Üyelik tarihi: 12 2006 Nerden: çorum
Mesajlar: 2.393
| Siğil,SinirlilikHali,Soğuk Algınlığı Tedavisi
***Siğil (Verruca)
Normalde siğiller virüsler tarafindan oluşturulur, yani gerçekte derinin bir
enfeksiyon hastaliğidir. Ama günlük yaşamda bu gerçeğin pek önemli bir rolü
yoktur. Çünkü siğillerin oluşmasindaki en önemli etken, virüslerin etkisinden
ziyade derinin duyarlilik derecesidir. Eğer deri duyarli ise, genellikle ellerde,
üstderi hücrelerinde siğiller oluşur. Yaşlilik siğilleri ise genellikle gövdede, ama
boyunda, yüzde ve koltuk alti bölgesinde de oluşabilir. Bu tür siğillerin oluşum
nedeni, yaşli kişilerin derilerinde fazla miktarda yağ birikimidir. Bu durumlar
herhangi bir tedavi gerektirmez.
*Arnika esansi (tentürü): Arnika (Arnica Montana) esansinin hazirlanmasinda
taze çiçeklerin sari yapraklari kopartilarak bir şişeye 2/3 oraninda doldurulur ve
üstüne 38-40 derecelik kanyak veya votka eklenir. Sivi çiçekleri örtmelidir. En
azindan iki hafta boyunca sicak bir yerde bekletilen şişe arada bir çalkalanir.
Süre sonunda tülbentten geçirilerek süzülür ve koyu renkli bir şişede muhafaza
edilir. Böyle hazirlanan arnika esansi ile islatilan bir pamuk günde birkaç kere
siğillerin üstüne bastirilir.
*Aynisafa özsuyu: Taze aynisafa bitkisinin (yaprak, çiçek, sap) özsuyu siğilleri ve
uyuzu ortadan kaldirir. İnce kiyilmiş bitkinin özsuyu bir meyve sikacaği
araciliğiyla elde edilir. Taze özsu gün boyunca pek çok kere siğillerin üstüne
sürülür.
*Kirlangiçotu özsuyu: Kirlangiçotu özsuyu da tedavi edicidir. Taze bitkinin yer
üstündeki, tümü, iyice yikandiktan sonra ince kiyilir ve henüz nemliyken mutfak
robotuna atilir. Elde edilen taze bitki özsuyu gün boyunca pek çok kere siğillere
sürülür.
*İsveç Şurubu: Şurupla islatilmiş bir pamuk parçasiyla siğiller, yok oluncaya
kadar sik sik nemlendirilirler.
***Sinirlilik Hali
Çocuklarin uykuda huzursuz oluşlarinin ve siklikla karin ağrisi çekmelerinin
suçunu, başarili olma baskisinda aramak gerekir. Okul stresi çocuklarda
genellikle başarili olma baskisina yol açar ve bu durumun sonucunda da, anne
babaya göre, gereğinden fazla sinirlilik hali görülür.
Çocuklar, hirsli anne babalar tarafindan çok çalişmaya ve yalnizca başariyi
düşünmeye koşullandirilirlar. Halbuki çocuklarin gelişiminde oyun oynamanin
çok önemli bir yen vardir. Oyun oynarken gevşerler ve yeni güçler biriktirirler.
Yaraticilik ve düş gücünün özgürce işlemesi ancak böyle gelişebilir ve bu ortam
çocuğun kişiliğinin ve başari yeteneğinin gelişebilmesi için çok gereklidir.
Çocuklara huzurlu ve başari zorunluluğu olmayan bir yaşam sunabilen anne
babalar, onlarin sağliklari için daha az endişe duyacaklardir.
İştahsizlik, sinirlilik ve uyku bozukluklari, yalnizca başari zorunluluğu
baskisinin tepkileridir. Normal ve sağlikli bir çocuk her şeyden önce sevgi, ilgi ve
serbest alanlara ihtiyaç duyar. Bunun dişinda ayrica, bedenin güçlendirilmesi ve
sağliğin dengeye kavuşturulmasi için alinacak doğal önlemler yeterlidir.
Sikça karin ağrisi çeken, uyku bozukluklari olan ve genellikle solgun çocuklar
için uygulanabilecek bir sağlik programi şöyle olabilir: Sabahleyin
uyandiklarinda, ayni bir kedi gibi yatakta gerinmeli ve rahatlamalidirlar. Sonra
bir değişimli duş(sicak-soğuk, çok sicak-soğuk) almali, derileri kizarana kadar
ovalanmali ve kuru havluya ovalanarak kurulanmalidirlar. Daha sonra hiç acele
etmeden giyinmeli ve kahvalti etmelidirler. Kahvalti masasinda, sinirlilik veya
gerginlik değil, huzur ve neşe hakim olmalidir. Okul için çocuklara birkaç değişik
kahvaltilik hazirlanmalidir.
Öğlen yemeğinden sonra eğer mümkünse bir saat kadar dinlenmelidirler. Sonra,
birkaç saniye süreli soğuk su kol banyosu alabilirler. Bu kol banyosu, kan
damarlarinin ve üst solunum yollarinin tepkilerini arttiracak ve kalp atimini
yavaşlatacaktir. Ev ödevlerini yapmadan önce çocuklar açik havaya çikmali, top
oynamali, bisiklete binmeli veya yürüyüş yapmalidirlar. Akşam yemeğinden
sonra televizyon izlemek doğru olmaz, en doğrusu, çocuklarla oyun oynamak
veya okumak olabilir.
Eğer uykuya dalmakta zorlaniyorlarsa, soğutucu bir banyo yardimci olabilir.
Önce 35 dereceyle başlatilan banyo suyu yavaşça soğutulur. Banyo süresi beş
dakikayi aşmamalidir. Arada sirada onlara, kediotu kökü, lavanta veya kekik
katkili banyolar yaptirilmalidir. Ayrica bu düzen içinde karin ağrilari devam
edecek olursa, sicak kompresler veya sicak termofor kullanimi yardimci
olacaktir.
***Soğuk Alginliği
Grip gibi. genelde tüm soğuk alginliği hastaliklari virüs enfeksiyonlaridir. Soğuk
alginliği hastaliği oluşana kadar pek çok etkenin bir araya gelmesi gerekiyor.
Soğuk alginliğindan söz edildiğinde, genelde bir grip enfeksiyonu veya nezle dile
getirilmek istenir. Halbuki hastalik belirtileri oldukça değişiktir. Hafif ateş, baş
ağrisi ve kirginlik görülebilir. Bedenin üşümemesi sağlandiğinda, soğuk alginliği
belirtileri genelde kisa bir sürede yok olurlar.
Bedeni sicak tutabilmek için ise sicak ayak banyolari yapilabilir veya yatakta
dinlenilebilir. Ama yine de dikkatli olmak gerekir, çünkü soğuk alginliği
belirtilerinin ardinda, örneğin bir akciğer iltihabi gizlenmiş olabilir. Bedenin
savunma sistemlerinin güçlendirilmesiyle, soğuk alginliğina karşi etkili bir
tedavi uygulanabilir. Bir çocuğun ateşi yükseldiğinde veya boğazi ağridiğinda,
aşağidaki öneriler en iyi biçimde yardimci olacaktir:
*Soğuk baldir sargilari: Baldir sargisi, ayak bileğinden diz altina kadarki bölgeyi
kapsar. Islak tabaka ve orta tabaka olarak kaba bir keten bezi ve üst tabaka
olarak bir yünlü kumaş kullanilir. Islak iç tabaka 80xl00cm boyutunda olmalidir.
Kesinlikle uyulmasi gereken özellik,diş tabakanin orta tabakaya, orta tabakanin
iç tabakaya göre daha geniş olmasidir, ki sargi baldiri iyice kavrayabilsin. Büyük
keten bezinden iç tabaka soğuk suya batirilir ve sikilir. Sonra baldira sarilir ve
düzgünleştirilir.
Onun üstüne ayni biçimde ama kuru bir keten bezi ve en üste de yünlü bez
sarilir. Sargi çok siki olmamali ama baldiri kavramalidir. Soğuk baldir sargisi
yapilirken, omuzlar ve kollar yorganla örtülür. Soğuk sargidan beklenen tepki
(bir saat kadar sonra terleme) oluşmazsa, bir sicak termofor uygulanabilir.
*Bitki çayi: Soğuk baldir sargisinin yani sira çocuğa terletici bir bitki çayi (örneğin
ihlamur) veya bronşit çayi içirilir. Eğer öksürüyorsa rezene çayi içirilir.
*Bitki katkili banyolar: Kekik veya lavanta banyolari solunum yollari için çok
iyidir. Çocuklar için banyo suyu 35 dereceyi aşmamali ve banyo süresi 5 dakikayi
geçmemelidir. Banyodan sonra çocuk yatakta dinlenmelidir.
*Boğaz kompresi: Boğaz ağrisina ve şişen lenf bezlerine karşi bir boğaz kompresi
uygulanabilir. Islak bir bez boğaza yatirilir ve üstüne sicak bir kuru havlu
örtülür. Küçük hasta bu arada 1-2 saat yatakta dinlenir.
*Isirganotu: Çok yönlü isirganotu bedenin savunma sistemlerini güçlendirir ve
soğuk alginliğinin bulaşmasina karşi önlem olarak kendini yeterince
kanitlamiştir.
Yarim tatli kaşiği ince kiyilmiş isirganotu yapraği, orta boy bir su bardaği dolusu
kaynar derecede sicak suyla haşlanir ve yarim dakika demlendikten sonra
süzülür. Günde iki litreye yakin miktarda isirganotu çayi rahatlikla içilebilir. Bu
amaçla demlenen çay bir termosta sicak durumda muhafaza edilebilir.
*Civanperçemi: Yarim tatli kaşiği ince kiyilmiş civanperçemi, orta boy bir su
bardaği dolusu kaynar derecede sicak suyla haşlanir ve yarim dakika
demlendikten sonra süzülür. Gün boyunca 3-4 bardak taze demlenmiş
civanperçemi çayi soğutulmadan yudumlanir.
*Ihlamur: Yarim tatlik kaşiği ince kiyilmiş ihlamur, orta boy bir su bardaği
dolusu kaynar derecede sicak suyla haşlanir ve yarim dakika demlendikten
sonra süzülür. Günde 3-4 bardak taze demlenmiş ihlamur çayi, balla
tatlandirilarak elden geldiğince sicak içilir.
*Ev reçetesi: 10-15 dakikalik sicak ayak banyolari yapilir. Su dayanilabilecek
kadar sicak olmali ve sürekli sicak su eklenerek soğumasi önlenmelidir.
*İsveç Şurubu: Soğuk alginliğinda, bir kaşiğa İsveç Şurubu damlatilir ve açik
ağizla şurubun kokusu içe çekilir.
Civanperçemi çayina eklenerek günde 3 çay kaşiği şurup alinir. Öğünlerden
yarim saat önce yarisi ve yarim saat sonra öteki yansi içilen yarim bardak bitki
çayina bir çay kaşiği şurup eklenir. Böylece, üç öğünde toplam 3 çay kaşiği İsveç
Şurubu içilmiş olur. |