Beynin bir tarafı diğerine göre daha ağırlıklı öbürüde çalışıo ama bi tarafı daha baskın.Yoksa beynin tamamı aktiftir.
--------------------
ALINTIDIR
Algılama araçlarımızdan en önemlisi olan beynimizin, sağ ve sol yarı küreleri vardır. Sol beyin zincirleme zekanın sağ beyin ise sezgisel aklın kaynağıdır.
Sağ küre, doğadan beslenir. “İlham geldi”, “İşte, buldum!” gibi hislerimizin, ilhamların ve maneviyatın kaynağıdır. Sağ beyin hislere güvenir, yaratıcı enerjinin ve duyguların temelidir. Sol beyin ise kendi dünyasını oluşturmak için çalışır. Zincirleme zekanın kaynağıdır. Bilimin, Batı düşüncesinin gerçeği, bu sol beyni tek başına insan olarak uzun yıllar kabul ettirme inadıdır. Sağ beyin parçadan bütüne gitmez, rasgele işler. Geçmişten ve gelecekten noktalar işaret eder. İnsanlığın ortak aklı ile haberleşir, frekansları, titreşimleri algılar ve yorumlar. Ancak onun bütün bilgilerini bildiğimizi aslında biz bilmeyiz. Çünkü sağ beyin yaşadıklarını, hislerini duyumsamak konusunda uzmandır; ancak bunları ifade etmek, sıralamak becerisinden yoksundur. Çünkü bu sol beynin, zincirleme zekanın işidir.
Sol beyin zincirleme zekasıyla kendini ancak diğer insanlarla kıyaslayarak anlar, sağ beynini ağırlıklı olarak kullanan insan ise insanlar arasındaki binde birlik farklar yerine bütüne odaklanır ve kendini bütünün içinde tanımlamaya çalışır.
Sağ beyin doğuda ifade edilmiş, sol beyin ise batıda gelişmiştir. Doğu, bir varlık olarak insanın özelliklerini bilir. Batı ise, bir insan ve bir akıl olarak insanı geliştirmeye çalışır.
***
İnsan beyninin sol yanı, kısa vadeli düşünür, sıralamaya güvenir, parça psikolojisi taşır ve hareket ve güç ister. İnsanların çoğunun kendini diğerleriyle karşılaştırarak anlamaya çalışmasının, maddeyi ilk sırada tutmasının nedeni baskın tarafının zincirleme zekası olmasıdır.
İnsan beyninin sağ yarım küresi ise doğadan bilgi alır. Duygularına ve sağlığının sesine düşkündür. Kalbiyle birlikte çalışır. Gerçekte bizi asıl etkileyen uzun vadedeki gelişimimize, bütünün hissine odaklıdır.
Bu ikilik çeşitli ölçeklerde karşımıza sürekli çıkar. Şu an dünyada batının ve temsil ettiği sol beynin gelişimi dengesizlik durumunu açıklamaktadır. Yaratıcı ses susmuştur. Var oluşa duyulan heyecan yitmiştir. Duyguların gösterdiği gerçeklere yüz çevrilerek mutluluğun ve huzurun gelişimi ihmal edilmiştir. Maddelerin altında yatan gerçek unutulmuştur.
Meditatif dans insanı doğasıyla, duyguyu akılla birleştirerek gerçek ve sürekli gelişimin, sonsuz sağlığın kapılarını çalar.
Sol beynin uyumla çalışmasının daha verimli olduğunu keşfeder, yaratıcı enerjiyle sınırsız kombinasyonlara ulaşır. İnsanlığı geçmişten beri var olan parlak çizgisiyle birleştirir. Bu bilinçle karşılaştığı her şeye karşı daha güçlü, belirleyici ve etkin olmasını sağlar.
***
Bedenimizin ilginçliklerinden biri de; sağ beynimizin sol tarafımıza, sol beynimizin ise sağ tarafımıza hükmetmesidir. Buradaki X bilinmeyenin sırrı sağ beynimizle birlikte çalışan kalbimizdir. Ve kalbimizin derinliklerinde doğanın bir parçası olduğumuz ve sevgiyle yaşadığımız gerçeğinin yatmasıdır.
X bilinmeyeni bir gerçeği daha söyler. Aklımızın ve duygumuzun kesişmesi gerektiğini anlatır. Bu kesişim ancak denge noktasında, tek bir merkezde gerçekleşir. Bu yüzden biz meditatif dansta, aklı ve duyguyu, onları doğuran batı ve doğu teknikleriyle kesiştiririz ve kesişim yani denge noktasına kendi tarihimizin, Sufilerin gerçeğini koyarız.
***
Kullan ya da kaybet ilkesi, vücudumuzdaki kaslar için olduğu kadar beynimizin yarı küreleri için ve duygu çeşitliliğimiz için de geçerlidir. Onları kullanarak varlıklarını sürdürmelerini ve bir sonraki nesle ulaşmalarını sağlayabiliriz. Onu dinlemediğimiz için kaybetmeye yaklaştığımız sezgisel aklımızı uyandırmak için nefes ve vücut tekniklerini kullanırız. Şehir hayatında bize en yakın doğa parçası olan vücudumuzla ilgilenerek doğanın dilini öğreniriz. Sezgisel aklı, mucizeleri, bütünlük hissini ve hayatımızın anlamını korumak için saf duyguların peşinden koşmamız gerekir. Sezgisel aklın mekanı olan geceleri, yıldızları daha çok seyretmemiz, doğanın seslerine ve insanların duygularına açık olmamız gerekir. Çünkü ne yapmamız gerektiğini söyleyen, gelecekten haberler veren sezgilerimizdir.
http://www.meditativedance.com/seminer.htm