JUKEBOX | CHAT | GNOXIS MESSENGER



Geri git   Gnoxis.com > Kültür - Sanat > Karikatür

Cevapla
 
Seçenekler Arama
Alt 13-05-2008, 00:17   #1
 
serenadaschizophrana - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 11 2007
Mesajlar: 3.261
Karma gücü: 122 serenadaschizophrana has a reputation beyond reputeserenadaschizophrana has a reputation beyond reputeserenadaschizophrana has a reputation beyond reputeserenadaschizophrana has a reputation beyond reputeserenadaschizophrana has a reputation beyond reputeserenadaschizophrana has a reputation beyond reputeserenadaschizophrana has a reputation beyond reputeserenadaschizophrana has a reputation beyond reputeserenadaschizophrana has a reputation beyond reputeserenadaschizophrana has a reputation beyond reputeserenadaschizophrana has a reputation beyond repute
Huysuz Bir İhtiyar ; Oğuz Aral





Oğuz Aral, İstanbul Silivri'de 1936 yılında doğmuştur. İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisi'nin üçüncü sınıfından ayrılarak, 1950'den sonra çeşitli dergi ve gazetelerde karikatür çizmeye başlamıştır.
Güncel, halkın anlayabileceği basite indirgenmiş bir karikatür anlayışına önem veren Aral, kendi mizahi görüşü ve doğrultusunda birçok karikatürcü yetiştirmiştir.
Gırgır mizah dergisinin kurucusu ve yöneticisi olan Aral, daha sonra Avni dergisini çıkardı. Aral, Gırgır dergisinin tirajını 300 bin adedin üzerine çıkararak, Avrupa'nın üçüncü büyük güldürü dergisi durumuna getirmiştir.
Avanak Avni tiplemesinin yaratıcısı olan Oğuz Aral, Hayk Mammer, Köstebek Hüsnü, Utanmaz Adam ve Vites Mahmut gibi tiplemeleriyle de tanınıyordu.
Karikatürleri ve 'Huysuz İhtiyar' başlığı altında yazıları ölümüne kadar Hürriyet gazetesinde yayınlanan Aral'ın, tiyatro, müzik ve sinema konularında da çalışmaları bulunmaktadır.
Anadolu'nun çeşitli yerlerinde pandomim gösterileri sergileyen Aral, Koca Yusuf (1966), Direkler Arası (1967), Bu Şehri İstanbul (1968), Ağustos Böceği ile Karınca (1971) adında çizgi filmleriyle de Türk çizgi film sektöründe önemli bir yere sahiptir.
Oğuz Aral, Yazar İnci Aral ve karikatürist Tekin Aral'ın ağabeyidir.
26 Temmuz 2004'te Bodrum'da vefat etti. Ölümünün 1. yıldönümünde anısına (26 Temmuz 2005) İstanbul Cihangir parkına heykeli dikildi.

Utanmaz Adam

__________________
A dream within a dream...
serenadaschizophrana isimli Üye şuanda  online konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Sponsored links

Sponsor Bağlantılar
Alt 13-05-2008, 00:27   #2
 
ensiferum13 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 06 2007
Nerden: İSTANBUL
Mesajlar: 4.594
Karma gücü: 117 ensiferum13 has a reputation beyond reputeensiferum13 has a reputation beyond reputeensiferum13 has a reputation beyond reputeensiferum13 has a reputation beyond reputeensiferum13 has a reputation beyond reputeensiferum13 has a reputation beyond reputeensiferum13 has a reputation beyond reputeensiferum13 has a reputation beyond reputeensiferum13 has a reputation beyond reputeensiferum13 has a reputation beyond reputeensiferum13 has a reputation beyond repute


avanak avniyle beni herzaman güldürmeyi başarmıştı rahmetli.nur içinde yatsın.
__________________
________________


______________________

**TJOBD**
ensiferum13 isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla

Alt 13-05-2008, 00:34   #3
 
serenadaschizophrana - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 11 2007
Mesajlar: 3.261
Karma gücü: 122 serenadaschizophrana has a reputation beyond reputeserenadaschizophrana has a reputation beyond reputeserenadaschizophrana has a reputation beyond reputeserenadaschizophrana has a reputation beyond reputeserenadaschizophrana has a reputation beyond reputeserenadaschizophrana has a reputation beyond reputeserenadaschizophrana has a reputation beyond reputeserenadaschizophrana has a reputation beyond reputeserenadaschizophrana has a reputation beyond reputeserenadaschizophrana has a reputation beyond reputeserenadaschizophrana has a reputation beyond repute


Oğuz Aral arşivinden ,






--------------------
aynı zamanda tiyatrocudur kendisi. uzun seneler tiyatro öğrencilerine ders vermiştir.

Konu serenadaschizophrana tarafından (13-05-2008 Saat 00:34 ) değiştirilmiştir.. Sebep: Ardarda Atılan Mesajlar Birleştirildi
serenadaschizophrana isimli Üye şuanda  online konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Sponsored links

Alt 13-05-2008, 19:28   #4
 
SCARRED - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 02 2007
Nerden: İstanbul
Mesajlar: 1.343
Karma gücü: 91 SCARRED has a reputation beyond reputeSCARRED has a reputation beyond reputeSCARRED has a reputation beyond reputeSCARRED has a reputation beyond reputeSCARRED has a reputation beyond reputeSCARRED has a reputation beyond reputeSCARRED has a reputation beyond reputeSCARRED has a reputation beyond reputeSCARRED has a reputation beyond reputeSCARRED has a reputation beyond reputeSCARRED has a reputation beyond repute




Hürriyet'teki "Huysuz İhtiyar" yazılarından bir tanesi:

Huysuz İhtiyar: Oğuz Abla


Mecidiyeköy'deki çalışma evimde çatlamak üzere olan bir mesaneyle uyandım. Gece içkiyi yine fazla kaçırmıştım anlaşılan. Bir koşu tuvaletin yolunu tuttum. (Şimdi yazacaklarımdan ötürü sizlerden çok özür dilerim, ama başka türlü anlatamam.)

Pijamamın içinde çiş yapmaya yarayan organımı aramaya başladım. Ara-tara ki bulasın... Ne cehenneme kaybolmuş, nereye tüymüş bilinmez. Bir süre ‘‘Şeytan aldı götürdüü... Satamadan getirdii...’’ diye dört dönüp yalvardımsa da herif ortaya çıkmadı. Zar zor klozetin üstüne oturup tanımadığım bir yerimden çişimi yaptım. Demek ki çiş yapmak için o moruk hıyara mecbur değilmişim.

Yüzümü yıkarken gözüm göğsüme takıldı. Kış kavunu iriliğinde iki de memem oluşmuştu. Göbeğimin üstüne doğru biraz sarkıp yayılmışlardı ama, yine de fena değillerdi. Sıkı bir sütyenle toparlanabilirlerdi.

Soyunup bedenime altlı üstlü baktım ve kaçınılmaz kaderimle yüzyüze kaldım. Bir erkek olarak yatmış, bir kadın olarak uyanmıştım.

Bir an Franz Kafka adlı Çek yazarın Değişim adlı öyküsü aklıma geliverdi. Adını şimdi unuttuğum öyküdeki delikanlı da sabah yatağında bir hamam böceği olarak uyanmıştı. Demek hayatta böyle şeyler olabiliyordu. Ben çok şükür bir hamam böceği değil, sadece bir kadın olarak uyanmıştım.

Hemen üstüme bir şeyler geçirip karşıdaki eczaneye koştum ve bir Orkid istedim. Ne işe yaradığını pek bilmiyordum ama, televizyonda reklamlarını görüp pek beğenmiştim. Kadınların kullandığı ter bezi gibi bir şeydi. Sıcaklar bastırınca benim bacak aralarıma da faydalı olurdu. Eczacı hanım,

‘‘Kızınız için mi istiyorsunuz’’ diye sordu.

‘‘Hayır kendim için istiyorum. Üstelik, nasıl kullanacağımı da tarif eder misiniz?’’

Eczacı hanımın suratıma tuhaf tuhaf bakmasından bu işte bir yanlışlık olduğunu anladım. Orkid'imi alıp eve döndüm ve aynanın karşısına geçtim. Kadın olmuştum ama, 45 yıllık bıyıklarım hálá haşmetli burnumun altında haşmetle duruyorlardı. Demek ki hem iri memeli, hem de bıyıklı bir kadın insanların garibine gidiyordu.

Memelerimi kesemeyeceğim için bıyıklarımı kestim. Tam yarım asırlık bıyıklarımdan ayrılırken gözlerimden iki damla yaş yuvarlandı. Sonra da gözüm göğsüme takıldı. Bıyıkları halletmiştik ama, göğüs kıllarımı ne yapacaktım? Ya kadın olarak bir gün canım çeker de dekolte giyinirsem?..

Yanlış anımsamıyorsam kadınlar tüylerini ağda ya da bazı ilaçlarla yok ederler. Benim bu tembellikle şeker kaynatıp ağda yapacak halim mi var?.. Güzelim kıvırcık ve aklanmış kıllara da bastım jileti!.. Oh yahu, ruhumu bir serinlik kapladı. Meğer bizim göğsümüz kanter içinde kavrulurken, kadın milleti ortalıkta ferah-fahur gezermiş. Belki de erkeklerin kadınlardan üç kat fazla kalp krizi geçirme nedeni budur.

Kıl dökümünden sonra kılık kıyafet sorunu gündeme geldi. Eşimin boyu 160 santim, benimki 185 santim olduğundan evdeki entari ve eteklerden faydalanamadım. Ama en dar pantolonumu ve mor çiçekli bir gömleğimi giyip küpe, kolye ve bilezik gibi ciciler takındım. Sulu boyalarımla kendime kırmızı ağızlar, siyah kirpikler, koyu pembe yanaklar ve mazi göz kapakları yaptım. Sonra da bir eşarpla kafamın kelini fiyakalı bir şekilde örttüm.

Kadınlık dekorasyonu tamamdı ama kadınlık nasıl bir şeydi? Nasıl ve kimden öğrenecektim kadınlığı?..

Önce eşime ve kız kardeşime sormayı düşündüm. Ama geçirecekleri şoktan ötürü konuşabilecekleri bile şüpheliydi. Ben de telefonla Pakize'yi aradım. Hem dostluğuna, hem kadınlığına güvenirim.

‘‘Buyrun ben Pakize Suda.’’

‘‘Pakize'ciğim, seninle hemen görüşmeliyim. Ben Oğuz.’’

‘‘Ne oldu Oğuz Ağabey?’’

‘‘Neler olmadı ki?.. Mesela ben artık senin Oğuz Ağabey'in değil, Oğuz Ablan'ım.’’

‘‘Oğuz Ağabey, pardon Oğuz Abla... Seni hemen bekliyorum.’’

Derhal sokağa fırladım. Daha bir taksi yakalayamadan omuzuma zor varan iki maganda zampara beni yakaladı.

‘‘Yavruu!.. Kaç para?’’

‘‘Ne yavrusu ulan, ben sizin babanız yaşındayım. Dur yanlış söyledim, ananız yaşındayım.’’

‘‘Öyleyse kıçını niye sallıyorsun?’’

‘‘Hiçbir yerimi sallamıyorum hıyar, yürümeye çalışırken sol dizimdeki ve ayak bileğimdeki ağrılar yüzünden topal bastığım için kıçım sallanıyor olabilir.’’

Herif dediklerime inanmadı ve sallanan yerlerime el attı. Ben de onun önce midesine bir sol sonra da fındık kadar çenesine bir sağ direkt vurunca, gariban maganda kapaklanıverdi.

‘‘Kaç lan Hüsnüü!.. Bu karı deelmiş, bu herif dönmeymiş’’ diye yerden ciyaklamaya başladı. Ben de her ne kadar,

‘‘Gel Hüsnü'cüüm, geh bili bili!..’’ diye arkadaşını çağırdımsa da herif toz oldu.

*

Pakize beni rujlu, küpeli ve memeli görünce koca bir kadeh viskiyi bir kerede dipledi.

‘‘Kader utansın, gördüğün gibi artık ben bir kadınım. Ama geç kalmış bir kadınım. Lütfen bana kadın olmayı öğret Pakize'ciğim.’’

Pakize bir sigara yakıp hicranla içine çekti ve dışarıya hiç duman koyvermedi.

‘‘Heriften önce uyanıp kahvaltı hazırlayacaksın. Ama o geç uyanacağı için senin özenle hazırladığın tostlara, meyve sularına, yumurtalara hiç dokunmayacak ve sana ikram olsun diye yarım bardak çay fırttırıp kapıdan fırlayacak. Sonra giydirip, kuşatıp, yedirip, içirip çocuklarını okula göndereceksin. Daha sonra evi derleyip toparlayacaksın. Çamaşırdan çıkmış gömlekleri, çarşafları ütüleyeceksin. Arkadaşların telefon edecek. En sevdiğin aktörün filmi yakınımızdaki sinemada oynuyormuş. Tabii, akşama ne pişirsem paniği başladığı için sinemaya gidemeyeceksin. Geçen sefer yaprak sarmayı sevmişti... Ama kabak dolmasını denesem mi?.. Gece olunca sofra başında ve mum ışığında kocanı beklerken o gece yarısı adam üç-dört sarhoş iş arkadaşıyla gelebilir. Hazır olmalısın. Sen mutfaktaki buzluktan yedek yemekleri çıkarırken sarhoş arkadaşlarından biri sana mutfakta sarkmaya çalışır. Ama rezillik çıkmasın diye bağrına taş basıp idare edersin.’’

‘‘Dur Pakize, Allah aşkına dur!.. Yüreğim sıkıştı. Kadınlık böyle rezil bir şey mi?’’

‘‘Evet Oğuz Ağabey.’’

‘‘Abla dedik.’’

‘‘Peki Oğuz Abla... Hatta senin uykunun en derin yerinde kocan aşka gelir, sen de orgazm taklidi yaparsın.’’

‘‘Bunun taklidi nasıl oluyor ki?’’

‘‘Çok kolay, ülkemizdeki kadınların yarısından fazlası yapabiliyor. Sen de yakında öğrenirsin.’’

Birden mazide kalan erkeklik damarlarım kabardı.

‘‘Hööst!.. Ben böyle rezilliğe ve adaletsizliğe dayanamam. Ben adamı paspas gibi çiğnerim. Ağzını burnunu dümdüz ederim!..’’ diye bağırmaya başladım.

‘‘Hiçbir şey edemezsin. Eğer namuslu bir kadın diye tanınmak istiyorsan, paşa paşa dayağını yiyip oturursun. Mor bir gözle dolanıp gıkını çıkarmazsın. Herbirkesler de sana, 'Aaa, ne hoş bir aile kadını' diye alkış tutar.

*

Sabahın köründe mesanem çatlayacak gibiydi. Kalkıp tuvalete koştum. Çiş aletlerim yerli yerindeydi. Demek ki az önce bir kábus görmüştüm. Yüzümü yıkarken keyifle bıyıklarıma baktım. Sonra giyinip çalışma evimden aile evime koştum. Tekmelediğim sokak kapısını mahmur gözlerle açan eşime,

‘‘Sabah çorbam hazır mı? Hazır değilse sen bilirsin!..’’ diye höykürdüm.

‘‘Oh be!.. Erkeklik gibisi var mı? Sen çok yaşa Oğuz Ağabey!..’’
__________________
Even Beethoven had his critics. Name three of them.
SCARRED isimli Üye şuanda  online konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Sponsored links

Sponsor Bağlantılar
Cevapla

Seçenekler Arama

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Kapalı


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 03:10 .


Gnoxis.com ©2000 - 2008
Powered by vBulletin Version 3.7.2
Ad Management by RedTyger

***NoRa iS WaTcHinG YoU***



*** Gnoxis.com ***

LinkBacks Enabled by vBSEO 3.1.0

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101