12-11-2006, 01:59
|
#1 |
Üyelik tarihi: 08 2006 Nerden: dünyadan
Mesajlar: 4.137
| Manik Depresif
Manik depresif hastalık Manik depresif hastalık, bazen üzüntü ve durgunluk, yani depresyon; bazen de hem bedensel hem de zihinsel bakımdan aşırı uyarılmışlık hali, yani mani nöbetleri ile seyreden bir rahatsızlıktır. Günümüzde ilaçla kontrol altına alınabilmekte, hatta nöbetlerin ortaya çıkması önlenebilmektedir.
Manik depresif hastalık, oldukça ciddi bir ruhsal rahatsızlıktır. Dönem dönem ortaya çıkan depresyon, yani durgunluk, üzüntü ve karamsarlığın egemen olduğu (intihar arzusu da görülür) bir ruh hali ile mani, yani aşırı hareketlilik, coşku (aşırı neşe ya da sinirlilik biçiminde) nöbetleri ile seyreder.
Genellikle hem durgunluk hem de coşku uç noktalardadır ve uzun sürelidir. Bir başka deyişle ruhsal durumdaki olağan günlük değişikliklerden çok farklıdır ve hastane tedavisi gerektirir. Genellikle bahar aylarında ortaya çıkar. Hastalık aşağı yukarı her zaman mani ve depresyon dönemleriyle seyrederse de yalnızca mani ya da yalnızca depresyon olarak (ünipolar) görüldüğü de olabilir. Nöbetler arasında kişi bütünüyle normaldir. Nedenleri
Bu rahatsızlık psikiyatride "afektif psikozlar" sınıfına girer. Bunun anlamı, hastalığın duygulanım ya da duyguların uç noktalara vardığı ruhsal değişikliklerden oluşmasıdır. Olası nedenlerden biri, duygulanımlarımızı denetleyen hormon mekanizmalarındaki bir bozukluktur. Beyinde ruh haliyle ilgili iki kimyasal madde vardır. Bunlardan biri serotonindir ve miktarın azalması ruh halinde kararsızlık ya da değişkenlik yaratır. Öteki kimyasal madde norepinefrindir ve duygulanımın türünü etkiler: Düşük düzeyi depresyonla, yüksek düzeyi ise mani ile ilgilidir. Belirtiler
Hastalığın özelliği, belli aralıklarla (Bu sürelerde kişi bütünüyle normaldir) ortaya çıkan, birbirinin karşıtı özellikte mani ve depresyon nöbetleriyle seyretmesidir. Mani, kişinin hem fizik hem de ruhsal bakımdan aşırı hareketli ve uyarılmış bir halde bulunmasıdır. Mani nöbetindeki kişi aşırı heyecanlıdır, bütün bedensel süreçleri hızlanmış gibidir: Çok hareketlidir, çok konuşur ve eğer mani neşeli bir ruhsal zemine sahipse gülme, şarkı söyleme, abartılı boyutlarda neşe gösterileri görülür.
Hastaların bu dönemde kazançlarının üzerinde para harcadıkları, çevresindekilere armağanlar verdikleri görülür. Mani giyim kuşama da yansır. Rengarenk giysiler, abartılı makyaj göze çarpar. Düşünce akışındaki hızlanma çağrışımların artmasına neden olur. Hızlanan çağrışımlar sonucu hastanın konuşması, dinleyenlerin izlemede güçlük çekeceği ölçüde "daldan dala atlar" niteliktedir.
Ne var ki mani her zaman neşeli bir zeminde seyretmez. Öfke duygularının egemen olduğu mani nöbetleri de vardır. Bu durumda hasta saldırganlaşır, çevresindeki herkese kızgın olduğundan tehlikeli bir hale gelir. Mani nöbetlerine sabuklamalar da eşlik edebilir. Büyüklük sabuklaması, mistik sabuklamalar (kendini peygamber sanma), perseküsyon sabuklamaları (herkesin kendisine kötülük edeceğini düşünme, casusların peşinde olduğunu sanma) gibi. Öteki uç, maninin tam karşıtı olan depresyondur. Manideki her özelliğin tersi görülür: Durgunluk, karamsarlık, üzüntü ve intihar isteği. Durgunluk hem fiziksel hem de zihinsel durgunluk biçimindedir. Düşünce akışı yavaşlar, konuşma ağırlaşır, suskunlaşır. Hasta sürekli ağlar, karamsar düşünceler içindedir, iştahı kesilir. Bazı vakalarda hiç yemek yememe gibi yaşamsal tehlike de ortaya çıkar (intihar riski bir başka tehlikedir); uykusuzluk ve sıkıntı görülür. Yaşama ilişkin bütün ilgilerini yitiren hastalar derin bir umutsuzluk içine düşerler. Böylesine durgun bir biçimin yanı sıra "ajite depresyon" denilen bir tablo da görülebilir. Genellikle mani ve depresyon nöbetleri kendiliğinden ve daha çok bahar aylarında ortaya çıkar ve tedavi edilmezse haftalar, aylar boyunca sürer. Tedavi
Gerek mani, gerekse depresyon tehlikeli olabilir. Depresyonda, özellikle de hasta iyileşmeye başladığında, intihar riski yükselir (hasta iyileştikçe intiharı gerçekleştirmek için gerekli gücü kazanır). Yeme ve içmeyi reddetme de, tedavisiz kaldığında ölümcül olabilir. Nöbetlerin iki türü de tedaviyle iyileştirilir. Manide yatıştırıcı ilaçlar, depresyonda antidepresanlar kullanılır. Çoğunlukla da hastanede tedavi gerekir.
Bu hastalığın tedavisinde, hem mani hem de depresyon nöbetini tedavi eden, daha da önemlisi önleyen bir ilaç bulunmuştur. Lityum karbonattan oluşan ilaç, yaygın bir biçiminde kullanılmaya başlanmıştır. Ancak ilacın doktor gözetiminde kullanılması ve tahlili yapılması gerekmektedir. Kan tahliliyle kandaki lityum düzeyi ölçülerek, toksik doza ulaşması önlenir. |
| |
12-11-2006, 19:27
|
#2 |
Üyelik tarihi: 09 2006
Mesajlar: 586
|
Manikleri manikliği seviyorum....
__________________ "Karanlık olmadan aydınlık gün ışığında bir kandil taşımak gibi olacaktı. Bilgeliğin avantajı karanlıktan gelir. Karanlık olmasaydı ışık fark edilemeyecekti ve bir yarar sağlamayacaktı.Tanrı bir şeyi diğerinin zıttı yaptı” |
| |
03-12-2006, 18:52
|
#3 |
Üyelik tarihi: 12 2006 Nerden: izmit
Mesajlar: 77
|
2 senedir bunun tedavisini görüp görüp bırakıyorum...
burdan arkadaşlara sesleniyorum kesinlikle tedavi şart. ben olmadım ve çok uç noktalarda nöbetler ataaklar geçiriyorum, bunun farkındayım ama tedaviyi sürekli ret ediyorum, doktorun söyleyebileceği herşeyi bildiğimi düşündüğüm için...ama bu böyle değil.. kendi başınıza yenilmez bir karşıt görüş, bir dövüşçü, kana susamış bir katil... vs. gibidir. ben tekrar edavi görmeyi düşünüyorum.. |
| |
07-12-2006, 21:42
|
#4 | | Guest |
ben doktora gitmek istemiyorum. doktor ya da ilaç korkusu değil. konulacak teşhisten endişe ediyorum.
birikinti'nin "maniklerin manikliğini seviyorum." sözünü okuyunca yazmak istedim. mani durumu eğer benim yaşadığım oysa pek de sevilecek bir durum değil. depresyon kadar kötü olmasa da istenen bir durum değil.. | |
| |
31-01-2007, 16:26
|
#5 |
Üyelik tarihi: 12 2006
Mesajlar: 1.200
|
kişiye ve çevresindekilere zor anlar yaşatan bir durum, ancak Mozart, Tolstoy, Van Gogh ve Charles Dickens da bu durumu yaşıyorlardı, daha bir çok ünlü var ve ortak özellikleri yaratıcılık..
Özetle manik depresyon; aynı zamanda ‘çift kutupluluk’ (bipolar disorder) olarak da bilinen manik depresyon kişinin ruh halinin derin bir depresyonla büyük coşku ya da‘yükseklik’ dönemleri arasında gidip gelmesine yol açar. Manik dönemler sırasında aşırı hareketlilik, dağınık bir şekilde düşünme, ilginin kolaylıkla dağılması, sinirlilik, pervasızlık, utanç ve korkulardan sıyrılıp ileri atılma görülebilir.
Literatüre göre tedavi edilmez ise depresif dönem kişiyi intihara kadar sürükleyebilir, manik dönem utandırıcı eylemlerle sonuçlanabilir..
Leo Tolstoy da sürekli intiharı düşünürdü. Tolstoy, dine sarılarak rahatlama yolunu seçti. ‘‘Savaş ve Barış’’ ve ‘‘Anna Karenina’’ gibi klasiklerin yazarı, bir dostuna yazdığı mektupta, ‘‘Hayatta mutluluk diye bir şey yok, sadece bazen görünür gibi oluyor, o kadarcık’’ diyordu.
Kişinin inanç sistemi, lithyum ve yakın akrabaları/dostları manik-depresif ruh hallerinde kurtarıcı rol oynayabilirler. Belki de kişi bipolar kişilk bozukluğu olarak tanımlanan durumdan faydalanarak kendini yeniden yaratabilir.
__________________ Gökyüzünde olan tüm olayların yeryüzünde yansımaları vardır... |
| |
31-01-2007, 16:32
|
#6 | | -YASAKLI-
Üyelik tarihi: 12 2006 Nerden: Somewhere over the rainbow
Mesajlar: 2.809
|
Maalesef psikyatrideki ilaç tedavilerinin çoğu uyuşturmaktan başka hiç bir işlevi olmayan şeyler.Bu yüzden psikoloji evet,psikiyatri hayır.Ama tabi ilerlemiş durumlarda başka çıkar yolkalmıyor.Bu yüzden bu tip sorunları erken tehşis edebilmek için psikologlarla aramızın iyi olması gerekiyor  |
| |
31-01-2007, 16:59
|
#7 |
Üyelik tarihi: 12 2006
Mesajlar: 1.200
|
tedavinin ana ilacı olan Lityum bir uyuşturucu değil bir tür tuz..ama ağır vakalarda uyuşturucu içerikli ilaçlar da veriliyor olabilir..psikiyatrlar da özellikle bu durumda önemli tıp adamları, arkadaşları ürkütmeyelim 
__________________ Gökyüzünde olan tüm olayların yeryüzünde yansımaları vardır... |
| |
09-07-2007, 12:17
|
#8 | | Guest |
Arkadaşlar bu konuyla alakalı gerçek bir hikaye anlatacağım sizlere.
Yabancı elçiliklerden birinde görevli olan ve o güne kadar uyumlu ilişkiler içinde olduğu bilinen Bay J..bir sabah alışkın olduğu saatten çok önce ve olağanüstü bir sevinç duygusu içinde uyanmış,pencereden dışarıya baktığında güzel bir sabahın başladığını görmüş ve bu yaşantıyı herksele paylaşmaya karar vermişti. Bunun üzerine önce kent içinde bir gezi yapmayı tasarlamış,ne var ki güneşin henüz doğmaya başladığı bir saatte arabasını çok aşırı hızla sürdüğünden polisler tarafından durdurularak uyarılmıştı.Ortak bir dil konuşmalarına karşın.Bay J.'nin davranışlarında bir tuhaflık sezen polisler,onun kimliğini ve görevini saptayarak,o saatte elçilik de kapalı olduğundan elçinin konutuna getirmişlerdi.Uykudan uyandırılan elçiyi ve eşini,
''Uyanınız ekselans! Bu güzel sabahı gelin de birlikte paylaşalım!'' sözleriyle karşıladıktan sonra kendi dillerindeki açık saçık bir şarkıyı söylemeye başlamış,sonra birden şarkısını keserek ülkelerinin bir diğer ülkeye savaş açması gereği üzerinde bir söyleve girişmişti.Bay J.'nin bu tür davranışları,o sırada eve çalışmak üzere gelen yaşlı bir kadına cinsel ilişki önerisinde bulunmasıyla doruğa erişmiş ve bunun üzerine elçi ve eşi bir hekimin yardımına başvurmayı gerekli görmüşlerdi. | |
| |
09-07-2007, 21:44
|
#9 |
Üyelik tarihi: 08 2006 Nerden: dünyadan
Mesajlar: 4.137
|
ilginçmiş elacayib. teşekkürler paylaşım için. |
| |
09-07-2007, 23:32
|
#10 |
Üyelik tarihi: 04 2007 Nerden: 26-45 dogu meridyeni, 36-42 kuzey paraleli
Mesajlar: 4.129
|
vhercle ne güzelde anlatmıssın.. aynı ben 
__________________ Dinleyen her zerreye bir hitabım var benim
Kâinat isminde hiçten bir kitabım var benim.
Ya hitabımdan okusun ya kitabımdan beni,
Yazdığım efsânede on alti bâbım var benim! |
| |
09-07-2007, 23:34
|
#11 |
Üyelik tarihi: 08 2006 Nerden: dünyadan
Mesajlar: 4.137
|
ooo depressive gidiyorum demiştin
burda olmana sevindim.....
teşekkürler yorum için ama senin böyle olduğunu zannetmiyorum.... |
| |
09-07-2007, 23:54
|
#12 |
Üyelik tarihi: 04 2007 Nerden: 26-45 dogu meridyeni, 36-42 kuzey paraleli
Mesajlar: 4.129
|
ahh gel gör beni beniii aşk neylediii 
__________________ Dinleyen her zerreye bir hitabım var benim
Kâinat isminde hiçten bir kitabım var benim.
Ya hitabımdan okusun ya kitabımdan beni,
Yazdığım efsânede on alti bâbım var benim! |
| |
09-07-2007, 23:56
|
#13 |
Üyelik tarihi: 08 2006 Nerden: dünyadan
Mesajlar: 4.137
|
işin içinde aşk varsa..... |
| |
09-07-2007, 23:59
|
#14 |
Üyelik tarihi: 04 2007 Nerden: 26-45 dogu meridyeni, 36-42 kuzey paraleli
Mesajlar: 4.129
|
kurcalamaaaa 
__________________ Dinleyen her zerreye bir hitabım var benim
Kâinat isminde hiçten bir kitabım var benim.
Ya hitabımdan okusun ya kitabımdan beni,
Yazdığım efsânede on alti bâbım var benim! |
| |
26-08-2007, 11:41
|
#15 |
Üyelik tarihi: 06 2007
Mesajlar: 2.149
|
Bende durup dururken bir kasvetlenme oluyordu ara ara...Sonra hareketli müzik dinleyince geçiyordu..İştahsızlık , uykusuzluk dönemseldi..yaz aylarında..Manik olabileceğimi düşünmeye başlamıştım ama okuyunca iyice emin oldum...Benimkisi morali koyvermeymiş...Teşekkürler vhercle 
__________________ |
| |
02-02-2008, 03:16
|
#16 |
Üyelik tarihi: 02 2008
Mesajlar: 7
Karma gücü: 2  |
Manik Depresyon sonradan olusan bir durumdan ote insanın beynindeki ruhla dengeyi sagyalan ve kandaki lütyum dozuyla alakalı bir durumdur. Kesinlikle ruh hastalıgı ya da deprresyon sekli degildir. Gecici bir hastalık degildir. Kurtulamazsınız. Ismi insanların hosuna gittiginden tr de herkes manik depresiftir. Tıbta daha cok Biolar olrak raporlanır. Allah korusun denilecek kadar lanettir. Neyinleri hiççç durmadan çalışabilir surekli uretecek hiç durmayacaktır fazla akıllı ve zeki olabilit çoğu zaman.. 2 gunde bir kez uyur cogu zaman manik donemde sonra 1 depresyon baslar hayat bombostur nefes almak zordur yorucu ve gereksizdir vs vs vs sv.... iki uçlu duygu durum bozukluğu yasayan bu insanın elinde olan 1 durum deildir bu topal dogmakla aynıdır aslında ancak insan yasadıgı dıs etkenlerden hatta mevsim şeklinden bile etkilebilir hastlıgı yasayarak. Bu hastalıgı yasamadıgı halde manikdepresifim diyenlerden iğrenir çunku yasalar ismi kadar karizmatik olmadıgını anlarlar.. tedavi unsuru yok turr mutlaka tekrarlıcaktır bir donem iyileşebilir ancak bi daha karşılaşmamış 1 hasta olmamıştır suana kadar. 10 yıldır tedavi goren birisi olarak buna alışmıştır en son başlarım ne bu deyip bırakmıştır. İntihar etmedende atak esnasında komaya girip ölebilir. Yaşamayan hiç kimsenin doktor dahil anlayamayacagına %100 em,nm. Lamictal en iyi ilaçtır bu hastalıga norolog tarafından raporlanarak verilir budaa manik deprtesyonun ruh değil beyinle ilgili olduguna eniyi kanttır. bunu çok seviyorum.. Sosyal yaralanmalar sonucu depresyona giren kişiye en iyi ilaç lam,ctal ve selectra ikilisidir. Sebeplere gore ilaçlar surekli değişir. Kişi sandıgınızdan çok daha zekidir durmadan çalışan beyni paronoyak değil fazla akıllıdır.. Her kurusunda paronoyalsın denir ama nedense hep haklı çıkar. Vs. Vs. Vs kişi atak esnasında herseyi yapabilir herseyi ve bu kişilerde çok karakterlilik vardır hangi yonunu ortaya çıkarırsanız onu gorurusunuz dengesizdir yani..
Kimler bipolar? |
| |
02-02-2008, 19:00
|
#17 |
Üyelik tarihi: 02 2008
Mesajlar: 1
Karma gücü: 2  |
birebir söylemek gerekirse; yaşadım lityumuda belirli dozda aldım. ve şu anda çok iyiyim
bu hastalık bu şey yüzünden intiharıda denedim ki ben sevdiğimi kaybettim ki en lanet ettiğim şey haline geldi hastalık ve sonunda iyileştim .. dikaktli olun iyi davranın kendinize bi korunma yoluda bu diyebilirim |
| |
02-07-2008, 14:13
|
#18 |
Üyelik tarihi: 06 2008
Mesajlar: 420
|
Bende ki tanı Atipik manik depresyon (Manik depresyonun tanımlamayan, tipik olmayan cinsi.) Tedavi şart. Depresif dönemi çok berbat. İntihar güdüsü çok güçlü oluyor. Dünya yıkılmışta kendini altında kalmış gibi hissediyorsun. Nefes almak dahi işkence haline dönüşüyor. Herşey anlamını yitiriyor, saçmalaşıyor, ve katlanılamaz hale geliyor. Mani dönemde ise bunların tam tersi oluyor. Kendini çok canlı hayat dolu, hatta zaman zaman tanrı gibi hissediyorsun. Yani sonuçta ya en dipte ya da en tepede oluyorsun ortası yok hep sınırlarda yaşıyorsun. Depresif dönemin berbatlığıyla ters orantılı olarak mani dönem bir o kadar keyifli. Ben şahsen 7 yıldır ilaç tedavisi görüyorum. Ancak ilaçlarla duygu durumumu dengeleyebiliyorum. Tedavi şart. İlaç tedavisini reddedince psikotik atak yaşama oranı çok yüksek. İlaçları ne zaman bırakmaya kalktıysam işler daha beter karıştı ve polis zoruyla akıl hastanesine kapatıldım (Toplam 4 kez) elektroşoklar filan yani kabus gibi bi durum. Şimdi ise ilçlarımı hiç ihmal etmiyorum ve dengedeyim. Bir daha da akıl hastanesine düşmeye hiç niyetim yok. ---Konuyu açan arkadaşımıza teşekkür ederim.
--------------------
Not:Şu an da lityum, seratonin, ve quetiapin içerikli ilaçlara ek olarak uyku ilacı alıyorum. Tamamen psikiyatristimin belirlediği dozlarda.
Konu Borderliner tarafından (02-07-2008 Saat 14:13 ) değiştirilmiştir..
Sebep: Ardarda Atılan Mesajlar Birleştirildi
|
| |
02-07-2008, 16:13
|
#19 |
Üyelik tarihi: 03 2008
Mesajlar: 352
|
bana da manık depresıf dıolardı bı ara Xd
__________________ evet Allah'a inanıorum,evet bir cadıyım ve inan bu senı ilgilendirmez.............. |
| |
02-07-2008, 20:37
|
#20 | | -YASAKLI-
Üyelik tarihi: 06 2008
Mesajlar: 51
Karma gücü: 0  |
benim çok yakınım bu hastalıgı yaşadı yıllarca sebebini bilemedigimiz şeyler yapardı,biz hep karakteri kötü diye düşünürdük...ta ki bir gün kriz geçirene kadar inanılmazdı yaşadıklarımız işte o zaman doktor manik depresif teşisi koydu...ve ilaçlarını kullanmalı dediler ..oda korkmuştu ve kullandı kendini iyi hissettiginde kullanmayı bıraktı ama anladıki artık o ilaçları kullanmadan yaşayamıyacaktı çünkü bıraktıgı an kulagında sesler başlıyor ve huzursuz oluyordu...2 yıl böyle yaşadı ..ikinci büyük hastalıgı (kanser) manik depresifini bastırdı..artık ilaçlarını kullanmıyordu çünkü gerek kalmadı.kanser olması hastalıgını bastırmıştı ve 3 yıl daha böyle yaşadı ve öldü...Allah Rahmet eylesin....
bu hastalıkta öncelikle hasta kendini kabul edecek ve tedaviye cevap verecek...yoksa sonuçları çok kötü olabilir...Allah yardımcıları olsun tüm hastaların ve hasta yakınlarının...konu başlıgını görünce çok etkilendim geçmiş gözümün önünden geçti ve birşeyler yazmak istedim...... |
| | |