JUKEBOX | CHAT | GNOXIS MESSENGER



Geri git   Gnoxis.com > Parapsikoloji & Spiritüalizm > Kayıp Medeniyetler ve Mitoloji

Cevapla
 
Seçenekler Arama
Alt 19-05-2008, 14:55   #1
 
eisenheim - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 04 2008
Mesajlar: 1.007
Karma gücü: 60 eisenheim has a reputation beyond reputeeisenheim has a reputation beyond reputeeisenheim has a reputation beyond reputeeisenheim has a reputation beyond reputeeisenheim has a reputation beyond reputeeisenheim has a reputation beyond reputeeisenheim has a reputation beyond reputeeisenheim has a reputation beyond reputeeisenheim has a reputation beyond reputeeisenheim has a reputation beyond reputeeisenheim has a reputation beyond repute
Mayalar Neden Yok Oldu?











Yüz­yılın başından beri bi­lim a­dam­la­rı Ma­ya­la­r´ın kim ol­duk­la­rı­nı, na­sıl ya­şa­dık­la­rı­nı, ve uy­gar­lık­la­rı­nın bir an­da ne­den yok ol­du­ğu­nu araştırıyorlar. Bu garip uygarlık MS 300´lerde dünyanın en gelişmiş uygarlığıydı ama dünyanın güneşin çevresinde 365 günde döndüğünü dahi bilen Mayalar tarihin en kanlı kasaplarıydılar ve yemeklerini dahi yarım bırakarak birden yok oldular. Bilim Mayalar´ın bilimi ve kültürü vardı, onlara bu bilgiyi kim öğretmişti?

Gu­e­ta­ma­la or­ma­nlarındaki, kan kır­mı­zı ren­gin­de­ki pi­ra­midin önünde, bü­yük bir ka­la­ba­lıklar sa­at­ler­dir a­yak­ta bekliyordu. Kim­se kı­pır­da­mı­yordu; tüm göz­ler, pi­ra­mi­din do­ru­ğun­daki a­ta­la­rı­n bil­gi­le­riy­le do­lu süs­lü ka­fa­ta­sın­day­dı. Ka­la­ba­lık kra­lın ha­re­ket­le­rin­i gö­re­mi­yor fa­kat din­sel bir a­yin ol­du­ğu­nu an­la­ya­bi­li­yor­du. Kral ya­nar­dağ­da o­lu­şan kes­kin taş­la­rı a­lıp pe­ni­si­ni de­le­cek ve son­ra ya­ra­nın üs­tü­nü bir ip­le bağ­la­yıp; ka­nın a­ğaç ka­bu­ğun­dan ya­pıl­mış kaba ak­ma­sı­nı sağ­la­ya­cak­tı. Da­ha son­ra bu­nu a­lıp, bir a­teş ya­ka­cak, bu a­teş­ten yük­se­len du­man a­ra­cı­lı­ğıy­la ib­lis­le ko­nuşacaktı. Ve Kral, ortaya çık­tı peş­te­ma­linin al­tın­dan kan­lı e­li­ni gös­te­rerek, a­ta­la­rının me­sa­jı­nı daha öncelerde de olduğu gibi yine haykırdı; ”Sa­vaş i­çin ha­zır­la­nın” Ka­la­ba­lık, ne­şe i­çin­de tekrarladı. Ar­tık kan dök­me za­ma­nı baş­la­mış­tı.





Savaş, onların yaşamıydı...

Ma­ya­lar kimdi? İ­na­nıl­maz bü­yük­lük­te­ki pi­ra­mit­le­ri A­me­ri­ka’nın or­ta­sı­na in­şa e­den ve son­ra birdenbire te­rke­dip kaybolan bu insanlar kimdi­ler? Neden o garip dinsel kurallara inanıyorlardı? Bu so­ru­lar bu­gü­ne ka­dar sayısız bi­lim a­dam­ı­nın zih­ni­ni kur­ca­la­dı.150 yıl­ geçtikten son­ra Ma­ya’lar da­ha an­la­şı­lır ol­ma­ya baş­la­dılar. Artık, Ma­ya’la­rın MS. 250-900 a­ra­sın­da ya­şa­dık­la­rı­nı, dönemlerinin en gelişmiş ya­zı sis­te­mi­ni bul­duk­la­rı­nı, ma­te­ma­tik­le il­gi­len­dik­le­ri­ni , as­tro­lo­jik tak­vim­ler o­luş­tur­duk­la­rı­nı ve pi­ra­mit­ler in­şa­a et­tik­le­ri­ni bi­li­yoruz. Bu­gü­ne örnek olacak mi­ma­ri ör­nek­le­r bul­undu. İnşaatlarını, yağ­mur or­man­la­rı­na zarar vermemek belli zamanlarda yapıyorlardı. Ma­ya­lar do­ğal­lı­ğın bo­zul­ma­ma­sı i­çin bi­ze iyi bir ders ver­miş­ler­dir, Gü­ney Be­li­ze’nin or­man kap­lı dağ­la­rın­da; ye­ni bu­lu­nan dört Ma­ya ken­ti gös­te­ri­yor ki; Ma­ya’lar bu­ra­lar­da ya­şa­mak­tan ka­çın­mış­lar­dı, işte buraları 900’lü yıl­lar­da yo­kolan Ma­ya’la­rın top­lumsal yaşamları hak­kın­da henüz çö­zül­eme­miş bir çok so­ru­ya ı­şık tu­ta­cak­lar­dı. ”Na­ti­o­nal Ge­og­rap­hic” yazarlarından ar­ke­o­log Ge­or­ge Stu­art; ”Her sa­bah u­yan­dı­ğım­da Ma­ya’lar hak­kın­da ne kadar az şey bil­di­ği­mi­zi dü­şü­nü­yo­rum, bu tro­pik ik­lim­de na­sıl ya­şa­dık­la­rı­nın %1 i­ni an­cak bi­li­yo­ruz” di­yordu. Kısıtlı im­kan­la­ra rağ­men, ar­ke­o­log­lar, sa­nat ta­rih­çi­le­ri, ya­zıt uz­man­la­rı, an­tro­po­log­lar, coğ­raf­ya­cı­lar, ve dil uz­man­la­rı yıllardır Ma­ya’la­rın peşinde­. Ortada, Mayamanik bir durum var; Ten­nes­se Ü­ni­ver­si­te­si ar­ke­olog­la­rın­dan Art­hur De­ma­rest son 4 yıl­dır Ku­zey Gu­e­te­ma­la’da Ma­ya kenti Dos Pi­las’ı in­ce­li­yor. De­ma­rest´e göre or­ma­nın i­çin­de ka­yıp kentler var; bu­ra­larda çözümlenemeyen ya­zıt­la­r bu­lu­nu­yor ve bu ya­zıt­lar Ma­ya’la­rın a­ni yok o­lu­şu­nu a­çık­la­ya­bi­lir. Or­ta­ya çı­kan bil­gi pat­la­ma­sı, şid­det­li tar­tış­ma­la­r ya­rat­tı. Her­kes ki­min kuramının doğ­ru ol­du­ğu­nu tar­tı­şı­yor. Yi­ne de uz­man­lar bir gö­rüş ü­ze­rin­de fi­kir bir­li­ği­ne var­dılar; sa­vaş, Ma­ya hal­kı­nın o­luş­ma­sın­da ve yaşamında ki­lit nok­ta­ydı.

Maya kentleri yaşamak için değil miydi?

Ma­ya’la­rın spor­dan di­ne ka­dar her­ konuda iş­ken­ce ve kur­ban tö­ren­le­ri dü­zen­liyorlardı. Mek­si­ka­lı An­tro­po­lo­jist Car­los Na­va­ret­te “Bu, Ma­yay­la il­gi­le­nen­le­ri şok e­de­cek bir id­di­a­dır” di­­yor. Kla­sik Ma­ya Kül­tü­rü’nün o­luş­ma­ya baş­la­dı­ğı MS 250´den son­ra­ki yüz yıl­lar­da, kü­çük çatışma­lar­dan, bü­yük savaşlara dö­nü­şen ka­bi­le çekişmeleri, görkemli kent­le­rin ha­ya­let ka­sa­ba­lara dö­nüş­me­si­ne neden oldu. İlk ba­tı­lı a­raş­tır­ma­cı­lar­ o­lan Step­hens ve Lat­her­wo­od, bü­yü­leyici diye tanımladıkları Co­pan, Pa­len­qu­e, Ux­mal ve di­ğer­le­ri hak­kın­da ki­tap­lar yaz­ma­ya baş­la­dı­lar. Step­hens’in yaz­dı­ğı ba­şa­rı­lı ki­tap­tan son­ra o­nu, Cat­her­wo­od ve di­ğer ya­zar­lar ta­kip et­ti. Sonraki ya­rım yüz­yıl­da Po­pol Vuh (Ma­ya­la­rı an­la­tan kutsal ki­tap) ve "Re­la­ci­on de las Co­sas de Yu­ca­tan" ad­lı ki­tap­lar ya­yım­lan­dı. 16. yüz­yıl­dan son­ra pis­ko­pos Di­e­go de Lan­da, Ma­ya kül­tü­rü­ne kar­şı İs­pan­yol za­fe­rlerini an­la­tan bir ki­tap ya­zmıştı. 1890’lar­da ise, İn­gi­liz a­raş­tır­ma­cı Al­fred Ma­uds­lay de­ği­şik kay­nak­lar­dan derleyerek, Ma­ya kentlerinin mi­ma­ri­si­ni an­la­tan bir ka­ta­loğu oluşturdu. Tüm bil­gi­ler, 19. Yüz­yıl bil­gin­le­ri­ni hi­ye­rog­lif ya­zı­la­rı­nı yo­rum­la­ma­ya, Ma­ya­la­rın ta­ri­hi­ni ye­ni­den in­ce­le­me­ye ve bu top­lu­mun neden yok ol­du­ğu­nu a­raş­tır­ma­ya it­ti. 20. yüz­yı­lın ilk ya­rı­sın­da da­ha çok ka­zılar ve ka­ta­log­lar ya­pıl­dı ama ha­la or­ta­ya cid­di bir şey çık­ma­mıştı. 1950’ler­de Car­ne­gi­e Ens­tü­tü­sü’nden J. E­ric Thomp­son ve Slyva­nus Mor­ley, böl­ge­yi in­ce­le­me­ye al­dı­lar onlara gö­re bu­lu­nan kentler, ya­şa­mak i­çin de­ğil din­sel a­yin­ler i­çin yapılmıştı. Ya­zıt­lar­da as­tro­no­mi ve tak­vim ça­lış­ma­la­rı yer a­lı­yor fa­kat ta­ri­hi o­lay­lar, çift­çi­lik yön­tem­le­ri ve ta­rım­dan bah­se­dil­mi­yordu. Böy­le­ce bu me­kan­la­rın sa­de­ce ö­zel du­rum­lar ve ça­lış­ma­lar i­çin yapıldığı ka­nıt­la­nı­yordu. Mor­ley ve Thomp­son; Ma­ya­la­rın yok o­luş­la­rı­na a­it bil­gi­le­ri antik kent­ler­den el­de e­de­me­ye­cek­le­ri­ni dü­şü­nü­yor­lardı. Çağdaş bil­gin­ler ise, da­ha id­di­a­lı ve u­mut­ludur ama mo­dern tek­no­lo­ji gi­bi bir de a­van­taj­la­rı var; rad­yo kar­bon tes­ti gi­bi... Dos Pi­los’ta ça­lı­şan Art­hur De­ma­rest MS. 761’den ön­ce ve son­ra o­la­rak Ma­ya­la­rın ta­rih­çe­si­ni i­ki bö­lü­me a­yır­dı. 761’den ön­ce sa­vaş­lar dü­zen­liydi; ka­bi­le­le­ri tek bir yönetim al­tın­da top­la­mak i­çin ya­pı­lır­dı. A­ma 761’den son­ra sa­vaş­lar; ka­bi­le üs­tün­lü­ğü­ne ve mal­la­rın yağ­ma­lan­ma­sı­na da­yan­ma­ya baş­la­dı. O yıl, Dos Pi­los Kra­lı ka­bi­le­le­re dur de­mek i­çin sa­vaş aç­tı ama Ta­ma­rin­di­to’da ya­ka­la­na­rak kur­ban e­dil­di. De­ma­rest’e gö­re; bu dönemden son­ra or­ta­ya çı­kan soy­lu ka­nun ya­pı­cı­la­rı, çıkar uğ­ru­na bir­bir­le­ri­ni ye­me­ye baş­la­dı­lar ve güç­le­ri çok art­tı. Böy­le­ce si­vil iç sa­vaş baş­la­dı; işte bu da Ma­ya­la­rın so­nu ol­du ve bu­na ben­zer o­lay­lar baş­ka böl­ge­ler­de de ya­şan­dı.

Susuzluk ve nüfus patlaması kuramları;

Flo­ri­da Üniversitesi ar­ke­o­log­la­rından Ar­lene ve Dia­na Cha­se’e gö­re Be­li­ze’de yap­tık­la­rı a­raş­tır­ma­ların sonucunda, ka­bi­le sa­vaş­la­rı Ma­ya­la­rın so­nu­nu ha­zır­la­mış­tı. Bu ­i­ki ar­ke­o­log, ka­zı­lar­da­ bi­na­lar ü­ze­rin­de ha­sarlar tes­pit et­mişler ve gö­mül­me­miş bir ço­cuk is­ke­le­tiy­le, si­lah­lar bul­muş­lar­dı. Bir çok uz­man yok o­lu­şun ne­de­ni­ni sa­vaş­la­ra bağ­lar­ken, ba­şkaları bu­nun tüm hi­ka­ye ol­ma­dı­ğı­nı dü­şü­nü­yor­lar. Di­ğer neden; yağ­mur or­ma­nı­nın e­ko­lo­jik den­ge­sin­de­ki a­ni bir bo­zuk­luk o­la­bi­lir­di. A­ri­zo­na Üniversitesi ar­ke­o­lo­ğu Pat­rick Cul­bert; “Yeral­tı ça­lış­ma­la­rın­dan an­la­dı­ğı­mı­za gö­re, ne­re­dey­se or­man ta­ma­men yok ol­muş” di­yor­du.Su sı­kın­tı­sı, yok o­luş­la­rın­da rol oy­na­mış o­la­bi­lir­di. Cin­cin­na­ti Üniversitesi ar­ke­o­log­la­rın­dan Ver­non Se­ar­bo­rugh ise,


Ti­kal’de­ki ka­zı­sın­da ge­liş­miş ka­na­li­zas­yon sis­tem­le­ri bul­du. Yı­lın 4 a­yı yağ­mur­lu bir böl­ge­de ya­şa­yan bu in­san­la­rın a­ni bir su­suz­lu­ğa uğ­ra­ma­la­rı gerçekten yok o­luş nedeni o­la­bi­lir­di. Bir baş­ka ne­den nü­fus pat­la­ma­sı o­la­bi­lir, yirmi kentten top­la­nan ve­ri­ler­den an­la­şıl­dı­ğı­na gö­re km ka­re­ye 200 in­san dü­şü­yor­du. Cul­bert’e gö­re; en­düs­tri­si ol­ma­yan bir top­lu­mda nü­fu­s bir sorun o­la­bi­lir. A­raş­tır­ma­cı­lar, ka­zı­lar­da, i­yi ge­liş­me­miş ço­cuk is­ke­let­le­ri bul­du­lar, bu da ye­ter­siz bes­len­me­nin gös­ter­ge­siy­di. Yine Cul­bert, böy­le kar­ma­şık ve ka­la­ba­lık bir top­lu­mun çö­küş ne­de­ninin; sa­vaş, çıl­gın bir kral, aç­lık ya­ da su­suz­luk o­la­bi­leceğini düşünüyor ve ekliyor "Böy­le bir top­lu­mun çö­kü­şü i­çin mil­yon­lar­ca neden söy­le­ne­bi­lir." .

Takvimi ve diş dolgusunu bilen insanlar;

Bu çö­küş­ten çı­ka­rı­la­cak ders nedir? Bir­çok uz­man, çev­re­ci me­saj­lar ve­ri­yorlar; Cul­bert; “Nü­fus pat­la­ma­sı, e­ko­lo­jik ren­ge­yi boz­du ve mil­yon­lar­ca in­san öl­dü.” di­yor. Na­ti­o­nal Ge­og­rap­hic der­gi­si ya­za­rı Ge­or­ge Stu­art; bu fik­re ka­tı­lı­yor ve bu bil­gi­le­rin gü­nü­müz dün­ya­sı­nın so­run­la­rı­nı ye­te­rin­ce çö­ze­me­se bi­le önemli u­ya­rı­lar­da bu­lun­du­ğu­nu dü­şü­nü­yor. O­na gö­re en ö­nem­li me­saj, yağ­mur or­man­la­rı­nı kes­me­mek a­ma di­ğer­le­ri bun­dan pek e­min de­ğil. Hi­ye­rog­lif uz­ma­nı Step­hen Ho­us­ton de, Ma­ya­lar­dan da­ha pek çok ders alınacağı düşüncesinde; ”Çok fark­lı bir top­lum­du­lar ve on­la­rı bi­r a­ra­da tu­tan çok baş­ka bir şey­di”. Ar­ke­o­log­lar, Ma­ya­la­rın ger­çek­ten fark­lı bir top­lum ol­du­ğu­nu, on­la­rın gün­lük ya­şam­la­rın­dan çı­ka­rı­yor­lar. Me­zar­la­rda bulunanlar, gö­müt­ler, a­le­la­de ev­le­rin mi­ma­ri­si ve bu­lu­nan du­var re­sim­le­ri; or­ta­la­ma bir Ma­ya gü­nü­nün na­sıl geç­ti­ği­ni biz­le­re gösteriyor. 5-7 ki­şi­den o­lu­şan ti­pik bir Ma­ya a­i­le­si kah­val­tı­da sı­cak çu­ku­la­ta, ye­te­rin­ce zen­gin de­ğil­ler­se haş­lan­mış mı­sır ­ve şe­ker ka­mı­şı yi­yor­lar­dı ve “a­to­le”de­ni­len bir iç­ki i­çi­yor­lar­dı. Ge­nel­de ev­ler tek o­da­lı­ ve ça­mur sı­va­lıy­dı. Bü­yük olasılıkla­ gün i­çin­de mı­sır, be­zel­ye, tav­şan ve hin­di yi­yor­lar­dı. Ha­sat mev­si­mi er­kek­ler tar­la­lar­da ça­lı­şır­ken, ka­dın­lar ev­de ye­mek pi­şi­ri­yor­lar­dı. Günün so­nun­da tüm a­i­le ev­de top­la­nı­yor ve e­vin re­i­si kü­çük bir di­ni a­yin­le a­ta­la­ra du­a e­di­yor­du. Za­man­la­rı­nı sa­de­ce ta­rım­la geçirmiyor­lar, pi­ra­mit­ler ve ta­pı­nak­lar in­şa­ e­di­yor­lar­dı. Ge­nel­de dü­ğün tö­ren­le­ri­ne ve kut­la­ma­la­ra ka­tı­lıp, as­tro­lo­jik ve tak­vim­sel ça­lış­ma­la­ra katılıyorlardı. Böy­le za­man­lar­da kral kur­banlar ke­siyor ve top o­yun­la­rı dü­zen­liyordu. Kay­be­den­ler pi­ra­mi­de a­sı­lıyor ya ­da kur­ban e­di­liyordu.


Çift­çi­ler bu gün­ler i­çin ye­mek ha­zır­layıp, stand­lar a­çıyorlardı. Ma­ya­lar´ın ge­liş­miş bir es­te­tik an­la­yı­şı vardı. Ya­le Üniversitesi an­tro­po­lo­ğu Mic­ha­el Co­e “Ma­ya­lar” ad­lı ki­ta­bın­da; ”A­i­le­ler ço­cuk­la­rı­nın bu­run­la­rı­na on­la­rın gü­cü­nü ar­tı­rı­cı süs­ler ta­kar­lar­dı” di­ye ya­zı­yor. Ma­ya­lar ay­nı za­man­da be­bek­le­rin is­ke­let­le­ri­ne şe­kil ver­mek a­ma­cıy­la onları sa­rar­lar­ ve ko­ni şek­lin­de bir şap­ka ta­kar­lar­dı. Bel­ki­ de gü­nü­mü­zün be­şik ve kun­dak a­lış­kan­lı­ğı on­lar­dan mi­ras kal­mış­tır. Ba­zı araştırmacılar, bu şe­kil­de­ki ka­fa­tas­la­rı­nın bu a­lış­kan­lı­ğın so­nu­cu ol­du­ğu­nu i­le­ri sü­rü­yor­lar. Ma­ya­lar diş­le­ri­ni ba­zen “T” şek­lin­de ba­zen­ de de­lerek dol­du­rur­lar­dı (a­nes­te­zi ya­pıp yap­ma­dık­la­rı ke­sin de­ğil). Diş­le­ri­ni ço­ğun­luk­la de­ğer­li taş­lar­la en çok da ye­şim­le kap­lar­lar­dı. Co­e’ya gö­re; genç er­kek­ler ev­le­ne­ne ka­dar ken­di­le­ri­ni si­ya­ha bo­yuyor­lar da­ha son­ra i­se de­ği­şik döv­me­ler­le süs­le­niyorlardı. Bu bil­gi­ler sa­de­ce bu­lu­nan nes­ne­ler­den de­ğil ge­ri­de bı­rak­tık­la­rı hi­ye­rog­lif­ler­den de öğrenildi.

"Birden beyin kanallarım açıldı..."

Ma­ya ya­zıt­la­rı­, ­çe­şit il­gi a­la­nları o­luş­tur­du. Gü­ney A­la­ba­ma Üniversitesi sa­nat öğ­ret­me­ni Lin­da Sche­le es­ki ya­zıt­lar ko­nu­sun­da bir­den­bi­re or­ta­ya çık­an ilginç bir örnektir. 1970 yı­lın­da Mek­si­ka zi­ya­re­tin­de, Pa­len­k kon­fe­ran­sın­da Sche­le; 7. Yüzyıl baş­la­rın­dan 8 Yüzyıl son­la­rı­na ka­dar yaşayan ya­sa ya­pı­cı­la­rın ka­nun­la­rı­nı 2.5 saat sü­ren bir ko­nuş­mada açıkladı ve bun­lar doğ­ruy­du. Bu na­sıl ol­muş­tu? Çünkü Schele bir amatördü; Pro­fes­yo­nel­ler ka­bart­ma­la­rın a­çık­la­ma­sı­nın bir çe­şit iç­gü­dü­ye ve sez­gi­ye bağ­lı ol­du­ğu­nu söy­lü­yor­lar. Ve­ri­len ya­zı sis­te­mi­ne u­yu­la­rak çö­zül­müş o­la­bi­le­ce­ği­ni de ek­li­yor­lar. Lin­da Sche­le; "Ay­dın­lan­ma da­ki­ka­la­rı ka­ri­ye­ri­min dö­nüm nok­ta­sıy­dı. Bir­den be­yin ka­nal­la­rım a­çıl­dı­ve her­şey yer­li ye­ri­ne o­tur­du” di­ye an­la­tı­yor. Bu o­lay­dan son­ra, bir çe­şit dil çö­züm dev­ri­mi başladı. Böl­ge genç ta­ri­hi ya­zıt uz­man­la­rı i­le dol­du. 34 ya­şın­da­ki Step­hen Ho­us­ton ile 28 ya­şın­da­ki Da­vid Stu­art’da bun­la­ra da­hil­di. Ka­ri­yer­le­ri­ne çok kü­çük yaş­lar­da baş­la­mış­lar­dı. Ma­ya ar­ke­o­lo­ğu Ge­or­ge Stu­art’ın oğ­lu ilk Ma­ya ge­zin­ti­si­ni 3 ya­şın­day­ken yap­mış­tı ve1984’de 18 ya­şın­day­ken çöz­dü­ğü bir Ma­ya gra­fi­ğiy­le, Mac Art­hur Der­ne­ği ta­ra­fın­dan en genç ya­zı çö­zü­cü­sü ve da­hi i­lan e­dil­di. Stu­art’ın son­ra­ki pro­je­si şim­di­ye ka­dar çö­zül­müş tüm Ma­ya ya­zıt­la­rı­nı in­ce­le­yen bir ka­ta­log yapmak. Ne­re­dey­se yüz­yıl­lık bir ça­lış­ma bu ve genç Stu­art; ”Bu ça­lış­ma ben­den son­ra da a­ra­nan bir kay­nak o­la­cak” di­yor.

Bir uygarlığın umutsuzluğu ;

Bir çok örnekte görüldüğü gi­bi ka­bart­ma­larda pro­pa­gan­da da var; dü­şü­nün, Körfez Sa­va­şı’ı­nı an­la­mak i­çin Sad­dam’ın konuşmalarının duvarlara yazıldığını... Ar­len Cha­se; Ma­ya­la­r´ın po­li­tik ve sos­yal yaşamla­rı­nı çöz­mek i­çin bu ya­zıt­la­rı o­ku­ma­nın ye­ter­li ol­du­ğu­nu, ar­ke­o­lo­ji­nin bun­la­rın sağ­la­ma­k i­çin ge­rek­li ol­du­ğu­nu i­fa­de e­di­yor. Ho­us­ton i­se, ya­zıt­la­rın pro­pa­gan­da i­le do­lu ol­du­ğu­nu a­ma yi­ne ­de bir top­lu­mu an­la­mak i­çin ya­rar­lı ol­du­ğu­nu söy­lü­yor. Ma­ya ya­zıt­la­rı­nı de­şif­re et­me ü­ze­rin­de­ki tar­tış­malar sü­rü­yor, ve hiç­bir za­man nihai çö­züm bul­unma­ya­cak. Çün­kü ye­ni bul­gu­lar fark­lı ba­kış a­çı­la­rı getiriyor. Cha­se’in a­raş­tır­ma­la­rı­na da­ya­na­rak söy­le­ne­bi­lir ki, Ma­ya­lar or­ta sı­nıf bir top­lum­dular. Me­zar ka­zı­la­rı, ya­şam tarz­la­rı­nın, bi­lim­sel yön­le­ri ka­dar ge­liş­me­di­ği­ni gösteriyor. Kim­ya­sal top­rak a­raş­tır­ma­la­rı, is­ke­let in­ce­le­me­le­ri bize onların has­ta­lık­la­rı­nı, ta­rım yön­tem­le­ri­ni hat­ta ik­lim ko­şul­la­rı­nı bi­le gösteriyor. Bir­çok a­raş­tır­ma­cı ve bi­lim a­da­mı ha­la Ma­ya­la­r´ın yo­ko­luş gizeminin peşinde. Da­vid Fre­i­del, Ma­ya­la­r´ın ta­rih­te eşine az rast­la­nan bir u­mut­suz­lu­ğa düş­müş ol­duk­la­rı­ görüşünde; ona gö­re, geç­mi­şe ba­kıl­dı­ğın­da Ma­ya­la­r´ın ulaş­tı­ğı bi­lim­sel ve top­lum­sal dü­ze­yin ne­de­ni, ha­yal­gü­cü ve reel eylemin dışındadır çünkü onlar yaşamı an­lam­lı kıl­mak istiyorlardı. Mayalar´ın birden yokoluş nedeni veya nedenleri hala bilinmiyor, dev bir uygarlık nasıl ve neden kayboldu? Uxmal´da yarısı yenmiş yemek tabakları hala durmaktadır; kimden ya da neden kaçtılar ve en önemlisi şu anda onların kalıntıları nerede?




Mek­si­ka’da­ki tur reh­ber­le­ri bir öykü an­la­tır­lar. Bir tu­rist, kor­ku i­çin­de pi­ra­mit­le­re bak­ar ve reh­be­re dö­nüp; ”Bu bi­na­la­rın hep­si çok gü­zel, fa­kat tüm in­san­lar ne­re­ye git­ti?” der. Reh­ber ka­fa­sı­nı a­lay­cı bir şe­kil­de sal­la­ya­rak cevap verir; “Şu an­da bir Ma­ya ile ko­nu­şu­yor­sun, biz­ler ha­la bu­ra­da­yız hiç bir za­man bu­ra­yı terk et­me­dik. Ya­şa­nan kar­ma­şa,Ma­ya bil­me­ce­si­nin kal­bin­de­dir. Bi­lim a­dam­la­rı binlerce yıl öncesindeki Ma­ya İm­pa­ra­tor­lu­ğu­´nu a­raş­tırırlarken bugün Gu­a­te­ma­la çev­re­sin­de 1.200.000, Be­li­ze çev­re­sin­de ise, 5.000.000 Ma­ya in­sa­nı ya­şı­yor. Et­nik o­la­rak, on­lar dün­ya­nın en ge­liş­kin im­pa­ra­tor­lu­ğu­nu, Or­ta A­me­ri­ka’da kur­muş in­san­la­rın so­yun­dan ge­li­yor­lar. Ma­ya ka­lın­tı­la­rı­nı gez­me­ye ge­len bir­çok tu­rist Or­ta A­me­ri­ka’da es­ki Ma­ya­la­rın to­run­la­rı­nın ya­şa­dı­ğı­nı öğ­ren­se­ler şoka girerlerdi. Yüz­yıl­lar­dır o­la­ge­len kül­tür et­ki­len­me­sin­den son­ra Or­ta A­me­ri­ka’da Ma­ya­la­rın to­run­la­rı ye­ni bir kül­tür ya­ra­ta­rak ya­şamlarını sü­rdü­rüyor­lar. Or­ta A­me­ri­ka’da ya­şa­yan Ma­ya­la­rın to­run­la­rı şim­di sa­de­ce ge­len zi­ya­ret­çi­ler i­çin a­ta­la­rı­nın kı­ya­fet­le­ri­ni gi­yi­yor­lar. 1992´de Or­ta A­me­ri­ka’nın yer­li­le­ri o­lan Ma­ya hal­kı­na kar­şı Mek­si­ka dev­le­ti ta­ra­fın­dan zulmedildi, ya­pı­lan­lar, in­san hak­la­rı­na ay­kı­rı­ydı.1990’da­ki top­rak kav­ga­sın­da 11 kişi, bun­dan i­ki yıl ön­ce de Ma­ya hal­kın­dan 100 ki­şi ya­ka­lan­mış ve iş­ken­ce edilmişti. 30 sa­at bo­yun­ca hiç bir tıb­bi mü­da­ha­le ol­ma­dan aç bı­ra­kıl­dılar ve Ma­ya­lar, 140.000 Gu­e­ta­ma­la­lı­yı öl­dü­re­cek ge­ril­la sa­va­şı­na baş­la­dı­lar. Hü­kü­met­ on­la­rın köy­le­ri­ni yak­tı.16.yy’da İs­pan­yol is­ti­la­sı sı­ra­sın­da bir­çok yer­li, di­ni i­nanç­la­rın­dan u­zak­laş­tı­rıl­mış­lar­dı . Ka­bart­ma­la­r yı­kıl­mış, di­ni i­nanç­la­rı­na a­it o­lan her­şey mis­yo­ner­ler ta­ra­fın­dan ha­rap e­dil­miş­ti. Ye­ni ko­lo­ni­ler kur­mak i­çin kö­le gi­bi ça­lış­tı­rıl­dılar. 400 yıl bo­yun­ca İs­pan­yol­lar ta­ra­fın­dan e­zil­dik­ten son­ra Mek­si­ka­lı­lar ta­ra­fın­dan iş­gale uğradılar ve hala öyleler... Bu­gün Meksika Hü­kü­meti, in­san hak­la­rı a­dı­na Ma­ya­la­ra e­şit şans ta­nı­ya­cak­la­rı­nı a­çık­la­ması­na rağ­men; Ma­ya­lar ha­la sos­yo e­ko­no­mik sı­ra­nın en al­tın­da­lar. Chi­pas’ta 9 ta­ne yer­li di­li ko­nu­şu­lu­yor ve Mek­si­ka­lı­lar a­zın­lık­la­ra rağ­men ik­ti­da­rı el­le­rin­de tu­tu­yor­lar. Ne ya­zık ki, yer­li nü­fu­su ül­ke po­tan­si­ye­li­nin çok ü­ze­rin­de. Ay­rı­ca yer­li­le­rin % 70’i su sı­kın­tı­sı çe­ki­yor. Bu kö­tü ko­şul­lar­da bir­çok Ma­ya in­sa­nı mo­dern ya­şam şart­la­rı­nı red­de­de­rek es­ki a­lış­kan­lık­la­rı­nı sür­dü­rü­yorlar. Dağ­lar­da ya­şa­yan Ma­yalar, 4000 yıl ön­ceki a­ta­la­rı­ gibi ya­şıyorlar.
__________________
   Msn'e girmek 2 dk, Facebook'ta log in olmak 7 dk. Download 45 dk. TTNET'e ettiğim küfürler, paha biçilemez    
eisenheim isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Sponsored links

Sponsor Bağlantılar
Alt 20-05-2008, 00:06   #2
 
pascha - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 02 2008
Mesajlar: 23
Karma gücü: 2 pascha henüz daha yolun başında


uzun zamandır mayalarla ilgili bilgileri okuyorum fakat çoğu kalıplaşmış makaleler..çok güzel bir çalışma olmuş..teşekkürederim
pascha isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla

Alt 20-05-2008, 00:08   #3
 
eisenheim - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 04 2008
Mesajlar: 1.007
Karma gücü: 60 eisenheim has a reputation beyond reputeeisenheim has a reputation beyond reputeeisenheim has a reputation beyond reputeeisenheim has a reputation beyond reputeeisenheim has a reputation beyond reputeeisenheim has a reputation beyond reputeeisenheim has a reputation beyond reputeeisenheim has a reputation beyond reputeeisenheim has a reputation beyond reputeeisenheim has a reputation beyond reputeeisenheim has a reputation beyond repute


Ben de teşekkür ederim yorumun için
eisenheim isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Sponsored links

Alt 20-05-2008, 00:23   #4
 
AnTiMaSKe - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 01 2008
Mesajlar: 237
Karma gücü: 5 AnTiMaSKe is just really niceAnTiMaSKe is just really niceAnTiMaSKe is just really niceAnTiMaSKe is just really nice


tarih boyunca bilgiler neden yok edildiyse ondan...
AnTiMaSKe isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla

Sponsor Bağlantılar
Alt 20-05-2008, 17:28   #5
-YASAKLI-
 
Üyelik tarihi: 01 2008
Mesajlar: 22
Karma gücü: 0 salyangoz henüz daha yolun başında


gerçekten çok teşekkürler derli toplu iyi bei yazı olmuş, okumaktan zevk duydum, mayalar hakkında hiç bilgisi olmayan ve merak eden arkadaşlan için ii bi yazı
salyangoz isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla

Alt 20-05-2008, 18:14   #6
 
Raistlin - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 02 2008
Mesajlar: 79
Karma gücü: 3 Raistlin yakında ünlü olacak gibiRaistlin yakında ünlü olacak gibi


"4000 yıl önceki geleneklerini sürdüyorlar".İşte türk milletinde de en çok istediğim şey budur.Eski gelenlerimize geri dönüp doğada yaşamak ( acayip arap islamiyetinden uzak).
Amerikada mayalarla ilgili en çok bilgi kaynağın Bill Gates'te olduğunu duymuştum evinde.Evininde maya piramitlerinden birinin üzerine yapıldığını düşünenler var .
Raistlin isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Sponsored links

Alt 20-05-2008, 21:33   #7
 
eisenheim - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 04 2008
Mesajlar: 1.007
Karma gücü: 60 eisenheim has a reputation beyond reputeeisenheim has a reputation beyond reputeeisenheim has a reputation beyond reputeeisenheim has a reputation beyond reputeeisenheim has a reputation beyond reputeeisenheim has a reputation beyond reputeeisenheim has a reputation beyond reputeeisenheim has a reputation beyond reputeeisenheim has a reputation beyond reputeeisenheim has a reputation beyond reputeeisenheim has a reputation beyond repute


Yorumlar için teşekkürler
eisenheim isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla

Alt 22-05-2008, 22:58   #8
-YASAKLI-
 
AgoniaJoeremi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 04 2008
Mesajlar: 186
Karma gücü: 0 AgoniaJoeremi is just really niceAgoniaJoeremi is just really niceAgoniaJoeremi is just really niceAgoniaJoeremi is just really niceAgoniaJoeremi is just really nice




Güzel bir paylaşım bence butun insanlıgın ilgilenmesi gerekn bir ugarlık daha fazla içerik bekliyoruz
AgoniaJoeremi isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Sponsored links

Sponsor Bağlantılar
Cevapla

Seçenekler Arama

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Kapalı


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 22:03 .


Gnoxis.com ©2000 - 2008
Powered by vBulletin Version 3.7.2
Ad Management by RedTyger

***NoRa iS WaTcHinG YoU***



*** Gnoxis.com ***

LinkBacks Enabled by vBSEO 3.1.0

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101