JUKEBOX | CHAT | GNOXIS MESSENGER



Geri git   Gnoxis.com > Parapsikoloji & Spiritüalizm > Paranormal Fenomenler

Cevapla
 
Seçenekler Arama
Alt 05-06-2007, 13:49   #1
 
Dolunay - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 11 2006
Nerden: İstanbul
Mesajlar: 2.360
Karma gücü: 18 Dolunay is a splendid one to beholdDolunay is a splendid one to beholdDolunay is a splendid one to beholdDolunay is a splendid one to beholdDolunay is a splendid one to beholdDolunay is a splendid one to beholdDolunay is a splendid one to beholdDolunay is a splendid one to behold
Red face Gizemden bilime parapsikolojisi





Giderek dibi görünmeyen bir kuyu halini almaya başlayan parapsikoloji araştırmaları, son yıllarda, belli bir kesimin gizli uğraşı olmaktan çıkıp, halkın günlük konuşmaları arasına girmiş durumda. Hatta öyle ki, bir zamanlar, lise çağındaki gençlerin tanışma bahanesi olan burçlar bile, şimdilerde, entel ve kültürlü çevrelerin merakla takip ettiği ilgi alanlarından.

Oysa, çok değil, birkaç on yıl önce, halk arasında, parapsikolojiyle ilgilenmek bir yana dillendirmek bile; şarlatan, büyücü ya da benzeri sıfatlarla anılmanıza yetip de artardı. Peki, parapsikoloji, tarihinde neler yaşandı da, bu kavram, şimdilerde, insanoğlunun bu kadar gündemine girdi?

Neden parapsikoloji, önceleri; bazı tarikat, örgüt hatta devletlerin gizli yürüttükleri bir araştırma alanıyken, şimdi yaygınlaştı ve birçok kesim tarafından daha ciddi ve aleni araştırmaların yapıldığı bir alan halini aldı.

Parapsikoloji, görünenin dışında, tarihte nasıl bir yol izledi, kimler tarafından kullanıldı, kullanımında ne amaçlandı?

İşte, tarihten günümüze PARAPSİKOLOJİ DOSYASI...

Bilimötesi bilimle barışıyor

Parapsikoloji uzun zamandan bu yana, ilgililerinin dışında birçok bilim adamı tarafından da bilimsel bir disiplin olarak kabul ediliyor. Nitekim, psikoloji tarihinin önemli taşlarını yerine koyan Dr. Sigmund Freud'un, parapsikolojiyle ilgili söylediği; 'Ben adına 'Okült fenomenler' denilen olayların araştırılmasını, bilim dışı ya da değersiz diye daha baştan kabul etmeyenlerden değilim. Eğer, bilim kariyerimin sonunda değil de başında olsaydım, tüm zorluklara rağmen başka bir araştırma alanı seçmezdim' sözleri, Freud'un bu alana bakışını yansıtır nitelikte. Hatta, 1930'lu yıllarda, parapsikolojik araştırmalara yönelen ve bu alanda Psişik Araştırma Derneği'ni kuran isimlerin arasında Jung, Freud ve Janet gibi bilim adamlarının bulunması, parapsikolojinin, bilim çevrelerinden gördüğü ilginin kanıtı.

Literatür ne diyor

Parapsikoloji... Bu kelime, 1920'lerde, Dr.J.B.Rhine tarafından, Fransız psikolog Emil Boirac'ın 'psikoloji ötesi' anlamında kullandığı 'para-psychique' kelimesinden uyarlanmış ve 1953'te Hollanda, Utrecht'te toplanan Uluslararası Psişik Araştırma Konferansı'nca da, parapsişik araştırma yapanların kendi aralarında kullanmaları için onaylanmış.

Böylelikle, dünya literatürüne giren parapsikoloji, aynı zamanda inceleme sahasında birçok alan bulunduran da bir bilim. Bunlar arasında öne çıkanlar:

1-TELEPATİ: Bir başka kişinin düşüncelerinin, izlenimlerinin ve zihin hallerinin duyu-dışı algılanması. Özellikle ana-çocuk, eşler gibi yakın kişiler, giderek toplum fertleri ve nihayet dünya beşeriyet ailesinin tüm fertleri arasında duygu ve düşünce birliğinin sağlanması.

Telepatiyle ilgili tarihteki örnekler incelendiğinde, Apollo 14'ün ay yolculuğu sırasında, astronot Dr.Edgar Mitchell ile NASA'dan mühendis Olaf Jonsson arasında telepatik aktarımın gerçeklenmesi öne çıkıyor. Aynı şekilde, 1959 yılında, Nautilius atom denizaltısının Atlas Okyanusu'nun derinliklerinde 16 gün süren bir yolculuğu boyunca, denizaltındaki bir görevliyle Maryland'deki başka bir görevli arasında telepatik iletişimin sağlandığı da belgelenmiş durumda.

2-DURUGÖRÜ: Fiziki bir objenin ya da olayın görsel olarak duyu-dışı algılanması. Ulaşılması imkansız obje, ortam veya kişilerin, jeolojik katmanların, gömülü arkeolojik kalıntıların, denizaltı ortamlarının, keşif ekiplerinin, uygarlığın girmediği bölgelerde kazaya uğramış veya kaybolmuş kişilerin araştırılması ve izlenmesi.

Arkansanlı tanınmış hassas (psişik) kişi Harold Sherman, Sir Hubert Wilkins'i Kuzey Kutbu'na yaptığı bir gezi sırasında durugörü sayesinde adım adım izlemişti. Jeolog-arkeolog J.Goodman da, A.Abrahamsen adlı durugörücünün verdiği talimatlara uyarak, Arizona'da yaptığı kazılarda, 100.000 yıldan eski objeler ortaya çıkarmıştı.

Yine duru-görü kapsamı içinde yer alan paradiagnostik çalışmalarda: Durugörüye dayanan ve hasta ile herhangi bir fiziki bir temasın söz konusu olmadığı paranormal tıbbi teşhis koyma metotları uygulanıyordu.

3- ÖNSEZİ: Gelecekteki bir durum, gelişme ya da olayın kendiliğinden bilinmesi.

Herhangi bir konuda karar verici mevkide bulunan kişilerin yakın ya da uzak gelecekle ilgili sağlam kararlar almaları.

4- PSİKOKİNEZİ veya TELEKİNEZİ: Genel anlamıyla, zihnin maddeye hakimiyeti, özel anlamıyla, inorganik ve organik maddenin ve maddesel faaliyetin, hiçbir fiziki vasıta kullanmaksızın, sadece zihin gücüyle uzaktan etkilenmesi. Bilimsel araştırmalarda, fiziki manipülasyonun imkansız olduğu ya da dezavantaj teşkil ettiği durumlarda, etüt edilen obje, ortam veya mekanizmanın uzaktan manipüle edilmesinde kullanılıyor. PK yeteneği olan hassas kişiler, PK gücüyle, örneğin bir eriyiğin içine kırılan çiğ yumurtanın beyazını sarısından ayırıp, sonra tekrar birleştirebiliyor.

Yine aynı yöntemle bir manyometrenin içindeki manyetik alan etkilenebiliyor, yahut bir pusula iğnesi saptırılabiliyor. Tıbbi uygulamalarda; Filipinli şifacılar, hastanın bedeninde, neşter kullanmaksızın, uzaktan ameliyat yapabiliyor ve gene PK vasıtasıyla, teşekküllerin kendiliklerinden bedenden dışarıya çıkmalarını temin edebiliyorlar.

5-KENDİLİĞİNDEN PK (RSPK): Beşeri bir amil tarafından, bilinçsiz olarak, çeşitli objelerin uzaktan harekete geçirilmesi. Neticede meydana gelen ve belirli bir süre boyunca kendiliğinden tekerrür etme özelliği gösteren bu tür bir olaya, parapsikolojide 'Tekinsiz ev' olayı da deniliyor.

6- DURUİŞİTİ: Seslerin ve diğer işitsel fenomenlerin duyudışı algılanması. Halüsinasyon olaylarındaki, hastanın duyduğu seslerin kökenlerinin araştırılmasında ve bunların başka şuurlu varlıklara ait olup olmadıklarının tespitlerinde, duruişiti olgusunun verilerinden yararlanılıyor.

7- PSİKOMETRİ: Bir objeye temas sonucunda, bu obje ile ilgili olan kişi veya kişiler, olaylar ve objenin içinde bulunduğu ortamlar hakkında, özellikle geçmişe, ayrıca zamana ve geleceğe ait enformasyon yahut izlenimlerinin tespit edilmesinde kullanılıyor.

8- LEVİTASYON: Obje ya da kişilerin, yerçekiminin paranormal yoldan altedilmesiyle, havalanmaları ve havada asılı kalmaları.

9- IŞINLAMA VE TELEPORTASYON: Maddenin bir mekandan ötekine, fizik irtibat olmaksızın, demateryalizasyon-materyalizasyon (demat-mat) yöntemiyle aktarılması.

10- ASTRAL SEYAHAT: İnsan bedeninin bir öğesi olduğu düşünülen 'astral' bedenin, kontrollü ya da kontrolsüz olarak fizik bedenden ayrışması ve bunu sonucunda edinilen deneyimler.

Dev bütçeli araştırma merkezleri

Parapsikoloji; doğanın yasalarıyla belirlenen ve ortaya çıkan olayları, klasik-akademik bilimsel anlayışın 'ötesine' geçerek araştıran bilime deniyor.

Emrullah Tekin'in 'X-Files, Gizemden Bilime Parapsikolojik Araştırmalar' kitabına önsöz yazan Araştırmacı -Yazar Aytunç Altındal, parapsikoloji biliminin tarihte birçok devlet tarafından kullanıldığına dikkat çekerken, bu süreçte yaşananlara çarpıcı bir ifade getiriyor; 'Soğuk savaş yıllarında parapsikolojik araştırmalar, Liberal-Faşizan-Sovyetik karalama kampanyalarına maruz kalmıştır. İlginçtir ki, parapsikoloji araştırmalarını, şarlatanlık, büyücülük, vs. gibi sıfatlarla anarak 'Beyin Yıkama' faaliyetlerini sürdüren söz konusu anlayışlar, kendi ülkelerinde, son derece gizli 'devlet aygıtlarında' Parapsikolojik Araştırma Merkezleri' kurmuşlardı ve bunların bütçelerini, bu araştırmaları büyücülük sanan halk kitlesinin ödediği vergilerle karşılıyorlardı' diyor. Aslında bu tanım, parapsikolojik araştırmaların uzun yıllar büyük devletlerin önemli uğraşlarından olduğunu kanıtlar nitelikte. Bu konuda yayınlanan belgeler; parapsikolojik araştırmalarda başı çeken, hatta ABD'nin, kullandığı yöntemlerde, insan beyinlerini kontrol etme adına önemli bulgulara ulaştığını ortaya koyuyor.

Daha farklı bir ifadeyle; Türk televizyon kanallarında da gösterilen, X-Files, Milenyum ve 4400 dizilerini seyredenler hatırlayacaklardır. Bu dizilerde açıklanamayan, garip ve olağanüstü (paranormal) olayları inceleyen FBI ajanları, olayı ve suçluyu, normal polisiye metotlarla değil sıra dışı, parapsikolojik metotlarla açığa çıkarıyor. Karşıdan bakıldığında her ne kadar inanılmaz görünse de, bu durum, ABD ve Rusya başta olmak üzere, birçok ülkenin gizli servislerinde bu tür araştırmaların yapıldığı gerçeğinin üstünü örtemiyor.

Kısacası parapsikoloji, her ne kadar, bazı çevreler tarafından büyücülük ya da şarlatanlık kisvesine büründürülse de, aslında, bu bilim birçok çevrenin üzerinde araştırma yaptığı önemli bir alan.

Hazırlayan: Nurcihan AZAR

Kaynak: Akşam
__________________
Bırak! Yanacaksam eğer,
O kibriti ben yakarım;
Hiç değilse kendi yangınımda yanarım.
Ne yangınlarda yandım ben
Korkma buna da dayanırım.
Dolunay isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Sponsored links

Sponsor Bağlantılar
Alt 06-06-2007, 02:09   #2
 
buskas - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 10 2006
Nerden: antalya
Mesajlar: 411
Karma gücü: 7 buskas dikkatleri üzerinde toplamaya başlamışbuskas dikkatleri üzerinde toplamaya başlamış


Bu konuyla bağlantılı, başka bir siteden benim tamamiyle katıldığım düşünceleri / yazıları aktarmak istiyorum..
-----------------
Dünyaya bakalım, tarihe. Önce metafiziğin yoğun olarak yaşandığı ve sorgusuz itaat ve inanç talep edildiği metafizik zamanlardan geçtik. Sonra sarkaç öbür yöne yattı ve bilimsel olmayan herşey hor görüldü, mantığın katı sınırları altında..

Aslında bu ayrım oldukça yapay
Fizik nerede biter ve metafizik nerede başlar
Bilim sürekli genişleyen bir dizge ise
Nispeten aydınlanmış olan şeylerin adası
Giderek büyümüyor mu?
Bir zamanların anlaşılmazını içine almıyor mu?

Aslında ayrım tartışılabilir olan ile tartışılamaz olan olmalı.
Sorun metafizik değil
Sorun tartışılamaz olan.

Aslında tartışılamayacak olan hiçbirşey yoktur
Biz birşeyleri tartışılamaz yaparız
Bu nasıl yapılır
Aklı kullanmayı bırakarak

Size aktarılan herhangi birşey
Birinci elden deneyimlerinizi ve aklınızı
Kalıcı olarak devre dışı bırakıyorsa
O tartışılamayan birşeydir
Sizin için

Tartışılamayan birşey ölü birşeydir
Artık onda hiçbir hareket olamaz

Bu durumda metafiziğe de iki türlü bakılabilir
Tartışılabilir ve tartışılamazların metafiziği

Bunu böyle ayırdım
Çünkü yanlış şekilde birbiriyle aynı şey olarak görülüyorlar

Tartışılamaz olan metafizik değil bağnazlıktır.
Aslında metafiziğin tamamı üzerine fikir yürütülebilir.

Ancak bu fikir yürütme bilimdeki gibi kesinliklere kadar varmaz çoğunlukla
Metafizik henüz tam aydınlanmamış alanda olduğundan
Kesinliklerle değil olasılıklarla yürür gibidir
Sınırda ve ötesindedir
Sınırın içinde olduğu zaman metafizik değil fizik olur zaten.

Sanki şeylerin gerçek doğası üzerine iyi bir tahmin yapmamızı ister gibidir bizden
Bize ipuçları da verir bol bol
Ama ispat vermez
Kişisel ispatlar verebilir deneyimler yoluyla
Ama diğerlerine ispat edilebilir bir olgu vermez genelde.

Aslında burada da bir açık nokta var
Genele ispat şeklindeki bir olguya
Süper bir büyüteçle bakmak ister kuşkucular
Ama bilmezler mi
Çok güvenilir olan 'madde'ye bile aynı büyüteçle baksalar
Buhar olur uçar

Aynı kuşkuculuğu 'alışageldikleri' için kullanmazlar
Örneğin ben'in beden olup olmadığı incelemek için kullanmazlar
Bu da bir çifte standart

Mikronun sonuna vardık mı
Ya makronun
İki bilinmezin arasında,
Boşlukta
Bir 'bilinen'de olduğumuzu mu düşünüyoruz?

Fizik ve metafizik o kadar uzak mı birbirinden
Fizik adasının etrafı hep metafiziğin suları ile çevrili
Sadece etrafı değil
Adadaki herşeyin içinde
Çünkü mikronun da sonuna varmış değiliz
Atomun alt parçacıkları ve onların alt parçacıkları sürüp gidiyor
Sonsuz bir bilmece gibi
Bir atomdan bir evren çıksa şaşırmayacak insan

Yani başı-sonu-çevresi 'bilinmeyen' olanın ortasında
Bir 'bilinen'de olduğunu düşünmek ne kadar ilginç...


Öncelikle fizik ve metafizik üzerine en temel noktayı vurgulamak lazım.
Fizik ve tüm bilimler materyalist yapı üzerine oturtulmuşlardır.
Burada herşeyin temeli maddedir.
Soyut varsa bile somuttan doğmuştur.
Bu durumda tüm yapı deteministik hale geliyor.
Tüm varlıklar yapmak zorunda olduğu şeyi yapan (fizik yasaları uyarınca) makineler haline geliyorlar.
Evren ‘ben’imiz/irademiz/duygularımız/düşüncelerimi z dahil tıkır tıkır işleyen bir saatten öte bir şey olmuyor
.
Cansız/bilinçsiz (çünkü bilinç bir yan ürün)/statik bir evren.

Böyle başlayan bir yapı üzerine ancak bu kurulabilir.
Bunu savunanlar, bunu savunmanın veya savunmamanın bile ellerinde olamayacağı bir evreni savunduklarının farkındalar mı?
Onlar var değiller.
Çünkü maddeyi, determinizmi baz alan bir evrende bunu savunacak iradeye/düşünceye sahip bir kimse ‘gerçekte’ yok.
Herşey bir film, çekilip bitmiş.
Sonunu bilmiyoruz ve seyrediyoruz
bile diyemem, çünkü biz de yokuz.

İşte bunu diyorum
Kendi yokluğumu ispatlayamam diyorum
Klasik bilim şu anda bu durumda.
Kendi bindiği dalı kesiyor.
Çağımızın artan anlamsızlık/boşluk krizlerine bakın.
Çünkü eğer gidebilirsek bu yolun çıktığı yer orası.
Ama gidemeyiz.
Bu yolu gitmek için var/bilinçli/iradeli olmak gerek.

Bilim nasıl bu noktaya ulaştı?
Bilimin en büyük buluşu, deney yapma olgusu.

Bu noktadan sonra atağa kalktı.
Bakın şu şartlarda şunları yaparsanız şu sonuca ulaşabilirsiniz, herkes ulaşabilir.
Objektif bir kriter.

Neden metafizik deneyler yapamıyoruz?
Metafizik de aynı yöntemi kullanabilir, kullanıyor da.
Ben kendi bedenimi ve yaşamımı uzun süredir bir laboratuvar olarak kullanıyorum.
Deneyler yapıyorum, çıkarsamalar yapıyorum, olasılıkların sonuçlarını deniyorum.
Ama aynı deneyler herkes için tekrarlanabilir değil.
Daha doğrusu ‘tüm şartlar’ aynı olduğunda evet, aynı sonuca ulaşabilirler.

Ama nedir bu tüm şartlar?

İşte metafiziğin klasik bilimden en önemli kopma noktası.

Bilim somuttan soyuta gidiyor.
Bilime göre somut soyutu yaratıyor, yönlendiriyor.

Metafizik ise tersini söyler.
Metafizikte bilinç ve onun etkisi sözkonusudur.
Eğer metafizik bir deney yapmak istiyorsanız
deneye katılan tüm bileşenler aynı olmalı.

Buna tüm katılımcı ve gözlemcilerin duygu/düşünce/inanç bileşenleri de dahil.
Çünkü metafiziğin öne sürdüğü kurama göre bunlar etkendir.

O halde böyle bir deneyi yapmak klasik bir bilimsel deneyi yapmaktan çok daha fazla zordur.
Çünkü bu bileşenleri aynı tutmak zordur.

Ancak kendinizde gözlemeniz mümkün.
Herkes kendi duygu/düşünce/inanç bileşenlerinin kendi yaşamı üzerine olan etkilerini gözleyebilir.
Ama ‘ispat et’ denince daha birçok kişinin bilinci devreye girer.
Aynı kişi bile aynı gözüken şeyi başaramaz.

Eğer düşünce/inanç bir güçse deneyi gözleyenlerin düşüncesi/inancı da bir güçtür.
Eğer olabilirliğine kuvvetle inanmadıkları birşeyi ispatlamaya çalışıyorsanız,
kendinize ispatladığınızdan daha büyük bir direnci aşmak zorunda kalırsınız.
Böylece deney her seferinde farklı bir deney olup çıkar.

Ben örneğin, zihnin doğru kullanımla, bedeni iyileştirme gücü olduğuna inanıyorum.
Duygu/düşüncelerin kanseri yenmedeki olumlu etkisi artık tıpta da kabul ediliyor gibi bir şey.
Moralin etkisi.
Sahte ilaç alıp iyileşme.
Veya bir otoritenin yaşayacağınız veya öleceğinizi düşünüyor olmasının,
Bunu size söylemesinin etkisi...

Ama tüm bunlar metafiziktir.


buskas isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla

Alt 06-06-2007, 15:42   #3
 
Firdevs - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 08 2006
Nerden: Hüzün Cenneti
Mesajlar: 2.810
Karma gücü: 33 Firdevs has a reputation beyond reputeFirdevs has a reputation beyond reputeFirdevs has a reputation beyond reputeFirdevs has a reputation beyond reputeFirdevs has a reputation beyond reputeFirdevs has a reputation beyond reputeFirdevs has a reputation beyond reputeFirdevs has a reputation beyond reputeFirdevs has a reputation beyond reputeFirdevs has a reputation beyond reputeFirdevs has a reputation beyond repute


Güzel bi konu hazırladınız arkadaşlar teşekkürler...İçerik olarak geniş kapsamlı bilgiler içeriyor. Konu sabitlendi
__________________


Firdevs isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Sponsored links

Alt 23-06-2007, 17:43   #4
 
Manje_Loa - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 06 2007
Nerden: Ankara
Mesajlar: 1.620
Karma gücü: 88 Manje_Loa has a reputation beyond reputeManje_Loa has a reputation beyond reputeManje_Loa has a reputation beyond reputeManje_Loa has a reputation beyond reputeManje_Loa has a reputation beyond reputeManje_Loa has a reputation beyond reputeManje_Loa has a reputation beyond reputeManje_Loa has a reputation beyond reputeManje_Loa has a reputation beyond reputeManje_Loa has a reputation beyond reputeManje_Loa has a reputation beyond repute


Siteye üye olduğum için çok memnunum.Paylaşımlar çok güzel.Teşekkürler
__________________

Manje_Loa isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla

Sponsor Bağlantılar
Alt 27-06-2007, 17:26   #5
 
jaleyatci - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 06 2007
Nerden: nerde istersem
Mesajlar: 51
Karma gücü: 4 jaleyatci yakında ünlü olacak gibi
dehşet verici



şok olucaksınız
Eklenmiş Dosya
Dosya tipi: pps Budaoldu.pps (491,5 KB (Kilobyte), 30x kez indirilmiştir)
jaleyatci isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla

Alt 27-06-2007, 17:53   #6
star67
Guest
 
Mesajlar: n/a


Alıntı:
jaleyatci´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
şok olucaksınız
bu gerçek olamaz yaa inanmıyorum şaka demi bu jale
  Alıntı ile Cevapla
Sponsored links

Alt 28-06-2007, 14:00   #7
-YASAKLI-
 
Urumhamatahayil - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 12 2006
Nerden: ankara
Mesajlar: 1.307
Karma gücü: 0 Urumhamatahayil has much to be proud ofUrumhamatahayil has much to be proud ofUrumhamatahayil has much to be proud ofUrumhamatahayil has much to be proud ofUrumhamatahayil has much to be proud ofUrumhamatahayil has much to be proud ofUrumhamatahayil has much to be proud ofUrumhamatahayil has much to be proud ofUrumhamatahayil has much to be proud of


aman tanrım bu korkunç bir şey duymuştum ama gercek olabileceğini hiç düşünmemiştim kelimeler kfayetsiz
Urumhamatahayil isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla

Alt 28-06-2007, 15:21   #8
 
Dolunay - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 11 2006
Nerden: İstanbul
Mesajlar: 2.360
Karma gücü: 18 Dolunay is a splendid one to beholdDolunay is a splendid one to beholdDolunay is a splendid one to beholdDolunay is a splendid one to beholdDolunay is a splendid one to beholdDolunay is a splendid one to beholdDolunay is a splendid one to beholdDolunay is a splendid one to behold


bunu ben de duymuş ve kınamıştım resimlerle görünce daha inandırıcı geldi ağlamak istiyorum ya...
__________________
Bırak! Yanacaksam eğer,
O kibriti ben yakarım;
Hiç değilse kendi yangınımda yanarım.
Ne yangınlarda yandım ben
Korkma buna da dayanırım.
Dolunay isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla

Sponsor Bağlantılar
Alt 28-06-2007, 15:34   #9
 
Kalipso - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 12 2006
Mesajlar: 501
Karma gücü: 10 Kalipso is a glorious beacon of lightKalipso is a glorious beacon of lightKalipso is a glorious beacon of lightKalipso is a glorious beacon of lightKalipso is a glorious beacon of light


Alıntı:
jaleyatci´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
şok olucaksınız
Mümkün değil... Yani olamaz böyle birşey...

gerçek değldir bu...
__________________
Mevzu-u bahis vatansa; gerisi teferruattır...!




Eski "limitsiz"
Kalipso isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Sponsored links

Alt 28-06-2007, 22:51   #10
 
berduray - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 06 2007
Nerden: bodrum
Mesajlar: 3
Karma gücü: 4 berduray henüz daha yolun başında
japon bebeklere yazık



bu olaya karışan aracı olan ve zıkkımlanan tüm alçaklara şunu haykırmak istiyorum tanrının ve tüm iyi insanların laneti kıyamete dek üzerlerinde olsun .2 alemde de huzur rahat yüzü görmesinler.ben de onların atalarına olan saygıları,samurayları ,gururları,teknolojileri ,ancinsan ,toranaga çekirge filan hayranlıkla izlerdim.napabiliriz arkadaşlar gazetelere yollasak ciddiye alırlarmı yada diplomatik krize neden olur diye hasıraltı mı olur?nolur birileri bişeyler yapsın ben elimden gelen desteği vermeye hazırım.biri henüz 1.5 yaşında 2 evladım var.özür dilerim ama kusmak istiyorum ...
berduray isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla

Alt 28-06-2007, 23:11   #11
 
MALCOLMX - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 11 2006
Nerden: Gnoxis
Mesajlar: 1.446
Karma gücü: 43 MALCOLMX has a reputation beyond reputeMALCOLMX has a reputation beyond reputeMALCOLMX has a reputation beyond reputeMALCOLMX has a reputation beyond reputeMALCOLMX has a reputation beyond reputeMALCOLMX has a reputation beyond reputeMALCOLMX has a reputation beyond reputeMALCOLMX has a reputation beyond reputeMALCOLMX has a reputation beyond reputeMALCOLMX has a reputation beyond reputeMALCOLMX has a reputation beyond repute


Yaw şimdi ne desen ne demesen bu duruma nasıl bir olaydır bu anlamak anlam vermek mümkün değil.Sadece yazıklar olsun diyorum...
__________________



Çam da Bizim Kozalak ta...



MALCOLMX isimli Üye şuanda  online konumundadır   Alıntı ile Cevapla

Alt 28-06-2007, 23:33   #12
 
Nora - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 07 2006
Mesajlar: 3.469
Karma gücü: 50 Nora has a reputation beyond reputeNora has a reputation beyond reputeNora has a reputation beyond reputeNora has a reputation beyond reputeNora has a reputation beyond reputeNora has a reputation beyond reputeNora has a reputation beyond reputeNora has a reputation beyond reputeNora has a reputation beyond reputeNora has a reputation beyond reputeNora has a reputation beyond repute


Bu nedir ya
Gerçek olsa olmasa ne farkeder iki türlüde hastalıklı iğrenç birşey....

Ayrıca bunun bu konuyla da hiçbir alakası yok... başlığın içeriğinden konuya devam edersek iyi olur yoksa fena halde sapmış vaziyette...
__________________
Veni..vidi...bıdı!







Nora isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Sponsored links

Sponsor Bağlantılar
Alt 28-06-2007, 23:40   #13
 
SCARRED - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 02 2007
Nerden: İstanbul
Mesajlar: 1.417
Karma gücü: 105 SCARRED has a reputation beyond reputeSCARRED has a reputation beyond reputeSCARRED has a reputation beyond reputeSCARRED has a reputation beyond reputeSCARRED has a reputation beyond reputeSCARRED has a reputation beyond reputeSCARRED has a reputation beyond reputeSCARRED has a reputation beyond reputeSCARRED has a reputation beyond reputeSCARRED has a reputation beyond reputeSCARRED has a reputation beyond repute


Yalanın sonu yok. Bunlar eski görüntüler ve sahtelikleri açıklandı. İnanmaya hazır olmak güzel, ama insaf millet.

Allaseniz eliniz değmişken kavanozda büyütülen küp şeklinde kedi yavrularını da protesto edin bir ara.
__________________
Even Beethoven had his critics. Name three of them.
SCARRED isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla

Alt 28-06-2007, 23:41   #14
-YASAKLI-
 
Amoress - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 01 2007
Nerden: German
Mesajlar: 2.090
Karma gücü: 0 Amoress has much to be proud ofAmoress has much to be proud ofAmoress has much to be proud ofAmoress has much to be proud ofAmoress has much to be proud ofAmoress has much to be proud ofAmoress has much to be proud ofAmoress has much to be proud ofAmoress has much to be proud of


Alıntı:
jaleyatci´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
şok olucaksınız
neden acilmiyo bu??
Amoress isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla

Alt 29-06-2007, 09:13   #15
 
Dolunay - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 11 2006
Nerden: İstanbul
Mesajlar: 2.360
Karma gücü: 18 Dolunay is a splendid one to beholdDolunay is a splendid one to beholdDolunay is a splendid one to beholdDolunay is a splendid one to beholdDolunay is a splendid one to beholdDolunay is a splendid one to beholdDolunay is a splendid one to beholdDolunay is a splendid one to behold


Alıntı:
SCARRED´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Yalanın sonu yok. Bunlar eski görüntüler ve sahtelikleri açıklandı. İnanmaya hazır olmak güzel, ama insaf millet.

Allaseniz eliniz değmişken kavanozda büyütülen küp şeklinde kedi yavrularını da protesto edin bir ara.
Ne kadar eminsin? O zaman sahteliği nasıl ispatlandı ne zaman ispatlandı onları da paylaşırsan seviniriz.Yalnız sanat olarak da çok saçma bişey bu ya. Ben gene de gerçek mi değil mi emin olamıyorum. Umarım söyledikleri gibi yalandır.

Alıntı:
Bunlar sahte arkadaslar!
Ayni soylentinin Tayvan ve Cin versiyonu da var..

Musluman dedigin uyanik olur!

Photoshop denilen bir olay var.. Teknoloji var, varoglu var...

http://66.102.9.104/search?q=cache:L...ient=firefox-a

Yukaridaki bu linkte olayin nasil uyduruldugu anlatiliyor.

Asagidaki linkte de bu olayin nasil ortaya ciktigi anlatiliyor. Ayrica ordaki hikayeye gore olay Japonya'da degil Tayvan'da geciyor!!

Resimler FBI tarafindan incelenmis, bir cocuk yerken cekilen amca 2000 yilinda Shangay sanat festivalinde "insanlari yemek" basligi altinda bir performans sergileyen Cinli, Zhu Yu isminde bir sanatci. Ordek vucuduna plastik bir cocuk kafasi yerlestirilerek "fetus" olusturulmus.

Ayni fotograf 2000 yilindan sonra da baska sanat sergilerinde sergilenmis..

http://www.snopes.com/horrors/cannibal/fetus.htm

Mail kutunuza gelen herseye inanmayin. Hatta oyle bir zamanda yasiyoruz ki gozunuzle gorseniz dahi inanmayin!!
__________________
Bırak! Yanacaksam eğer,
O kibriti ben yakarım;
Hiç değilse kendi yangınımda yanarım.
Ne yangınlarda yandım ben
Korkma buna da dayanırım.
Dolunay isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Sponsored links

Alt 07-07-2007, 16:29   #16
 
sogukates - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 07 2007
Mesajlar: 73
Karma gücü: 5 sogukates yakında ünlü olacak gibisogukates yakında ünlü olacak gibi


umarım hiçbirinin çocuğu olmaz allah hepsinin belasını versin ya
__________________
3
sogukates isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla

Sponsor Bağlantılar
Alt 28-07-2007, 03:58   #17
 
amnesia - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 12 2006
Nerden: ist
Mesajlar: 9.713
Karma gücü: 161 amnesia has a reputation beyond reputeamnesia has a reputation beyond reputeamnesia has a reputation beyond reputeamnesia has a reputation beyond reputeamnesia has a reputation beyond reputeamnesia has a reputation beyond reputeamnesia has a reputation beyond reputeamnesia has a reputation beyond reputeamnesia has a reputation beyond reputeamnesia has a reputation beyond reputeamnesia has a reputation beyond repute


aynı yazarın aynı baslıkta arastırmasının parcası....


Büyük devletlerin savaş aracı

Son yıllarda yaygınlaşan parapsikoloji kavramları ve araştırmalar, devletlerin de önemli gündemleri arasında yer alıyor. Bu nedenle, birçok araştırmacı, parapsikoloji üzerinde artık daha ciddi düşünmeye başladı.

Bu noktada, bazı devletlerin ve gizli servislerin bünyesinde, özellikle devam eden PSİ araştırmaları, akıllara önemli bir soruyu getiriyor: 'Parapsikoloji harp tehdidi olarak kullanılabilir mi, kullanılırsa ne olur?'

Soruya tatmin edici bir cevap vermek bir hayli zor görünüyor. X-Files'ın yazarı Emrullah Tekin: 'Düşman ilerledi, sağ cenaha saldırmak üzere hazırlık yapıyor. Düşman, bazı bölgelerde 27 silonun yapımını tamamlamış durumda... Bunlar aslında tipik istihbarat raporları. Fakat bu raporlar ruhsal istihbarat raporlarıysa neler olur? PSİ araştırmalarının askeri faaliyetlerde kullanılmasının anlaşılması tahayyülümüzün sadece küçük bir parçasını teşkil edecektir. Bir ülke, karşı tarafı, bu şekilde izleyebilir, planlarını ve sırlarını öğrenebilir. Bunun yanında aynı teknikle, kendi telepatik sinyallerinizi bölgede bulunan ajanlarınıza gönderebilir, hatta uzak araçlar üzerinde de aynı çalışmayı yapabilirsiniz' diyor.

Savaşta kullanıldı mı?

İşin ilginç yanı, dünya tarihinde yaşanan iki büyük savaşta, PSİ tekniklerinin kullanıldığı iddia ediliyor. Dr. Rejdak, adı geçen savaşlar sırasında, radyostezi tekniğinin kullanıldığını iddia ediyor. Bu tekniğin, Vietnam savaşı sırasında, bubi tuzaklarının tesbiti amacıyla kullanılmış olması ise oldukça düşündürücü.

Yine ABD ve diğer bazı gelişmiş devletler tarafından, PSİ enerjilerinin kullanım alanlarına dair denemelerin yapıldığı, son yıllarda gün yüzüne çıkan önemli gerçeklerden.

Tüm bunlarla ilgili en çarpıcı tanımlamayı ise 'PSİ enerjinin keşfini, atom enerjisinin keşfine' benzeten Dr. Vasiliev yapıyor. Yine Amerikalı olan araştırıcı Dr. Louisa Rhine ise PSİ'yi 'büyük bir silah' olarak niteliyor. Bazı kişi, kuruluş ya da tarikatlar tarafından yürütülen PSİ araştırmalarının, askeri istihbarat birimleri tarafından, yakından takip edilmesi, konunun önemine işaret ediyor.

Araştırmacı- yazar Aytunç Altındal, dünyanın önde gelen birçok liderinin bu konuyla ilgilendiği belirtiyor. Altındal, özellikle, Hitler ve yakın çevresinin astrolojiye, ezoterizme ve gizli ilimlere aşırı derece düşkün olduğu görüşünde. Altındal araştırmalarından yola çıkarak ulaştığı bilgilere göre; SS'leri yöneten Heinrich Himmler'in, Rudolf Hess'in ve Alfred Rosenberg'in ve diğerlerinin özel astrologları ve okültizmle uğraşan elemanları vardı.

Adolf Hitler'in 1 Mayıs 1945'te öldüğü ya da ortadan kaybolduğu gecenin sabahı Berlin'e giren Kızıl Ordu Birlikleri işgal ettikleri terk edilmiş bir nazi karargahında gözlerine inanamadıkları bir olayla karşılaştılar. Bundan sonrasını, X-Files'ta 'Parapsikoloji ve Liderler' başlıklı yazısında anlatan Aytunç Altındal, şöyle devam ediyor: 'Bina terk edilmişti ama büyük salonlarda yan yana dizilmiş 1000 kadar Nazi üniformalı ceset yatıyordu. Askerler, cesetlerin kimliklerini incelediklerinde, bunların Himalaya'dan gelmiş Tibetli Budist Keşişler olduklarını görmüşlerdi. Bu keşişler niçin ve ne zaman Berkin'e getirilmişler ve niçin topluca intihar etmişlerdi, hiçbir zaman anlaşılamadı.'

Büyücü papa

Hitler'in kişisel kütüphanesinin ise okültizm ve ezoterik ilimler alanında yazılmış birçok eserle dolu olduğu biliniyor.