| Beni Affetme, Kardeşini Yok Sayma!...
Beni Affetme, Sadece Kardeşini Yok Sayma!...
Yağmur yağıyor, üstüme düşen yağmur tanelerini sayıyorum, kendim olmaya çalışırken yaşadığım sorunları düşünüyorum.. Islanmaya başlıyor bedenim, gün geçtikçe azalıyor yüreğim…
Yağmur yağıyor, ayrılan bütün dostların hatrına, gözyaşlarım karışıyor yere çarpan yağmur tanelerine…
İstanbul kendi acılarına ağlıyor, zaman geçiyor, hayat kendi için ilerliyor…
Sevgili kardeş;
Sen benim yüreğimin parçasısın..
Gözleri alev kız;
Girdiyse gözlerine benim yüzümden hüzün, al gözlerimi sök yerlerinden… senin gözlerin hüzünlenmesin, gözbebeklerine keder bulaşmasın…
Yüreği deniz kardeş;
Yüreğindeki fırtınalara sebep ben olmamalıyım… Eğer ben sebepsem yüreğindeki fırtınalara, al yüreğimi ez ayaklarının altında…
Cahillik bana kalıyor yine, bilmeden yaptıklarım, kendi aptallıklarım yüzünden gidiyor yaşamımın yarısı…
Bu şehir lanetlenmiş benim için, bütün ayrılıklarım, bütün yalnız kalışlarım, döktüğüm bütün gözyaşları hep bu şehrin sokaklarında oluyor…
Bana yasaklamalılar bu şehri, aslında hiç girmemeliydim bu şehrin kapılarından. Hep bu şehirde takılıyor ayağım taşlara, hep bu şehrin yollarına dökülüyor yüreğim ayaklar altında…
Yağmur yağıyor….
Şimdi yağmurun orta yerinde, hüznün sarmışken bütün yanımı ıslanmak istiyorum sadece… sırılsıklam olmak, ıslanmadık yerimin kalmamasını istiyorum…
Yağmur yağıyor…
Gözlerim seni arıyor yere değen tanelerde… Nerdesin gözleri yağmur kız…kardeşin gözlerini kaybediyor sen yoksun diye.. yüreğimin acısı dayanılmayı çoktan aştı, zamanımı doldurmak üzereyim…
Yağmur dindi…
Artık veda zamanı geldi, şimdilik sonundayız bu konuşmanın, yeni bir başlangıca kadar olmayacak konuşma.. yeni bir “merhaba”ya kadar bekleyecek bu “elveda..”
Gözleri yağmur kardeşim…
Girmesin gözlerine hüzün, her daim gülsün gözlerin…
Beni affetme… kardeşini ret etme!...
__________________ Gün gelecek sessizliğimiz şimdi boğmakta olduğunuz sesimizden çok daha güçlü olacak. |