| Hüzünlü Bir Akşam'ın Kederli Saatlerinde Yazılmış Birkaç Şey...
Çay bardağında rakı içtim bu akşam ilk kez.
Seni düşündüm ve içtim.
Çıkmadın ya aklımdan yine neyse.
Demir atmış bir gemi misali aklımdasın ve niyetin yok hareket etmeye.
Sessizce çığlıklar attım bu akşam çoğu kez.
Duyan olmadı biliyorum.
Ben de duyurmaya çalışmadım zaten kimseye
Sen anlayamadın ya seni sevdiğimi,
İstanbul’un geri kalanı varsın bilmesin beni.
Niyetlenip de söylenmemiş birkaç cümle tıkandı bu akşam boğazıma.
Ağzıma her aldığımda geri giden cümleler…
Öyle ya sesli söylediğim çoğu şeyi anlamamıştın zaten.
Dudaklarımdan atlayarak intihar eden kelimelerimin çoğu sana varamadan düşmüştü yere.
Sahi intihar demişken, onu da düşündüğüm oldu geçenlerde
“Kalk!” dedim “at kendini yüksek bir yerden denize”
Ben, en çok seni sevdim sonra denizi.
Sana anlatamadıklarımı o hep sessiz sedasız dinledi.
Kızdı bana
Dalgalandı köpürdü ara sıra
Ama ne yalan söyleyeyim senden daha çok sevdi martılar beni.
Denizle dertleşirken simit attım onlara.
Ben attım onlar beni sevdi.
Sahi sen neden sevmedin beni?
Bu akşam kendi kendime yalanlar söyledim belki son kez( hadi oradan dedim sonra neyse)
Sen deniz kadar dinlemedin,
Martılar kadar sevmedin beni
Ama bak ben bu akşam da unutamadım seni…
Alıntı değildir
__________________ Msn'e girmek 2 dk, Facebook'ta log in olmak 7 dk. Download 45 dk. TTNET'e ettiğim küfürler, paha biçilemez
Konu eisenheim tarafından (14-06-2008 Saat 20:56 ) değiştirilmiştir..
|