Dünyanın en önemli gen uzmanı olarak tanınan eski ateist
Dr.Francis Collins:
"Genetik yapımızın mükemmelliği, sadece Tanrı'nın eseri olabilir. Bilimin ilerlemesi, Tanrı'nın varlığının kanıtlanmasını sağlayacak. İnsanların inançlı olmasını sağlayan genlerin, sadece mucizevi bir şekilde aktif hale geldiğini kanıtlayacağız'' dedi..
* DNA ve genetik dizilim üzerine yaptığımız yüzlerce araştırmanın sonucunda "İnsanlar neden Tanrı'ya inanıyor?'' sorusunun cevabını bulamadık. Mükemmel genetik yapımızda bizi Tanrı'ya inanmaya iten biyolojik bir yapı bulunmuyor.
* VMAT2 adlı gene sahip olanların daha inançlı olduğu ortaya çıktı. Buna "Tanrı geni'' adı verildi. Bu geni aktif olmayanların ise inançsız olduğu ifade edildi. Fakat şimdiye kadar yaptığımız araştırmalarda VMAT2'nin aktif hale gelmesini sağlayan dış bir etken bulamadık. Ne çevrede olan değişiklikler ne de kalıtsal nedenler VMAT2 üzerinde etkili oluyor. "Tanrı geni"nin, mucizevi bir şekilde aktif hale gelip insanlarda inanç olgusunun meydana geldiğini düşünüyoruz. Yani ancak Tanrı'nın isteğiyle inanç geni harekete geçiyor. VMAT2'nin gizemini çözeceğiz. Böylece Tanrı'nın varlığını ilk kez bilimsel olarak kanıtlamış olacağız.
Tanrının nasıl oluştuğu fikrini masaya yatıracak olursak,
Zaman ve mekan kavramı dünya ve evrene ait bir kavramdır.
Evren her karar aşamasında ikiye yarılır. bu şekilde sınırsız sayıda paralel evren oluşur.
şuan kabul gören einstein ın meşhur izafiyet teorisine göre uzay dünya gibi 3 boyutlu değil 4 boyutludur , uzunluk- derinlik- genişlik ve zaman boyutu. zaman boyutu diğer boyutların içinde bir örgü şeklindedir. gergin bir çarşaf düşünün, çarşafın üzerine konan bir cisim bulunduğu yeri ve etrafını çukurlaştırır buda yerçekimine neden olur, yani o çukura koyduğunuz bir bilye eğiklikten dolayı cisme doğru ilerleyecektir, bu cismin kütle çekim kuvvetidir, cismin kütlesi nekadar büyük olursa çökerttiği alanda okadar fazla olacaktır dolayısıyla okadar kuvvetli çekecektir. eğer bir cisim yeterince küçük ve yeterince ağır ise bu cisim zaman örgüzünü (çarşafı) yeterince çökertecek ve delecektir.(karadeliklerin oluşumu)
Tanrının varlığı kabul edildikten sonra onun nasıl var olduğu sorusu gelebilir..
Evrenin 4. boyutuna geçmemiş olan varlık doğal olarak yaratılış kavramından uzaktır. Çünkü zaman ve mekana bağlı olmayan birşey başlangıç ve sondanda yoksun olacaktır.
Anlayacağınız yaratılış için 4 boyutlu madde aleminde. bir başlangıç gerekir.
Tanrının var oluşu kavramı onu maddeselleştirmektir. Bu da pek bilimsel veya akılcı bir düşünce değildir. Sonuçta her maddenin bir sonu vardır. Enerji olarakta bilmemek lazım çünkü her enerji birgün gücünü yitirir kaybolur söner.. Sadece sınırsız bir bilinç ve zihin olarak görmek daha yerindedir.