
Bezelye tanesine benzeyen cisim, beyindeki kararları ileten bir sinir hücresi

Besinlerin hazmedildiği ince bağırsağın bir kesitini gösteriyor.

Dilin yüzeyini kaplayan tad alma hücreleri

KAN PIHTISI: Damarlarımızda akan kan, herhangi bir yaralanma durumunda hemen pıhtılaşarak, fazla miktarda kanın vücut dışına çıkmasını engeller. Pıhtılaşma, onlarca faktörün birbirlerini zincir bir tepkime ile aktif hale getirmek suretiyle, şelale benzeri bir kimyasal basamaklar dizisi sonucunda gerçekleşir. Sonuçta, şekildeki iplikçikler şeklinde görülen "fibrin" proteinleri oluşur ve kanın akışı durdurulur.

BARSAK DUVARI ve VILLUSLAR: Yediğimiz besinlerin vücuda alınma işleminin, yani sindirimin büyük bir kısmının gerçekleştiği ince barsak, çok özel bir duvar yapısına sahiptir. Üstteki resimde, barsak duvarında bulunan ve villus adı verilen katlantılar görülüyor. Bu katlantılar, besinlerin emilimi için gereken yüzey alanının artırılmasını sağlarlar. Altta ise bu villuslardan bir tanesinin ortadan kesilmiş halinin fotoğrafı var. Villusun tüm yüzeyi, besin maddelerinin emilimi için özelleşmiş silindirik epitel hücreleri ile döşelidir. İç kısmında ise, lenf ve kan damarları bulunur. Fotoğrafta villusun içinde görülen binlerce küçük topak, yağların emilmesini sağlayan ve kilomikron denen özel yapılara aittir.

EN KARMAŞIK KAMERA; GÖZ: Bu resim, yabancı bir gezegenin yüzeyini andırsa da, aslında gözümüzde bulunan merceğin, gözün iç kısmından görünen halidir. Resmin sol alt köşesindeki kabartı, göz merceğidir. Ona tüm çevresinden bağlı olan (Z harfiyle gösterilen) iplikler ise, siliyer kaslar denen (C harfi) ve göz merceğinin, değişik uzaklıklardaki nesneleri net görebilmek amacıyla kalınlığını ayarlayan kasları merceğe bağlayan ince iplikçiklerdir. Normal bir gözde bu iplikçikler, sürekli gergin bir halde, merceği belli bir kuvvetle dört bir yandan çekerler.

KILIN DERİDEN ÇIKTIĞI NOKTA: Yine bir kılın elektron mikroskobundan görüntüsü. Bu kez, kılın deriden çıktığı noktayı görmekteyiz. Adeta bir ağacın köküne benziyor değil mi? Derinin kıl kökünün hemen etrafında yaptığı katlantılara dikkat ediniz. Ayrıca bu bölgede çoğu zaman ter ve yağ bezlerinin deri üzerine açıldığı delikçikler de bulunur.

DÖLLENME: Resimde binlerce spermin, bir yumurtayı dölleyebilmek için giriştiği mücadeleden yakın plan bir görüntü var (tavşan spermleri). Spermlerin hepsinin geniş baş bölgesi, adeta nükleer başlık taşıyan bir füze gibi eritici bir madde ile dolu bir şapka (akrozom) taşır ve yumurta üzerindeki tabakayı, bu şapka içinde bulunan özel enzimlerle delmeye çalışırlar. Bu spermlerden bir tanesinin baş kısmı yumurtaya girdiği anda, diğer tüm spermler için aniden (halen nedeni tam olarak açıklanamamış olan) sıkı bir dizi engel ortaya çıkar ve ikinci bir spermin yumurtaya girmesine olanak kalmaz.