24-04-2008, 04:30
|
#21 | | -YASAKLI-
Üyelik tarihi: 11 2007
Mesajlar: 295
|
 ne yapmaya çalıştıklarını bir çözsem yada çözen birine rastlasam sana bahsettiğim montaigne nin ölüm denemesini foruma ekledim  |
| |
24-04-2008, 04:37
|
#22 |
Üyelik tarihi: 05 2007
Mesajlar: 792
|
wallaha bana sorarsan kendileride ne yaptıklarını bilmiyo dediğin gibi kukla olmaktan başka bişey değiller
tamm bakıyorum 
__________________ |
| |
24-04-2008, 04:40
|
#23 | | -YASAKLI-
Üyelik tarihi: 11 2007
Mesajlar: 295
|
ekli şu an yazı okuya bilirsin montaigne diye orada  kuklalar zaten başka bir şey değil |
| |
24-04-2008, 12:40
|
#24 |
Üyelik tarihi: 01 2008
Mesajlar: 280
|
Alıntı: beelze´isimli üyeden Alıntı
ayıpsın ya yedirmek için ellerinden geleni ardlarına koymadılar günde bir avuç fındık iyi gelir diye diye ... | Eskiden okullarda fındık dağıtılırdı, sonradan radyasyonlu olduğu ortaya çıktı..Merak etmeyin bütün radyasyonluları biz 70'liler yedik =) |
| |
24-04-2008, 13:15
|
#25 |
Üyelik tarihi: 11 2007
Mesajlar: 537
|
iyiler çabuk ölür, Tanrının mükafatıdır bu onlara...
ruh'u şad olsun......
IXIONcum biz de yedik 80'liler olarak  hep birlikte hastalanıp hep birlikte öleceğiz korkarım
Ayrılık Şarkısı cenaze marşımız olsun  (vasiyetimdir)
__________________ ayrılıkta bir olanaktır bilirsin
...
dumanlı bir ıslık yakışır şimdi dudaklarıma
çok dumanlı gözüküyo harbiden |
| |
24-04-2008, 13:53
|
#26 | | -YASAKLI-
Üyelik tarihi: 11 2007
Mesajlar: 295
|
ölmek sorun değilde böleleri yüzünden sevdiklerimizi kaybetmek koyuyoor |
| |
26-06-2008, 02:55
|
#27 |
Üyelik tarihi: 05 2008
Mesajlar: 1.526
|
yine bir ölüm yıldönümüne denk geldik.. ruhumun en güzel yanlarını sana borçluyum... özleidm lan seni.... ruhun şad olsun, lazların isyankar çocuğu.... |
| |
26-06-2008, 12:45
|
#28 |
Üyelik tarihi: 04 2008
Mesajlar: 1.007
|
Toprağı bol olsun. Bu kadar özlendiğini bilse mutlu olurdu eminim.
Hala unutmadık seni...
__________________ Msn'e girmek 2 dk, Facebook'ta log in olmak 7 dk. Download 45 dk. TTNET'e ettiğim küfürler, paha biçilemez |
| |
26-06-2008, 23:51
|
#29 |
Üyelik tarihi: 12 2006 Nerden: izmit
Mesajlar: 78
|
Nedense çok güzel işler yapan insanlar hep bir şekilde erkenden kayıyor aramızdan, şuanda bile sesini duyduğum vakit tutmakta zorlanıyorum gözyaşlarımı, bu ses bu ifade üslup, bu baş kaldırış biçmi.. yazık oldu, Yetkililer bir şey olmaz deyip üstüne gitmeyince çernobil sonrası etkilenen yerlere, daha ne analar ne yiğitler ne kızlarımız ne sanatçı olacak' çocuklarımız öldü... yazıklar olsun bu sistemin adi çarkına....
yavuz çetinden sonra çok etkilendiğim bir isim.. kazım koyuncu inandığı yerlerdeki kadar güzel olsun uykusunda yeri. |
| |
27-06-2008, 02:02
|
#30 |
Üyelik tarihi: 05 2008
Mesajlar: 1.526
|
Kazım Koyuncu, dün (25 Haziran), ölümünün üçüncü yıldönümünde, doğup büyüdüğü Artvin'in Hopa ilçesinde, Halkevlerinin katıldığı yürüyüşle anıldı.
"Ha konser, ha kanser"
Rize'de Halkevleri, Koyuncu için Pazar’dan Hopa’ya kadar tüm ilçe merkezlerini yürüyerek geçtiler.
Hopa Belediye Parkı'nda bir basın açıklaması yapan Halkevi üyeleri Koyuncu'nun,Karadeniz’de yüz binlerce insan gibi kansere yenik düştüğünün altını çizdi:
"Gözümüzün içine baka baka yalan söyleyen iktidarlara inat kanser her gün bir insanımızı içimizden alıyor. Koyuncu kansere yakalandığında 'ha konser ha kanser aralarında bir harf var' diyebilecek kadar yaşamı seviyordu. Koyuncu Karadeniz’in otoyolu yapımında denizin dalgasına karşı çıkabilecek kadar çevreci, üniversite öğrencilerinin yapmış olduğu şenliklerde içeri alınmadığında okul duvarlarından atlayıp üniversite bahçesinde konser verebilecek kadar cesur ve yürekli, Mardin’de binlerle horona durabilecek kadar halkların kardeşliğine inanan biriydi."
"Karadeniz'in demokratik yüzü..."
Koyuncu'nun Karadeniz bölgesinin unutulan, unutturulan müziğini, dilini yeniden hatırlattığını ifade eden topluluğun açıklamasında "Lazca Rock müziğiyle gönüllerimizde taht kurdu. Bizler Lazca ve Hemşince türkülerimizi Kazımla birlikte yeniden söylemeyi öğrendik. Koyuncu bu bölgenin Lazca müzik yapan sanatçı yüzüdür. Bu bölgenin demokratik yüzüdür, Koyuncu bizim çevreci, barışçı, bir o kadar da özgürlükçü yüzümüzdür" denildi.
Kazım'ı yaşatmak...
Halkevleri "Koyuncu'yu anmayı" anlattılar:
"Kazım’ı bugün yaşatmak 'Dido Nana'sını daha gür söylemektir, 'Kanser kaderimiz değil' diyebilmektir, 'Karadeniz kararmasın, karartmayacağız' diyebilmektir."
Kalabalık yürüyüşü Koyuncu'nun Yeşilköy'deki (Pançol) anıt mezarında sonlandırdılar
--------------------
Kazım Koyuncu Kültür Merkezi'nin (KKKM) ölümünün üçüncü yıldönümünde düzenlediği "Kazım Koyuncu'yu Üreterek Anıyoruz" etkinlikleri, dün (25 Haziran) Kültür Merkezi'nden Kadıköy çarşısına tulum eşliğinde yapılan yürüyüşle başladı.
"Bir insanı yaşatmanın en güzel yolu..."
Kadıköy çarşısında Dernek Genel Başkanı Özge Ozan "Koyuncu'yu Karadeniz halkının kaderi haline getirilen kanser ayırdı bizden. Bir insanı yaşatmanın en güzel biçimi onun yaşamında ve sanatında savunduğu değerlerle kaynaşmış bir üretim sürecini sürdürebilmektir. İşte KKKM, 8 aydır sürdürdüğü çalışmalarda bunu yapıyor" dedi.
"Barışa, sevgiye, kardeşliğe..."
Koyuncu'nun konserleri için "Her bölgeden, kültürden ve dilden insanın hep bir ağızdan şarkılar söylemesi, horonlar oynaması ya da dans etmesi barışın, sevginin ve kardeşlik duygusunun ifadesidir" dediğini hatırlatan Ozan şöyle devam etti:
"Şarkılarımızı Koyuncu için, eşitlik, özgürlük ve halkların kardeşliği için herkesin sanat yapabileceği, herkesin yeteneklerini özgürce geliştirebileceği, herkesin ürettiklerini hiç çıkarsız paylaşabileceği bir dünya için söyleyelim. Kazım devrimci bir müzisyendi bunun müzik yapıyoruz."
Kültür Merkezi'ne Kazım Koyuncu şarkıları söyleyerek dönen topluluk, KKKM sinema atölyesinin hazırladığı "KKKM, KKKM' yi anlatıyor" adlı belgeseli izledi.
Etkinlikler devam ediyor
16-29 Haziran tarihleri boyunca devam edecek etkinlikler arasında, KKKM resim ve fotoğraf atölyelerinin sergileri, sinema atölyesinin belgesel film gösterimleri, yaratıcı drama atölyesinin hazırladığı performans sunumu, müzik atölyelerinin hazırladığı dinletiler var.
Kazım Koyuncu kimdir?
Artvin-Hopa'ya bağlı Yeşilköy (Lazca: Pançol) Köyü'nde, 7 Kasım 1971 tarihinde doğan Koyuncu'nun nufüsa geç kaydettirildiğinden resmi doğum tarihi 10 Mayıs 1972'dir.
Müziğe ortaokul birinci sınıfta mandolin çalarak başlamış, çocukluğu, "üstadım" dediği, "Kemençeci Yaşar" lakabı ile tanınan Yaşar Turna'nın yanında türkü dinleyerek geçmiştir.
Profesyonel müzik yaşamına 20 yaşındayken Ali Elver ile "Dinmeyen" adlı özgün müzik grubuyla başlamış, bir süre sonra lazca müzik yapmak için bu gruptan ayrılmıştır.
1993’te Mehmedali Barış Beşli ile birlikte Zuğaşi Berepe (Denizin Çocukları) adlı rock müzik grubunu kurmuştur.
Lazca rock yapmak için yola çıkan ve 1995'te Va Mişkunan (Bilmiyoruz), 1998'de de İgzas (Gidiyor) adlı albümleri ile yoluna devam eden grup, sınırlı sayıda (yalnızca 130 adet) basılmış bir konser albümü (Bruxel Live)çıkardıktan sonra 1999 yılında dağılmıştır.
Karadeniz müziğinin güçlü temsilcilerinden Fuat Saka, Volkan Konak ve Bayar Şahin ile birlikte düzenledikleri, büyük ilgi gören "Hey Gidi Karadeniz" konserler dizisinin de öncülüğünü yapmış, Nisan 2004'te çıkardığı ikinci solo albümü 'Hayde' ile geniş kitlelerce tanınmıştır.
2004'ün sonlarında sanatçıya akciğer kanseri teşhisi konulmuş ve kanser tedavisi görmeye başlamıştır. 25 Haziran 2005'de, 34 yaşında, tedavi gördüğü hastanede yaşamını yitirmiştir.(CU/EZÖ)
* Bu haberi kkkm.org'dan derledik.
--------------------
gözlerinden umudu hiç düşürmeyen, yıkanmayı ret eden çocuk.... iyi geldin bu dünya'ya..
krala çıplak diye bağırma cesaretini gösterip, yıkanmayı ret eden, aramızda olmayan bütün çocuklar, ruhunuz şad olsun...
Konu raskolnikov tarafından (27-06-2008 Saat 02:03 ) değiştirilmiştir..
Sebep: Ardarda Atılan Mesajlar Birleştirildi
|
| |
27-06-2008, 12:01
|
#31 |
Üyelik tarihi: 03 2008
Mesajlar: 106
Karma gücü: 2  |
derki Kazım Koyuncu''ben bir müzisyenim,ama önce karadenizliyim,ilk önce bir devrimciyim...''
bu akşam giresunda onu anmak için konser vercez..ataparkta saat 8 de herkezi beklerim    |
| |
21-08-2008, 02:19
|
#32 |
Üyelik tarihi: 05 2008
Mesajlar: 1.526
|
Kazım; seni unutmadık, unutmayacağız!
Kazım Koyuncu´yu üç yıl önce kaybettik. Kazım´ı kaybettik ama müziği ve düşünceleri günden güne büyüyerek bizle olmaya devam etti. Seni unutmadık, unutmayacağız Kazım!
"... bir müzisyenim, ondan sonra bir Karadenizliyim ama hepsinin ötesinde bir devrimciyim. Ve gerçekten doğru bildiğim bir şeyi ortaya koymaktan çekinmem."
Hopa doğumlu Kazım Koyuncu, 1993 yılında Mehmedali Barış Beşli ile birlikte dünyanın ilk Lazca rock müzik grubu Zuğaşi Berepe´yi (Denizin Çocukları) kurdu. Zuğaşi Berepe ile "Va Mişkunan", "İglas" adlarında iki albüm çıkarttı. Lazca müziğin ve Laz kültürünün gelişmesinde önemli katkıları olan Koyuncu 2001 yılında ilk solo albümü Viya´yı çıkardı.
Kapitalizme, egemen sisteme ve popüler kültüre yönelik eleştirilerinihiç gizlemedi. Artvin ve Bergama´da siyanürle altın aramalara, Akkuyu´daki nükleer, Gökova´daki termik, Fırtına Vadisi´ndeki hidrolik santrallere ve son olarak Samsun-Sarp Sahil Yolu Projesi´ne karşı sesini yükseltenlerdendi. Vicdani ret açıklamalarında, Irak işgaline, NATO´ya karşı düzenlenen pek çok konser ve etkinlikte şarkılarıyla yer aldı.
1986 yılında Çernobil´deki nükleer kaza; 14 yaşındaki Kazım, yakın bölgelerdeki pek çok başka insan gibi üzerine yağmur yağanlardan biriydi :
"Hepimizde tümörler var ve hayatımızın belirli dönemlerinde radyasyon veya başka etkiler tetikleyip kansere dönüştürüyor. Kaza sonrası adını anımsamadığım bir bakanın ´iyi gelir´ diyerek radyasyonlu çay içmesi yalnızca bir zekâ sorunu değil, suçtur. Çernobil´den sonra erken teşhisler için rehabilitasyon merkezleri kurulabilir, belki binlerce insan ölmezdi. Hangi şehirde, kaç insan kansere yakalanmış gibi bir istatistik bile yapılmamış. Bu ülkenin politikacılara, yalancılara ihtiyacı yok. Ben böyle duyarsız yöneticilerin halk düşmanı olduklarını düşünüyorum"
98 yılı sonunda Zuğaşi Berepe olarak çıkardıkları İgzas´ta şöyle diyordu :
"Toprak sahipleri, çokuluslu şirketler ve işbirlikçi yerlileri, çete sahipleri ve yalakaları, baş ve bakanları, milletlerin bekçileri ve sürülerinin olduğu yerde yer kavgası vermedik. Hiçbir yerdeydik."
biliyorum, bir yıldız yağmuruna tutulacağım
toprak çökecek başım dönecek
arkamda seni bulacağım
´haydi´ diyeceksin ernesto gibi
gidelim
yıldızların çok olduğu bir gökyüzü altına..
alıntıdır.... |
| |
03-09-2008, 20:18
|
#33 |
Üyelik tarihi: 08 2008
Mesajlar: 299
|
bu adama taparım ve onunla aynı toprağı paylaşmaktan gurur duyuyorum.Toprağı bol olsun. Hey Gidi Karadeniz  |
| |
Yetkileriniz
| You may not post new threads You may not post replies You may not post attachments You may not edit your posts HTML-KodlarıKapalı | | | Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 09:21 .
|