bana bir masal anlat baba derken bizi masallara sürükleyen grup.hayatımın her döneminde beni anlatan bir şarkıya sahip olan tek grup belki de...murathan mungan , meral özbek ve lale müldür şaheseri sözlerle ve arka plandaki flüt sesiyle içimi acıtan grup... YENİ TÜRKÜ 1978 yılında ODTÜ Mimarlık öğrencisi Derya Köroğlu, Hacettepe Tıp öğrencisi Zerrin Yaşar ve Hacettepe Tıp mezunu ve patoloji uzmanı Selim Atakan'ın Ankara'da kurduğu müzik grubu. Gruba isim babalığını şair ve yazar Yaşar Miraç yapmıştır. Yeni Türkü, sadece Yaşar Miraç'ın 1979'da Nisan-Haziran aylarında çıkan edebiyat dergisi değil, ayrıca halk türkülerinin yeniden yorumlanmasına dayanan Güney Amerika orijinli bir müzik akımıydı. Bu akımın dünyadaki temsilciliğini Şili'li grup İnti İllimani yapmıştır. Grup elemanlarından Zerrin Yaşar ve Selim Atakan 1979-1989 yılları arasında evli kalmışlardır. Grup ilk konserini Edip Akbayram ve Dostlar'ın alt kadrosunda bulunarak vermiş ve beğenilmiştir. Bu yüzden Edip Akbayram'ın konseri ertesi güne kalmıştır. Grup 1979 yılında ilk albümleri Buğdayın Türküsünü LP formatında çıkardı. Bu albümde sert sol söylem kullanılmıştı ve albüm çok az satmıştı. Ayrıca bu albümün dağıtımı 12 Eylül darbesinden sonra durdurulmuş ve yakılmıştır. Bu yüzden bu albüm bir efsane olmuş ve albümün koleksiyon değerinin yüksek olmasına yol açmıştır. Bu arada gruba Murat Buket, Tuğrul Bayrak, Eftal Küçük ve Tuncer Tezcan katıldı. Grubun 2. albümü olan Akdeniz Akdeniz 1983 yılında çıktı ve grup Türkiye çapında tanındı. 1985 yılında Çekirdek Sanatevi Kayıtları ve Film Müzikleri adlı albümleri çıktı. Bu yılın sonunda grupta bağlama çalan opera sanatçısı Tuncer Tezcan ve grupta buzuki, kemençe ve gitar çalan Eftal Küçük gruptan ayrıldı. Eftal Küçük, Tolga Çandar'la "Çağdaş Türkü" grubunu kurdu. 1986 yılında gruba aslen mimar olan Fuat Oburoğlu ile makine mühendisi olan Cengiz Onural katıldı. Aynı yıl Günebakan albümü çıktı. Aynı yılın sonunda Zerrin Atakan geçici olarak gruptan ayrıldı. Ertesi yıl Dünyanın Kapıları albümü çıktı. 1988 yılında çıkan Yeşilmişik albümünden sonra grup içindeki anlaşmazlıklar su yüzüne vurmaya başladı ve grupta solo vokal yapan Zerrin Atakan gruptan kesin olarak ayrıldı. 1989'da grupta blok flüt, yan flüt ve klarnet çalan Fuat Oburoğlu geçici olarak gruptan ayrıldı ve gruba Halis Bütünley ve Tayfun Duygulu dâhil oldu. Grup, 1990'da Vira Vira albümünü çıkardı. Aynı yılın sonunda grubun kurucu üyelerinden olan ve grupta davul programlama yapan ve klavyeli çalgılar çalan Selim Atakan ile grupta bas gitar çalan Tuğrul Bayrak gruptan ayrıldı. Ertesi yıl Rumeli Konseri albümü çıktı. Grup bu albümde, önceki albümlerdeki sevilen şarkılara ek olarak ilk albümleri Buğdayın Türküsünden 4 parçaya yer verdi: Buğdayın Türküsü, Bekçi Kazım, Özgürlük (İlk versiyonundaki sondan önceki 2 mısra yok) ve Mahpushane Kapısı. Bu albümden sonra grupta solo vokal yapan ve davul çalan Halis Bütünley (aynı zamanda Yeşilmişik'in kayıtlarını yapmıştır) ve grupta klarnet çalan Tayfun Duygulu gruptan ayrıldı ve Fuat Oburoğlu gruba yeniden dâhil oldu. 1992 yılında Aşk Yeniden' albümüyle en çok satan albüm ödülünü kazanan grup, 1994'te çıkan Külhani Şarkılar albümüyle bekleneni veremedi. 1995 yılında çıkan Süper Baba Film Müzikleri ve 1996'da bir seçki olan Her Dem Yeni albümlerini çıkaran grup, aynı yıl Telli Telli şarkısının 4 versiyonunun bulunduğu Telli Telli Remixes single'ını çıkardı. Külhani Şarkılar albümünden sonra grupta yeniden başlayan çekişme Derya Köroğlu dışındaki elemanların 1997'de gruptan ayrılmasına neden oldu. Bu elemanlar, Yedikule şarkısını seslendiren ve Külhani Şarkılar albümünde vokal yapan grubun flüt ve klarnetçisi Fuat Oburoğlu, grupta klasik kemençe ve gitar çalan Cengiz Onural ve grupta ud ve gitar çalan ve vokal yapan Murat Buket'ti. Ayrılan elemanlardan Cengiz Onural, film müzikleri yapan İncesaz ve Aria gruplarının kurucusu oldu. Grubun dağılması üzerine grubun kurucularından Derya Köroğlu new-age tarzında Musikarium albümünü çıkardı. Daha sonra ayrılan elemanların yerine yeni elemanlar buldu. Bu elemanlar, bas gitarda Raci Pişmişoğlu, klasik kemençe ve vokalde Erdinç Şenol, udda Fatih Ahıskalı ve klavyeli çalgılarda Erkin Hadımoğlu. Grup 1999'da Yeni albümünü çıkardı. "...
karafiller açıyordu o zamanlar gözlerinde bir baksam kül olurdum yüzüne başın alıp gittiğinde yağmurlar küstü bana bir daha yağmadılar çoşkuyla bir karanfil yağsa yağmur büyülense yeniden dünya gün olup da geleceksen usul usul gün yağarken gözlerinde karanfiller açacaklar tutuşup yine ..... dün gece sen uyurken ismini fısıldadım ve hayvanların korkunç öykülerini anlattım dün gece sen uyurken çiçeklere su verdim ve insanların korkunç öykülerini anlattım onlara dün gece sen uyurken yüreğim bir yıldız gibi bağlandı sana işte bu yüzden sırf bu yüzden yeni bir isim verdim sana destina sen öyle umarsız uyusan da bir köşede işte bu yüzden sırf bu yüzden yaşamdan çok ölüme yakın olduğun için seni bu denli yıktıkları için destina yaşamımın gizini vereceğim sana .... diyorlar ki bazen gozlerinde
deliler dolusmus bakiyor birer birer
delilerden sen anlarsin, konus onlarla
nasil muhtacim buna
diyorsun ki bazen geceler boyu
sayiklarmisim olanlari birer birer
duslerden sen anlarsin konus onlarla
nasil muhtacim buna
bir gece ansizin gel yine
elinde mor ciceklerle
tazelikle gel yine
binbir guzel hikayeyle
--------------------
Destina
Çember
Yağmurun Elleri
Dönmek
Mamak Türküsü
--------------------
RESİM
o kadar sevdim ki resmini
işte bugün konuştu benle
yorulmuştum çalışmaktan
karda uzun yürüdük senle
geceleri resmine baktım
olanları anlattım
seni bir görsem diye diye
uyudum yağmurun sesiyle
o kadar sevdim ki resmini
biliyorum görünce beni
hep tanıyordum diyeceksin
rüyalarımda hep sen vardın
hep tanıyordum diyeceksin
okuduğum her cümlede
konuştuğum her insanda
gördüğüm her güzellikte
sen de varsın
sen hep varsın.