"Astral Seyahat" forumu içinde böyle bir konunun olduğunun farkındayım ama ayrı bir başlık açmayı uygun gördüm,eğer diğer başlık altında yazılmalı denilirse de pekala başlık bölünebilir
Şöyle başlayayım:
Astral seyahat korkunçtur,peki neden?
Astral seyahtte bilinidiği gibi astral bedenle seyahat edilir.Nasıl ki fiziki bedenle seyahat ederken fiziki vücutlu varlıkları görebiliyorsak,astral seyahttede vucütsuz varlıkları görme olasılığımız vardır.
Hatta bu olasılık yüksektir.Karabasandayken değişik sesler duyulur veya konuşmalar,hatta görüntü de görülebilir,bunlar aklın uydurdukları mı,hayır.Onlar gerçek,ama zarar verirler mi vermezler mi,bu da ayrı bir durum tabi.
Astral seyahat kitaplarında bu konulara pek değinmezler,anlatılsa bile çocuk kandırırcasına avuturlar,ama düşününce iş ciddi bir boyut kazanır.
Sonuçta olay bir enerji hareketidir ve başka enerji düzeyleri tarafından etki altına alınabilme olasılığı vardır.Böyle vakalar sanırım yok,zaten olması da beklenemez sanırım.Yani kim çıkarda bu adam astral seyahtteydi,enerji alış verişinden dolayı öldü diye anlatabilir,bilemezsiniz ki o anda ne olduğunu.
Korkular bu sebeptendir,bazı görüşlere göre ölen kişileri de görebiliriz,ölen yakınlarımızı vs.Ama bu konudan bahseden bir kitap yada bir site,ne olursa olsun,şunu da söylemelidir:
Eğer bir varlıkla karşılaşırsanız,oradan uzaklaşmaya çalışın.
Tamam,belki yaratılmışların en üstünü olabiliriz ama şansımızı zorlamının da bir mantığı yok sanırım.
Ayrıca şu da önemliki,öyle bir anda kaçabilmek,yani başka mekana seyahat yapabilmek zihin kontrolü ister,eğer siz beyninize hükmedemiyorsanız,tavsiyem,astral seyahat yapmaya kalkışmayın.
Düşünceme göre astral seyahtle,ruh çağırmanın tek farkı,sizinde o anda ruhsal bir varık olarak bulunmanız olacaktır.
Şimdi biraz daha fazlasına değinmek istiyorum:
Rüyalarda ne olur?
Rüyaları ben şu şekilde yorumluyorum:
Rüyalarda herkes astral seyahat yapar.O zaman herkesin birbiriyle karşılaşması gerekmezmiydi gibi bir soru olabilir,yada o zaman neden astral seyahat yapmak için kenimizi zorluyoruz,madem hergün rüyalarımız astral seyahatse, diyebilirsiniz.
Ama farklar var,yani bizim yapmaya çalıştığımızla hergün yaptığımız seyahatler farklıdır.
Hergün rüyalarımızda seyahatler yaparız,biz bu seyahatleri "düşler dünyasına[çocukça bir ismi var ama öyle

]" yaparız.
Düşler dünyası öyle bir yerdir ki,sizin bütün düşüncelerinizi gerçek kılar.Bilimsel açıklama getirmeye çalışanlar "rüyalar bizim bilinçaltımızdır" derler.Yada başka şeyler söylerler.Evet bilinç altımızdır da ama sadece bunu bu şekilde düşünmemeliyiz.
Düşler dünyasında bilinçaltımızın bize hatırlattırdıklarını görebiliriz,çünkü düşler dünyası bizim düşündüğümüz şekliyle oluşur.
Rüyalarınızda evinizi görmüşsünüzdür ama kapı başka yerdedir,pencere faklıdır,kanepe başka yerdedir.Ama üstelik rüya da çok gerçekçidir.Bu farklılıklar düşler dünyasının sizin düşüncelerinizde farklı oluşturmasıyla oluşur.Gerçektir çünkü o sırada muhtemelen bir Lüsid Rüya içindesinizdir.
Demek istediğim rüyalar sadece bilinçaltından yada sadece astral seyahtten oluşmazlar,onlar ikisinin birleşimiyle oluşurlar.
Yani bilinçaltı+astral seyahat=rüya
Ama lüsid rüya farklıdır:
Bilinç+astral seyahat=lüsid rüyadır.
Yani rüyada bilinç kazanmak lüsid rüyadır ve bu rüyalar kontrollü,yani bilinçli rüyalardır.
İşte Astral Seyahat'da korkmanın ikinci sebebi de bu rüyalardır.
Yani düşler ülkesine yapılıp da o rüya içinde bilinç kazanma ile olanlar korkutucudurlar.Çünkü siz neyi düşünürseniz o gerçekleşecektir ve böyle bir durumda eğer Beyin Kontrolünüz çok iyi değilse kabus rüyalar görürsünüz.
Bu kabuslar çok gerçekçi olurlar ama asla bir zararları yoktur.
Peki neden zararsızdırlar?
Çünkü bunlar sizin aklınızın oluşturduğu varlıklardır ve onlar gerçekte yokturlar.
Eğer Beyin Kontrolü sağlayabilirseniz o yaratıkları yada herhangi bir kabusu görmezsiniz.
En son olarak toparlarsam 2olasılık çıkıyor ortaya:
1-Bizim şuanki dünyamıza,yani herşeyin gerçek olduğu dünyamıza yaptığımız seyahtler.
2-Düşler dünyasına yaptığımız seyahatler.
Eğer 1.seyahati yapmışsk ve bir varlıkla karşılaşmışsak o mekandan uzaklaşmalıyız.
Eğer 2.seyahati yapmışsak ve bir varlıkla karşılaşmışsak onu;
Ya beyin kontrolüyle üstesinden geliriz,yani düşüncemizle oluşturduğumuz birşeyi düşüncemizle takrar yok edebiliriz
Yada yine o mekandan uzaklaşırız,
ama yine de düşüncemizle yok etmeyi başaramamışsak muhtemelen sizin hep peşinizden geliyor olarak göreceksiniz.Çünkü düşüncenizde o varsa yine vardır.Bu yüzden kökünden halletmelisiniz.
Peki iyi geüzel ama ben nerden bilicem gerçek dünyadamıyım,yoksa Düşler dünyasında mı? diye sorabilirsiniz.
Bunu ayırt etmenin bir yolu vardır:
Etrafınızza bakın,tanıdık bir mekanda olmalısınızideğilseniz tanıdık bir mekana gidin.O yere iyi bakın.Eşyaların yerleri farklı mı yoksa herşey aynı mı.Size garip gelen bir şey var mı?Eğer gariplikler varsa şuanda siz düşler dünyasında bulunuyorsunuz demektir.Ama herşey aynı ve bir değişiklik yoksa gerçek dünyadasınız demektir.
Biraz karışık bir yazı oldu sanırım,plansız yazdım,elimden geldiğince düzgün yazmaya çalıştım.Eğer size yanlış bir bilgi vermişsem şimdiden özür dilerim.Tamamı benim şahsi görüşümdür,bir zorlama yada bir kesinlik söz konusu değildir.
Saygı ve sevgiyle...
