26-11-2007, 00:01
|
#1 |
Üyelik tarihi: 10 2006
Mesajlar: 1.005
| Edith Piaf
Asıl adı Edith Giovanna Gassion olan Edith Piaf 19 Aralık 1915' te Tenon Hastanesinde dünyaya gelir... Annesi Annetta (Anita Maillard) sokak şarkıcısı babası Louise Alphonse ise sirk cambazıdır... Kimileri de onun Paris de 72 Rue de Belleville sokağında bir polis pelerininin üstünde dünyaya gözlerini açtığını ve sonrasında da Tenon hastanesine götürüldüğünü söyler.... Eure de genelev işleten iki büyük anne arasında büyür sonraları babası bir sirk de iş bulur ve Edith'i de yanında götürür ... Babasına yardım etmek için şarkı söylemeye başladığı dönemde anne ve babası ayrılır...Ve babasının yeniden evlenmes ile 1931 yılında üvey kardeşi Denise doğar... Annesi gibi sokak şarkıcılığı yaptığı dönemde beraber yaşadığı Louise Dupont` dan hamile kalır ve Marcelle adını verdiği bir kızı dünyaya gelir ve iki yaşındayken menenjitten (1935 yılında) ölür... Piaf` ın cebinde Marcelle' in toprağa verilmesi için eksik olan 10 frank bile yoktur... Sokağa çıkar ve kendisine ilk seslenen ve fiyatını sorana "10 frank" der... birlikte olurlar...kızını gömer... Edith daha 20 yaşında, bir anlamda öksüz, kötü anne, fakirlik, uyuşturucu ve hayat kadınlığı arasında bunalımın eşiğindedir... 1935 yılında bir gece Gerney`s in kulübünün işletmecisi Louis Leplée ile tanışır..., Louis Leplée, Piaf dan etkilenir ve onu kendisine bir kaç şarkı söylemesi için davet eder... Piaf "Les mômes de la cloche de Scotto" yu söyler (Scotto çanı çocukları) ve Leplée Edith Piaf` ı bu isimle keşfeder..." Môme Piaf / Öksüz Piaf", o o kadar ufak tefektir ki... Gerny’s de o gece oldukça ilgi toplar Jacques Canetti adlı bir radyo yapımcısı kendisi ile radyoda bir söyleşi teklif eder ve ona 1935 yılı sonunda ilk plağını kaydettirir... Tüm bu başarısına rağmen sokaklar onu yine yakalar...  Nisan 1936 da : LeplÃce bir cinayete kurban gider, yüksek ihtimalle Piaf` ın pezevenkleridir öldürenler... Bu ona emniyette zor anlar yaşatır... Gazeteler bu skandalı yansıtmakta gecikmez... Bir süre sonra karşılaşacağı Raymond Asso sayesinde Piaf bu kabusdan uyanır...Asso ona 1937 yılında "Mon légionnaire / Lejyonerim" in kaydını yaptırtır...ve birbirlerine aşık olurlar...Artık onun için sokaklarda sürtmek söz konusu bile değildir... Sadece çalışacak ve çalışmasının bedeli de ödenecektir... ABC Piaf` ı yeni sahnesinde ağırlar... Onun sahne adı artık "Edith Piaf" dır... Savaş Raymond ve Edith ayrı düşürür Piaf kendisini Paul Meurisse` in kollarına atar, onu da kendisi için yazılan "L’accordéoniste / Akordiyoncu" ve "Le disque usé / kullanılmış (eski) plak" şarkılarının yaratıcısı Michel Emer için terkeder...  1942 yılı sonlarında kadar savaştan etkilenmeyen serbest bölgelerde dolanır durur o turneden diğerine ve savaş biter...Barış gelir...O bu arada şarkı söylemeye hiç ara vermemiş Paris Berlin arası mekik dokumuştur... 1944 yılında şarkı söylettiği ve sevgilisi olan kimsenin tanımadığı Yves Montand yaşamındadır, Daha sonra 1946 yılında Piaf "La vie en rose/ Pembe yaşam" ı yazar... Birlikte söylerler... 1947 yılı sonunda New York` a gider, orda Marlene Dietrich ve boksör Marcel Cerdan ile tanışır... Ve sevgili olurlar, "dünyanın en iyi sevgilileri"... Paris den New York` a konserden boks maçına gide gele aşkları iyice büyür ama acı bu ilişkide de Edith` i bulur , o zamana kadar çektikleri yetmemiş gibi... Kitaplar yazdıracak, filmlere konu olacak kadar büyük bir aşk yaşadığı fransız boksör Marcel Cerdan' ı 27 ekim 1949 da uçak kazasında kaybeder ve uyuşturucuya başlar... Onun için "L’hymne à l’amour / aşka marş" yazar ama artık hayat asla eskisi gibi olmayacaktır... 1950 yılında tekrar New York` a şarkı söylemeye gider ve orada sonradan yeni aşkı olacak olan Eddie Constantine` e eşlik eder... ve Charles Aznavour ile tanışır... Onunla hiç aşk yaşamaz... Ruh çağırmak üzere yanından hiç ayırmadığı bir masa ile yaşamına devam eder...Aznavour` un yazdığı Jezebel ile sahnelerde yeniden yıldızı parlar...29 Temmuz 1952 de Jacques Pills ile evlenir ve Paris` e yerleşirler... Piaf bu apartman dairesinde ölümüne kadar yaşayacaktır... iki sanatçının evliliğinde başka ne olabilir ki birlikte şarkı söyler, oynarlar... Les amants de demain" hariç rol aldığı her filmde gerçek hayatında olduğu gibi şarkıcı rolünü oynar... Cerdan yokluğu ile Piaf` ın yaşlamını altüst etmiş 1953 yılında turne dönüşü hastalanır...Geçirdiği kötü günleri unutmak için New York, Mexico, Rio, Paris arasında uzun seyahatler yapar... Pills` den 1956 yılında boşanır.... O her zamanki gibi erkekleri yetiştirmeyi ellerinden tutup onlardan yıldız yapmayı sever, alışmıştır da...Jo, yani namı değer Georges Moustaki de bu kuraldan kaçamaz... onun sevgilisi olur, ve birlikte yazılan söylenen şarkılar başlar... 1958 kötü bir trafik kazası geçirirler `Piaf` ın sağlık durumu bu kaza sonrasında daha da kötü olur... ve iyice uyuşturucu bazlı ilaçlara mahkum olur... Georges Moustaki ile en az Marcel Cerdan ile olan evliliği kadar fırtınalı bir aşk yaşar ve... Aşk bittiğinde Piaf , "herşeye rağmen pişman değilim" der... "Non je ne regrette rien" isimli bu şarkı tutunca doktor yasağına rağmen turneye çıkar...  Non, rien de rien Non, je ne regrette rien Ni le bien qu’on m’a fait, ni le mal Tout ça m’est bien égal Non, rien de rien Non, je ne regrette rien C’est payé, balayé, oublié Je me fous du passé Avec mes souvenirs J’ai allumé le feu Mes chagrins, mes plaisirs Je n’ai plus besoin d’eux Balayés mes amours Avec leurs trémolos Balayés pour toujours Je repars à zéro Non, rien de rien Non, je ne regrette rien Ni le bien qu’on m’a fait, ni le mal Tout ça m’est bien égal Non, rien de rien Non, je ne regrette rien Car ma vie Car mes joies Aujourd’hui Ça commence avec toi... ...michel vaucaire / charles dumont / edit piaf / non je ne regrette rien... hayır, hiç, ama hiçbir şeyden hayır, hiçbir şeyden pişman değilim bana yapılmış iyilikler ve kötülüklerin hepsi aynı bana hayır, hiç, ama hiçbir şeyden hayır, hiçbir şeyden pişman değilim ödendi, süpürüldü, unutuldu. geçmişten bana ne! anılarımı yaktım gitti artık acı ve zevklerime ihtiyacım yok aşklarımı tremololarıyla beraber süpürüp attım sonzusa kadar sildim: elde var sıfır. hayır, hiç, ama hiçbir şeyden hayır, hiçbir şeyden pişman değilim bana yapılmış iyilikler ve kötülüklerin hepsi aynı bana hayır, hiç, ama hiçbir şeyden hayır, hiçbir şeyden pişman değilim çünkü yaşamım, çünkü zevklerim seninle başlıyor bugün. Ve düşüş... 1959 yılında bir kez daha New York` u fetheder... ameliyatlar devam etmekte hastalık onu neredeyse fareye benzetmekte... Acınacak bir halde Paris` e döner...Moustaki yoktur yanında artık... 1960' da portrelerini yapan Douglas Davis isimli genç bir amerikalı ressam ile aşk yaşar... O da ülkesine dönmek üzere bindiği uçağın düşmesiyle ölür...Tüm bu felaketler ve hastalığına rağmen 1961 de Paris de Olympia da yine muhteşemdir... 9 Ekim 1962' de teselliyi son evliliğini yaptığı "Théo Srapo" diye çağırdığı yunan asıllı Théo, Theophanis Lamboukas ile yapar... Evlilik gerçek anlamda reklam evliliği gibidir, Piaf tükenmiş, uyuşturudan ayakta duramaz, bitkin vaziyettedir... Birlikte bir kaç konser verirler... ve 10 Ekim 1963' te hayatını kaybeder...Ölümü 11 Ekim de resmiyet kazanır ve açıklanır... Kilisenin Piaf için günahkar olduğu gerekçesiyle yapmayı reddettiği cenaze töreni Paris' te gerçekleşen en görkemli cenaze törenlerinden biridir... Edith Piaf - Non, je ne regrette rien (1961) Edith Piaf - Padam, Padam Edith Piaf - La Vie En Rose - 1954 "çok hayat yaşadım ve çok erkekle birlikte oldum,ama hiçbir zaman mutlu olmadım..." Edith PİAF
__________________ "Dikkatli ol Francis! Homo sapien'i sakın küçümseme...." |
| |
26-11-2007, 00:13
|
#2 |
Üyelik tarihi: 07 2007 Nerden: cehennemdeki lethe ırmagında.....
Mesajlar: 3.436
|
çok şahane olmuş  niyeyse bana umay'ı düşündürdü... bu değerli sanatçıyı bizlere tanıttığın için sonsuz saygı ve sevgi seni bulsun 
__________________ Her heart's a bloodstained egg
We didn't handle with care
It's broken and bleeding
and we can never repair |
| |
26-11-2007, 01:02
|
#3 |
Üyelik tarihi: 10 2007 Nerden: İstanbul
Mesajlar: 115
|
hayır, hiç, ama hiçbir şeyden hayır, hiçbir şeyden pişman değilim ödendi, süpürüldü, unutuldu. geçmişten bana ne!
Teşekkkürler felidae ellerine sağlık  |
| |
26-11-2007, 01:12
|
#4 |
Üyelik tarihi: 10 2006
Mesajlar: 1.005
|
ben teşekkür ettim ilginize....
__________________ "Dikkatli ol Francis! Homo sapien'i sakın küçümseme...." |
| |
Yetkileriniz
| You may not post new threads You may not post replies You may not post attachments You may not edit your posts HTML-KodlarıKapalı | | | Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 11:45 .
|