Evrenin genişlediğini ve zamanın evrenin genişlemesinden meydana gelen dağınıklığın bi ölçüsü olduğunu,evrenin daralması durumunda zamanın geriye akacağını.Yani işte bunun mümkün olduğunu söylemiş bi yerde.Çok tuhaf bişey olurdu

Hatta daralırken bi anda tekrar genişlemeye başlasa belki yaptığımıza pişman olduğumuz şeyleri yapmazdık.İşte o zaman hoş olabilirdi.
Bu arada bi yazı buldum.Çok şey anladığımı söyleyemicem ama bi de siz okuyun-->
Zamanın Rölativite Etkisi
Sonsuz sınırsız uzayda her bilinç mutlaka bir zamanda reaksiyone olması ve o zamanın reaksiyonuna uygun bir mekanda seyr etmesi gerekir. Bu atlanta yaşam değerlerinde iki presibe bağlanmıştır:
• Uzay / zaman / bilinç reaksiyon
• Zaman / mekan / form uyumlaşması

Bu prensiplere bağlı olarak bilincin bilinç kıymetine uygun olarak bir zamanla reaksiyone olması ve bu reaksiyona uygun olarak da mekanda seyri söz konusudur. Mutlak karakterli bir bilinci ele alalım; mutlak karakterli bilincin reaksiyone olacağı zaman mutlak zaman (RA zaman), seyredeceği mekan ise mutlak mekan (RA mekan) olmalıdır.
Zamanın rölativite aktifliği de bilincin alfa titireşim uzay zaman boyutsallık keyfiyetleriyle muhatap oluşuna dayalı bir aktifkliktir. Zamanın rölativite aktivitesi Atlanta RA Teknolojik Terminolojik Sistem kayıtlarında "Aylizya Ayn'ha" diye bilinen "illüzyon olgusuyla" bağdaşır.
İllüzyon olgusu, içinde yaşanılan galaktik oluşumun genel karakteristik özelliğinden kaynaklanmaktadır. Alfa titreşim uzay-zamanla muhataplık bu galaktik oluşumun içinde söz konusudur. Bu galaktik oluşuma Samanyolu Galaksisi de denmektedir. Samanyolu Galaksisi'nin içinde öyle bir planet var ki bu planet, illüzyon olgusunun yoğunca yaşanmasına müsait tek merkezi koordinattır. Bu koordinata da Madde Kainatı Çekirdek Düzeni veya Çekirdek Dünya denilmektedir.

Madde kainatı çekirdek düzeninde bulunup da illüzyonu yaşamayan hiçbir varlık yoktur. Zamanın rölativite aktivitesini yoğun olarak yaşayan bir varlık illüzyon olgusunu da yoğun olarak yaşamaktadır. Alfa zaman ve alfa mekana bağlı olarak sürdürülen yaşamlar genel duyarlılıklar kategorisine dahil olarak sürdürülmektedir. Bunlara tazon aktif olgular da denilmektedir. Tazon aktiflikçe devreye sokulan her değer sonsuz sınırsız alternatifler çerçevesinde deneyime sokulabilmektedir.
Rölatif zamana takılı kalana o zamana dayalı tüm imkanlar hasıl olur. Çok değenlik arz eden madde kainatı çekirdek düzeninde (Çekirdek Dünya) varlığın illüzyonik yaşam olgular çemberinde kendini saklı bırakması, kendi yücelimini ketlemektedir. Hakiki olgular çemberinde yaşanılan her değerin madde kainatı çekirdek düzenine taşınıp orada deneyime sokulup yaşanması söz konusudur. Hakikatin bu madde kainatı çekirdek düzeni olan dünyaya taşınması esnasında hakikat değerlerinde sapma ve değer kaybı olmaması için varlığın zamanın rölativitesine dayalı olan aktifliğini düşürüp hakiki zamanın aktifliğine yükseltmesi lazımdır. Zira ilk etapta rölativiteli zaman esasına sonra hakiki zaman esaslarına göre mutlak plan hükümlerine uygun olarak hatt-ı hareket motivasyonlarının tanzim edilmesi gerekmektedir.
Yapılması gerekli olanın yapılması, gerekli olan yer ve zamanda yapılması ve gerekli olan süreçte yapılması; ifadesine uygun olarak yapılmalıdır. Yapılması gerekli olan daimi olarak mutlak planda kayıt altında bulunan zamanda yapılmalıdır. Mutlak planda kayıtlı olan asıl zamanda yapılması gerekli olan yapılamazsa ardışık zaman devreye girer.
Ardışık zaman; yapılması gerekli olanın mutlak plan kayıtlar bütünlüğünde yer alan asıl program bütünselliğindeki asıl zamanda değil, alternatif program bütünselliğinde yer alan alternatif zamanların ifadesinde kullanılan bir terimdir. Ardışık zaman yine alfa zamana bağlı bir zamandır. Ancak alfa zaman içinde seyr etmesi gereken asıl program bütünselliğindeki zamanın yedek zamanıdır.

Yapılması gereken işin ardışık zamana kalması alternatif programların devreye girmesine sebep olur. Yapılması gerekli olan bazen alternatif program buudları çerçevesinde yapılır, bazen ise yapılamaz. İki durumda da ortaya bir aksaklığın çıkışı vardır. Alternatif program bütünselliğinden açılan her program; varlığın evrimini, deneyimini sekteye uğratmaktadır. Ta ki varlık asıl program bütünselliğinde kayıtlı olan bir programa temas edene kadar. Varlık, ardışık zamana dayalı olarak yaşadığı hadiseleri o zaman buutcuğunun itmamının akabininden mutlak plan hükümlerindeki asıl program bütünselliğindeki program açışına otomatikman girer.
Alfa Zamanın izafiyeti, görecelliği onun hareketli titreşiminden kaynaklanır. Bu esnada değişen zamanlar, değişen mekanlar ve değişen formlar, daimi bir değişim, gelişim vardır.. Önemli olan bu değişim ve gelişim Mutlak Yokluk Arzusuna uygun olsun. Zira Mutlak Yokluğun tek bir arzusu vardır. Mutlak Varlık'tan devreye soktuğu her bir değeri yine kendi arzusuna uygun olarak pozitif statüde görmektir. Alfa zamana tabi olan alfa zaman gibi akıp gider. Varlığın en büyük illüzyonu zaman illizyonudur. Sonra mekan illüzyonu, en son olarak da form illüzyonudur. Kendini bu üç illüzyona kaptıran varlık kayıplıklar içerisindedir. Kendi eliyle kendini kısıtlar ve ketler. Daimi baharın geldiğinde ne alfa zaman kalacaktır ne de alfa mekan. Orada hep daimi bahara uygun olan zaman ve mekan olacaktır. Kendi kendinin hakimi olan kendiyle ilgili olan her yapılması gerekeni yapılması gereken yer ve zamanda yapılması gereken süreç zarfında yapabilmektedir. Kendine hakimiyet, kendiyle ilgili tüm imkanlara da hakim olmayı sağlar. Kendine hakimiyet varlığın Mutlak Plan hükümlerine tamamı tamamına uymasına imkan verir. Kendine hakimiyet zamanın rölativite aktivitesini ortadan kaldırır hiç eder.