Evet, benim işlerim. Mekansa çok enteresan: "Beykoz Deri ve Kundura Fabrikası 1812'de kuruluyor. 1842'de ciddi bir fabrika görünümüne kavuşuyor. Ordunun ayakkabı ve palaska ihtiyacını karşılayan tesis, 19. Yüzyılın ikinci yarısında Fransız köselesini geride bırakan bir kaliteye ulaşıyor. 1912'de günlük bin çift ayakkabı üretim kapasitesine çıkıyor. 11 Temmuz 1933'te Sümerbank Deri ve Kundura Sanayi Müessesesi adını alıyor. 1987'ye kadar işçi sayısı 2 binin altına düşmeden çalışıyor. Yıllık kapasitesi de 2 milyon 500 bin çift ayakkabıya varıyor. 1970 - 90 yılları arasında Beykoz'un kârıyla Van, Tercan ve Sarıkamış Deri ve Kundura Fabrikaları kuruluyor. Teknik ekipler Beykoz'da eğitiliyor.
Hayvanın sırtından yüzüldükten sonra Fabrika'ya giren ham deri, dışardan hiçbir malzeme alınmadan ayakkabı olarak dışarı çıkabiliyor. Bu çapta bir entegre tesis Türkiye'nin hiçbir yerinde bulunmuyor.
Fabrika ilk kez 1986'da "zarar" ediyor, 1987'de özelleştirme kapsamına alınıyor. Zaten son işçi alımı 1984'ün son ayında yapılıyor. O tarihten itibaren bir hastalığın pençesinde eriyen hasta gibi Fabrika işçilerini yavaş yavaş kaybediyor. Emekli olanın yerine yenisi alınmıyor. Azalan işçilerle birlikte kapasite düşüyor. Bir zamanlar mahşer yeri gibi olan üretim bölümleri, birer ikişer kapatılıyor." (alıntıdır)
__________________ Even Beethoven had his critics. Name three of them.