tamam ben anlatırım ya.hiç birinizde medeni cesaret yok.Mutlaka vardır herkesin yer yarılsa da içine girsem dediği bir an.Neyse anlatıyorum:
90'lı yıllar.Belden sımsıkı kemerle ay bak belim ne kadar ince diye hava atılan kloş eteklerin moda olduğu yıllar.Ama ben nefret ederdim.Sürekli pantolon giyen kızlara iyi gözle bakılmazdı.Görücüsü gelmezdi.Ne kadar güzel olursa olsun.Annem bu konulara önem verdiğinden bana da istemediğim halde almıştı ve beni nefret ettiğim hani o annesinin koluna girmiş 4-5 durak ötedeki hiçde samimi olunmayan ama sırf işte benimde uzun etek giyen ince belliğ kızım var diye bahaneyle insanlanrın birbirinin arandığı o iğrenç komşu gezmelerinden birine götürüyordu.Sokakta surat asmaz annenle tartışamazsın.O işi evde yapmış terliği yemiştim

Neyse gözlerim yere bakar vaziyette annemin kolunda gidiyorum.Üç yol ağzında her köşede bir kahvenin olduğu o hayatımın en korkunç yerine geldiğimizde işte o an

o tatlı tatlı esen rüzgar ne olduğunu anlamadan bir kereliğine sert esiyor ve kloşş etekkk hoooop yukarı

inat ediyor aşağı inmeyeceğim diye tam 3 dk.

Annemin tercihlerinden nefret ettiğime ve haklı olduğuma inandığı tek andı.Yıllarca oradan geçemedim ama annem bir daha etek giyeceksin krizine de girmedi.

__________________
Eflatuna Sormuşlar; İnsanoğlunun sizi en çok şaşırtan iki davranışı nedir?
Çocukluktan sıkılırlar ve büyümek için acele ederler.Ne var ki çocukluklarını özlerler.
Para kazanmak için sağlıklarını yitirirler;Ama sağlıklarını almak içinde para öderler.
Yarınlarından endişe ederken bugünlerini unuturlar.
Sonuçta,ne bugünü,ne de yarını yaşarlar.
Hiç ölmeyecek gibi yaşarlar.Ancak hiç yaşamamış gibi ölürler 
Ne anlatırsan anlat;anlattığın karşındakinin anladığı kadardır