JUKEBOX | CHAT | GNOXIS MESSENGER



Geri git   Gnoxis.com > Kültür - Sanat > Edebiyat

Cevapla
 
Seçenekler Arama
Alt 24-10-2006, 21:11   #1
 
vhercle - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 08 2006
Nerden: dünyadan
Mesajlar: 4.148
Karma gücü: 37 vhercle has a reputation beyond reputevhercle has a reputation beyond reputevhercle has a reputation beyond reputevhercle has a reputation beyond reputevhercle has a reputation beyond reputevhercle has a reputation beyond reputevhercle has a reputation beyond reputevhercle has a reputation beyond reputevhercle has a reputation beyond reputevhercle has a reputation beyond reputevhercle has a reputation beyond repute
Thumbs down Romantizm Akımı





Edebi bir terim olarak Romantizm, XVIII. yüzyıl sonunda başlayan, duygu, coşku ve sembole aşırı yer veren sanat akımını ifade eder.

Edebi akım olarak romantizm, 18. yüzyılın sonunda başlar ve 19. yüzyılın ortalarına kadar devam eder. Kendisinden önceki klasizme bir tepki olarak doğmuştur. Önce ön-romantizm dönemi denilen gelişmeler yaşanmıştır. Bu gelişmelerin en önemlisi, halkın beğenisinin klasizmin görkemli, katı, soylu, idealize edilmiş ve yüce anlatım biçiminden, daha yalın ve içten ve doğal anlatım biçimlerine kaymış olmasıdır.

Klasik Edebiyat akımına tepki olarak 18. yüzyılın sonlarında doğan ve Victor Hugo'yla birlikte büyük ün kazanan Romantizm, insanın yaratma özgürlüğü önündeki her şeye karşı durur. "En iyi kural, kuralsızlıktır" diyen romantikler, insanın duygularını, düş gücünü hayata geçirmesini ve insanı düzeltmenin toplumu düseltmekle olabileceğini savunurlar. Romantizm, doğduğu çağın akılcılığı ve maddeciliğine tepki olarak bireye, öznelliğe, akıl dışılığa, düş gücüne, kişiselliğe, kendiliğindenciliğe ve aşkınlığa, yani sınırları zorlayıp geçmeye önem verir. Tarihsel olarak bu dönemde gelişen orta soylu sınıfın, yani burjuvazinin duygu, düşünce ve yaşam tarzını ön plana çıkarır.

Romantizm akımı değişik ülkelerde değişik biçimlerde ortaya çıkmış ve gelişmiştir. İngiliz edebiyatında daha çok şiirde kendini gösterir. İngiliz şiirinde kalın bir çizgide kendini gösteren romantizmin bu çizgideki ilk ismi William Wordsworth'tur. Tabiata karşı kutsal saygı düşüncesini benimser ve şiirlerinde doğayı yapmacıksız bir şekilde anlatır. Ayrıca Samuel Taylor Coleridge, Percy Bysshe Shelley ve John Keats da bu çizgide yer alır. Çizginin en kalın yerinde ise Lord Byron bulunur.

Alman edebiyatında 18. yüzyılın ikinci yarısında "coşkuculuk" hareketiyle birlikte gelişir. Bu hareketin öncüleri Klopstock ve Herder romantizmin müjdesini verir. Ancak, Alman edebiyatında romantizme giden kapıyı dünya edebiyatının en büyük isimlerinden biri olan Johann Wofgang Goethe açmıştır."Genç Werther'in Acıları" romanında Goethe döneminin acılarını duygusal bir dille anlatmıştır. "Wilhelm Miester" ve "Wilhelm Miester'in Seyahat Yılları" adlı eserlerinde toplumun yeniden düzenlenmesi sorununa dokunur. Ama onun en büyük eseri "Faust"tur. Goethe'nin açtığı yoldan ilerleyen Friedrich von Schiller ise yapıtlarında özgürlük, isyan, doğa, ihtilal gibi romantiklerin yaslandığı temel kavramları yadsımadan, tarih olgusunu zenginleştirmiştir. "Haydutlar", "Hile ve Sevgi", "Mary Stuart" ve "Wilhelm Tell" gibi yapıtlarında despot yönetime başkaldırma temalarını işleyen Schiller'in bu tarihi yönelimi, daha sonraki Alman romantiklerini de geliştirmiştir. Romantizmin Alman şiirindeki öncüsü ise Heinrich Heine'dir.
vhercle isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla

Sponsor Bağlantılar
Alt 11-10-2007, 14:59   #2
 
Kinyas - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 06 2007
Mesajlar: 2.126
Karma gücü: 70 Kinyas has a reputation beyond reputeKinyas has a reputation beyond reputeKinyas has a reputation beyond reputeKinyas has a reputation beyond reputeKinyas has a reputation beyond reputeKinyas has a reputation beyond reputeKinyas has a reputation beyond reputeKinyas has a reputation beyond reputeKinyas has a reputation beyond reputeKinyas has a reputation beyond reputeKinyas has a reputation beyond repute




Klasisizm e tepki olarak doğup klasisizm akıl ve sağduyu düşüncesini yıkarak işi duygusallığa vuran bir akım ... Şahsen ben klasisizm in tarafındayım tabi ... Temsilcilerine bakacak olursak ; Victor Hugo , J.J. Russo , Shakespeare , Voltaire , Schiller , Puşkin , A.D Musset , Namık Kemal , Abdülhak Hamit Tarhan , Ahmet Mithat Efendi , Şemsettin Sami ve Recaizade Mahmut Ekrem ' dir .... ( Bazen şu öss ye kızıyorum ama öss de olmasa çoğu gencin haberi olmayacak çoğu bilgiden ) ... Teşekkürler Vhercle ..
__________________




Kinyas isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla

Cevapla

Seçenekler Arama

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Kapalı


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 14:38 .


Gnoxis.com ©2000 - 2008
Powered by vBulletin Version 3.7.2
Ad Management by RedTyger

***NoRa iS WaTcHinG YoU***



*** Gnoxis.com ***

LinkBacks Enabled by vBSEO 3.1.0

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101