| Kızıl
İşte karanlık bir gece daha...Benzin istasyonunun tuvaletinde yazılmış eşsiz bir şiir,yada bir bar çıkışında olanca yalnızlığınızla yürüdüğünüz kaldırım gibi.Kekremsi,karanlık üstelik katran ve kükürt kokuyor hava;
Fırtına bulutları bekleşmekte.
Tepeme ilişmekte iblisin göz kapakları.
Bakışlarım hiç varolamayan bir noktaya çakılı.
Çakallar uluyor göremediğim rüyaların üzerinde,bir tilki,kürkü soyulurken can çekişiyor.Birileri sahilde sevişiyor,sentetik bir pervasızlık örneği sergiliyor birileri,
birileri ölüyor,
birileri gülüyor,
birileri anılarını hatırlıyıveriyor ansızın.
İblisin göz kapakları kapanıp açılıyor.Kızıl,morumsu bir kızıl bu duygunun rengi.Pas tutan yosunlar gibi.
Benzetilemeyesice bir renk.
Kızıl işte
Mora çalan bir kızıl
İblisin göz kapakları....
Tanrının trafik polisiymişçesine kestiği bir ceza mı yani bütün bunlar?Benim iyiliğim için olmasına rağmen bana bedel ödeten?Oysa iblisin gözyaşları o kadar ılık ki,günah olup akıyorlar kirpiklerimden ellerime,dilime,vücudumun her santimetrekaresine.Ve ben,bir sigaranın dumanını hapsediyorum ciğerlerimde.Ciğerlerim tahriş oluyor;
Kızıl...
Kirli kan rengi yani...
Gözlerim kan çanağı,
Göz kapaklarım kesik,kanım akıyor görüyorum,görülemeyesice şeyler bile yabancı değil artık,
kesti biri göz kapaklarımı,gözlerimi,iblisin gözkapaklarıyla kırpıyorum;
Kızıl...
__________________ -Ona aklıma gelen sözleri söylüyorum.İsmim onun ağzından bir müzik gibi,karanlık bir tanrıya edilen bir dua gibi dökülüyor- -Ahh! İstanbul, hiç kimse kayan bir yıldıza aşık olmadı senin kadar- |