JUKEBOX | CHAT | GNOXIS MESSENGER



Geri git   Gnoxis.com > Yaşam > İnsan Psikolojisi

Cevapla
 
Seçenekler Arama
Alt 06-11-2006, 01:24   #1
 
vhercle - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 08 2006
Nerden: dünyadan
Mesajlar: 4.137
Karma gücü: 38 vhercle has a reputation beyond reputevhercle has a reputation beyond reputevhercle has a reputation beyond reputevhercle has a reputation beyond reputevhercle has a reputation beyond reputevhercle has a reputation beyond reputevhercle has a reputation beyond reputevhercle has a reputation beyond reputevhercle has a reputation beyond reputevhercle has a reputation beyond reputevhercle has a reputation beyond repute
Depresyon





Kendini karanlık bir buluta girmiş gibi hissediyor, içinden hiç bir şey yapmak gelmiyordu. Sanki beynindeki saat durmuş, akıp giden zamanın dışında kalmış, unutulmuştu. Geceleri yatağa girdikten donra saatlerce dönüp duruyor, arada uykuya dalsa bile genellikle gün ışımadan uyanıyor, bir daha da gözüne uyku girmiyordu. Birisiyle konuşurken dalıp gidiyor, dikkatini konuşulan konuya veremiyordu. Son günlerde olur olmaz şeyler için ağlamaya başlamıştı. İçinde hiç geçmeyen bir mahsunluk, bir terkedilmişlik duygusu vardı. Geçmişini gözden geçirdiğinde pişmanlık duyuyor, gelecek için umut besleyemiyordu. Ölüm bir kurtuluş gibi görünüyor, ancak çocukları aklına geliyor ve düşündüklerinden korkuya kapılıyordu.
Sonunda, eşinin baskısıyla bir psikiyatriste gitmeyi kabul etti. Görüşme sırasında oldukça sakindi. Yalnızca bir kez, intihar planlarından ve çocuklarının annesiz kalmalarından duyduğu korkudan söz ederken ağladı. Depresyon tanısını yadırgamadı. İlaç kullanması ve görüşmelere gelmesi gerekiyordu.
İki hafta sonra, kendisini çok daha iyi hissediyordu. Ancak, tam olarak iyileşmesi bir ayı buldu. Bu arada, aslında yıllardır ılımlı bir depresyon içinde yaşamakta olduğunun farkına vardı. Gençlik yıllarındaki heveslerini ve heyecanlarını yitirmesinin aradan geçen yılların doğal bir sonucu olmadığını, otuz beş yaşında da geleceğe yönelik umutlar beslenebileceğini gördü.
Depresyon en sık rastlanan ruhsal bozukluk
Yukarıdaki öykünün kişisel bazı bölümleri var. Herkesin depresyonu aynı özellikleri göstermiyor. Kiminde karamsarlık ve umutsuzluk, kimindeyse genel bir ilgisizlik ve yaşamdan zevk alamama ön plana geçiyor. Bazıları uykusuzluk ve iştahsızlıktan yakınırken, bazen tam tersine aşırı bir uyku ve tıkınırcasına yemek yeme davranışı görülüyor.
Ancak, şu ya da bu biçimde, depresyon toplumda en sık rastlanan ruhsal bozukluk. Her on erkekten birisi ve her beş kadından birisi yaşamı boyunca bir kez depresyon geçiriyor. Bu yüksek oranlar nedeniyle, depresyon psikiyatrinin soğuk algınlığı olarak biliniyor.
Depresyon her yaşta görülebiliiyor. Kadınlarda en sık otuzbeş kırkbeş yaşları arasında, erkeklerde ise kırkbeş altmışbeş yaşları arasında ortaya çıkıyor. Depresyon riskinin en düşük olduğu grup evli erkekler. İkinci sırada evli kadınlar geliyor. Bir başka deyişle, evlilik depresyona karşı koruyucu bir rol oynuyor. En riskli grup ise ayrılmış ya da boşanmış kadınlar.
İstatistiklerdeki en çarpıcı sonuçsa, kuşkusuz, depresyon oranlarının yıllar içinde gösterdiği büyük artış. Son yirmibeş yılda toplumda depresyon görülme sıklığının on ile yirmi kat arasında arttığı bildiriliyor. Depresyon özellikle gençler arasında giderek yaygınlaşıyor. Bu nedenle, bazı araştırmacılar, dünyanın melankoli çağına girmekte olduğunu ileri sürüyorlar.
Depresyon ve intihar
Depresyonun en dramatik sonuçlarından birisi intihar. Depresyon geçiren kişilerin yüzde onbeşi yaşamlarını intiharla noktalıyorlar. Bu oran genel toplum ortalamasının yaklaşık otuz katı. Dolayısıyla, depresyonda intihar girişimlerine yönelik önlemler yaşamsal bir önem taşıyor. Gelişmiş ülkelerde bu amaçla kurulmuş intihar önleme merkezleri var. Söz konusu merkezler ülkemizde de bazı büyük kentlerde kurulma aşamasında. Alınan diğer önlemler arasında, basındaki intiharı kışkırtıcı yayınların denetlenmesi, büyük köprüler gibi intihar için sık tercih edilen yerlerde önlem alınması, ateşli silah bulundurulması konusunda bazı kısıtlamaların uygulanması sayılabilir.
Depresyonun nedenleri
Kişiyi depresyona sürükleyen nedir? Neden, yaşam insanın gözüne çekilmez bir yük gibi görünmeye başlar? Çoğu zaman, kişinin başından bazı olumsuz olaylar geçmiştir. Bir yakınının ölümü, ağır bir hastalık, evlilikle ilgili sorunlar, ayrılık, işsizlik gibi bir çok neden saptanabilir. Ancak bunların varlığı soruyu tam olarak yanıtlamıyor. Çünkü, bir çok kişi bu tür sorunlarla karşılaşırken, yalnızca bazıları depresyon geçiriyor? Dolayısıyla, bazı kişilerde depresyona bir yatkınlık söz konusu.
Bugünkü bilgimize göre, depresyondaki en önemli yatkınlık etkeni kalıtım. Yapılan araştırmalar, depresyon geçiren kişilerin akrabalarında da depresyonun sık görüldüğünü gösteriyor.
Öte yandan, depresyona yatkın kişilerde bazı kişilik özellikleri dikkat çekiyor. Kimseyi incitmemeye, herkesi hoşnut etmeye çalışıyorlar. Bunlar genellikle aşırı duyarlı, titiz, sorumluluk duygusu yüksek kişiler. Sürekli mükemmeli arıyor, ulaştıkları başarıları yetersiz görüyorlar. Onurlarına fazla düşkünler. Öfkelerini genellikle belli etmiyor, sıkıntılarını içlerine atıyorlar.
Ayrıca, depresyon ilaçlara ya da bedensel hastalıklara bağlı olarak da ortaya çıkabiliyor. Tansiyon ilaçları, tüberküloz tedavisinde kullanılan bazı ilaçlar ve steroidler söz konusu ilaçlar arasında sayılabilir. Beyin kanamaları ve beyindeki damar tıkanıklıklarından sonra da sıklıkla depresyon ortaya çıkıyor. Depresyona yol açabilen diğer hastalıklar kanser, şeker hastalığı, kalp hastalıkları, ağır kansızlık ve tiroid bezi hastalıkları. Böbrek yetmezliği nedeniyle diyalize giren hastalarda da depresyon sık görülüyor.
vhercle isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Sponsored links

Sponsor Bağlantılar
Alt 06-11-2006, 01:25   #2
 
vhercle - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 08 2006
Nerden: dünyadan
Mesajlar: 4.137
Karma gücü: 38 vhercle has a reputation beyond reputevhercle has a reputation beyond reputevhercle has a reputation beyond reputevhercle has a reputation beyond reputevhercle has a reputation beyond reputevhercle has a reputation beyond reputevhercle has a reputation beyond reputevhercle has a reputation beyond reputevhercle has a reputation beyond reputevhercle has a reputation beyond reputevhercle has a reputation beyond repute


Cinsiyete özgü farklar
Yapılan araştırmalar kadınların depresyon konusunda erkeklere göre daha açık sözlü olduklarını gösteriyor. Kadınlar genellikle duygularını kolay açığa vuruyor, yaşadıkları sıkıntıyı dile getirip yardım talebinde bulunuyorlar. Erkeklerse, 'erkek adam ağlamaz' deyişini haklı çıkaracak şekilde davranıyor, depresif duygularını ve umutsuzluklarını gizlemeye, güçlü erkek imajından taviz vermemeye çalışıyorlar.
Beyinde neler oluyor
Depresyon, hangi nedene bağlı olursa olsun bir beyin hastalığı. Depresyon geçirmekte olan kişiler üzerinde yapılan incelemeler, bu kişilerin beyinlerinde depresyon sırasında bazı değişiklikler olduğunu gösteriyor. En sık rastlanan bulgu, sinir hücreleri arasındaki iletişimi sağlayan kavşaklardaki tıkanıklık. Geçişten sorumlu maddelerin üretimindeki ya da karşı tarafa iletilmesindeki bir bozukluğun depresyona yol açabileceği ileri sürülüyor.
Tedavi
Depresyon ilaç tedavisine iyi yanıt veren bir bozukluk. Hastaların büyük bölümünde iki üç hafta içinde belirgin bir iyileşme görülüyor. Eğer uygun dozda ve yeterli süre ilaç kullanımına rağmen istenen düzelme sağlanamazsa bazı ek ilaçlar ve son çare olarak da elektroşok tedavisi deneniyor.
Psikoterapi, daha çok hafif depresyonlarda tercih edilen bir yöntem. Hastalığın şiddetli döneminde genellikle pek yarar sağlamıyor. Ancak, ilaçlarla belirli bir yatışma sağlandıktan sonra tedaviye eklenmesi, kişinin kendisini ve depresyona zemin hazırlayan kişilik özelliklerini daha iyi tanıması yönünden önem taşıyor.
MANİ: DEPRESYONUN NEGATİFİ
Mani, insanı karamsarlığın derinliklerine sürükleyen depresyonun bir negatifi. Bir aşırı neşe ya da taşkınlık hali. Maniye giren kişinin ruhu bir ırmak gibi gürültüyle akmaya başlıyor. Bu güçlü ve engel tanımaz akış kişiye akıl almaz şeyler yaptırıyor. Örneğin, orta yaşlı mazbut bir kadının aşırı makyaj yapıp, gözalıcı ve seksi giysilerle ortalıkta dolaşmasına, olur olmaz yerlerde kahkahalar atıp, açık saçık fıkralar anlatmasına yol açabiliyor. Ya da ölçülü ve saygılı tavırlarıyla bilinen bir memur, böyle bir nöbet sırasında, müdürün odasına girip, ona hayat hakkında tumturaklı bir nutuk çekebiliyor.
İçini kaplayan taşkın duygular, kişiyi boyuna konuşmaya ve hareket etmeye zorluyor. Bir kaç saatlik uyku kendini dinlenmiş hissetmesine yettiği için günlük uyku süresi azalıyor. Hesapsız harcamalar, iş yatırımları ve tehlikeli bir şekilde araba kullanma manide sık görülen diğer sorunlar.
Maniye giren kişi, genellikle bir aşırı güven duygusu içinde yüzüyor. Bu güven duygusu kimi zaman onu, psikozun gerçek dışı dünyasına kadar götürüyor. Kendini ülkenin tüm sorunlarını çözecek bir politik lider ya da bir peygamber olarak görebiliyor. Nutuklar atıyor, vaazler veriyor, hatta Tanrının onu görevlendirdiğini belirten sesler duymaya, çevrede bazı kutsal işaretler görmeye başlıyor.
vhercle isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla

Alt 06-11-2006, 01:26   #3
 
vhercle - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 08 2006
Nerden: dünyadan
Mesajlar: 4.137
Karma gücü: 38 vhercle has a reputation beyond reputevhercle has a reputation beyond reputevhercle has a reputation beyond reputevhercle has a reputation beyond reputevhercle has a reputation beyond reputevhercle has a reputation beyond reputevhercle has a reputation beyond reputevhercle has a reputation beyond reputevhercle has a reputation beyond reputevhercle has a reputation beyond reputevhercle has a reputation beyond repute


Maninin sonu depresyon
'Çok gülen çok ağlarmış' atasözünü doğrulayacak şekilde, manik atak geçiren kişilerin neredeyse tamamı daha sonra bir depresyon geçiriyor. Bu nedenle, mani ayrı bir hastalık olarak görülmüyor. Mani ve depresyon aynı ruhsal bozukluğun iki farklı evresi olarak kabul ediliyor. Sanki, duyguları düzenleyen zemberek bozulmuş gibi, kişi aşırı uçlara savrulup duruyor. Neşe ve taşkınlığın doruklarına tırmanıyor, sonra karamsarlığın derinliklerinde kayboluyor. Arada, normal dönemler olsa da, sarkaç bu şekilde maniyle depresyon arasında sallanıp duruyor.
Maniye kim daha yatkın?
Mani ve depresyon evrelerinden oluşan ruhsal bozukluk 'İki Kutuplu Duygu Bozukluğu' olarak adlandırılıyor. Bu bozukluk, yalnızca depresyon dönemlerinin görüldüğü 'Tek Kutuplu duygu Bozukluğu'ndan bir çok yönden farklılıklar gösteriyor. Bir kere toplumdaki yaygınlığı depresyona göre oldukça düşük; yüzde bir dolayında. Daha erken yaşlarda ortaya çıkıyor. Kalıtımın rolü bu bozuklukta daha belirgin. Birinci derece akrabalarda bu hastalığı geçiren birisi varsa, kişinin hastalanma olasılığı toplum ortalamasının altı katına yükseliyor.
Tedavi ve korunma:
Mani tedavisinde etkinliği gösterilmiş çok sayıda ilaç var. Ayrıca, kişiyi iyileştikten sonra yeniden hastalanmaktan korumak için kullanılan ilaçlar da oldukça etkili. Ancak, yıllarca koruyucu ilaç kullanma zorunluluğu genellikle hastalar için sorun oluyor. Bir çok hasta bu nedenle bir süre sonra ilacı bırakıp yeniden hastalanıyor.
Depresyonun Mantığı
Depresyondaki olumsuz düşünceler, hatalı ve tek yanlı işleyen bir mantık sisteminin ürünü. Bu mantık sisteminin bir tarafından ne verirseniz verin, diğer taraftan mutlaka karamsar ve umut kırıcı yorumlar çıkıyor. Umuda çıkan tüm yollar özenle kapatılmış. Söz konusu sistem altı temel mantık hatasına dayanıyor.
1. Keyfi çıkarsamalar: Yeterince kanıt olmamasına karşın, yaşanan olaylar ve içinde bulunulan koşullar hakkında olumsuz sonuçlar çıkarılır. Örneğin, sınava hazırlanmakta olan bir kişi, ortada bir neden yokken, başarılı olamayacağı kararına varabilir. Ya da, depresyona giren bir işadamı, iflasının kaçınılmaz olduğu inancına saplanabilir.
2. Seçici odaklanma: İçinde bulunulan durum ya da yaşanan deneyimlerin kötü yanları üzerinde odaklanılır. Dolayısıyla, günboyunca bir çok olumlu ve olumsuz olaylarla karşılaşan kişi, akşam olduğunda yalnızca yaşadığı olumsuzlukları anımsar ve berbat bir gün geçirdiği kararına varır.
3. Kişiselleştirme: Kişi, kendisiyle ilgili olmayan ya da çok az ilgili olan olayları üzerine alınır. Örneğin, yolda karşılaştığı ve muhtemelen onu görmemiş olan bir arkadaşının selam vermemesini, 'Mutlaka onu kıracak bir şeyler yapmış olmalıyım' biçiminde yorumlayabilir.
4. Aşırı genelleme: Tek bir olaydan genel sonuçlar çıkarılır. Kişi, otobüs zamanında gelmediği için, hiç bir işinin yolunda gitmediği yargısına varabilir. Ya da arkadaşı zamanında telefon etmediği için, artık hiç kimsenin onunla ilgilenmek istemediği sonucunu çıkarabilir.
5. Ya hep ya hiç biçiminde düşünme: Her türlü olay 'ya hep ya hiç' kuralına göre değerlendirilir. Mükemmel olmayan her şeyin berbat olduğu yargısına varılır. Kişi, yalnızca siyah beyazdan oluşan, diğer tonları olmayan bir yargılama sistemine sahiptir.
6. Küçümseme veya büyütme: Kişi başarılı olduğu işleri küçümserken, hatalarını abartır.
vhercle isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Sponsored links

Alt 06-11-2006, 01:26   #4
 
vhercle - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 08 2006
Nerden: dünyadan
Mesajlar: 4.137
Karma gücü: 38 vhercle has a reputation beyond reputevhercle has a reputation beyond reputevhercle has a reputation beyond reputevhercle has a reputation beyond reputevhercle has a reputation beyond reputevhercle has a reputation beyond reputevhercle has a reputation beyond reputevhercle has a reputation beyond reputevhercle has a reputation beyond reputevhercle has a reputation beyond reputevhercle has a reputation beyond repute


DUYGUDURUM BOZUKLUKLARI ARTIK TEDAVİ EDİLEBİLİYOR
İkbinüçyüzyıl önce adı konup tanımlanmış bir insani sorun olan aşırı duygulanma halleri, yani aşırı üzülme ve aşırı coşma, ancak son elli yıldır etkili bir şekilde tedavi edilebiliyor. Çağımızın çözümlenebilir sorunu olan çöküntü ve taşkınlık, artık, hekimlerin diğer tedavi edilebilir hastalıklar gibi gördüğü bir sorun. Aslında acısını da çeken bilir. Bir düşünün: Bir zamanlar ne denli iradeli bir insan olsanız da gün gelip, bir nedenle çaresiz, çekilmez çözümsüz bir insan oldunuz ve hatta size bu işten kurtulmak olası değil gibi geliyor ve bunu çözmenin tek yolunun ortadan yok olmak olduğu bile aklınıza geliyor. Eşiniz dostunuz artık eskisi gibi kolay anlaşılır bir insan olmadığınızı ima ediyor ve sizin kendinizden yakındığınız kadar onlar da sizden yakınıyor. Sonra birisi diyor ki, dostum, boşuna bu çektiklerin, bunun çaresi var! İnanmak ne kadar da zor. Oysa bunun çok uzun bir öyküsü vardı, bunlar nasıl düzelir? Yarı inanır yarı inanmaz bir halde bir uzmana gidiyorsunuz, ve tanı konuyor: "Bu bir depresyon..." Sunulan çareye inanmamakla birlikte sizi denemeye davet eden çağrıya kulak verdiğinizde bir ay gibi bir sürede, dünyaya bakarken kullandığınız gözlükler değişiyor. Kendinize güveniyor, dünyayı yaşanır bulur oluyorsunuz. Eskiden kafanızda binlerce kez evirip çevirdiğiniz sorunlar size artık çözülebilir geliyor. Bunu da hekimin size yazdığı bir reçeteye ve/veya sorduğu bazı sorulara borçlusunuz.
Yanlış anlamadınız, çöküntü ve taşkınlık artık tedavi edilebiliyor. Yeterki siz bir uzmanın sizi değerlendirmesine izin verin. Bunu deneyenlerin yaklaşık yüzde yetmişi çare buluyor. Bu hiç de düşük bir oran değil.
vhercle isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla

Sponsor Bağlantılar
Alt 06-11-2006, 03:29   #5
 
birikinti - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 09 2006
Mesajlar: 586
Karma gücü: 9 birikinti dikkatleri üzerinde toplamaya başlamışbirikinti dikkatleri üzerinde toplamaya başlamışbirikinti dikkatleri üzerinde toplamaya başlamış


Bipolar Disorder yada Manik Depresif

Bipolar =manik depresyon hastaligi kisinin modunda= hislerini/ hissettiklerini, davranislarini ve dusuncelerini, enerjisini ve yasama fonksiyonlari kabiliyetlerini anormal sekilde etkileyen bir beyin hastaligidir.

Bu insanlarin gunluk yasamda yasadiklari inis cikislardan cok farklidir; bipolar semptomlari cok asiridir, zordur, agirdir. Bipolar hastaligi iliskilerin zarar gormesine, iste ve okulda basarisizliklara, kotu performansa, basarisizliklara sebep olur ve hatta intaharlara sebep olabilir. Ama iyi haber de var; bipolar hastaligi tedavi edilebilir ve bipolarli insanlar uretici ve kesintisiz, dolu dolu yasamlar yasayabilirler.
Manik depresyon dusunceleri carpitir/ bozar, korkunc davranislari uyarir, mantikli dusuncenin temelini yok eder ve siklikla da yasama istegi ve arzusunu yok eder. Kok olarak biyolojik bir hastaliktir ama kisi onun sebep oldugu psikolojik tecrubelerini yasar; avantaj ve zevkleri de olan ama hastalik uyandiginda dayanilmaz acilara ve hatta cogunlukla intahara sebep olabilen bir hastaliktir.

Ünlü bipolarlar
yazarlar
Hans Christian Andersen
William Faulkner
Ernest Hemingway
Charles Dickens
Mary Shelley
Virginia Woolf
Honore de Balzac
besteciler
Hector Berlioz
George Frederic Handel
Gustav Mahler
Sergey Rachmaninoff
Robert Schumann
Irving Berlin
Peter Tchaikovsky
Ludwig van Beethoven
şairler
Alfred, Lord Tennyson
William Blake
Emily Dickinson
T. S. Eliot
Victor Hugo
John Keats
Edgar Allen Poe
ressamlar
Paul Gaugin
Vincent van Gogh
Michelangelo
Adolphe Monticelli
Georgia O’Keefe
Jackson Pollock


__________________
"Karanlık olmadan aydınlık gün ışığında bir kandil taşımak gibi olacaktı. Bilgeliğin avantajı karanlıktan gelir. Karanlık olmasaydı ışık fark edilemeyecekti ve bir yarar sağlamayacaktı.Tanrı bir şeyi diğerinin zıttı yaptı”

Konu birikinti tarafından (06-11-2006 Saat 03:31 ) değiştirilmiştir..
birikinti isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla

Alt 26-12-2006, 15:17   #6
 
Dolunay - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 11 2006
Nerden: İstanbul
Mesajlar: 2.360
Karma gücü: 18 Dolunay is a splendid one to beholdDolunay is a splendid one to beholdDolunay is a splendid one to beholdDolunay is a splendid one to beholdDolunay is a splendid one to beholdDolunay is a splendid one to beholdDolunay is a splendid one to beholdDolunay is a splendid one to behold


Depresyon biraz benziyor halim ama çok uzun zamandır var olan şeyler var.En iyisi bilen birine başvurmak.
__________________
Bırak! Yanacaksam eğer,
O kibriti ben yakarım;
Hiç değilse kendi yangınımda yanarım.
Ne yangınlarda yandım ben
Korkma buna da dayanırım.
Dolunay isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Sponsored links

Alt 25-06-2007, 20:19   #7
 
Kinyas - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 06 2007
Mesajlar: 2.149
Karma gücü: 78 Kinyas has a reputation beyond reputeKinyas has a reputation beyond reputeKinyas has a reputation beyond reputeKinyas has a reputation beyond reputeKinyas has a reputation beyond reputeKinyas has a reputation beyond reputeKinyas has a reputation beyond reputeKinyas has a reputation beyond reputeKinyas has a reputation beyond reputeKinyas has a reputation beyond reputeKinyas has a reputation beyond repute


ben depresyon uçurumun en ucunda geziniyorum bu okuduklarıma göre...
__________________

Kinyas isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla

Alt 25-06-2007, 22:07   #8
elacayib
Guest
 
Mesajlar: n/a
manik



Mani dönemi şöyle birşey sanırım.
Kah çıkarım gökyüzüne seyrederim alemi;kah inerim yeryüzüne seyreder alem beni.
  Alıntı ile Cevapla

Sponsor Bağlantılar
Alt 26-06-2007, 03:50   #9
 
Depressive - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 04 2007
Nerden: 26-45 dogu meridyeni, 36-42 kuzey paraleli
Mesajlar: 4.127
Karma gücü: 116 Depressive has a reputation beyond reputeDepressive has a reputation beyond reputeDepressive has a reputation beyond reputeDepressive has a reputation beyond reputeDepressive has a reputation beyond reputeDepressive has a reputation beyond reputeDepressive has a reputation beyond reputeDepressive has a reputation beyond reputeDepressive has a reputation beyond reputeDepressive has a reputation beyond reputeDepressive has a reputation beyond repute


cok güzel olmus vhercle ellerine saglık.. beni merak edenler okusun ... aynı ben.. dimi nora
__________________
Dinleyen her zerreye bir hitabım var benim
Kâinat isminde hiçten bir kitabım var benim.
Ya hitabımdan okusun ya kitabımdan beni,
Yazdığım efsânede on alti bâbım var benim!
Depressive isimli Üye şuanda  online konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Sponsored links

Alt 26-06-2007, 04:22   #10
 
Nora - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 07 2006
Mesajlar: 3.470
Karma gücü: 50 Nora has a reputation beyond reputeNora has a reputation beyond reputeNora has a reputation beyond reputeNora has a reputation beyond reputeNora has a reputation beyond reputeNora has a reputation beyond reputeNora has a reputation beyond reputeNora has a reputation beyond reputeNora has a reputation beyond reputeNora has a reputation beyond reputeNora has a reputation beyond repute


hıı.. sen iyisin iyi depresyon sana vız
__________________
Veni..vidi...bıdı!







Nora isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla

Alt 26-06-2007, 04:25   #11
 
Depressive - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 04 2007
Nerden: 26-45 dogu meridyeni, 36-42 kuzey paraleli
Mesajlar: 4.127
Karma gücü: 116 Depressive has a reputation beyond reputeDepressive has a reputation beyond reputeDepressive has a reputation beyond reputeDepressive has a reputation beyond reputeDepressive has a reputation beyond reputeDepressive has a reputation beyond reputeDepressive has a reputation beyond reputeDepressive has a reputation beyond reputeDepressive has a reputation beyond reputeDepressive has a reputation beyond reputeDepressive has a reputation beyond repute


he yaf bana vız dimi bide şu şizofrenligi atlatsam tam olcakta
__________________
Dinleyen her zerreye bir hitabım var benim
Kâinat isminde hiçten bir kitabım var benim.
Ya hitabımdan okusun ya kitabımdan beni,
Yazdığım efsânede on alti bâbım var benim!
Depressive isimli Üye şuanda  online konumundadır   Alıntı ile Cevapla

Alt 01-08-2007, 21:18   #12
 
losteirosss - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 07 2007
Nerden: cehennemdeki lethe ırmagında.....
Mesajlar: 3.436
Karma gücü: 81 losteirosss has a reputation beyond reputelosteirosss has a reputation beyond reputelosteirosss has a reputation beyond reputelosteirosss has a reputation beyond reputelosteirosss has a reputation beyond reputelosteirosss has a reputation beyond reputelosteirosss has a reputation beyond reputelosteirosss has a reputation beyond reputelosteirosss has a reputation beyond reputelosteirosss has a reputation beyond reputelosteirosss has a reputation beyond repute


ey7allah dostum saol depresyon bi hastalik diil kanimca...hayatin bi parcasi belki de en onemli parcasi...bence pek cok psikolog ya da psikiatr bunu moda halinde sunuo insanlara ya da daa dorusu -biricik musterilerine- mi demeliyiim saygilar...
losteirosss isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Sponsored links

Sponsor Bağlantılar
Alt 01-08-2007, 21:26   #13
 
vhercle - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 08 2006
Nerden: dünyadan
Mesajlar: 4.137
Karma gücü: 38 vhercle has a reputation beyond reputevhercle has a reputation beyond reputevhercle has a reputation beyond reputevhercle has a reputation beyond reputevhercle has a reputation beyond reputevhercle has a reputation beyond reputevhercle has a reputation beyond reputevhercle has a reputation beyond reputevhercle has a reputation beyond reputevhercle has a reputation beyond reputevhercle has a reputation beyond repute


aslında müşteri daha iyi bi tabir benim için bi psikolog adayı olarak
vhercle isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla

Alt 02-08-2007, 10:12   #14
 
tkmelancholy - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 07 2007
Nerden: ankara
Mesajlar: 616
Karma gücü: 8 tkmelancholy kısacası herkes için çok değerlitkmelancholy kısacası herkes için çok değerlitkmelancholy kısacası herkes için çok değerlitkmelancholy kısacası herkes için çok değerli


ben cok yakın tanığıyım bütün bunların 2 yıl önce depresyon baslangıcı tanısıyla(!) psikiyatri servisine yatırıldım...yaklasık bir ay sonra çıkarıldığımda artık manik depresiftim hastahaneler sağlam insanı bile mahvediyor bence... gerçi hastaneye göre değişebilir. benim yattığım yerde(gazi hastanesi) psikozlar ve nevrozlar aynı yerde tedavi görüyorlardı.. psikoz gercek yargısını artık kaybetmiş hastalara deniyor bildiğim kadarıyla şizofrenler,katatonikler vs..nevrozlar sa bunalım asamasında olanlar.. işte ben nevrozdum ve inanın diğerleriyle aynı ortamda bir ay yasamak cok yıpratıcı....... ben depresyona girdiğini düşünenleri uyarmak istiyorum sizi sizden daha iyi kimse tanımıyor ve sizden daha fazla yardım edemez kimse size.. biraz güç ve cabayla atlatabilirsiniz.. tabi ki bir psikoloğa anlatmak rahatlatabilir ama bir psikatriste basvurmanızı kesinlikle önermiyorum... sizi yeterince dinlemiyor zaten.. tek kelime etmiyor size faydası dokunacak..sadece ilaç veriyor ki bu ilaçlar mahvediyor günlük hayatınızı ya sürekli uyuyorsunuz ya da ağzınızdaki salyayı tutamayacak hale geliyorsunuz... tabi teknik bilgiye sahip arkadaslar daha iyi bilir ben sadece pratikte neler yasadığımı anlatmak istedim... komik gelecek belki ama Allah kimseyi psikiyatrist eline düşürmesin...bi kere girip cıktıktan sonra atlatmak inanın cok zor...........
__________________
yalnızlıktır dinimiz örneğin bir trenden dilediğiniz yerde ininiz...
tkmelancholy isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla

Alt 02-08-2007, 11:03   #15
 
losteirosss - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 07 2007
Nerden: cehennemdeki lethe ırmagında.....
Mesajlar: 3.436
Karma gücü: 81 losteirosss has a reputation beyond reputelosteirosss has a reputation beyond reputelosteirosss has a reputation beyond reputelosteirosss has a reputation beyond reputelosteirosss has a reputation beyond reputelosteirosss has a reputation beyond reputelosteirosss has a reputation beyond reputelosteirosss has a reputation beyond reputelosteirosss has a reputation beyond reputelosteirosss has a reputation beyond reputelosteirosss has a reputation beyond repute


Alıntı:
vhercle´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
aslında müşteri daha iyi bi tabir benim için bi psikolog adayı olarak
bize beles bi tedavi uygularsin artik diplomani alinca
losteirosss isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Sponsored links

Alt 22-08-2007, 01:11   #16
 
cgds33 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 07 2007
Nerden: 33 :)
Mesajlar: 222
Karma gücü: 9 cgds33 is a name known to allcgds33 is a name known to allcgds33 is a name known to allcgds33 is a name known to allcgds33 is a name known to allcgds33 is a name known to all


günüm berbat geçti aslında son zamanlarda hep berbat... sewgilimden ayrılmak istiorum artık birbirimize tahammülümüz kalmadı we sürekli bi mutsuzluk sürekli bi sinir harbi yaşıyorm onun yüzünden... asla suçlarını kabullenmiyor tek suçlu dewamlı benim ama ondan ayrılamıyorm denedim ama öldüm aşkımdan resmen olmadı ne onle ne onsuz ... kafayı yicem depressyonsa alın size denek oldum inceleyin tartışın beni.... AMA NOLUR BİDE YARDIMCI OLUN BİRİNİZZZ BIKTIM AMA AŞIĞIMM
cgds33 isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla

Sponsor Bağlantılar
Alt 08-03-2008, 23:14   #17
 
morvesiyah - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 02 2008
Mesajlar: 138
Karma gücü: 6 morvesiyah is just really nicemorvesiyah is just really nicemorvesiyah is just really nicemorvesiyah is just really nicemorvesiyah is just really nice


Alıntı:
elacayib´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Mani dönemi şöyle birşey sanırım.
Kah çıkarım gökyüzüne seyrederim alemi;kah inerim yeryüzüne seyreder alem beni.
Aynen oyle iyi tabir. Ancak bu cikis ve inisler fazla ani anlik, saniyelik , eger bonetse ozellikle.. Tabi farkli durumlarda var mesela uzun zaman depresif ya da manik donemde olabilir. Ya da atak gecirebilir. Yani sadece hasta degil bu hastalikta dengesiz.
morvesiyah isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla

Alt 20-03-2008, 18:43   #18