmaya
Hapsolunca yalnızlığa
Kabul ettim hata bende , gelme üstüme
Öldüm zaten kaç gün önce
Aynalarla avunma , göstermezler içini
Hiç çekinme tanı kendini
Tek kişilik eşyalar , küçük küçük bavullar
Hikayenden arda kalan
Tamam yeter herşey istediğin gibi olsun
Tamam ben zaten öldüm , kalan sağlar senin olsun ...
Ne aşk var , ne mutlu sonlar
Dört duvar yalnızlık var
Gücün yetmez kaçmaya
Hapsolursun yalnızlığa
Ne aşk var , ne mutlu sonlar
Buz gibi yalnızlık var
Gücün yetmez ısınmaya
Hapsolunca yalnızlığa
-----------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
Kim Dokunduysa Sana
Yapma , dokunma
Kim dokunduysa sana ... ona git
Nerde unuttuysan beni ... orda kal
Ezdirmem kendimi sana
“Yaptım çünkü aşık oldum” deme , konuşma
Ona öyle demezler buralarda
Alem inansa sözüne ben inanmam
Beş para eder mi varlığın ?
Ki yokluğun beni acıtsın
Alem eğilsin önünde , ben eğilmem
Yapma , dokunma
Kim dokunduysa sana ... ona git
Nerde unuttuysan beni ... orda kal
Ezdirmem kendimi sana
Sen öğrettin bana ağlamayı
Başıma yastık basıp hıçkırmayı
Alem affetse seni ben affetmem
Onlar gibi değilim ben
Adam olmaı hala benden
Adam kölen olsun senin , ben olmam
Yapma , dokunma
Kim dokunduysa sana ... ona git
Nerde unuttuysan beni ... orda kal
Ezdirmem kendimi sana
-----------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
Unut Gittiğin Bir Yerde
Adının karşısında acı yazıyor bütün sözlüklerde
Ne desen küfür gibi , senden yana cümleler bile
Gülüşlerim vardı benim ... Ben kimin , ben nerdeyim ?
Tam karşıya geçerken bıraktığın o el benim
Bir de sen bırak beni
Unut gittiğin bir yerde
Kim kaldı ki
Çok büyüdüm sayende
Tabirim caiz değil , numunem yok , sende kalsın aslım
Müstakil bir masaldı , bitti işte , ben aynı haytayım
Gülüşlerim vardı benim ... Ben kimin , ben nerdeyim ?
Tam karşıya geçerken bıraktığın o el benim
Bir de sen bırak beni
Unut gittiğin bir yerde
Kim kaldı ki
Çok büyüdüm sayende
-----------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
Ve Gülümse Şimdi (Bebeğim)
Sakın ağlama , tanıdık yalnızlık , evvel Allah tanıştık evvelden
Kokunu bırakma, çok sevdim kokunu , bilemezsin al götür kokunu
Çocuktun hep sen , elinde balonla ... Engel miydim ben ? İğne miydim ?
Bir bakmışım ki ben , elmalar düşmüş , tükenmişiz , kepenkler inmiş ...
Ve uğraşmak anlamsız
Yüzündeki yabancı
Her geçen saniye bana daha yabancı .
Ve böyle olmasın bildiğim gibi kal sen
Her geçen saniye daha da zorlaşmasın
Ve gülümse şimdi .......
Haklıydın hep sen , acılar bedava , mecburduk hep uzaktan bakmaya
Çok yorgunum ben , eski bir saat gibi ... hırpalandım Istanbul gibi ..
Bebeğim ...
Oyunun en güzel yerinde zil çalınca üzülürdük ya ... öyleyim . ŞİİRLERİ
608
senin için yalnız bıraktım kendimi.
neşterden bozma bir tahterevalli üzerindeyim de
kimseyle oynamak istemiyorum sanki
kimse yok karşımda
buna rağmen yerde karşımdaki oturak,
evet yerde! hem boş hem yerde!
havada olan benim havada asılı olan!
ben varsam bir ağırlığım da olmalıydı halbuki benim
yanlış mı?
eksik buluyor musun hiç göremediğin yerlerini?
buluyorum ben
“nasılsın” diyorlar mesela
“iyidir” diyorum “ne olsun,aynı”
sonra diyorum ki kendime
“ben istenmiyor olmakla ilgiliyim”
bi kaç bir şey var hiç unutmuyorum
bi kere karşılaştık ya hatırlıyor musun ne kadar güzeldi
eski sevgililer neden arkadaş olamasın tadındaydı gerçi ama güzeldi
sen çok güzeldin
geceydi,evine kadar yürüdük
yoruldun çok
hafif kızardı yanakların
azıcık alkollüydün
özlemiş gibiydin üstelik beni
çok konuşmadın
bi kaç bir şey anlattın ki önemsemiyordun anlattıklarını
ama gözlerin parlıyordu,anlatabiliyor olmayı sevmiş gibiydin
“nasılsın” dedin sonra birden
gerçekten “nasılsın” diyordun
“iyidir” dedim ben
“ne olsun,aynı” demedim
çok mutluydum çünkü
utanmasam ağlayacaktım
o kadar yakın mıydı senin evin çok çabuk varmadık mı?
çok mu hızlı yürüdük ki ben mi hızlı yürüttüm seni?
ve sen o apartmana ne zaman girdin de ne zaman söndü o ışık?
sonra ben dedim ki kendime
“ben istenmiyor olmakla ilgiliyim”
utanmadım ağladım
nasılsın Su?mutlu musun?
büyüksün benden farkında mısın
havada olan benim havada asılı olan
artık debelenmiyorum ayna önünde iyi göründüğüm bi açı yakalayana kadar
kabullendim bile sayılır çirkinliğimi
temizlemiyorum odamı
heyecanla uyanmıyorum
“nasılsın” diyorlar mesela
“iyidir” diyorum
“ne olsun aynı”.
senin için yalnız bıraktım kendimi
fedakar aşık tadında değil yada aklanmaya çalışan yahuda tadında
öyle bıraktım işte elimde olmadan
hiçbir şey talep etmeden bıraktım
hatta bir ölü nasıl aklayamazsa kendisini
öyle
bi kaç bir şey var hiç unutmuyorum dedim ya
terminalleri de unutmuyorum
sen giderken daha soğuk olurdu terminaller
ağlardın bazen,ben ağlamazdım
bir mecburiyeti çoktan kabullenmiş hatta o mecburiyete alışmış gibi susardım.
güçlü biri gibi susardım ki
yemin ederim kimsenin yanında senin yanında hissettiğim kadar güçsüz hissetmezdim kendimi
(bilmiyorum güçsüz mü doğru kelime aciz mi)
bu her zaman böyleydi
en çok terminallerde böyleyi bu
kıskançlık krizi oldu sonra böyleydi bu dediğimin adı
yemin ederim olsun istemedim ben kendi kendine oldu
depresyon oldu sonra
oldu işte bir şeyler
neticede ben unutmuyorum terminalleri ki
ne zaman gitsem o terminallere(sadece gitmek zorunda olduğum zamanlarda gidiyorum)
çatlaklar görüyorum yerlerde
büyük bir hüzün görüyorum o çatlaklardan havaya karışan
neden kimse görmüyor bunu da bir ben görüyorum?
ve Su,
bir mecburiyeti çoktan kabullenmiş hatta o mecburiyete alışmış gibi
yalnız bıraktım kendimi senin için
sıfır altı gün sıfır sekiz gece sustum önce
sonra “iyidir” dedim “ne olsun aynı”
ve bakıp aynada gittikçe çirkinleşen yüzüme
“ben” dedim “ben istenmiyor olmakla ilgiliyim”
ve Su,
alıştım ben
alıştım...
hatta evrenin bütün yalnızlıklarını üstüme alındım
----------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
YİNE DE BEN TOPLARDIM YERLERDEN KALBİMİN KIRIKLARINI
en çok
senin yanında üşürdüm
sen beni her zaman üşütürdün de
haddimi aştığım zamanlarda
sana yaklaşmayı denediğim zamanlarda yani
en acımasız soğuğunu çarpardın üstüme
çok toydum
dayanamazdım
buz kesilirdim
ve son bir vuruşla
paramparça etmeyi de ihmal etmezdin
o buz kütlesini her seferinde
yine de ben toplardım yerlerden kalbimin kırıklarını
suya benzerdin
musluktan damlardın mesela
ben uykuya dalmadan hemen önce
uykumu ***mek için
yada durup dururken
bir salgın hastalık getirirdin uzaklardan
bana armağan ederdin
hiç bi şey yapmasan
ayakkabımın içine girerdin
tam da evden yeni çıkmışken ben
sen basbayağı suya benzerdin
ne zaman kötü hissetsen
kötü hissettirmek için
yokuş aşağı akmaya başlardın bütün gücünle
tabi ki ben olurdum yokuşun altında
ve her zaman hazırdı savunman;
yokuş yukarı nasıl akacaktın
ve tabi ki gövdemi parçalardın
sen benim gövdemi parçalardın da
yine de ben toplardım yerlerden kalbimin kırıklarını
sen suya benzerdin ya
sensiz olmazdı
olduğu kadar da olmazdı
yani ben bir hiç kimseydim
ama yine de ben toplardım yerlerden kalbimin kırıklarını
sırf ayaklarına batmasın diye..
----------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
ÖLÜR MÜYDÜN SANKİ SEVSEN BENİ
Yaşadığımdan emin değilim.Gittiğinden eminim ama bak,seni özlediğimden eminim.
Yirmi beş yaşında bir hayal kırıklığı olduğumdan hiç şüphem yok mesela.
Beceriksizliğimden,yalnızlığımdan,b u şehri sevmediğimden,düzensizliğimden,yorgun luğumdan,huysuzluğumdan,baltalarınız dan birine sap olmamışlığımdan hatta olamayacak olmamdan,kırgınlığımdan,bir gün bana ayrılan sürenin sonuna geleceğimden her tavşan kesildiğimde dünyanın dağ olma vaziyetinden filan eminim.
Örnekleri çoğaltabilirim.Örnekleri çoğaltabileceğimden eminim.
Birileri namusum üzerine yemin edecek,
Ölür müydün sanki sevsen beni.
Günlerdir doğru dürüst uyuyamıyorum.Ellerim parçalanıyor ne zaman yazmayı denesem.Ağzım artık daha bozuk.
Her tarafta pis bir koku;nefes alamıyorum.
Çok bekledim seni.Her halimle,her yerimle bekledim.
Yetkiler verdim kendime;tuttum seni affettim.
Aramanı bile bekledim bazen.Ağır küfürlerle örtbas ettim sonra aramayışlarını.Bunca zaman aramayışlarını biriktirdim.
Seni bekledim ben çünkü
Seni bekledim.
İçtim..içtim..içtim...
Kustum.
En çok giderken bıraktığın kelimeleri kustum.Sanat filan dedi bazısı o kelimelere bazısı bunlardan bi bok olmaz dedi.
Senin önemsediğin kadar önemsemedim ben o kelimeleri,senin danışma gruplarının önemsediği kadar önemsemedim.
Kustum..kustum..kustum.
İçtim.
Ellerimle yaptığım cam evim kırılacak,
Ölür müydün sanki sevsen beni.
içimden geç
içimi sil
artık özlemek istemiyorum.
Neye el atsam *** ediyorum.
Yine de fiyakalı durumlar peşindeyim hep.
En sert içkileri kaçırıyorum soluk boruma bilerek.Her yıl ilkokula başlıyorum.Her gün yeni bir krallık kurup öldürüyorum kralını gece yarısına doğru.
Uzatmaya gerek yok;sen olmayınca yapamıyorum.
Yokluğun gümüş tepside intihar sunacak,
Ölür müydün sanki sevsen beni.
----------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
ÖNGÖRÜ-İSTANBUL HATIRASI
nasıl olacak biliyor musun
iki bin bilmem kaçın bilmem ne ayında
istiklal`den geçeceğim
ilk sapağın başında sen duracaksın
yanında dört kişi olacak üçü erkek biri kadın
erkeklerden biri sevgilin
belki kocan büyük ihtimalle kocan
önünüzden geçeceğim dibinizden
sen beni görmeyeceksin
kocanı öldürmem gerekecek
seni de öldürmem gerekecek
hiç kimseyi öldürmeyeceğim
ama önünüzden geçeceğim dibinizden
sen beni görmeyeceksin
nasıl olacak biliyor musun
kıyafetini sevmeyeceğim yine
yanındakileri hiç sevmeyeceğim
her taşın altından acı çıkacak
sen çıkacaksın hatta kocan çıkacak
hakkın yok buna ama böyle olacak
sen beni görmeyeceksin kocan görecek
sana bir şey söyleyemecek
nasıl olacak biliyor musun
çok kötü olacak
başım yerlere düşecek
----------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
LOKANTA
adam gururla lokantadan içeri girdi yorgundu adam
çok yoksuldu hem de babaydı
kolunda karısı vardı elinde kızı
adamın karısı vardı karısının elleri vardı delik deşik
hazır cevabı vardı her soruya verdiği;
"ben bilmem beyim bilir"
muhtemel hiç bir zaman sevmemişti beyini.
adamın kızı vardı kızın gözleri vardı yüzü vardı
sonra üstü başı vardı eski
bir gülümsemesi vardı ki yüzüyle gözlerini neredeyse tamamen örten
lokantaya gelebildiklerindendi o gülümsemesi başka bir şeyden değil
bir de yavaş yemesi vardı kızın
neden hemen dönmek isteyecekti ki bi oda bi salon yalnızlıklarına.
__________________ Ahlak Beyinde Bel Altında Arayan Zihniyetten Banane !!! |