| Obsesyon ve Tedavisi Hakkında
Elime geçen bir yazıyı paylaşmak istiyorum. Obsesyon konusu ile ilgilenenlerin bu konu ile de ilgilenip yorum yapacaklarını sanırım.
Obsesyon tedavisinde nefesin gücü
Yaklaşık onbeş sene önce nefes ve şifa teknikleriyle olan ilgimin yüzeysel ve öğretiye dönüşmediği senelerde; kendimi, halk arasında cin ve peri tabir edilen varlıklar tarafından rahatsız edildiğini ifade eden insanları kurtarmaya adamıştım. Bilinmeyene olan ilgim nedeniyle bu konuya o derece kendimi kaptırmıştım ki, Şişhane meydanı Aslan handaki elektronik müzik aletleri dükkanım akşam belli bir saatten sonra çarpılmış, uğramış obsede olmuş bir çok insanla doluyordu ve konuyla ilgimi bilen yakınları tarafından birşeyler yapmam ve hastalarıyla ilgilenmem için baskı altına alınıyordum. Adeta modern cinci hocalık yapıyordum yani.
Elimden geleni yapıyor ve birçok obsedenin içinde bulunduğu durumun farkına varmasına kısmende olsa iyileşmesine katkı sağlıyordum. Yaptığın şey neydi? diye sorarsanız, ben bir seviyeden bilinçli üfürükcülük yapıyordum. Yaptığım şeyin üfürükcülük olduğunu çok seneler sonra farkına varım tabii. Bunu nasıl yapıyordum? sorusuna birçok kutsal metin, mantra ve zikirle oluşturduğum formpanseler vasıtasıyla kişinin enerji bedeni üzerinde çalışıyordum diyebilirim. Bu oluşturduğum güç o kadar kuvvetlenmişti ki, oluşturduğum enerjiyi görüyor ve istediğim yere düşünce gücümle kanal edebiliyordum. Havada serbest dolaşan Pranayı rahatsız kişinin üzerinde arı sürüsü gibi topluyor ve bir süre sonra kişinin bilincinin çökmesini temin ederek içerdeki parazit varlığın kendini ifade etmesi için uygun ortam sağlıyordum. Parazit varlık; ya geçişi yapamamış dünyaya bir sebepten bağlı veya gerçekten
öldüğünü bilmeyen, öldüğüne inanmak istemiyen bedensiz varlıklardan veya yer varlığı dediğimiz düşük enerjiler, arşetipler ve formpanselerden oluşuyordu. Her biri bilinçli olan bu varlıkları ikna etmeye çalışarak uygunsuz beraberliği sona erdirmeye çalışıyordum. İkna edebildiklerim çoğunlukla aydınlanmaları na vesile olduğumun farkına vararak, özür diliyerek ve teşekkür ederek enerjisini ve bedenini kullandıkları insandan ayrılıyorlardı. Bir çoğunu ikna ederken birçoğunuda neden İkna edemediğimin çok daha sonra farkına vardım. Onlar oluşturdukları kendi realitelerinde otomatik eşleşiyor ve birbirlerini çekiyorlardı. Rahatsız eden ve rahatsız edilen her biri birbirinden şikayet etse ve bir diğerini şikayet etsede ve birbirlerinden kurtulmak isteselerde, bu olmıyordu yani ayrılamıyorlardı . Çünkü kader programları, şeçimleri, yarattıkları realiteler onları inanılmaz uyum ve anlaşma içinde tutuyor
ve birbirlerinin ihtiyaçlarını karşılamalarını sağlıyordu.
Birçok obsede eden varlık neden rahatsız ediyor ve istenmediğin halde buna devam ediyorsun? sorusunu sorduğumda; o beni yıllarca çağırdı, bütün dileği, arzusu ve bütün duaları kendisine yardımcı bir rehber, ruh varlığı, melek aramakla geçiyordu, İstek ve dualarını duydum ve ben geldim diyerek kendince haklılıklarını ve ilişkinin uygunluğunu savunuyorlardı . Dünya dışı bir çok uzay varlığıda bu duaları işittiği ve kendince uygun bir ortam oluştuğu ve kendi deneyim ve araştırmaları için izin verilmiş olarak kabul ettiğini ifade ediyordu.
Bana gelenler rahatsızlıkları son haddine gelenler ve somut olarak rahatsızlıkları gözlenenlerdi. Oysa ben biliyorum ki çevremdeki bir çok varlık esaret altında. Üstelik bir başka bilinç tarfından rahatsız edildiklerinin, kullanıldıkları nın farkında bile değiller. Kendi arzuları dışında bir çok şeçimler yaptıklarını, içlerinde gelen negatifi disipline edemediklerini ve bir başka canlıya fizik duygu ve düşünce bedenleriyle hizmet verdiklerini anlayamıyorlar. Bunun farkına varanlarda bir çok işlerinde birbirlerini karşılıklı kullandıkları, bilgi aldıkları hatta medyomik celse düzenledikleri için faydalı bularak hatta ilahi bir yardım kabul ederek bu ilişkiyi sürdürüyorlar. ( yüksek seviyeli eğitici ve farkındalık kazandırıcı bilgilendirmeleri kast etmiyorum )
Aslında evrende hata yok, yanlış yok. Gelişmenin, aydınlanmanın bir çok yolu ve yöntemi var. Birçoğumuz zor ve acılı yolları şeçsekte varacağımız nokta bir. Bu yoluda onlardan bir tanesi olarak kabul ediyorum. Ama daha kolay ve daha keyifli bir aydınlanma yolculuğu için gücünüzü, varlığınızı, kimliğinizi kimseye teslim etmememiz gerektiğini ifade etmeliyim..
Gücü bir başkasında aramayın. Melek veya uzaylı varlıklardan yardım talebinde bulunmayın. Kendinizce avantaj sağlayacağınız, kısa yollar ve karanlık yollar arayışında olmayın. Böyle bir arayışın içine bir şekilde girmişseniz, kendi başınıza çıkamıyor ama çıkmak istiyorsanız güç aldığınız enerjileri bırakın, kendinize ve içinize dönün. ( nefesinize dönün)
Farkına vardığının veya farkında olmadığınız obsesyonlardan kurtulmanın en iyi yolu kendinizi farkındalık, bilinç ve enerjisel açıdan yükseltmektir. Realitenizi ( anlayış seviyenizi) yükseltiğiniz de obsesyon iki nedenden ötürü biter. Birinci neden; enerjisel yükseldiğinizde düşük bir varlıkla olan çekimsel enerji sona erer. İhtiyaçlar biter ve obsede eden varlık artık kullanamadığı ve uıygun bulmadığı insanı terk eder. İkinci neden; enerjisel yükseliş esnasında bazen obsede eden varlıkta yükselir. Obsede eden varlığında bilinç ve farkındalık seviyesi yükselmesi, ihtiyaçlarının büyük bölümü karşılanması ve yaptığı işin uygunsuzluğunun farkına varması nedeni ile kullandığı insanı terk eder.
Üzerinde bu tür zorluklar algılayan, iradesi dışında yönlendirildiği ve kullanıldığını hisseden, kader formatlarında devamlı zorluğu ve olumsuzluğu deneyimleyenlerin içinde bulundukları durumdan kurtulmalarını n en kısa ve emin yolu kendilerini yükseltecek nefeslerine yönelmeleridir.
Nefes çalışmaları çok eskiden beri bilinen çalışmalardır. Bu çalışmalar havvas adıyla bilinir. Bu tür obsesyonları sonlandırmaya çalışan bütün cinci hocalar bilmedikleri bir şekilde nefesi kullanırlar. Tevrat, incil, kuran veya devalar gibi kutsal metinleri kişinin üzerine okuyarak tedavi ettiklerini düşünürler. Oysaki okunan şey önemli değil, havanın kendisinde saklı olan yaşam enerjisinin ( prana ) ilgili kişinin aurasına ( enerji bedenine ) transferi çok önemlidir. Annelerinizin veya büyük annelerinizin dua ederek ve kendşlerince kutsal buldukları metinleri okuyup yüzünüze üflemelerinin ve sizin esneyerek veya göz yaşı dökerek rahatlamanızın mantığıda budur.
Üflenen hava ile bir çok kristalleşmiş kalıplar, bağlar dağıtılır ve çözülür. Özellikle holotropik çalışmalarda bu enerji artışı çok kolay oluşturulur.İstenmeyen bütün manyetik enerjiler dağılır. Kişiyi tutuklu yapan içki, sıqara ve kumar vs..gibi bütün bağımlılıklar çözülür. Kaderi bağlayan manyetik bağlar açılır. Kişinin hayatında hızla değişmeler gözlenir. Çoktan beri istediği şeyler hemen oluşmaya, işleri açılmaya, yaşadığı zorluklar yaşamından çekilmeye, hayatı kolaylaşmaya ve keyif verici olmaya başlar.
İhtiyacınız olan enerji; damarlarınızdaki asil kanda mevcuttur ( oksijen olarak/ yaşam enerjisi olarak/ chi olarak/ prana olarak ). Enerjinizi yükseltmek için dışarıdaki bütün tesirlerden uzaklaşarak, içinize ve kendinize dönün. İhtiyacınızın olan gücün potansiyel olarak sizde mevcut olduğunu bilerek, nefesinizle ve nefes çalışmalrıyla olan ilginizi çoğaltın. sevgilerimle. ..
mustafa kartal
__________________ Gökyüzünde olan tüm olayların yeryüzünde yansımaları vardır... |