Evet, bunlarda bir çeşit farkındalık çalışmalarıdır. Ama bu kadar yüzeysel bir konu değil bu detayları var.
Her şeyin temeli izlemekten geçer.
*Nefesinizi
*Hareketlerinizi
*Düşüncelerinizi
*Duygularınızı..
Hepsini izleyebilirsiniz.
İzlediğiniz takdirde farkına da varırsınız, Sanki kendinize dışardan bakıyormuşsunuz gibi düşünün yani. Bir an geri çekilip kendinize bakmanızı sağlar izlemek. Bir anda öfkelenip kalp kırıyoruz, sonra üzülüyoruz bu yaptığımıza. Peki kim bize bunu yaptıran? neden sevdiklerimizi kırıyoruz istemeyerek? Bu egodur, ve kendisine daha bir çok isim verilebilir. (şeytan vs.) Bu ego bildiğimiz ego değildir. Zihnimizde sürekli konuşan o sestir. Ego işleyişi bakımından oldukça ilginçtir. Örneğin; Çeşit çeşit düşüncelerle, hayallerle zihninizi doldurur o hayaller gerçekleşmediği zamanda sizi mutsuz eder. Ego kendisine sürekli yeni bir kalıp bulur. Yeri gelir kendisini sahip olduğu ''benim'' dediği eşyalarla tanımlar, küçük bir çocuğu düşünün mesela. Oyuncağı kırıldığı zaman ''benim oyuncağım kırıldı'' diye ağlar ve aradan çok zaman geçmeden bir başka oyuncak bulur ya da alınır ve artık '' benim'' kelimesi o yeni oyuncağa geçtiği için eski oyuncak unutulur, dolayısıyla da ego yeni şeklini alır. Bu egonun kendini nesnelerle tanımlamasıdır, daha pek çok tanımlama şekli de vardır. Aslında o oyuncak kimsenin değildir, o sadece bir oyuncaktır, o kadar. Ama ego sahiplenir ve o olmadan yapamıcakmışız gibi hissetmemize neden olur. Ego tamamen yok olmaz ama büyük ölçüde azaltılabilir.
Toparlamam gerekirse, Dediğim gibi ''izlemek'' önemlidir.
İlk nefesinizi izleyin, yaşamamızı sağlayan bu mucizeye bir yakından bakın. Her saniye yaptığımız ama hiç farketmediğimiz bu olaya bir odaklanın. Nefese odaklanmayı, ego (şeytan, bilinçaltı) size herhangi olumsuz bir düşünce yolladığında yani hatırlamak istemediğiniz bir anıyı gözünüzün önüne getirdiği zamanda kullanın. Bir bakmışsınız kaybolmuş

Çünkü siz artık onun FARKINA VARIP onu izlemeye başladınız. Hırsızı farkettiniz ve o bunu anladı, kaçtı. Ama merak etmeyin kısa sürmeyecektir, tekrar olumsuz bir düşünce, ya da kötü bir anınızı bulup onu size yollayacaktır. Yapmanız gereken tek şey, o düşünce geldiği zaman o düşünceyi İZLEMEKTİR. Eğer yorum yaparsanız olaya müdahale etmiş olursunuz bunu yapmayın. İzledikçe egonun çalışma yöntemini de daha iyi anlamış olacaksınız. Ve düşünceleri izledikçe artık ego daha farklı şeylerle canınızı acıtmaya çalışacaktır..yani şunu demek istiyorum, ego bir kere yolladığı ve sizin TEPKİSİZ kalıp sadece İZLEDİĞİNİZ bir düşünce forumunu, anıyı size tekrar geri göndermez. Çünkü onu zaten denemiştir ve bakmıştır ki sizin üzerinizde bir etkisi olmamıştır, sizi üzmemiştir. Daha kötüleriyle karşınıza gelecektir. Örneğin bana bir keresinde bir görüntü yolladı..köpeğimin arabanın altında ezildiği bir sahne canlandı gözümde. Sadece güldüm, izledim ve tepkisiz kaldım. Ben hatırlamak istemediğim sürece de bana artık o anı tekrar yaşatamıyor. Şöyle de diyebiliriz bir bakıma izleyerek tepkisiz kalarak gülerek ''zihnimizi temizliyoruz'' İstemediğimiz anılardan düşüncelerden kurtuluyoruz. Aynı şekilde hareketlerinizi de izleyin, eğlenceli olacaktır

Mesela şu an ellerimi izliyorum, onlar benim ellerim.. yazı yazıyorlar şu an.. izliyorum onları, onların farkına varıyorum

Dışarda yürürken kendinize farklı açılardan bakmaya çalışın mesela. Arkadan, sağdan, soldan..vs. Hareketleri izleme çalışması aynı zamanda astrale çıktığınız zaman yukardan bedeninize baktığınızda korkmanızı da azaltır, çünkü siz zaten kendinize dışardan bakmaya alışmış olcaksınız. Astralden korkanlar içinde bu iyi bir çalışma olabilir.
En son geriye duyguları izlemek kalıyor ki bu en zorudur. Bir anda öfkeleniriz, kıskanırız vs. kendimizi de başkalarınızı da kırarız istemeden. Ego bize istemediğimiz bir şeyi yaptırır yani.. Duyguları da birer enerji olarak düşünün aslında ne öfke ne de sevgi birbirinden farklıdır. İkiside enerjidir onları ''iyi, kötü'' diye tanımlayan bizleriz. O yüzden tüm duyguları ayırmadan sevmeliyiz ve farkındalığımız geliştikçe an'da kalarak duygularımızın da kontrolunu biz ele alabiliriz. Şöyle de düşünebiliriz, duygulara yenik düşüp sonra pişman oluyorsak keşke yapmasaydık diyorsak ego kazanmış demektir, ve enerjimizi alır. Eğer biz kontrolu ele alıp, hakim olabilirsek de enerjiyi biz alırız. Oyun gibi yani

Ama şunu da eklemeliyim ki, farkındalık sahibi olmak demek, olumsuz bişey düşünmemek, duygusuz olmak vs. demek değildir. Sadece bunların kontrolunu ele almaktır.
*İstek olursa egonun çalışma biçimleri vs. bir çok şeyi daha detaylı yazabilirim.
Kitap önerisi olarakta:
Eckhart Tolle- Var olmanın gücü
Osho- Farkındalık
bunları okuyabilirsiniz
-Laikha