Ağrı gelince,anlam mı kalır!Başım bir yangın yerine dönmüşse ardında ne sır olabilirki?Sır ağrımayan bir kafayla bulunur,ağrıyanla değil.ağrıyan baş sağlıksızlık demek değilmi?Sağlıksız bir bedenle ,sır nasıl aranır, nasıl bulunur.
Doğrudur.ağrı bedendedir .bedendendir.Can, bedenin bu anlamsız titreyişleri,çırpınışları karşısında acizdir.Yinede bırakmamalı kendini. yinede ağrı başa konulmamalı başa taç edilmemelidir.Can ağrısı ten ağrısını yenemezmi?Spinoza ahlakının 4. bölümünde 7. önermeyle bir tutkunun, bir duygunun,bir diğer duyguyla denetlenebileceğini söyler.Can ağrısı ten ağrısını etkileyebilir.Tenden çektiklerimiz canımızın coşkusuyla yumuşatılıp dönüştürülebilir.Ağrı elbette yaşanır o duyulur duyulacağı kadar eğer ilaçlarla önü alınmamışsa tenimin yangını varınca canıma canımın çağlayanları boşanır üstüne belki söndürür,belki söndüremez.Canımı tenimin üstüne gönderebileceğimi anlayabilmek canıma güç verir. Canım kendini yeniden fark eder.Ağrım canımdan bezdirebilir beni,canıma can da katabilir.Canıma ulaşan ağrıyı önleyemesemde onu dönüştürebilirim onu yumuşatıp biçimlendirebilirim.Buda ten can bütünlüğünü yaşamamı güçlendirebilir.
Başım ağrır.Tenim ve canım ağrır.
alıntı.
Bilmiyorum farklı bir yaklaşım diye paylaşmak istedim ama benim gibi düşünmeyenlerin ağrısını dahada artırmış olabilirim...
