Aile, ilk oluştuğu dönem dışında bugüne kadar, içinde bulunduğu sistemlere adapte olmuş, kendi ayrı bir sistem örgütleyememiştir. Bunun sebebi, ailenin toplum düzeninin sağlanamsında ki rolüdür ki bu rol değiştirilemez mi?... Değiştirilir, aile sistemlerin ona yüklediği misyonun dışında bir misyona ya da kendi özgün misyonuna kavuşabilir ama burada en önemli güç, bireye düşmektedir.Birey aileyi dönüştürme de önemlidir. sorun buradan sonra yine birey'e, birey'in özgürlüklerine dayanır.
Alie kurumu, ilk insan topluluklarının oluşmasına sebeptir. İnsan, yalnız yaşamak ve tek düşünmekten, toplumsal düşünmeye aile kurumunun oluşumu ile geçmiştir. Toplumsal düşüncenin ilk temellerinin atıldığı bu konumlarda olması gereken bir yapı olan aile, sistemeler ve devletler ortaya çıktığından sonra kendi özgünlüklerinden koparılıp, devletin hizmetine sunulmuştur. İktidar her zaman ayakta kalmak ve yıkılmamak için her yolu mübah görür ki iktidar kirlenmenin toplumsallaştığı bir deneyimdir. Aile de bu kirlenmeden nasibini almıştır. Dikkat edilirse, ilk dönemler özgür düşünceye dayanan aile kurumu, sistemler ve devlet oluştuktan sonra özgür düşünceye karşı çıkmıştır. İlk özgür örgütlenme biçimi olan aile, sistemler tarafından birey'i hapsetmek için kullanılmıştır. Burada soruyu şöyle değiştirmek gerekir:
Özgür aile olabilir mi?..
ya da;
aile içi özgürlük ne kadar olur?... |