JUKEBOX | CHAT | GNOXIS MESSENGER



Geri git   Gnoxis.com > Teknoloji ve Bilgisayar > Bilim & Teknoloji

Cevapla
 
Seçenekler Arama
Alt 21-10-2008, 21:43   #1
 
thumperest - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 10 2008
Mesajlar: 73
Karma gücü: 8 thumperest is a splendid one to beholdthumperest is a splendid one to beholdthumperest is a splendid one to beholdthumperest is a splendid one to beholdthumperest is a splendid one to beholdthumperest is a splendid one to beholdthumperest is a splendid one to behold
2012 maya takvimi ve foton kuşağı yanılgısı





2012 yılı, mayaların takvimlerinin bitiş anı olarak kaydedilmiştir. Takvim incelendiğinde ise doğrudur.
Bazıları mayaların çok gelişmiş bir uygarlık olduğundan bahseder.

sanırım maya takvimi diye bahsettiğiniz şeyi kaç kişi araştırıpta baktı?
işte bahsedilen takvim:

Ki maya takviminin sonsuza kadar gitmesi gerekmiyor dimi? yoksa o yuvarlak taşa sığmazdı yıl çizergesi. Sonsuzluğuda taşa işleyecek değiller, biryerde bitmesi lazım.
maya takviminin başlangıç noktası M.Ö. 11 Ağustos 3114
Peki mısır takvimi? M.Ö. 4242
yaklaşık 1000 yıl önce mısırlılar baya düzgün bir yıl/gün oranında tarih akışını bulmuşlardı. Ozaman mayalar daha geç bulmuş ve gelişmiş oluyor mısırlılardan dimi?

Mayalar ileri medeniyet olsalardı eğer kendi sonlarını getiren salgın hastalığa çare bulurlardı, bazı toplulukları rüşvet ile ispanyolların tarafına geçmezlerdi, kendi düzenledikleri futbol turnuvalarında kaybedenleri tanrıya kurban etmezlerdi,aztek veya diğer köylerdeki insanları kaçırıp kurban etmez o çok övünülen 365 basamaklı merdivenden kurbanların kellelerini yuvarlamazlardı, İleri medeniyet olsalardı kurbanlarının kafataslarını koymak için bu duvarı örmezlerdi.



Herhangi bir maya arkeoloğuna sorun aynı cevabı verecektir. Çünkü maya tapınaklarında neler yapıldığına dair çok güzel vazolar yapmışlardır. Her vazo bir kurban törenini temsil eder. Düşünün eğer milyonlarca bu vazolardan bulunduysa( ki bulunamayanlar da var) kaç tane kurban verilmiştir?

mayaların astronomik bilgilerine bakınca aslında astrolojik olduğunu görürüz. Mesela
venüsün güneşten daha önemli olduğunu düşünüyorlardı. Mayalar, venüsün onlar üzerinde psikolojik etkisi olduğuna inanıyorlardı. Savaşlarını bile venüs ile jüpiter'e göre ayarlıyorlardı. Bu bildiğiniz falcılıktır. Bir fala veya jüpiterin konumuna göre savaşlarını düzenleyen bir toplumun düzgün düşünebilme veya geleceği tahmin etme seviyesi şüphelidir.
Ki ispanyollarla yaptıkları savaşta baya iyi kanıtlanmıştır gerçekliği.

Sanırım bu bahsettiğimden değişik bir tür olan insan kemiğinden yapılmış vazolardan biri. Kendisi nadirdir.

http://news.nationalgeographic.com/n...maya-vase.html



İleri medeniyet tabi

Bazıları mayaların matematik konusunda inanılmaz iyi olduğundan bahseder.
sıfırı onlar bulmuşlardır gibi bir hipotez ortaya atmışlardır.

sıfırı ilk bulanlar babilonlardı. Sexagesimal bir tabanda sayılarını yazarken negatif değerler ile pozitif değerlerin birleştiği yerin arasına boşlık veya nokta koyarlardı. Sıfırı böyle dile getirmişlerdir.
http://en.wikipedia.org/wiki/Sexagesimal

Mayalar konusunu bitirdiğimize göre sanırım şu ünlü Marduk olayına bakalım isterseniz.

Bir astronom arkadaşımdan alıntı yaparak yazıyorum

Güneş Sistemi'nde periyodu (yani Güneş'in çevresindeki dönüş süresi) çok uzun bir gezegenin olduğundan ve bunun dünyaya çok yakınlaşacağından bahsediliyor. Güneş Sistemi'nde böyle bir gök cismi şimdiye kadar mutlaka hem ulusal gözlemevleri hem de amatör astronomlar tarafından mutlaka keşfedilirdi, bu marduk'a inananların; Marduk'un bir sahtekarlık olduğuna dair cevap veremediği ve asla veremeyeceği en kuvvetli dayanaktır

Amatör astronominin bu kadar gelişmiş olduğu günümüzde devletler böyle bir gök cisminin varlığını keşfetmiş olsalar dahi bunu uzun süre gizleyemezler, dünyaya varmasına 4 sene kalmış gezegen boyutunda bir gök cisminin gökyüzünde nasıl gözükeceğine dair en ufak bir fikir sahibi olmayanlar o gezegenin hala Güneş Sistemi'nde köşe kapmaca oynadığını düşünebilirler, ama bu da kendilerini kandırmaktan ileri gitmez.

Neden mi?

1) Gezegen dediğiniz cisim Güneş Sistemi'nin dışından öyle beş dakikada gelemez. Bu en başta fizik kurallarına aykırıdır, kavramakta güçlük çekiyorsanız, Güneş Sistemi'nin en büyük gezegeni Jupiter'in yörüngesinde yaptığı hızı söyleyeyim, saniyede 13 kilometre. Bu hıza rağmen Jupiter bir turunu 11 yılda tamamlamaktadır, yani bir Jupiter yılı 11 dünya yılına eşittir. Bu Marduk denilen gezegenin Jupiter'den üç kat daha büyük olduğu söylendiğine göre hızını da üçle çarpalım (şimdi neden üçle çarptık bunu da bilmiyorsunuz tabi, kütle diyorum sadece) ve 3600 senelik periyoduna oranlayalım: Yaklaşık 4.541.184.000.000km ediyor, yörüngesinin eliptik olduğunu bir an göz ardı edip çevresi bu kadar olan bir çemberin çapını hesaplayalım, yaklaşık olarak 723.118.471.337km. Yani Neptün'ün yaklaşık yörünge çapının 70 katı. Güneş Sistemi'nin yaklaşık çapının 37.500.000.000.000km olduğunu düşünürsek şimdiye kadar mutlaka keşfedilmesi gereken bir gök cismi, zira bilmem biliyor musunuz ama kendisinden trilyonlarca kez uzakta bulunan yıldızların yörüngelerindeki gezegenler keşfedilmişken Güneş Sistemi'ndeki bir gezegenin hala keşfedilememiş olması sadece komik.

2) Gezegen dediğiniz cismin belirli bir yörüngesi vardır ve o yörüngeyi izlemek zorundadır, en temel fizik kuralları bunu gerektirir, gezegenlerin kafasına göre hareket etmesi halinde dünyada yaşam olabileceğine ihtimal veriyor musunuz? Marduk da öyle kafasına göre hareket edip başka gök cisimlerinin arkasına saklanarak kendisini gizleyemez, haydi gizledi diyelim, kütle çekim etkisini ortadan kaldıramaz, bugün göremediğimiz cisimlerin (kara delikler örneğin) çevrelerine yaptıkları kütle çekim etkisi nedeniyle var olduklarını bulabilecek teknolojiye ve birikime sahibiz.

Yani sözün kısası Marduk diye inandığınız şey bir balon, aslı astarı olmayan bir yalan. Aklımdaki bilgileri hesap makinesi yardımıyla aktarıyorum sadece, o kadar.

dünyayı değiştirecek dediğiniz foton'u incelediğimizde:

http://en.wikipedia.org/wiki/Photon

Foton, bütün dalga boylarında elektromanyetik radyasyon taşır, ayrıca Gamma ışıması X-ışını, Ultraviole ışık, görünen ışık, infrared ışık, mikrodalgalar ve radyo dalgaları barındırır. Üstelik ışık hızında hareket eder.
Genel formülü:


şeklindedir.

Bu foton'u biz yaratabiliyoruz. E ozamn nasıl hala etkilemedik? uzaydaki foton farklı bir fotonmudur?

Yoksa aynı foton fakat başka inanışlarmıdır?

5. boyut nedir?
istediğimiz zaman zamanın bi yerinden alternatif bir zamana geçebilmedir. fakat böyle birşey için paralel evren teorisinin gerçekçiiği ve ayrıca 4. boyutuda atlamamız gerek daha tam kavrayamıyorken hemde.

Buarada Alber Einstein'in bir lafı vardı, bir canlı bir boyuttan diğerine geçtiğinde o artık yaşamıyordur. Çünkü hiçbir düzen bu dönüşümü kaldıramaz.
Nasıl 2. boyutta gezinemiyorsak.

2 den atlanıyor 12 ye. peki neden DNA 2 sarmallıdır?
ve neden başka sarmallara ihtiyaç duymaz?

DNA kendisini en hızlı şekilde kopyalayabilmesi için çift sarmala ihtiyacı vardır. Böylece ortadan ayrıldığında, kalan boş tarafa enzimler yardımıyla kodun diğer tarafı yerleştirerek ayrılan sarmal oluşturulur. Ve bu eklemelerdeki hatalar mutasyona sebebiyet verir.
12 sarmal olması gereksizdir nedenmi? kod sayısını uzatır ve çok sarmallı olması kırılan zincirdeki genetik tetiklemeleri olanaksız kılar.


Geri kalan bilgiler ve bulan denilen bilimadamları için buraya bakabilirsiniz.

İnsanlığın Büyük Değişimi (kehanet değil)


Umarım açıklayıcı ve tatmin edici olmuştur
thumperest isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Sponsored links

Sponsor Bağlantılar
Alt 21-10-2008, 23:09   #2
-YASAKLI-
 
cinn - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 05 2008
Mesajlar: 397
Karma gücü: 0 cinn has much to be proud ofcinn has much to be proud ofcinn has much to be proud ofcinn has much to be proud ofcinn has much to be proud ofcinn has much to be proud ofcinn has much to be proud ofcinn has much to be proud ofcinn has much to be proud of


güzel bilgiler thump emeğine sağlık...
cinn isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla

Alt 22-10-2008, 01:59   #3
 
kekovski - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 11 2007
Mesajlar: 236
Karma gücü: 4 kekovski yakında ünlü olacak gibikekovski yakında ünlü olacak gibi


helal olsun be bu calismayi cerciveletmek lazim
kekovski isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Sponsored links

Alt 22-10-2008, 10:44   #4
 
thumperest - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 10 2008
Mesajlar: 73
Karma gücü: 8 thumperest is a splendid one to beholdthumperest is a splendid one to beholdthumperest is a splendid one to beholdthumperest is a splendid one to beholdthumperest is a splendid one to beholdthumperest is a splendid one to beholdthumperest is a splendid one to behold


Aklınızda bu konu ile ilgili bir soru veya doğruluğunu bilemediğiniz bir olay varsa, paylaşırsanız açıklamaya çalışırım.
thumperest isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla

Sponsor Bağlantılar
Alt 22-10-2008, 12:45   #5
 
Lighthouse - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 03 2007
Nerden: Luleburgazm
Mesajlar: 1.684
Karma gücü: 97 Lighthouse has a reputation beyond reputeLighthouse has a reputation beyond reputeLighthouse has a reputation beyond reputeLighthouse has a reputation beyond reputeLighthouse has a reputation beyond reputeLighthouse has a reputation beyond reputeLighthouse has a reputation beyond reputeLighthouse has a reputation beyond reputeLighthouse has a reputation beyond reputeLighthouse has a reputation beyond reputeLighthouse has a reputation beyond repute


Yerliler ve mayaların dönemi konusunda en ünlü bilgin, Atatürk'ün kitaplarını Türkçeye çevirttiği James Churchward'dır. Kendisi sembol bilimi ve eski diller konusunda uzman olmakla birlikte Kitapları 50 yıldan fazla bir araştırmanın ürünüdür. Onun kitaplarında yazdığına göre vahşi ve ilkel olan halk Azteklerdir...


James Churchward - Kayıp kıta mu. Edinin, okuyun, öğrenin
__________________
Vi Veri Veniversum Vivus Vici
Lighthouse isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla

Alt 22-10-2008, 13:56   #6
 
thumperest - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 10 2008
Mesajlar: 73
Karma gücü: 8 thumperest is a splendid one to beholdthumperest is a splendid one to beholdthumperest is a splendid one to beholdthumperest is a splendid one to beholdthumperest is a splendid one to beholdthumperest is a splendid one to beholdthumperest is a splendid one to behold


Alıntı:
Lighthouse´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Yerliler ve mayaların dönemi konusunda en ünlü bilgin, Atatürk'ün kitaplarını Türkçeye çevirttiği James Churchward'dır. Kendisi sembol bilimi ve eski diller konusunda uzman olmakla birlikte Kitapları 50 yıldan fazla bir araştırmanın ürünüdür. Onun kitaplarında yazdığına göre vahşi ve ilkel olan halk Azteklerdir...


James Churchward - Kayıp kıta mu. Edinin, okuyun, öğrenin
En ünlü bilgin olarak bahsettiğiniz James Churchward'ı araştırdım.
http://en.wikipedia.org/wiki/James_Churchward

Bizim yazdıklarımızı da araştırdım
http://tr.wikipedia.org/wiki/James_Churchward
aradaki farka dikkat edersiniz umarım.

Biraz adamın tarihçesinden bahsedeyim isterseniz.
Kendisi mucit, mühendis ve ileri düzey bir balıkçıyıdı. Masonik yazar, Albert Churchward'ın abisiydi. 1890'da Amerikaya gelmeden önce Sri Lanka'da çay bitkisi dikiyordu.
James'in biografisin de "My Friend Churchey and His Sunken Continent," "Arkadaşım Churchey ve onun batık kıtası" başlığında Mu kıtasını, fotoğrafçı, antikacı ve amatör arkeolojist, Augustus LePlongeon ve karısı ile tartışması ilk defa anlatılır.
Birinci dünya savaşında gemilerin zırhlarını tasarlayıp patentini almıştır.

75 yaşında "The Lost Continent of Mu: Motherland of Man" "Batık Kıta Mu'nun Çocukları Kayıp Uygarlıklar" kitabında Mu kıtasının pasifikte olduğunu kanıtladığını belirtmiştir.

Birikimlerini kendisini hindistanda 3 kişinin bilebileceği ölü bir dili öğretan, hintli bir rahipten edindiğini anlatır. Rahip ona kayıp birkaç Naacals tabletlerinin olduğunu söyler. Rahibin isteksizliğine rağmen tabletleri gören Churchward, araştırmasını tamamlayamadı. Çünkü gördüğü tabletler sadece büyük bir yazının küçük parçalarıydı. Fakat Churcward diğer eksik bilgileri oradaki insanlarla konuşarak tamamladığını idda etti.

Bilimsel araştırmalara bakarsak, yirminci yüzyılın ikinci yarısındaki oşinografi, sualltı yer ayrılması ve Levha tektoniğindeki büyük teknolojik ilerlemeler sayesinde, Mu kıtasının hiçbirşekilde bilimsel olarak mümkün olamayacağı ispatlanmıştır.

Fakat tarihçesinde ne Atatürk ile ilgili konuşmalarını, ne de sembol ve eski diller de uzman olduğu anlatılır.

Türkçe olan kaynağa bakarsanız eğer, "Yazar ile ilgili bu madde bir taslaktır" ifadesi vardır. Yani hiçbir açıdan ispatlanmamıştır.

Benim onca maya duvarı veya insan kemiğinden yaptıkları eşyalara karşı verebileceğiniz tek cevap bu ise, üzgünüm fakat gerçek bile değil.

Üstelik Atatürkün bir sözünü de eklemek isterim "hayatta en hakiki mursit ilimdir fendir, ilim ve fenden baska yol gosterici aramak gaflettir, dalalettir, cehalettir."..
thumperest isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Sponsored links

Alt 22-10-2008, 15:13   #7
 
Lighthouse - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 03 2007
Nerden: Luleburgazm
Mesajlar: 1.684
Karma gücü: 97 Lighthouse has a reputation beyond reputeLighthouse has a reputation beyond reputeLighthouse has a reputation beyond reputeLighthouse has a reputation beyond reputeLighthouse has a reputation beyond reputeLighthouse has a reputation beyond reputeLighthouse has a reputation beyond reputeLighthouse has a reputation beyond reputeLighthouse has a reputation beyond reputeLighthouse has a reputation beyond reputeLighthouse has a reputation beyond repute


iki tane resim koydun diye konu bilimsel olmuyor arkadaşım Bahsettiğim adamın kitabı anıtkabirde mevcut, gidip görebilirsin Ayrıca satın alıp okuyabilirsin de. içinde seni tatmin edecek bir sürü resim mevcuttur. Yani senin buraya aktardığın görüşün aksi bir görüş de mevcut. Ben bu konularda uzman değilim ki fikir söyleyeyim. Sadece kitabı okuyup arkadaşlar fikri kendileri edinsin diye önerdim. Okuduktan sonra kimsenin aklında şüphe kalacağını sanmıyorum. Çünkü teorilerle değil, kanıtlarla dolu adamın kitapları.

Başka bir yerde okuduğum başka bir görüşe göre de Mayaların yükseliş ve düşüş dönemleri olmuş. Yani bir dönem aydın olan bir milletin barbarlaşması gibi. Böyle bir şey de mevcut olabilir. Fakat senin aktardığın yazıda mayalar yerin dibine sokulmuş. en ufak olumlu bir cümle göremedim. bilimsel olmadığını düşündüren de buydu.
--------------------
Ayrıca

Alıntı:
Bilimsel araştırmalara bakarsak, yirminci yüzyılın ikinci yarısındaki oşinografi, sualltı yer ayrılması ve Levha tektoniğindeki büyük teknolojik ilerlemeler sayesinde, Mu kıtasının hiçbirşekilde bilimsel olarak mümkün olamayacağı ispatlanmıştır.

konusunun orjinali şu şekilde

Alıntı:
"kanıt son derece yetersiz diyordum. çok daha basit bir açıklaması var bu söylediklerinizin. aslında epeyce bir şeyler okumuşluğu vardı. "batık" atlantis ve lemuria kıtalarına ilişkin ortaya atılmış olanlar gibi, birçok asılsız savdan haberdardı. artık yalnızca derin deniz ışıklı balıkları ve norveç deniz canavarlarının uğrak yeri olan, bir zamanlar büyük uygarlıkları süslemiş sütun ve minare kalıntılarını su yüzüne çıkarmak için yapılacak dalış programlarını coşkuyla anlatıyordu. okyanusta birçok gizin saklı olduğunu ben de kabul ediyorum. ne var ki, atlantis ve lemuria iddialarını destekleyecek ne okyanusbilimsel(oşinografik) ne de jeofiziksel bir kanıt olduğunu da gayet iyi biliyorum. bilimsel gözle bakıldığında, bu iki uygarlığın asla var olmadığı açıkça ortada. hoşuna gitmese de ona bunları söylemek zorundaydım ve öyle yaptım... halk kütüphanelerinde, gazete büfelerindeki magazinlerde ya da çok izlenen televizyon programlarında, bildiğimiz zamanlar içinde avrupa ile amerika arasında herhangi bir kıtanın yer almasının olanaksızlığını gösteren, deniz tabanı genişlemesi, levha tektoniği ve okyanus tabanının haritalanmasına dayalı kanıtlara hiç rastlamıyoruz."

-carl sagan, karanlık bir dünyada bilimin mum ışığı



Sen demişsin ki "Mu diye bir kıta varolmadığı kanıtlandı."
yazı ise Mu diye bir kıta olduğuna dair bilimsel kanıt olmadığını.. ikisi çok farklı anlama çıkıyor. ya da sen okuduklarını anlamak istediğin gibi anlıyorsun bir konu hakkında kanıt bulunamamış olması (ki bulunmuş, bilimsel çevrelerce onaylanmamış olması) konunun gerçek olmadığını göstermez.


Ayrıca konuyu Mu konusuna neden getirdiğini anlamış değilim. Mu'nun olmadığını kanıtlasan James Churchwardın Mayalar hakkında söylediği bulduğu kanıtladığı her şeyi yalan mı sayacağız
__________________
Vi Veri Veniversum Vivus Vici

Konu Lighthouse tarafından (22-10-2008 Saat 15:14 ) değiştirilmiştir.. Sebep: Ardarda Atılan Mesajlar Birleştirildi
Lighthouse isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla

Alt 22-10-2008, 17:05   #8
 
AnDMe - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 12 2006
Nerden: kıbrıs ve izmir
Mesajlar: 134
Karma gücü: 10 AnDMe is a glorious beacon of lightAnDMe is a glorious beacon of lightAnDMe is a glorious beacon of lightAnDMe is a glorious beacon of lightAnDMe is a glorious beacon of light


lighthouse a katılıyorum lütfen james in kitaplarını okuduktan sonra yorum yapalım bi çok şeyi kanıtlarla anlatmıştır..
Bide senin bu kadar mayaları aşağılamanı anlamış diilm önce brz araştırma yapman lazım evet barbar olabilirler ama eğer bilgin varsa mısır da bile bi çok günümüze göre barbarca sayılabilecek ölümler cezalar entrikalar dönmüştür..
fakat bu toplum böyle diye onların yaptıklarını yabana atmıyoruz öyle diilmi?
--------------------
senin bulduğun yazıya göre binlerce bilim adamı yanılıyor olması gerekli sadece brz daha araştırma yapıp kitap okumanı öneririm ..
__________________
Ete Kemiğe Büründüm,
Yunus Diye Göründüm,
Bir Ben Var Benden İçeri,
Yedi Kere Dolup Boşalan Dünya Değilmisin...
(Yunus EMRE)

Konu AnDMe tarafından (22-10-2008 Saat 17:05 ) değiştirilmiştir.. Sebep: Ardarda Atılan Mesajlar Birleştirildi
AnDMe isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla

Sponsor Bağlantılar
Alt 22-10-2008, 17:28   #9
 
thumperest - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 10 2008
Mesajlar: 73
Karma gücü: 8 thumperest is a splendid one to beholdthumperest is a splendid one to beholdthumperest is a splendid one to beholdthumperest is a splendid one to beholdthumperest is a splendid one to beholdthumperest is a splendid one to beholdthumperest is a splendid one to behold


Alıntı:
Lighthouse´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
iki tane resim koydun diye konu bilimsel olmuyor arkadaşım
Heleki resimler maya uygarlığı tarafından yapılan nesneler olduğu halde dimi
Veya sanırım bir adanın batmadığı ispatlanan bir yerde hala ada battı demek daha bilimsel sanırsam, yoksa arkeologlara laf atarak da çürütmeye çalışabilirdiniz. Ama doğru, kitap var.

Alıntı:
Lighthouse´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Bahsettiğim adamın kitabı anıtkabirde mevcut, gidip görebilirsin Ayrıca satın alıp okuyabilirsin de.
Satın alacağım fakat ondan önce verecek param değer mi onu bir irdelemem gerek
Ama alınca da emin ol oradaki bütün iddaları ayrı başlık altında açar, tek tek elden geçiririm. Doğru olup olmadıklarını hep beraber inceleriz, irdeleriz. Sana da uygun olursa.


Alıntı:
Lighthouse´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
içinde seni tatmin edecek bir sürü resim mevcuttur. Yani senin buraya aktardığın görüşün aksi bir görüş de mevcut. Ben bu konularda uzman değilim ki fikir söyleyeyim. Sadece kitabı okuyup arkadaşlar fikri kendileri edinsin diye önerdim. Okuduktan sonra kimsenin aklında şüphe kalacağını sanmıyorum. Çünkü teorilerle değil, kanıtlarla dolu adamın kitapları.
Resimlerle tatmin olan biri değilim ne yazık ki Teori dediğin zaten kanıtlanmış bilgi demektir. Bu arada öyle bir bahsetmişsin ki bilim adamlarına kanıtları sununca sırt çeviriyorlar, görmezden geliyorlar
Biraz komik değil mi?
tabi Marsta Marslılar yürür, bilim sahte olduğunu ispatlar, millet bilimadamlarına kızar.
Marduk gibi bir cisim olamayacağını, gözlem evlerince hiçbir şekilde gözlemlenmediğini söyler, millet marduk diğer gezegenlerin arkasına saklanıyor ondan gözükmüyor der.
Bilimadamları şifacılara gitmeyin der, Millet doktorlardan kaçar.
şimdi de kesin kanıtlar sunuyorsunuz bilim gözardı ediyor öylemi?


Alıntı:
Lighthouse´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Başka bir yerde okuduğum başka bir görüşe göre de Mayaların yükseliş ve düşüş dönemleri olmuş. Yani bir dönem aydın olan bir milletin barbarlaşması gibi. Böyle bir şey de mevcut olabilir. Fakat senin aktardığın yazıda mayalar yerin dibine sokulmuş. en ufak olumlu bir cümle göremedim. bilimsel olmadığını düşündüren de buydu.
Yanlış bir gözle bakmışsın o zaman
Dikkatli bakarsan orada adamlar Venüsü keşfetmiş, onun döngüsüne göre bazı savaşlara girip girmemiş veya bazı durumlarda karar vermişler.
Bir yıl 365 günden oluşur diye ona göre basamaklı pramit yapmışlar (sonra üzerlerinden kafa yuvarlamışlar o ayrı).
Benim orada anlatmak istediğim, tamamen ileri bir medeniyet oldukları tezini çürütmek. Yoksa tarihleri, sanatı, imparatorları olan bir medeniyet. Fakat diğer hiçbir medeniyetten farklı olmamaları.

Alıntı:
Lighthouse´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Sen demişsin ki "Mu diye bir kıta varolmadığı kanıtlandı."
yazı ise Mu diye bir kıta olduğuna dair bilimsel kanıt olmadığını.. ikisi çok farklı anlama çıkıyor. ya da sen okuduklarını anlamak istediğin gibi anlıyorsun bir konu hakkında kanıt bulunamamış olması (ki bulunmuş, bilimsel çevrelerce onaylanmamış olması) konunun gerçek olmadığını göstermez.
Bilimsel çevrelerce onaylanmamışsa, o kanıt değildir.
Sadece bir hipotezdir. Dersen ki benim inancımın kanıtıdır, o zaman derim ki inanç kanıtlanmış bir olaya karşı duyulacak bir his değildir. Ona bilmek denir.

verdiğin örnekte şu satırı atlamışsın sanırım

bilimsel gözle bakıldığında, bu iki uygarlığın asla var olmadığı açıkça ortada.


Alıntı:
Lighthouse´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Ayrıca konuyu Mu konusuna neden getirdiğini anlamış değilim. Mu'nun olmadığını kanıtlasan James Churchwardın Mayalar hakkında söylediği bulduğu kanıtladığı her şeyi yalan mı sayacağız
James Churchward'ı bana "Kendisi sembol bilimi ve eski diller konusunda uzman olmakla birlikte Kitapları 50 yıldan fazla bir araştırmanın ürünüdür"
sözünü sorguladım ve Mu uygarlığına ait delilleri nereden bulduğunu açıkladım.
Eğer birinin bir şeyi hatalı ise herşeyi hatalıdır diye çıkışacak kadar bağnaz değilim
O konuda kuşkunuz olmasın. Fakat anlatmak istediğim tabletlerin bile sahte olabileceği. tabi kitabı okuduktan sonra birşeyleri açıklığa kavuşturmak, veya onun üzerinde konuşmak daha mantıklı.
thumperest isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Sponsored links

Alt 22-10-2008, 17:51   #10
 
Lighthouse - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 03 2007
Nerden: Luleburgazm
Mesajlar: 1.684
Karma gücü: 97 Lighthouse has a reputation beyond reputeLighthouse has a reputation beyond reputeLighthouse has a reputation beyond reputeLighthouse has a reputation beyond reputeLighthouse has a reputation beyond reputeLighthouse has a reputation beyond reputeLighthouse has a reputation beyond reputeLighthouse has a reputation beyond reputeLighthouse has a reputation beyond reputeLighthouse has a reputation beyond reputeLighthouse has a reputation beyond repute


Ben de senin gibi bu konuları araştırmıştım ama ben iki görüşün kitaplarını da yazılarını da okudum. bir tarafı okuyup körü körüne bağlanmadım, okuduklarımdan yola çıkarak bir tanesine bağlandım. Fakat sen bilmediğin okumadığın her şey hakkında bilimsel yorum yapıyorsun. İşin komiği ağzın da laf yapıyor. Emaillerimize gelen Osminyum elementi ile ilgili bilimsel yazıları da senin hazırladığını düşünmeye başladım

Ben söylediğim gibi bu konuda uzman değilim. Görüyorum ki sen de uzman değilsin. Bilimsel olmayan ama sağdan soldan alıntılarla bilimsel gibi gözüken bu yartışmamınızı sürdürmenin bir anlamı yok. En azından ben sürdürmeyeceğime eminim. Bildiğim ve emin olduğum konularda her zaman tartışabilirim
--------------------
Ayrıca söylemek istediğim asıl şey şu:

Ben mayaların tarihlerini merak edip araştırdım.
Sen ise mayaların aşağılanması işini araştırmışsın. Bu yüzden ben senin ulaştığın kaynaklara da ulaştım ama sen amacından dolayı benim ulaştığım kaynaklara ulaşamamışsın. Daha geniş düşünmelisin.

Neyse dediğim gibi bu konuda tartışmak istemiyorum, zira mayalar babamın oğlu değil Sadece konuda sana "helal olsun" yazanların eksik (kesinlikle yanlış diyemiyorum) yönlendiğini düşünüp müdahale etmek istedim. Farklı bir görüş olduğunu da bilsinler.
__________________
Vi Veri Veniversum Vivus Vici

Konu Lighthouse tarafından (22-10-2008 Saat 17:51 ) değiştirilmiştir.. Sebep: Ardarda Atılan Mesajlar Birleştirildi
Lighthouse isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla

Alt 22-10-2008, 17:55   #11
 
thumperest - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 10 2008
Mesajlar: 73
Karma gücü: 8 thumperest is a splendid one to beholdthumperest is a splendid one to beholdthumperest is a splendid one to beholdthumperest is a splendid one to beholdthumperest is a splendid one to beholdthumperest is a splendid one to beholdthumperest is a splendid one to behold


Alıntı:
Lighthouse´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Ben de senin gibi bu konuları araştırmıştım ama ben iki görüşün kitaplarını da yazılarını da okudum. bir tarafı okuyup körü körüne bağlanmadım, okuduklarımdan yola çıkarak bir tanesine bağlandım. Fakat sen bilmediğin okumadığın her şey hakkında bilimsel yorum yapıyorsun. İşin komiği ağzın da laf yapıyor. Emaillerimize gelen Osminyum elementi ile ilgili bilimsel yazıları da senin hazırladığını düşünmeye başladım

Ben söylediğim gibi bu konuda uzman değilim. Görüyorum ki sen de uzman değilsin. Bilimsel olmayan ama sağdan soldan alıntılarla bilimsel gibi gözüken bu yartışmamınızı sürdürmenin bir anlamı yok. En azından ben sürdürmeyeceğime eminim. Bildiğim ve emin olduğum konularda her zaman tartışabilirim
Benim bağlantım gerçekçiliktir. Ve biliyorsunki bilimden daha farklı ben daha gerçeğim diyenlerin çoğunun gerçekçiliği yanlış çıkar.
Eğer bilimadamları bunu doğru kabul etmemişlerse, Kesinlikle bunu çürütebilen çok güçlü bir kanıt vardır. Tabi senin kaynağının ise tek bir kitap olması da ayrı bir fark. Eğer bukadar büyük bir medeniyet olsaydı ve bukadarda hükmedebilen teknolojileri olsaydı, bunu sadece tek bi yerde okumaz dünyanın farklı yerlerinde de izlerine rastladık.
Bu uygarlığın bahsi geçen tek yerin bu kitap olması ve diğer kitaplarında bunu kaynak olarak göstermesi o olayın gerçekçiliği açısından sorun yaratır.

Tabi mu uygarlığı batarken başka kıtalara taşınmayı akıllarından geçirmediler demek te ayrı bir durum.

Osinyum elemeti için komik olamayalım

Fakat kitaptan alıntılar vermeni beklerdim senin git al demen yerine.

Ve eğer bu olayı çürütecek çok sağlam bir kanıt olmasaydı, şuan tarih kitaplarında mu uygarlığı anlatılırdı.

Fakat gene de bi şans tanıyıp kitabı alacağım.
Kitabı aldıktan sonra görüşeceğiz ozaman
thumperest isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla

Alt 22-10-2008, 18:12   #12
 
Lighthouse - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 03 2007
Nerden: Luleburgazm
Mesajlar: 1.684
Karma gücü: 97 Lighthouse has a reputation beyond reputeLighthouse has a reputation beyond reputeLighthouse has a reputation beyond reputeLighthouse has a reputation beyond reputeLighthouse has a reputation beyond reputeLighthouse has a reputation beyond reputeLighthouse has a reputation beyond reputeLighthouse has a reputation beyond reputeLighthouse has a reputation beyond reputeLighthouse has a reputation beyond reputeLighthouse has a reputation beyond repute


Kitabı arkadaşımdan alıp okuyup geri vermiştim. Ayrıca alıntı neden vereyim. Söylediğim gibi ben kendim emin değilim ki. Sadece okuduklarımdan edindiğim değerlendirmem senin değerlendirmenin aksi yöne biraz daha yakın. Ama senin yazdıklarım tamamen yalandır diyemiyorum çünkü ben bilim adamı değilim. Bahsi geçen hiç bir şeyi gidip görmedim, dokunmadım. james churchward'a yalancı diyenlere de yalancı diyenler çıkmıştır. O halde tamamen bilimsel olması için gidip o konuda bilimsel bilgiye sahip olup gidip kendimiz görmeli, deneyler yapmalı, buluntulara bakmalıi sembolleri okumalıyız. O kadar katı ve körü körüne bilimsel olacaksak paranormal forumda ne işimiz var. Ben emin değilim diyorum ama sen yazarken çok kendinden emin yazmışsın, iki üç tane alıntı yapıp adamları yerin dibine sokmuşsun ben ona takıldım sadece Araştırma yazıları bir fikri savunma yazısı gibi değil de biraz daha açık olmalı, farklı görüşleree de yer vermeli diye düşünüyorum.
__________________
Vi Veri Veniversum Vivus Vici
Lighthouse isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Sponsored links

Sponsor Bağlantılar
Alt 01-11-2008, 19:49   #13
 
bogachan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 08 2008
Mesajlar: 57
Karma gücü: 1 bogachan ne işi var bunun burada


bilimsel düşünce daima sorgulayan araştıran ve kesin yargılara kapılmayan düşüncedir örnek vermek gerekirse bundan 4000 yıl önce insanlara televizyon diye bir şeyi anlatmaya çalışsan o zamanın bilim adamları sana büyük ihtimal bunun mümkün olmadığını sölerlerdi.Yani aslında bilimsel düşüncenin temelinde bilimin getirdiklerine ve kanıtlara şüpheci bakmam vardır.Thumperest bazı bulgular sunmuş pek güzel lakin kanısını %100 doğruymuş gibi aktarıyor bence bu tavrı yanlış ayrıca dna nın en iyi hali 2 sarmallı halidir demiş çünki en rahat öle bölünür(olayın biolojik kısmını bende biliyorum ayrılması ortada yeni dna oluşması falan...) ama bunun en iyi hali olduğunu söleyebilmek için olabilecek bütün halleri bilmek gerekir haksızmıyım?Eğer oluşabilecek bütün halleri bilmiyorsan ozaman nasıl en iyi hal olduğunu idda edebilirsin.Foton u biz üretebiliyomuşuzmu öle bir şey demiş bilgim yok ama doğru sölüyordur diye düşünüyorum lakin foton kuşağındaki fotonun bizim ürettiğimiz fotonla aynı foton olduğunu nereden çıkarıyor hemde var sayalımki aynı foton bildiğiniz gibi yoğunluk denen bir olay var yani bir ışına x miktar maruz kalmakla 100x miktar maruz kalmak arasında dağlar kadar fark var.Marduk olayına gelince bilim adamları güneş sistemini gözlemişken marduk gibi bir gezegeni görememeleri bana mantıklı gelmedi(olabilirmi olabilir belki marduk yaydığını ışınlardan görünmezdir yada bilmediğimiz bir yolla kütle çekim etkisini 0 a indirmiştir buna hiç kimse imkansız diyemez sdece şuanki bilimsel düşünce ile çakışıyor diyebilirim ama unutmamak gerekirki bilimsel düşüncenin temelinde bilimin bulduklarınında yanlış olabileceğini kabül etmek vardır)
bogachan isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla

Alt 01-11-2008, 20:58   #14
 
thumperest - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 10 2008
Mesajlar: 73
Karma gücü: 8 thumperest is a splendid one to beholdthumperest is a splendid one to beholdthumperest is a splendid one to beholdthumperest is a splendid one to beholdthumperest is a splendid one to beholdthumperest is a splendid one to beholdthumperest is a splendid one to behold


Alıntı:
bogachan´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
bilimsel düşünce daima sorgulayan araştıran ve kesin yargılara kapılmayan düşüncedir
o konuda haklısın. Bilimadamlarıda duydukları olayın gerçekçiliğini ölçmek için o olayın nasıl bulunduğunu bilmekister.

kesin yargıdan öte hangisinin daha bilmsel olarak gerçekçi olduğunu belirler.

Bu konuda tabikide haklısın. ses bile çıkaramam .)

Alıntı:
bogachan´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
örnek vermek gerekirse bundan 4000 yıl önce insanlara televizyon diye bir şeyi anlatmaya çalışsan o zamanın bilim adamları sana büyük ihtimal bunun mümkün olmadığını sölerlerdi.
Daha iyi birşey söyleyeyim. 1. dünya savaşındaki bilimadamlarına plastiği demirden daha sert yapabileceğimizi söylesek şaşırır o çağda imkansız olduğunu söylerlerdi herhalde. İşte sorunumuz burada başlıyor. Ben nedense şuan, sudan nükleer bomba yapılabilir diyen birine rastlamadım. Şuanki teknoloji ile tamamen imkansız. Belki ileride olur dimi kim bilebilir?
Genelde böyle önermeler o anki olayları açıklamada kılıf olarak kullanılır. Fakat sizin dediğiniz 4000 yıl önceki bilimadamlarına siz televizyonu göstertmiyorsunuz. Sadece söylüyorsunuz.
Hiçbir bilim adamının sözlere inanacağını zannetmiyorsunuzdur umarım.
İşte buradaki örneklerde görünen birşey yok.
O yüzden bukadar kesin konuşabildim.
Umarım açıklayabilmişimdir kendimi.

Alıntı:
bogachan´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Yani aslında bilimsel düşüncenin temelinde bilimin getirdiklerine ve kanıtlara şüpheci bakmam vardır.Thumperest bazı bulgular sunmuş pek güzel lakin kanısını %100 doğruymuş gibi aktarıyor bence bu tavrı yanlış ayrıca dna nın en iyi hali 2 sarmallı halidir demiş çünki en rahat öle bölünür(olayın biolojik kısmını bende biliyorum ayrılması ortada yeni dna oluşması falan...) ama bunun en iyi hali olduğunu söleyebilmek için olabilecek bütün halleri bilmek gerekir haksızmıyım?
Ben şuan bilimin görüşünü yansıttım. Ki benim görüşümde budur. Benim anlamadığım bu insanlar neden DNA sarmalına takılmışlar? belki daha iyi bir kod düzeneği gelecek? dna yanında ilkokul kodlaması gibi kalacak?
Ama nedense verilen hipotezler hep DNA nın sarmal sayısının değişeceği ile ilgili.
fakat bunun nerede yazdığını 1 kişi açıklamış bile değil.
Kimse bilmiyor nereden çıktı değişeceği?
İşte benim sorunum budur.


Alıntı:
bogachan´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Eğer oluşabilecek bütün halleri bilmiyorsan ozaman nasıl en iyi hal olduğunu idda edebilirsin.Foton u biz üretebiliyomuşuzmu öle bir şey demiş bilgim yok ama doğru sölüyordur diye düşünüyorum lakin foton kuşağındaki fotonun bizim ürettiğimiz fotonla aynı foton olduğunu nereden çıkarıyor hemde var sayalımki aynı foton bildiğiniz gibi yoğunluk denen bir olay var yani bir ışına x miktar maruz kalmakla 100x miktar maruz kalmak arasında dağlar kadar fark var.
haklısın labaratuarda üretilen ışımanın gücünü bilmiyoruz. fakat uzaydan geleninkini biliyoruz. Bakınca anlayacaksın ki şuanki iddalar sadece gelişaçısının değişeceği yönündeydi.

dersen ki öyle bi enerji üretilemez,
mesela güneş ışığını ele alalım.
şuan güneşteki termonükleer reaksiyonlar dünya da yapılabilirmi diye bi soru sordum diyelim.
Kaç bin derece sıcaklıkta inanılmaz bi enerji çıkışı ve patlama.
Sence olabilirmi?

ozaman sana bu linke bakmanı öneririm
http://zpinch.sandia.gov/
Z makinası diye adlandırılan bu makina güneşteki hidrojen reaksiyounu gerçekleştiriyor. Ve milisaniyede dünyanın ihtiyacı olan enerjinin 60 katını üretebiliyor. İnan bunu yapabilecek bir gücümüz olduğundan onuda yapıp deneyeceğimiz bir gücün olduğunu anlayabilirsin.


Alıntı:
bogachan´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Marduk olayına gelince bilim adamları güneş sistemini gözlemişken marduk gibi bir gezegeni görememeleri bana mantıklı gelmedi(olabilirmi olabilir belki marduk yaydığını ışınlardan görünmezdir yada bilmediğimiz bir yolla kütle çekim etkisini 0 a indirmiştir buna hiç kimse imkansız diyemez sdece şuanki bilimsel düşünce ile çakışıyor diyebilirim ama unutmamak gerekirki bilimsel düşüncenin temelinde bilimin bulduklarınında yanlış olabileceğini kabül etmek vardır)
buarada gözlemciler sadece bilimadamları değil. istersen o marduk'un keşfedilememesi ile yazdığım yazıları birdaha göz gezdir.
Şuan amatör gözlembilimciler bile kaç milyon ışıkyılı uzaklıktaki yıldızları incelerkenhata yenilerini bulup isimlendirir