Ne ölümden korkmak ayıp
Ne de düşünmek ölümü...
Ne de güzel söylemiş üstad.İntiharlarla hınca hınç dolu gecelerim geliyor aklıma,ölüp ölüp dirildiğim günlerim.
"Ölümlerimsin,
Lanet bu ya,diriliyorum..."
Sonra intiharı seçip hayata s.ktir çeken dostlarım geliyorlar.Büyük büyük sözler geliyor aklıma bir de,intiharıyla birilerini cezalandırmak isteyen salaklar geliyor,intihar bir kaçıştır,zavallılıktır diyenler geliyor.Varsın onların gözünde zayıf olayım.Hem onlar kaç defa intihar ettiler ki?
Aslında diyorum bazen,aslında onlar da görüyorlar,intiharın bu lanet dünyadan kurtulmak için en onurlu yol olduğunu.Gün gibi açık,biliyorlar işte,en onurlusu bu yapılabilecek işlerin.Ama onlar,"intihar" demeye bile cesaret edemiyorlar,bu onların içinde bir yara,korktukları için,gerçekten cesareti olanlara saldırıyorlar diyorum,sonra saçmalama diyorum ve en sonunda da kimin umrunda diyorum.Ataraxia diyorlar içinde bulunduğum duruma.
Boşversene!Arkamda gözü yaşlı insanlar bırakmak benim işim değil.Arkamdakiler yalnızca tebessüm etsin isterim ben buralardan çekip giderken.Bir son bahar yaprağı gibi süzülüp gidivermek ne kadar cazip gelse de....
Hepimizin içinde bir isyan var,görmüyorsunuz,basit geliyor sizlere.Oysa bu gün içten bile değil beynimi çalışma masamın üzerine serip bu yaşlı dünyanızdan ayrılıvermem.....
Ne ölümden korkmak ayıp
Ne de özlemek ölümü....
__________________ -Ona aklıma gelen sözleri söylüyorum.İsmim onun ağzından bir müzik gibi,karanlık bir tanrıya edilen bir dua gibi dökülüyor- -Ahh! İstanbul, hiç kimse kayan bir yıldıza aşık olmadı senin kadar- |