| Bu Gece...
Beni kendine bırak bu gece
Bırak ki benliiğim;
Güneşin mahmuzu olsun
Hani ya kasımdı aylardan,
Mevsimlerden hazan.
Bütün medlerim sanaydı hani,
Cezirlerim büsbütün senden
Bırak beni kendine hadi,
Çirkefliğimle soldurayım maskelerini
Dokunuşlarım ruhuna olsun,
Ölü yıldızların tozunu almak gibi...
Ruhun bir terzinin besmelesi olsun,
Maddenin ilmeğinden azad etsin bizi
Ve kendini bana bırak bu gece.
Bırak ki titrek hünersizliğim,
Ortaya dökülsün;
Kırılışı ol yalanlarımın
Bağışlanmanın kalesi,
Şarapların en nadide bağı ol.
Ve beni sar,
Kesinlikle bütün kesinliklerden muaf bir keskinlikle
Kanat beni.
Öldür,
Öldür bu gece beni,
Hıçkırıkların zehirli dikenler olsun.
Öldür ki yarın sana dirilebileyim.
Anne şefkatini yılanlarla birleştir,
Yani sen ol işte bu gece,
Lakin bu kadar da gülme.
Ve sabah üstümüzü örterken,
Leşini bırak bende.
Dirilecek birşeyim kalmassın diye....
Ölüm kokusu sinsin baharın yeşillerine,
Matemime aldırmasın dünya yine.
Ve gidişimi görsün leşin,
Gönlünce...
İzlesin yitişimi,bozkır gecelerinde yitirsin izimi.
Ki bir daha bekleme...
Ama hadi,önce,
Beni kendine bırak bu gece.
Uğursuz gece kuşları ürksün,
Solan güllerin bülbülü bekleyişi nafile.
Bu gece yazılsın şiirler,
Hiç okunmasınlar diye.
Çöpçüler firar etsin,sönsün ışıklar
Ve kahve kokusu silinsin...
Yada boşver,
Hayalinle beni kendi halime bırak bu gece.
Gönlümce seveyim,
Yeri gelince adını vermekten ürkeyim,
Ve yine o sanayım seni kendimce.
Herşeyi bırak bu gece.
Şarap manasız,biliyorum kibritin yok,
Yani muhtaçsın yeryüzüne....
__________________ -Ona aklıma gelen sözleri söylüyorum.İsmim onun ağzından bir müzik gibi,karanlık bir tanrıya edilen bir dua gibi dökülüyor- -Ahh! İstanbul, hiç kimse kayan bir yıldıza aşık olmadı senin kadar- |